İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... , ... ve ... markaları ile, ülkemizde ve yurtdışında geniş çevrelere ulaştığını, bu kapsamda iç içe geçmiş ... harflerinin kombinasyonundan oluşan “şekil” markası ile sektörde bilinir hale geldiğini, müvekkilinin 1945 yılından bu yana demi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2026/292 Esas KARAR NO:2026/464 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:05/12/2025 NUMARASI:2023/267 E. - 2025/303 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... , ... ve ... markaları ile, ülkemizde ve yurtdışında geniş çevrelere ulaştığını, bu kapsamda iç içe geçmiş ... harflerinin kombinasyonundan oluşan “şekil” markası ile sektörde bilinir hale geldiğini, müvekkilinin 1945 yılından bu yana demir çelik, bankacılık ve enerji alanlarında faaliyet gösteren aynı zamanda ... Bankasında ortaklıkları bulunan ... ailesine mensup ... ve ailesine ait olduğunu, müvekkilinin özellikle eşarp şal, fular ve giyim sektöründe aktif olduğunu, müvekkilinin markasını, gerek sosyal medyadaki takipçileri, satıcı kanalları ve müşterilerinin gerekse de ..., ... gibi dünyanın önde gelen tanınmış markaların bir araya geldiği perakende devleri ile geniş çevrelere ulaşıp, tüketicilere sunulduğunu, müvekkilinin ... başvuru numaralı şekil markasının davalı tarafından yapılan yayına itiraz neticesinde TPMK kararı ile 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca davalıya ... numara ile tescil şekil markası nedeniyle 03. ve 25.sınıflar bakımından reddedildiğini, bu kapsamda davalı adına tescilli markanın müvekkili markasının 03 ile 25. Sınıflar bakımından tescil ettirilmesi önünde engel teşkil ettiğini, müvekkili tarafından yapılan araştırmalarla davalı adına ... numara ile tescilli markanın tescilli olduğu ürünler için kullanılmadığının tespit edildiğini, davalının ilgili markasının müvekkilinin başvurusuna engel teşkil etmesi ve de sicili işgal ediyor olması sebebiyle davalı markasının 08.11.2023 tarihinden bu yana kullanmama nedeniyle iptal edilebilir nitelikte olduğunu, açıklanan nedenlerle davalı adına ... numara ile tescilli markanın kullanılmayan tüm mallar bakımından iptalini ve TPMK sicilinden terkinini, davalı şirket adına tescilli ... numara ile tescilli markanın 3. kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'ın, ünlü modacı ...tarafından 1910 yılında paris'te kurulan dünyanın en ünlü ve lider konumundaki lider şirketlerinden biri olan ... şirketler grubunun bir parçası olduğunu, ... şirketlerine ait markaların Türkiye'de ... adına tescilli olduğunu, müvekkilinin dünya çapında tanınmış tescilli ..., şekil, ... şekil markası,şekil, ..., No...., ... markaları da dahil olmak üzere birçok markanın sahibi olduğunu, ayrıca Türk Patent nezdinde ... sayı ile tanınmış marka statüsüne alındığını, davacının müvekkiline ait marka tescilinin iptalini talep etmek için 6769 sayılı SMK'da öngörülen şartları yerine getiremediğini, davacının 'zarar gören kişi' olması gerektiğini, hukuki yararının olması gerektiğini, davacının haksız ve hukuka aykırı girişimleri sebebiyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkilinin mülkiyet hakkının zedelendiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. MAHKEME KARARI; İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 05/12/2025 tarihli 2023/267 E- 2025/303 K sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURUSU;Davacı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; müvekkilinin ... başvuru numaralı şekil markasının 25. Sınıfta tesciline engel olan ve kesintisiz olarak 5 yıl boyunca kullanılmayan davalının ... sayılı şekil markasının kullanılmaması nedeniyle iptalini talep ettiklerini, bilirkişi raporunda davalı markasının hangi sınıflarda kullanıldığı yada kullanılmadığı yönünde hiçbir değerlendirme yapılmadığını, davalı işyerinde yapılan inceleme tarih ve saatinin kendilerine bildirilmediğini, incelemenin yokluklarında gerçekleştirildiğini, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, yeni bir rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, kullanım delillerine itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesine cevabında; istinaf başvurularının reddi gerektiğini ileri sürmüştür. GEREKÇE:Davalı adına ... numara ile tescilli şekil markasının kullanılmayan tüm mallar bakımından iptalini ve TPMK sicilinden terkini talepli davada, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dairemizce istinaf incelemesinin, öncelikle HMK 355. Madde gereğince kamu düzeniyle ilgili hususlarda resen yapılması gerektiği, kamu düzeniyle ilgili bir usule aykırılık görülmesi halinde, 6100 Sayılı HMK 353/1-a maddesi gereğince; taraflarca ileri sürülen ve davanın esasına ilişkin olan istinaf sebeplerinin incelenmesine geçilmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderileceği düzenlenmiştir.Mahkemenin gerekçeli kararının incelenmesinde, kararın gerekçe kısmında, gerek taraf vekillerinin dilekçelerinin özet kısımlarında, gerekse bilirkişi raporunun özetinde, davaya konu olan davalı şekil markası ile davacı şekil markasına ve davalının kullanımlarının şekil görsellerine yer verilerek birçok yerde kullanıldığı görülmüştür.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4968 E.-2024/6956 K. Sayılı,01.10.2024 tarihli ilamında ; "somut olaya gelince; mahkemece kararının hüküm fıkrasında taraf markalarının şekli görünümlerine yer verilmiştir. Mahkemece, gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verebilir ise de; hüküm kısmında, yukarıda anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde şekillere yer verilmesi, davadan davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, infazda tereddüde neden olunmasına yol açabilecektir. Örneğin; marka kompozisyonlarının önem taşıdığı davalarda, renk ve diğer özelliklerinden yoksun bir şekilde markaların gerekçeli karara eksik yansıtılmalarının yanıltıcı sonuçlara neden olabileceği gözden uzak tutulmamalıdır (HGK'nun 2.11.2011 gün ve 2011/11-567, 2011/676 ve 14.11.2012 gün ve 2012/11-417, 2012/791 sayılı kararları da aynı yöndedir). Bu itibarla, mahkemece anılan hususlar nazara alınmadan karar tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir." denilerek kararın hüküm kısmında markaların şekil görünümlerine yer verilmesinin usule uygun olmadığına işaret edilerek, kararın resen bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.Yargıtay bozma ilamında yer verilen HGK'nun 2.11.2011 gün ve 2011/11-567, 2011/676 sayılı kararında ise; " Anayasa’nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Hakim, hükmün gerekçesini hazırlarken içtihat ve bilimsel görüşlerden yararlanabilir..Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini kendiliğinden araştırıp bulmalı ve hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve nedenlerini gerekçede açıklamalıdır. Gerekçe, hakimin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar (Kuru Baki, Arslan Ramazan,Yılmaz Ejder,Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, Ankara 2011,22.Bası, s:472). Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince: Somut olayda, mahkemece direnme kararının gerekçe kısmında marka olarak tescili istenilen işaret ve emsal olarak alınan dava dışı markalar şekil olarak değişik boyutlarda gösterilmiştir. Hüküm kısmında ise bu duruma uygun bir fıkra bulunmamaktadır. Mahkemece, gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verebilirse de hükmün gerekçe kısmında, yukarıda anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde şekillere yer verilmesi, davadan davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, infazda tereddüte neden olunmasına yol açabilecektir." denilerek mahkemenin direnme kararının bozulmasına karar verilmiş, kararın gerekçe kısmında da markaların şekil unsuruna yer verilmesinin usule uygun olmadığı açıklanmıştır. Yukarıda emsal olarak dayanılan yargı kararları da gözetildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmesi gerektiği, bu itibarla gerekçeli kararda marka görseline yer verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, bu hususun kamu düzeniyle ilgili olup Dairemizce resen dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kabulü ile, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 355. Madde ve 353/1-a-4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin resen gözetilen sebeplerle KABULÜ ile; 2-İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 05/12/2025 tarih, 2023/267 E. 2025/303 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 12/03/2026