İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Davalı banka ile müvekkili arasında düzenlenmiş rehin sözleşmesi uyarınca dava dışı ... Marmara Çimento Beton San. ve Tic. A.Ş.’ye verilmek üzere düzenlenmiş 31.05.2019 tarihli ... nolu teminat mektubu karşılığında davalı/bankaya r…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1499 KARAR NO : 2025/1852 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/05/2023 NUMARASI : 2021/315 E. - 2023/528 K. DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Davalı banka ile müvekkili arasında düzenlenmiş rehin sözleşmesi uyarınca dava dışı ... Marmara Çimento Beton San. ve Tic. A.Ş.’ye verilmek üzere düzenlenmiş 31.05.2019 tarihli ... nolu teminat mektubu karşılığında davalı/bankaya rehin edilmiş olan,müvekkili ... nolu vadeli hesabındaki 1.481.496,60 TL ve aynı şekilde müvekkili ... nolu hesabında bulunan 18.503,40 TL nakit parası, bahse konu teminat mektubu paraya dönüştürülmediği halde davalı banka tarafından, müvekkilinin bilgi, rıza ve talimatı olmaksızın haksız şekilde tahsil edilerek alındığını, paranın iade edilmesi amacıyla ihtarname keşide edildiğini, herhangi bir ödemenin yapılmaması sonucunda icra takibine başlandığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, dürüstlük kuralına aykırı, kötü niyetli hareket ettiğini ve müvekkili ile arasındaki rehin sözleşmesine aykırı olarak, müvekkilinin kendi nezdinde ki mevduat hesaplarında bulunan parasına el koyduğunu belirterek ;Davalı borçlunun İstanbul 31.İcra Müdürlüğü nün ... E. Sayılı icra takibine yaptığı itirazların iptaline, davalı borçlunun takibe konu borcunu, takip dosyasında belirtilen işlemiş ve işleyecek faiz oran, miktar ve çeşidiyle birlikte ödemesine, alacağın likit olması sebebi ile davalı/borçlunun takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 19.09.2022 tarihli ıslah dilekçesinde ve özetle ;İbraz edilen 12.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda yer alan tespitlerin aksine dava konusu somut olayda, çekin yeniden ödenmemesi hususunda davacı tarafından davalı bankaya yöneltilmiş ve yazılı şekilde yapılmış çekten cayma beyanının bulunduğunu da yeni vakıa olarak beyanı ile İş bu çekten cayma hususunda sunulan 06.09.2022 tarihli dilekçe ekinde ibraz ettikleri İstanbul 22.Noterliğince düzenlenmiş 10 Nisan 2020 tarih, ... yevmiyeli ihtarnamenin delil olarak kabulünü ,diğer talepleri yönünden dava dilekçesindeki taleplerin kabulünü talep etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada yetkili mahkemelerin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı firma tarafından dava dışı ... İnş. Taah. ve İnşaat Malz. ... Nakliyat Gıda San. Tic. Ltd. Şti. lehine 19.02.2020 tarihli ... seri, no.lu ve 1.500.000 TL bedelli çekin keşide edildiğini, çekin 19.02.2020 ibraz tarihinde çek keşidecisi (Davacı) ile çekin hamilinin Bankaya müştereken gelerek çeki ibraz ettiklerini, taraflar arasında çekin ödenip ödenmeyeceği konusunda anlaşmazlık çıktığını, çek ödeme dekontunun düzenlenmiş olmasına rağmen anlaşmazlık sonucunda iptal edildiğini, çek bedelinin hamile ödenmek üzere hesaptan çekilmesi ve ödemeye dahil dekontun düzenlenmesini takiben davacı ile dava dışı hamil arasında bilinmeyen nedenle yaşanmış olan anlaşmazlık sonrasında, hamilin "bedeli ödenmeden ödeme yapıldığını gösteren dekontu" alarak şubeden ayrıldığını,müvekkili Banka'nın, davacı şirketin yoğun ısrarı ve hamilin şubeye dönmemesi üzerine çek bedelini davacı şirket hesabına -iade dekontu ile- yatırdığını,ancak, bu tutarın keşideci tarafından aynı gün hesaptan çekildiğini, çek bedelini almadan şubeden ayrılan dava dışı ...'ın ise 12.03.2020 tarihinde ödemenin yapılmasını istediğini, konu ile ilgili olarak keşideci firmaya 08.04.2020 tarihinde ihtarname çekilerek; çek bedelinin fiziken tahsil edilmediği gibi belirli bir hesaba ödenmesine ilişkin bir talimatın da verilmediği bu nedenle Banka ile iletişime geçilmesi bildiriminde bulunulduğunu, ihtarnamenin muhatabına tebliğini takiben Çek bedelinin Çek Kanunu'nun 3. ve 7.Maddeleri gereğince,banka kaynağından hamiline ödendiğini, bu ödeme sonrasında müvekkili Bankanın davacı şirketten alacaklı hale geldiğini, Banka'nın keşide ettiği ihtarnameye rağmen çek bedelinin davacı tarafça ödenmemesi üzerine, müvekkili Banka'nın çek bedelini Menkul Kıymetler ve Mevduat Rehin Sözleşmesi ve Genel Kredi Sözleşmesi hükümleri gereğince tahsil ettiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Sabit olmayan davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından reddine karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin denetime elverişsiz çelişkili raporları hükme esas alarak davayı reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira kök raporda çekin yasal ibraz süresinin geçtiği ve ödemenin cayma olmadığı için hukuka uygun olduğu belirtilmişken, ek raporda bu tespitin tam aksine çekin yasal sürede ibraz edildiği ve davacı ihtarnamesinin cayma sayılmayacağı yönünde çelişkili bir sonuca varıldığını, bu çelişkilerin giderilmesi talebinin dikkate alınmadığını, ayrıca mahkeme gerekçesinin çekin yasal ibraz süresinde ödendiği ibraz süresinin hak düşürücü süre olduğunu ve çekten cayma hakkının kullanıldığına dair delillerin bulunduğunu ispatlayan uzman görüşlerine aykırı olduğunu, davalı bankanın çek bedelini bizzat kendi öz kaynaklarından ödemesinin ve bu bedeli müvekkili rızası dışında başka bir teminatlı hesabından tahsil etmesinin TTK m.784'teki kabul yasağına, müvekkilinin cayma iradesine ve bankanın sadakat yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğini, bankanın ödemeyi kendi öz kaynaklarından yaptığına dair ikrarı ve ticari kayıtlar olmasına rağmen bilirkişinin aksini iddia etmesinin tarafsızlığını zedelediğini, çekin ödendiğine dair hamil imzalı dekontun yazılı delil teşkil ettiğini ve bunun aksinin tanıkla ispatlanamayacağını, bankanın çek bedelini ödemekle yükümlü olmamasına ve cayma ihtarnamesini tebliğ almasına rağmen kendi kasasından ödeme yaparak kambiyo ilişkisine dâhil olmasının ve müvekkilinin savunma haklarını bertaraf etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bu hususlarda uzman hukukçu görüşleri ile bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davalının alacak iddialarını dayandırdığı 19.02.2020 keşide tarihli çek bedelinin müvekkili tarafından 19.02.2020 tarihinde çek hamiline ödendiğini, bizzat davalı/tacir tarafından düzenlenen, hamilin imzasının yer alan 19.02.2020 tarihli “çek ödeme dekontu” ve “çek ödeme ücretine ilişkin komisyon/masraf tahsilatı dekontu” ile yazılı şekilde ispatlı olduğundan, davalının aksi yöndeki iddiasını HMK 200. Maddesi uyarınca yazılı belge ile ispatlaması yasal zorunluluk olduğunu, tanık beyanlarına itibar edilerek aksi yönde karar verildiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak itirazın iptali ile davalının % 20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporları, usul ve yasaya uygun olup hükme elverişli raporlar olduğunu, davacının iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, itirazın iptali talebiyle açılan davanın reddedilmesi ve müvekkili Banka'nın yaptığı tahsilatın hukuka uygun olduğu gerek kök gerekse ek raporla sabit hale geldiğini, dava konusu çekin usulüne uygun olarak yasal süresi içerisinde ibraz edildiğinin sabit olduğunu, usulüne uygun ibraz edilen çekten cayılma hukuken mümkün olmadığını, müvekkili banka çek hamiline karşı sorumlu olduğunu, çek bedelini, kendi kaynaklarından dava dışı hamile ödemek durumunda kaldığını, davacının asılsız istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava , İİK 67 gereğince itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı banka ile müvekkili arasında düzenlenen rehin sözleşmesi kapsamında, dava dışı ... Marmara Çimento Beton San. ve Tic. A.Ş.’ye verilmek üzere 31.05.2019 tarihli ... numaralı teminat mektubu düzenlendiği, bu mektubun karşılığı olarak davacıya ait ... numaralı vadeli hesapta bulunan 1.481.496,60 TL ile ... numaralı hesapta bulunan 18.503,40 TL tutarındaki nakit tutarın bankaya rehin edildiği, teminat mektubu paraya çevrilmediği halde, davalı bankanın söz konusu tutarları davacının bilgi, rıza ve talimatı olmaksızın haksız şekilde tahsil ettiğini ileri sürerek; itirazın iptalini, borcun faiziyle ödenmesini, alacağın likit olması nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 19.09.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle, , çekin yeniden ödenmemesi yönünde müvekkili tarafından davalı bankaya yazılı şekilde yapılmış çekten cayma beyanı bulunduğunu ileri sürmüştü. Davalı vekili, icra takibindeki yetki itirazını aynen tekrar ederek, müvekkil bankanın ilgili şubesinin İstanbul ili Zeytinburnu ilçesinde bulunduğunu, bu nedenle işbu davada yetkili mahkemelerin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı şirket tarafından dava dışı ... İnş. Taah. ve İnş. Malz. ... Nakliyat Gıda San. Tic. Ltd. Şti. lehine 19.02.2020 tarihli, ... seri numaralı, 1.500.000 TL bedelli bir çek düzenlendiğini, çekin ibraz tarihinde, çek keşidecisi olan davacı ile çek hamili arasında anlaşmazlık çıktığını, çek bedelinin hamile ödenmesi için hesaptan tahsil işlemini gerçekleştirmişken, ortaya çıkan anlaşmazlık üzerine, hamilin ödemeyi almaksızın dekontu alarak şubeden ayrıldığını, bankanın, çek bedelini iade dekontu ile davacı hesabına yeniden yatırdığını, davacının , bu tutarı aynı gün hesabından çektiğini, çek hamili ...’ın 12.03.2020 tarihinde çek bedelinin ödenmesini talep ettiğini, bunun üzerine keşideciye 08.04.2020 tarihli ihtarname gönderilerek ödeme yapılmadığını, çek bedelinin herhangi bir hesaba yönlendirilmesine dair talimat verilmediğini, bu nedenle bankayla irtibata geçmesi gerektiğinin bildirildiğini, ihtarname sonrasında, Çek Kanunu’nun 3. ve 7. maddeleri uyarınca çek bedelini banka kaynağından hamile ödediğini ve bu ödeme nedeniyle davacı keşideciye karşı alacaklı duruma geldiğini , davacının ödeme yapmaması üzerine, bu tutarın Menkul Kıymetler ve Mevduat Rehin Sözleşmesi ile Genel Kredi Sözleşmesi hükümlerine dayanılarak davacının rehinli hesaplarından tahsil edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 1.500.000,00 TL asıl alacak 15.253,85 TL işlemiş avans faizi olmak üzere toplam 1.515.256,85-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalı borçlunun borca süresinde itirazı ile takibin durduğu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davalı icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş ise de; davalının adresinin Beşiktaş/İstanbul olduğu taraflar arasındaki menkul kıymetler ve mevduat rehni sözleşmesinin 7. Maddesinde İstanbul'un yetkili mahkeme ve icra dairesi olarak kararlaştırıldığı bu nedenle yetkili icra dairesinde takip yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, çekin süresinde ibraz edildiği, caymanın geçersiz olduğu, bankanın hamil karşısında ödeme zorunluluğu bulunduğu, bu nedenle yaptığı ödemeyi rehinli hesaptan tahsil etmesinin hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş , davacı vekili istinaf talep etmiştir. Dosya kapsamına göre; davacı ... Çimento A.Ş., davalı ...Bankası A.Ş. nezdinde ki çek hesabına bağlı olarak düzenlediği 19.02.2020 tarihli, 1.500.000 TL bedelli, ... seri numaralı keşide yeri İstanbul, muhatabı ...bankası A.Ş. ... Ticari Şubesi , lehtarı ... İnş., olan çekin arka yüzünde; lehtar ... İnş. Taah.Şirketinin cirosu ile çekin Batmaz İnşaat firmasına, bu firma tarafından da ...'a ciro edildiği , ...'ın çeki cirolayarak yasal 10 günlük süre içinde 19.02.2020 tarihinde davalı bankanın ... Ticari Şubesine ibraz ettiği, ibraz üzerine muhatap bankanın 19.02.2020 tarihli ödeme işlemlerini başlattığı ancak bankaya birlikte giden taraflar arasında ibraz anında çekin ödenmesi konusunda anlaşmazlık çıkması nedeniyle , ödeme dekontları düzenlendiği halde hamilin çek bedelini almadan şubeden ayrıldığı anlaşılmaktadır. Banka çek ibraz edilmekle hamile karşı sorumlu duruma geldiğinden , hamilin 12.03.2020’de yeniden başvurması üzerine ...’a 20.05.2020 tarihinde çek bedeli bankanın kendi kaynaklarından ödenmiştir. Davacı şirket, ödeme yapılmaması için daha önce 10.04.2020 tarihli noter ihtarnamesi ile bankaya talimat vermiş, buna rağmen ödeme yapılınca ödeme tutarının kendisine rıza dışında borç yazıldığını ileri sürmüştür. Davalı banka ise davacı ile arasında akdedilmiş olan 08.05.2017 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi ,30.05.2019 tarihli Menkul Kıymetler ve Mevduat Rehin Sözleşmesi gereğince, bankaya tanınan takas, mahsup, rehin ve hapis haklarına dayanarak ödediği çek bedelini davacının rehinli mevduat hesabından tahsil etmiştir.Uyuşmazlık, bankanın yaptığı bu tahsilatın hukuka uygun olup olmadığı ile davacının bankaya karşı bir alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Bilirkişilerce hazırlanan 12.05.2022 tarihli kök rapor ve 17.03.2023 tarihli ek raporda; taraflar arasında 08.05.2017 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi ile 30.05.2019 tarihli Menkul Kıymetler ve Mevduat Rehin Sözleşmesinin bulunduğu, davacının keşide ettiği 19.02.2020 tarihli, 1.500.000 TL bedelli, ... seri numaralı çekin ciro yoluyla ...’a geçtiği ve çekin yasal 10 günlük süre içinde bankaya ibraz edildiği, ibraz anında keşideci yetkilisinin yazılı teyidi üzerine banka çek komisyonunu tahsil ettiği ve ödeme dekontunu düzenlediği, ancak hamilin bedeli almadan şubeden ayrıldığı için ödemenin tamamlanamadığı ve bankanın hamil karşısında sorumlu duruma düştüğü, davacı keşidecinin , 10.04.2020 tarihli ihtarname ile çekin ödenmemesini bankadan talep etmişse de, bu ihtarname ibraz süresinden sonra gönderildiğinden geçerli bir “çekten cayma” niteliği taşımadığı ve bankanın ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, hamilin daha sonra başvurması üzerine bankanın, 20.05.2020 tarihinde çek bedelini kendi kaynaklarından ...’a ödediği ve hamilin yazılı ibra beyanını alarak sorumluluktan kurtulduğu, yapılan ödeme sonrasında bankanın , davacı ile imzalanan sözleşmelerdeki takas-mahsup, rehin ve hapis haklarına dayanarak ödediği bedeli davacının rehinli vadeli hesabından tahsil ettiği, bankanın yaptığı ödemenin açık kredi niteliğinde olduğu , çek bedelinin bu sözleşmeler kapsamında tahsil edilmesinde bankacılık uygulamalarına ve mevzuata aykırılık bulunmadığı, davacının TTK m. 799 kapsamında çekten cayma iddiasının hukuken geçerli olmadığı, bankanın ödeme ve tahsil işlemlerinin bankacılık ve sözleşme hükümlerine uygun olduğu belirtilmiştir.İbrazla birlikte çek bedeli muaccel hale gelmiş olup,TTK 795. Maddeye göre ; çek görüldüğünde ödenir, aynı kanunun 796.maddesinde ise, bir çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün; düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir. Banka 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 3. maddesi uyarınca, ibraz anında hesapta karşılık bulunduğu sürece hamile ödeme yapmakla yükümlüdür. Dava konusu çek, keşidecisi davacı şirket olan ve 19.02.2020 keşide tarihli 1.500.000 TL bedelli çekin ciro silsilesine göre yetkili hamil konumundaki ... tarafından aynı gün içinde muhatap bankaya süresinde fiziken ibraz edildiği, ibraz anında çekle işleyen hesapta karşılığın bulunduğu, banka tarafından komisyon tahsil edilerek ödeme dekontunun düzenlendiği dosya kapsamındaki ticari kayıtlar ve bilirkişi raporlarıyla sabittir. Bu nedenle çekin TTK’nın 796 ve devamı maddeleri gereğince usulüne uygun biçimde ibraz edildiği anlaşılmıştır. TTK’nın 799 maddesine göre, usulüne uygun şekilde ibraz edilmiş bir çekte keşidecinin, ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldıracak nitelikte bir cayma beyanında bulunması hukuken mümkün değildir. Davacı tarafın 10.04.2020 tarihli ihtarname ile çekten cayma hakkının kullanıldığı iddiası, ibraz işleminin süresinde yapılmış ve ödeme yükümlülüğünün doğmuş olması karşısında geçersizdir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da, ibraz süresi içinde yapılan geçerli ibrazdan sonra keşidecinin cayma talimatının muhatabı bağlamayacağı açıkça kabul edilmektedir.Banka TTK ve Çek Kanunu hükümleri gereği hamile karşı ödeme yapmakla yükümlüdür. Hamile ödeme teklif edilmesine rağmen ödeme gerçekleştirilememiş olması, alacaklının temerrütü niteliğindedir ve alacak hakkını ortadan kaldırmaz. Somut olayda "... nakden ödeyecekken, ... taraflar arasında sürtüşmenin olduğunu, parayı fiziken ... teslim etmediklerini.." şeklindeki tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere keşideci şirket yetkilisi ile hamil arasında ödeme yapılacağı sırada tartışma yaşanması üzerine çek bedelinin banka personeli tarafından hamile teslim edilmediği dolayısıyla hamilin çek bedelini almaktan imtina ettiği ve temerrüte düştüğünden söz edilemeyeceği bankanın çek bedelini ödeme yükümlülüğünün devam ettiği , bu nedenle hamilin daha sonra bankaya başvurması üzerine bankanın çek bedelini kendi kaynaklarından 20.05.2020 tarihinde ödemesi zorunluluk teşkil etmektedir. Bankanın bu ödeme karşısında davacı keşideciye rücu hakkı bulunmaktadır. Nitekim taraflar arasında düzenlenen 08.05.2017 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi ile 30.05.2019 tarihli Menkul Kıymetler ve Mevduat Rehin Sözleşmesi hükümlerinde, bankanın müşteri nezdinde ki tüm mevduat, alacak ve menkuller üzerinde rehin, hapis, takas ve mahsup yetkisine sahip olduğu açıkça düzenlenmiştir. Bu çerçevede bankanın kendi kaynaklarından yaptığı ödemeyi davacının rehinli hesabından mahsup etmesi, sözleşme hükümlerine uygun görülmüştür. Dosyada alınan 12.05.2022 tarihli kök rapor ile 17.03.2023 tarihli ek bilirkişi raporlarında da çekin süresinde ibraz edildiğini, cayma beyanının geçersiz olduğunu, bankanın ödeme yükümlülüğünün sürdüğünü ve bankanın sonradan yaptığı tahsilatın sözleşmesel rehin hakkına dayandığını açıkça ortaya koymaktadır. Raporların teknik değerlendirmeleri gerekçeli ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, kararın dosya kapsamındaki delillere göre gerekçeli ve hukuka uygun olduğu istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2023 tarih ve 2021/315 E., 2023/528 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025