İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili Av. ... 05/11/2025 tarihli dilekçesinde özetle; taraflarından 06.03.2025 Tarihli oturumda verilen, lehtara ait 1.cirantanın sahte olduğuna ilişkin İhtiyati Tedbir verilmesi taleplerinin reddedilmesi üzerine bu celsede verilen red kararı taraflarından İstanbul …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1569 KARAR NO : 2026/97 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 14/01/2026 NUMARASI : 2024/709 E. - 2026/31 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili Av. ... 05/11/2025 tarihli dilekçesinde özetle; taraflarından 06.03.2025 Tarihli oturumda verilen, lehtara ait 1.cirantanın sahte olduğuna ilişkin İhtiyati Tedbir verilmesi taleplerinin reddedilmesi üzerine bu celsede verilen red kararı taraflarından İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi nezdinde itirazları üzerine incelendiğini, 44. Hukuk Dairesinin yapmış olduğu inceleme sonucunda lehtara ait 1. Ciro imzasının sahteliğine ilişkin raporun duruşma sonrası dosyaya ibraz edildiğinden dikkate alınmadığı bahsi ile bu sahtecilik nedeniyle olan talebimiz ile ilk derece mahkemesi nezdinde bir karar verilmesi gerektiği "...doğrudan İstinaf aşamasında dairemizden tedbir kararı verilmesini talep edilemeyeceği açıktır." şeklindeki gerekçeli karara gereğince mahkemeden HMK 209 gereğince 1. Cirantanın imzasının sahteliği nedeniyle tedbir kararı verilmesini talep etme zorunlulukları doğduğunu, davaya konu senet kambiyo senedi usulüne tabi olarak icraya konulup kesinleştirilmiş olduğundan cirantanın imzasının sahteliği ile kambiyo niteliğini kaybetmiş olduğundan davaya esas olan kambiyo icra takibinin iptal edilmiş olacağından davalarının ispat külfeti biran için keşideci müvekkilinin imzasının doğruluğu dahi kabul edilse bile kambiyo takibinin iptal edilmesi zorunluluğundan dolayı davalı taraf haklılığını (alacaklı olduğunu) ispat ile mükellef olacağını, bu nedenle 1. Cirantanın imzasının sahte olması davanın seyrini usul ve esastan değiştireceğinden verilecek olan tedbir kararı telafisi mümkün olmayan zararlarının önlenmesini sağlayacağı gibi hakkaniyetin tecelli etmesini de sağlayacağını, mahkemeden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2025/543 E. 2025/706 K. sayılı İlamını da esas alarak yeni bir ara karar ile İhtiyati Tedbir kararı verilmesini talep etme zorunlulukları doğduğunu, tedbir kararı verilmediğinden müvekkiline ait taşınmazların 4 tanesinin cebri icra marifetiyle satılmış olup diğer taşınmazlarının da satılmaya devam etmekte olduğunu, mevcut davada davalı alacaklı sabıka sicil kaydı, hiçbir iş-güç sahibi olmaması, maddi durum araştırması yapılması halinde de hiçbir gelirinin olmadığının mahkemece anlaşılacağını, bu nedenlerle bu davayı taraflarından tedbir kararı verilmeksizin ileriki süreçte kazanmış olmaları halinde dahi taraflarından kazanılan davanın taraflarına hiçbir hukuki yararı olamayacağından bahisle, yaptıkları açıklamalar ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2025/543 E. 2025/706 K. Sayılı İlamı da esas alınarak duruşma günü beklenilmeksizin ivedilikle HMK 209 vd. Gereğince İhtiyati Tedbir kararı verilmesini, davalı alacaklının sosyal ve ekonomik durum araştırmasının yapılmasını ve davaya konu icra takibi üzerine 3. Şahıslar tarafından icralar konulduğu hususunun icra dosyası üzerinden tespit edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemenin 11/11/2025 tarihli ara kararı ile; " Davacı vekilinin 05/11/2025 tarihli dilekçe ile talep ettiği ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 06.03.2025 tarihli duruşmada lehtara ait 1.cirantanın sahte olduğuna ilişkin İhtiyati Tedbir verilmesi taleplerinin reddine dair verilen karara itiraz ettiklerini, itirazın Dairemiz kararıyla değerlendirildiğini, lehtara ait 1. Ciro imzasının sahteliğine ilişkin raporun duruşma sonrası dosyaya ibraz edildiğinden dikkate alınmadığı bahsi ile bu sahtecilik nedeniyle olan taleplerinin ile ilk derece mahkemesi nezdinde bir karar verilmesi gerektiği"...doğrudan İstinaf aşamasında tedbir kararı verilmesini talep edilemeyeceği şeklinde karar verildiğini, mahkemeden HMK 209 gereğince 1. Cirantanın imzasının sahteliği nedeniyle tedbir kararı verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, davaya konu senet kambiyo senedi usulüne tabi olarak icraya konulup kesinleştirilmiş olduğundan cirantanın imzasının sahteliği ile kambiyo niteliğini kaybetmiş olduğundan davaya esas olan kambiyo icra takibi iptal edilmiş olacağından davanın ispat külfeti biran için keşideci müvekkilin imzasının doğruluğu dahi kabul edilse bile kambiyo takibinin iptal edilmesi zorunluluğundan dolayı davalı taraf haklılığını ispat ile mükellef olacağını, bu nedenle 1. Cirantanın imzasının sahte olması davanın seyrini usul ve esastan değiştireceğini, verilecek olan tedbir kararı telafisi mümkün olmayan zararlarının önlenmesi sağlayacağı gibi hakkaniyetin tecelli etmesini de sağlayacağını, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2025/543 E.025/706 K. Sayılı İlamını da esas alınarak yeni bir ara karar ile İhtiyati Tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, tedbir kararı verilmediğinden müvekkiline ait taşınmazların 4 tanesi cebri icra marifetiyle satıldığını, diğer taşınmazları da satılmaya devam ettiğini, mahkeme hukuka aykırı şekilde taleplerinin reddettiğini, davalı alacaklının sabıka sicil kaydı, hiçbir iş-güç sahibi olmaması, maddi durum araştırması yapılması halinde de hiçbir gelirinin olmadığı mahkemece anlaşılacağını belirterek 11/11/2025 tarihli ara kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; 11/11/2025 tarihli ara karar ile verilen icra takibinin ve satışların teminatsız olarak durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının hukuka uygun olduğunu beyanla istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, icra takibinden sonra bonoda imza inkarına dayalı açılan menfi tespit ve istirdat istemlerine ilişkindir.Dosya kapsamına göre, davalı tarafından, davacı aleyhine 13.01.2021 düzenleme, 13.08.2023 ödeme tarihli 1.200.000 USD bedelli, lehtarı ... ... borçlusu ... ... olan, arkasında davalının cirosu bulunan senet için İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/774 D. İş sayılı dosyası üzerinden 34.000-USD miktarlı ihtiyati haciz kararı alındığı, İstanbul Anadolu 4. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası üzerinden söz konusu senede dayalı kambiyo senetlerine özgü takibe geçildiği görülmektedir. Davacının ihtiyati tedbir talebi hakkındaki , ilk derece mahkemesi ve Dairemiz tarafından verilen kararlar çerçevesinde yargılama süreci özetle aşağıdaki şekildedir; Davacı ... ... hakkında başlatılan İstanbul Anadolu 4. İcra Md. ... E. sayılı kambiyo takibinden sonra sonra menfi tespit ve istirdat davası açıp, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, takibin durdurulmasını ve teminatların alacaklıya ödenmemesini talep etmiş; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 02.10.2024 tarihli tensip ara kararıyla, İİK m.72/3 uyarınca icra takibinin durdurulamayacağı ve yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle hem takibin durdurulması hem de teminatların alacaklının yatırdığı teminatlara tedbir konulması taleplerini reddetmiş, bu ret kararlarının istinaf talebi Dairemizin 07.01.2025 tarih, 2024/1768 E. 2025/17 K. sayılı kararıyla esastan reddedilmiştir. Sonrasında davacı, 05.03.2025 tarihli duruşmada lehtar ... ... imzasının sahte olduğu, keşide tarihinde lehtarın ölü/ülke dışında bulunduğu, bu nedenle ciro silsilesinin bozulduğu ve senedin kambiyo vasfını kaybettiği iddialarıyla takibin durdurulmasını talep etmiş; mahkeme 06.03.2025 tarihli ara kararla yine İİK m.72/3 gereğince takibin durdurulmasına yasal imkân bulunmadığı ve veznedeki paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik bir talep olmadığı gerekçesiyle bu tedbir istemini de reddetmiş, istinaf sonucu, "teknik mütalaalar istinafa konu 06.03.2025 tarihli ara karar öncesi sunulmadığından HMK 357.maddesi uyarınca istinaf aşamasında dikkate alınamayacağı, sahtecilik nedeni ile HMK madde 209 gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin öncelikle ilk derece mahkemesi nezdinde değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiği, doğrudan istinaf aşamasında dairemizden tedbir kararı verilmesinin talep edilemeyeceği, İİK 72/3. maddesindeki yasal düzenleme karşısında takibin durdurulmasına yasal olanak bulunmadığı, davacının teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde bir tedbir talebinin ise bulunmadığı" gerekçesiyle Dairemizin 30.04.2025 tarih, 2025/543 E., 2025/706 K. sayılı kararıyla istinaf talebi esastan reddedilmiştir. Akabinde davacı, 18.03.2025 ve 07.04.2025 tarihli teknik mütalaalara dayanarak önce 25.04.2025 tarihli dilekçeyle lehtar imzasının dijital ortamda aktarılmış olduğu, ilk cirantanın imzasının sahte bulunduğu, Yargıtay içtihatlarına göre ilk ciranta imzasının sahteciliğinin senedin kambiyo vasfını ortadan kaldırdığı, bu nedenle HMK m.209 ve 389 vd. uyarınca icra takibinin ve özellikle taşınmaz satışlarının teminatsız tedbiren durdurulması gerektiğini ileri sürmüş, mahkeme 29.04.2025 tarihli ara kararla, davanın keşideci imzasına dayalı menfi tespit davası olduğu, lehtar imzasına ilişkin sahtelik iddiasının TTK m.677’deki imzaların istiklali prensibi gereği keşideci bakımından borç sorumluluğunu etkilemeyeceği gerekçesiyle bu yeni tedbir talebini de reddetmiştir. Davacı bu kez 07.05.2025 tarihinde , HMK m.209’a dayanarak tedbir talep etmiş, mahkeme 08.05.2025 tarihli ara kararla, keşideci imzasının davacıya ait olduğunun icra hukuk mahkemesi kararı ve ceza soruşturmasındaki kriminal raporla kesinleştiği, davacının haklılığını yaklaşık ispat edemediği gerekçeleriyle bu talebi de reddetmiş, istinaf sonucu, " menfi tespit davasının icra takibinden sonra açılması nedeniyle İİK m.72/3 gereği takibin tedbiren durdurulamayacağı, HMK m.209’un kambiyo takibindeki imza inkarı yönünden uygulama yeri olmadığı , keşideci imzasının davacıya ait olduğuna dair mevcut delil durumu karşısında verilen kararın hukuka uygun olduğu, davacının icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde bir tedbir talebinin de bulunmadığı, " gerekçeleriyle 29.04.2025 ve 08.05.2025 tarihli ara kararlara karşı yapılan istinaf başvuruları Dairemizin 10.07.2025 tarih, 2025/875 E., 2025/1027 K. sayılı kararıyla; ayrı ayrı esastan reddedilmiştir. Eldeki istinafa konu ara karara yönelik istinaf talebine gelince, davacı ... ... vekili, 05.11.2025 tarihinde yeniden 1. ciranta/lehtar imzasının sahte olduğu yönündeki teknik mütalaalara ve Dairemizin 30.04.2025 tarih, 2025/543 E – 2025/706 K sayılı ilamındaki “bu sahtecilik iddiası hakkında öncelikle ilk derece mahkemesinin karar vermesi gerektiği, doğrudan istinafta tedbir istenemeyeceği ” gerekçesine dayanarak; HMK 209, 389 vd. uyarınca kambiyo takibinin ve özellikle taşınmaz satışlarının tedbiren durdurulmasını talep etmiştir. Mahkemece, 11.11.2025 tarihli ara kararıyla ; davacının keşideci olduğu, keşideciye ait imzanın İstanbul Anadolu 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2023/788 E – 2024/114 K sayılı dosyasında, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2023/305858 Soruşturma sayılı dosyasında ve dosyaya giren 08.10.2025 tarihli ATK raporunda davacı eli ürünü olduğunun belirlendiğini, buna göre davacının davanın esası yönünden haklılığını “yaklaşık ispat” edemediğini belirterek ihtiyati tedbir talebini reddetmiştir. Davacı vekili 11.11.2025 tarihli ara karara yönelik aynı gerekçelerle istinaf talep etmiştir. Dosya kapsamı, mahkeme ve Dairemizin önceki kararları birlikte değerlendirildiğinde; eldeki menfi tespit davasında davacı tarafın, lehtara ait 1. ciranta imzasının sahte olduğu iddiasına dayanarak kambiyo senedinin vasfını yitirdiği, bu nedenle HMK’nın 209. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulması gerektiği yönündeki taleplerini daha önce de tekraren ileri sürdüğü görülmektedir.Somut olayda, HMK 209.maddesine dayalı taleple ilgili yapılan yeni başvurular üzerine ilk derece mahkemesince verilen tedbir ret kararları Dairemizin 10.07.2025 tarih, 2025/875 E. – 2025/1027 K. sayılı ilamı ile esastan incelenmiş; HMK’nın 209. maddesinin kambiyo takibine doğrudan uygulanamayacağı, tedbir için gerekli yaklaşık ispat koşulunun bulunmadığı gerekçeleriyle tedbir taleplerinin reddine ilişkin ara kararlara yönelik istinaf talebi reddedilmiştir. Bu aşamadan sonra davacı tarafça 11.11.2025 tarihli dilekçe ile yeniden ihtiyati lehtara ait 1. ciro imzasının sahte olduğu,HMK 209 kapsamında tedbir verilmesi gerektiği belirtilerek tedbir talep edilmiş olup, ileri sürülen iddiaların, daha önce Dairemizin yukarıda anılan kararlarında ayrıntılı biçimde incelenip değerlendirilen iddia ve taleplerle aynı nitelikte olduğu, yeni ve sonucu değiştirecek mahiyette bir delilin dosyaya yansımadığı , mahkemece yasal ve yeterli gerekçeyle 11.11.2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmış olup, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/01/2026 tarih ve 2024/709 E. 2026/31 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026