İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 26/02/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Keşideci ...ve Tekstil Sanayi Ltd. Şti. ye ait, ... ..., Siteler İkitelli Şubesi, 15/10/2020 tarihli 74.756 TL bedelli ... Tekstil San Tic. Ltd. Şti. emrühavalesine düzenlendiğini, mezkûr çeki müvekkil keşideciden alışveriş neticesin de teslim a…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1269 KARAR NO : 2025/1743 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/10/2022 NUMARASI : 2021/146 E. - 2022/707 K. DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 26/02/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Keşideci ...ve Tekstil Sanayi Ltd. Şti. ye ait, ... ..., Siteler İkitelli Şubesi, 15/10/2020 tarihli 74.756 TL bedelli ... Tekstil San Tic. Ltd. Şti. emrühavalesine düzenlendiğini, mezkûr çeki müvekkil keşideciden alışveriş neticesin de teslim alındığını, çekin müvekkilin yedinde iken kaybolduğunu, ardından dava konusu çekle ilgili Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/343 e sayılı dosyasından müvekkil tarafından çek iptali davası ikame edildiğini, mezkur çek için ilanlar yapıldığını, çekle ilgili teminat sunmaları üzerine ödeme yasağı kararı verildiğini, çek ibraz edildiğinde ödenmediğini, ... tarafından çek iptalinin görüldüğü mahkemeye sunulan yazıda mezkur çekin 15.10.2020 tarihinde davalı ...Ş. tarafından ibraz edildiği bildirildiğini, yazı üzerine taraflarına istirdat davasını açmak için süre verildiğini, ardından 26/02/2021 tarihinde keşideci ile iletişime geçildiğinde; dava konusu çek ile ilgili davalı tarafından cirantalardan ... ve ... firmasına ve keşideciye karşı İstanbul 12. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı öğrenildiğini, icra dosyası incelendiğinde; davalının takipten sonra keşideci ve ... Grup şirketi hakkındaki takibin sehven başlatıldığını, bu şirketler yönünden takibe devam edilmemesini ve UYAP kaydının silinmesini talep ettiklerini, müvekkilin, çeki keşideciden aldığında düzenlediğini, bordro numarası altında yazılı tarihe bakıldığında 11/05/2020 tarihinin görüldüğünü, keşideci ile müvekkil arasında ticari alışveriş olduğunu, müvekkilin meşru hamil olduğunu, çekin veya bedelinin müvekkile istirdadı gerektiğini, davalı, faktoring şirketi olduğundan faktoring şirketinin müşterisinden temliken aldığı bir alacağı takip edebilmesi için; alacak bir kambiyo senedinden kaynaklansa bile faktoring sözleşmesi ile beraber, alacağı doğuran satım ilişkisine ait fatura ve benzeri belgeleri de ibraz etmek zorunda olduğunu, çekin arka yüzündeki ciro silsilesinde müvekkilden sonraki cirantaların müvekkille hiçbir ilişkisinin bulunmadığının görüldüğünü, çekin arka yüzünde yer alan ... Tekstil şirketi kaşe ve imzasının müvekkile ait olmadığını, çeki ele geçirenlerin müvekkilin imzasını taklit ettiğini, çekin tahrif edildiğini, ciro silsilesinin tamamen kopuk olduğunu, çek emrine düzenlendiğinden çeki ele geçirenlerin müvekkilin kaşe ve imzasını sahtecilik suretiyle taklit ettiklerini, müvekkilin çeki müşterisinden teslim aldıktan sonra arkasına ciro yapamadan, ödeme aracı olarak kullanılamadan çek rızası dışında elinden çıktığını, çekin arka yüzündeki ... ve ... firmasının müvekkil tarafından tanınmadığını, bu nedenlerle tedbiren dava konusu çekin konu edildiği İstanbul 12. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra dosyasına yapılacak ödemelerin alacaklı tarafa ödenmemesine dair tedbir kararı verilmesini, müvekkilin rızası dışında elinden çıkan, kaybolan çekin veya bedelinin tüm ferileri ve ticari avans faizi ile birlikte tarafımıza istirdadına, davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Yasa metninden de anlaşılacağı üzere, faktoring şirketinin, faktoring işlemi ile devraldığı alacak, alacağın temliki hükümlerine tabidir. Nitekim, faktoring işlemlerinde alacağın temliki hükümlerinin uygulandığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03/11/2010 tarih, 2010/19-488 Esas, 2010/557 Karar sayılı kararında da açıkça belirtilmiştir. Öte yandan aynı kararda faktoring işleminin müşteri (firma), faktoring şirketi ve borçlu olmak üzere üç tarafının bulunduğu da açıklanmıştır. Faktoring işleminin bu tarafları arasındaki ilişkiler yönünden 6361 sayılı Yasanın 9/2 ve 6098 sayılı TBK'nın 188/1. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekir. Buna göre borçlu, faktoring işlemini öğrendiği sırada önceki alacaklısına karşı sahip olduğu defileri alacağı faktoring sözleşmesine dayanarak devralmış olan faktoring şirketine karşı da ileri sürebilecektir. 6361 sayılı Yasanın 9/2. ve TBK'nın 188/1. maddesi karşısında faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi defilerin ileri sürülebilmesinde faktoring şirketinin iyiniyetli ya da kötüniyetli olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. 6361 sayılı Yasanın 9/3. maddesi ise, faktoring işleminin yukarıda belirtilen tarafları dışında kalan kambiyo borçluları bakımından uygulanabilecek bir hükümdür. Başka bir anlatımla, faktoring işleminin dışında bir kambiyo borçlusu varsa (keşideci, lehdar veya ciranta) onlar hakkında 6361 sayılı Yasanın 9/3. maddesi hükmü uygulanacaktır. Bu bilgiler ışığında davacının çek istirdadı istemi yönünden yapılan incelemede dava konusu çekin 6361 sayılı Yasanın 9/2 ve yukarıda sözü edilen yönetmeliğin 8. maddesi hükmüne uygun şekilde faktoring şirketine devredilmiş olduğu bilirkişi eli ile yapılan inceleme sonucu tespit edilmiştir. Somut olayda dava konusu çekte lehtardan hamile ciro silsilesinin tam olduğu, herhangi bir kopukluk bulunmadığı anlaşıldığından davalı ...Ş.'nin yetkili hamil olduğunun kabulü gerekir; 6102. sayılı TTK'nın 792. maddesi ve 6361 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince davalı ... şirketinin dava konusu çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu hususunda davacı tarafça yeterli ve inandırıcı delil sunulamadığından, davalı hakkındaki bu davanın kabulü olanağı bulunmadığından" davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkilinin ticari defterlerine göre; dava konusu çekin, keşideci ...Şirketinden dosyada yer alan faturalara istinaden usulüne uygun olarak alındığını, Müvekkili ile dava dışı ...şirketinin ticari defterleri, açılış ve kapanış tasdikleri usulüne uygun tutulduğundan HMK 222. Madde gereğince ticari defterlerinin huzurdaki davada delil niteliği taşıdığını, tüm bu nedenlerle defterler üzerinde yapılan inceleme ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin dava konusu çekin yetkili hamili olduğunu, çekin müvekkilinin rızası hilafına elinden çıkması üzerine müvekkilinden sonra gelen ciroların hiçbir ticari ilişkiye, temel bir borçlandırıcı işleme dayanmadığını, Davalı ... şirketinin çeki temlik alırken tevsik edici belge iddiasıyla ... ve ... Grup şirketleri arasında düzenlenen faturaları sunduğunu, bilirkişi tarafından davalı defterlerinde sadece bu çek tespit edildiğini, ancak dava dışı ... ve ... Grup şirketlerinin ticari defter ve muhasebe kayıtlarının incelenmediğini, Davalı ... tarafından faturanın aslının dahi dosyaya sunulmadığını, Faturaya dayalı sevk irsaliyeleri dosyada bulunmadığını, faturanın bir alım-satım ilişkisine dayanıp dayanmadığının salt fatura üzerinden anlaşılmadığını, bu alım satımı tevsik edici sevk irsaliyesinin dosyaya sunulmadığını, Bilirkişi raporunun davalı açısından bu anlamda hüküm vermeye elverişli olmadığını, Faktoring yönetmeliğinin 22/2 maddesi emredici hükümleri uyarınca davalı ... şirketinin alacağı bir mal veya hizmet satışından doğup doğmadığının irdelenmediğini, Davalı ... şirketinin alacağını herhangi bir belgeyle tevsik edemediğini, -çekin arka yüzünde yer alan ... Tekstil şirketi kaşe ve imzasının müvekkiline ait olmadığını, çeki ele geçirenlerin müvekkilinin imzasını taklit ettiklerini, imza incelemesinde çekin tahrif edildiğinin açıkça ortaya çıktığını, ciro silsilesinin tamamen kopuk durumda olduğunu, çek emrine düzenlendiğinden çeki ele geçirenlerin müvekkilinin kaşe ve imzasını sahtecilik suretiyle taklit ettiklerini, Müvekkilinin çeki müşterisinden teslim aldıktan sonra arkasına ciro yapamadan, ödeme aracı olarak kullanılamadan çek rızası dışında elinden çıktığını, çekin arka yüzündeki ... ve ... firmasının müvekkili tarafından tanınmadığını, ciro silsilesi kopuk olup çekte tahrifat yapıldığından gerçek bir alım satıma dayanmayan ticari ilişkiye istinaden faktoring şirketlerinin bu çeki temlik almasının uymakla yükümlü oldukları yönetmelik hükümlerine göre mümkün olmadığını, -Davalı, faktoring şirketi olduğundan Şubat 2015 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren faktoring yönetmeliği 5. Ve 8. maddesinde faktoring şirketlerinin kambiyo senetlerine dayalı olsa dahi ciro silsilesini kontrol zorunluluğu getirilmiş, mülga faktoring yönetmeliği 22. Maddesinde getirilen sınırlamalara nazaran daha katı tedbirlere yer verilmiş olduğunu, mevcut yönetmelik 5. maddesinde müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, fatura bilgilerinin kontrol edilmesi, alınan kambiyo senedinde yer alan keşidecilere başvuru yapılarak borcun teyit edilmesi zorunluluğuna yer verilirken yönetmeliğin 8. Maddesinde kambiyo senetlerinin ciro silsilesinin kontrolü zorunluluğu ve uyumsuzluk olması halinde faktoring işleminin yapılmaması ve tahsilinin üstlenilmemesine değinilmiş olduğunu, Davalının temlik işleminde bu zorunlulukları yerine getirmediğini, faktoring şirketinin, bankalardan, müvekkilinden veya keşideciden çeki sormadığını, çekle ilgili yasal safahat, ödeme yasağı kararı ve yapılan ilanların çek iptalinin görüldüğü dosya kapsamında sabit olduğunu, ağır kusurlu olarak çeki teslim alarak yönetmeliğe aykırı hareket ettiğini kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın "dava dışı ... ve ... Grup şirketlerinin ticari defter ve muhasebe kayıtları incelenmemiştir." yönündeki iddiasının yerinde olmadığını, müvekkilinin faktoring ilişkisini usul ve yasaya uygun gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin araştırılması gerektiğini, Müvekkilinin çeki teslim alırken müşterisinin ve önceki cirantaların ticari defterlerini kontrol edip lehtara kadar uzanan ciro zincirindeki tüm cirantaların ticari ilişki içerisinde olup olmadığını araştırmakla yükümlü olmadığını, müvekkilii şirketin çekin yasal hamili konumunda olduğunu, ciro silsilesinin sıralı ve düzgün olmasının çekin meşru hamili olması için yeterli bir sebep olduğunu, Müvekkili şirketin çekteki imzaların geçerliliğini araştırma yükümlülüğü bulunmadığını, Dava konusu edilen olayda müvekkili ile müşterisi arasında faktoring sözleşmesi akdedildiğini ve Müvekkili şirket tarafından yapılan işlemin kanun maddesi uyarınca yapıldığını zira fatura ile tevsik edildiğini, alacağın devir ve temlik alındığını, davanın yalnızca Müvekkiline karşı ikame edildiğini, davacının iddia ettiği şekilde - kabul anlamına gelememekle birlikte- elinden rızası dışında çıkan çeki Müvekkilinden önce alıp işlem yapmış olan ... ve ... şirketlerinin davada taraf olarak gösterilmediğini, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibine konu çekin rızası dışında sahte imza atılarak elinden çıktığı iddiasıyla çekin veya bedelinin istirdatı istemine ilişkindir.Dava konusu çekin, ... ... A.Ş. Siteler İkitelli Şubesi'ne ait, keşidecisi “...Ve Tekstil Sanayi Ltd. Şti.”, alacaklısı “... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti.”, keşide yeri İstanbul, basım tarihi 29 Nisan 2020 olan, 0332225 seri numaralı, 15/10/2020 tarihli 74756 TL (Yetmişaltıbinyediyüzellialtıtürklirası) bedelli çek olduğu anlaşılmıştır.Bilirkişi ....'ın 25/02/2022 tarihli raporunda özetle, ... ... A.Ş. Siteler İkitelli Şubesi'ne ait, keşidecisi “...Ve Tekstil Sanayi Ltd. Şti.”, alacaklısı “... Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti.”, keşide yeri İstanbul, basım tarihi 29 Nisan 2020 olan, 0332225 seri numaralı, 15/10/2020 tarihli 74756 TL (Yetmişaltıbinyediyüzellialtıtürklirası) bedelli çek aslı arka yüzde yer alan, davacı şirket ... Tekstil Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. adına atılı 1. Ciranta imzası dikkate alındığında: İnceleme konusu imza ile ...'e ait mevcut mukayese imzaları arasında yukarıda ayrıntılandırıldığı üzere benzerlik ve uygunluk saptanmadığından, inceleme konusu imzanın ...'in eli ürünü olmadığı, İnceleme konusu imza ile ...'a ait mevcut mukayese imzaları arasında yukarıda ayrıntılandırıldığı üzere benzerlik ve uygunluk saptanmadığından, inceleme konusu imzanın ...'ın eli ürünü olmadığı, İnceleme konusu imza ile ...'a ait mevcut mukayese imzaları arasında benzerlik ve uygunluk saptanmadığından, inceleme konusu imzanın ...'ın eli ürünü olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi Mali Müşavir ...'in 07/06/2022 tarihli raporunda özetle, Dava dosyası, icra dosyası, taraf ticari defterleri üzerinden yapılan incelemeler neticesinde, Tarafların 2020 yılında e-defter mükellefi olduğu, işbu yılda YTTK 64/3 maddesine göre ticari defterlerinin açılış ve kapanışlarını kanuni süreleri içinde yaptıkları/yaptırdıkları, davacı ile çek keşidecisi ... Ticaret Ltd arasında sürekli ve yoğun ticari ilişkinin bulunduğu, davaya konu çekin bu ticari ilişki kapsamında oluşan borç için davacıya verildiğinin görüldüğü, Ticari defterler üzerinde davacı ile dava dışı ... Plastik Makine Kimya İmalat San.ve Tic.Ltd.Şti arasında ticari ilişkiye rastlanmadığı, Ticari defterler üzerinde davacı ile dava dışı ... Ambalaj ve Temizlik Mad.San.Tic.Ltd.Şti arasında ticari ilişkiye rastlanmadığı, davacı ticari defterlerinde davaya konu çek dayanağı faturalar ile çekin ticari defterlere kaydedildiği, çekin ticari defterlerden çıkışının yapılmadığı, davalı ticari defterlerinde dava dışı ... Plastik Ltd.Şti tarafından ... Grup adına düzenlenen 26/03/2020 tarihli 96.165,28 TL'lık faturanın çek bedeli olan 74.756,00 TL'lık bölümünün temlik alındığı, temlik alınan tutarın ticari defterlere kaydedildiği, davalının ... Plastik Ltd.Şti'ye temlik alınan tutar için 67.396,12 TL ödeme yaptığı, ödemenin ticari defterlere kaydedildiği, çekin davalı ticari defterlerine girişinin yapılarak kaydedildiği, çekin karşılıksız çıkması nedeniyle çeki Şüpheli alacaklar hesabına alarak burada takip etmeye başladığı, çekin davalı portföyünde olduğu, Faktoring işlemi muhasebe kayıtlarında takibi hususunda usülüne uygun yapılmış olmakla, hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Çekin istirdadı istemi yönünden uygulanması gereken TTK'nın 792. maddesi; “Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.” şeklinde düzenlenmiş olup anılı kanunî düzenleme ile iyi niyetli hamilin hak sahibi olmayan kimselerden elde ettiği kazanımlar korunmaktadır. Bu kapsamda bir kimsenin muntazam bir ciro zinciriyle çeki iktisabı, kendisine ancak şeklî anlamda meşru hamil sıfatını kazandıracak olup maddi hukuk anlamında hak sahipliğinin mevcudiyeti için devralanın çeki iktisabında kötü niyetinin yahut ağır kusurunun bulunmaması gerekmektedir. Aksi takdirde TTK’nın 792. maddesi uyarınca açılacak istirdat davası sonucu çeki iadeye mecbur kalacaktır. Bu davada, davacının çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve çeki elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Davaya konu çekin şeklen yetkili hamili görünen davalı, Faktoring şirketi olmakla 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre; kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez. Anılı Kanun'un 9/3 maddesinde; "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğer ki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." hükmüne yer verilmiş olup Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5 maddesi; "Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışmasının; a) Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi, b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması, c) Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.’' şeklinde düzenlenmiş olup faktoring şirketlerinin gerekli istihbarat çalışmasını nasıl yapacağı ve çalışma usulleri açıkça düzenlemiştir. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinde öngörüldüğü üzere, faktoring şirketleri ancak sahih ve fatura ile tevsik olunan mal veya hizmet satışına dayalı alacakları devralabilirler. Diğer bir deyişle, anılan hükümler gereğince faktoring işlemi bakımından mal veya hizmet satışının sadece fatura ile tevsik olunması yeterli olmayıp faktoring şirketince faturaya konu mal veya hizmet satışının fiktif nitelikte olup olmadığı, işlem taraflarının ve faturanın güvenilirliği, ilgililerin mali durumları konularında araştırma ve istihbarat çalışması yapılması gerektiği, ayrıca temlik alınan alacağı temsil eden kambiyo senedinin fatura tutarı ile uyumlu olup olmadığına bakılarak açık uyumsuzluk halinde işlem yapılmaktan kaçınılması, senedi düzenleyen ve sair ilgililer açısından da borcun varlığı bakımından teyit işlemleri yapıldıktan sonra ve ancak tüm bu araştırma ve soruşturma sonucunda olumlu bir sonuca varılması halinde faktoring işlemi yapılmasının öngörüldüğü açıktır. Bu şekilde belirtilen usul-esaslar çerçevesinde bir inceleme-araştırma yapılmaksızın faktoring işlemi yapılması halinde, mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle oluşan sonuçlar bakımından ağır kusurlu kabul edilmeleri gerekecektir. u açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim mahkemece de imza incelemesi yapılmış olup, Dava konusu çekte davacı şirketin lehtar konumunda olduğu, davacı adına atılan 1. Ciro imzasının davacı lehtar şirket yetkililerine ait olmadığının adli tıp raporu ile tespit edildiği, bu durumda çekin lehtar tarafından ciro edilmemiş olması nedeniyle davacının çek bedelinden sorumlu tutulamayacağı, ancak çek hakkındaki ödeme yasağı kararının 10/06/2020 tarihli olduğu, davalının 31/03/2020 tarihli faktoring sözleşmesine istinaden çeki faturaya bağlı alacağın ödeme aracı olarak çek hakkında verilen ödeme yasağı kararından önce iktisap ettiği, faturaların ticari defter ve kayıtlarda yer aldığı, çekteki ciro silsilesinin şeklen düzgün olduğu, geçersiz bir imza sahibini bağlamaz ise de ciro zincirini de koparmayacağından , 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/3. Maddesindeki "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğer ki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." hükmüne göre, davalı ... şirketinin çeki iktisabında kötü niyetli yada ağır kusurlu olduğunun ispat edilmediği , davalının çekin meşru hamili olduğu , bu nedenle çek istirdatı talebinin yerinde olmadığı , mahkeme kararının hukuka uygun olduğu, istinaf taleplerinin reddi gerektiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/10/2022 tarih ve 2021/146 E., 2022/707 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025