İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2013/05767 sayılı tasarım tescili, 2014/58631 sayılı I-...+ sekil marka tescili, 2015/67297 sayılı I ... sekil marka tescili, 2014/106180 sayılı I-... marka tescili, 2012/97933 sayılı I-... marka ve tasarım tescille…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1156 KARAR NO : 2025/1684 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 06/04/2023 NUMARASI : 2018/558 E. - 2023/99 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2013/05767 sayılı tasarım tescili, 2014/58631 sayılı I-...+ sekil marka tescili, 2015/67297 sayılı I ... sekil marka tescili, 2014/106180 sayılı I-... marka tescili, 2012/97933 sayılı I-... marka ve tasarım tescillerinin sahibi olduğunu, davalının ise ... marka ve çakmak tasarımına sahip olduğunu, ancak haklarını kötüye kullandığını ve müvekkilinin üretimlerine engel olmak için ihlal iddiaları ileri sürdüğünü, çakmakların içine konulduğu kutunun 6X8 ve 8X8 olması üzerinden de tasarımsal hak iddia ettiğini, bu şekilde dizim formunun hakka aykırılık yarattığını bu tarz kullanımların kendisine ait ve huzurdaki davaya konu 2007 61737 sayılı sekil markası ve 2011/03137 sayılı tasarımlara /dava konusu olan tescilin tecavüz yarattığını iddia ettiğini, (oysa ürünlerde kullanılan markalar ve ürünlerin kendi formları farklı olmasına rağmen ayrıca ürünlerin teknik tasarımlarının farklı olduğu hususunun Ankara 4.FSHHM'nin 2014/483 esas sayılı dosyası ile sabit olduğunu, 2007/61737 sayılı marka ve 2011/03137 sayılı çoklu tasarımlar için her iki rapor arasındaki teknik çelişkiye ilişkin müvekkilinin ticari faaliyetlerine zarar verme ihtimali gözetilerek davalının haksız tescillerine karşı hükümsüzlük davası açtıklarını, Hükümsüzlük talebine konu 2007/61737 sayılı marka, ŞEKİL markası olup, marka, çakmak görselinin yer aldığı ve dizi çakmakların olduğu bir ürün kutusunun kendisi olup ve kutu içinde çakmak görseli içeren bu marka tescil kapsamı için ayırt edici olmadığından TPE tarafından ilk inceleme aşamasında reddedildiğini, sonradan itiraz ile ilana çıktığını, Davalı taraf aynı zamanda, somut marka ile neredeyse aynı 2007/52489 kodlu ŞEKİL marka başvurusunun da sahibi olup, bu marka da yine TPE ilk inceleme aşamasında reddedildiğini, Davalının dava konusu şekil üzerinden WIPO nezdinde yaptığı, 939847-933249 sayılı, BİRLEŞİK KRALLIK, İRAN ve ÇİN'de tescil alamadığını ve markanın reddedildiğini, Çakmak ürününün, bir kutuya dizildiğini, sadece, ön tarafı yuvarlak olan her çakmağın kutuya bu şekilde dizileceğini, Dolayısıyla bu formun, tek başına bir somut ayırt ediciliği bu anlamda bir marka vasfı bulunmadığını, İlgili marka görselinde, kutu üzerinde yer alan şekil de yine çakmak ürünün kendisi olduğunu, bu ürünün de çakmak emtiası için marka bakımından tek başına bir ayırt ediciliği zaten bulunmadığını, Davacı da tek başına bu görsele (üç boyutlu bu görsel üzerinden şekil markası) tescili alamadığını, çakmak için bu görselin marka olamayacağını, Kare bir kutuya yerleşmiş ve bu form dolayısıyla teknik olan çakmak ürünlerinden oluşan figürün, çakmaklar için, markanın menşeini gösterme, kaynak olma, işletme ile ilişkilendirme bu anlamda diğer çakmaklardan ayırt edicilik sağlama fonksiyonlarını yerine getirme işlevi bulunmadığını, somut ayırt ediciliği, başvuru anı itibariyle bulunmayan bu markanın hükümsüzlüğünün gerektiğini, çakmak formunun kendisinden kaynaklı yapı farklı olsa da, bu haksız marka hakkına dayalı olarak, müvekkil kullanımları aleyhine hakka aykırılık iddiasında bulunduğunu, 2011/03137 sayılı Tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin ise; Tasarımların genel görüntüsüne dilekçelerinde yer verdiklerini ve ilgili çoklu tasarımda yer alan tüm görseler için aynı ürüne ilişkin olduğu, Ürün çakmak ürünün sunumu, piyasaya arzı için bir teşhir standı olduğu, Bu dizim formunun 2007 yılında marka konusu yapıldığı ve dizim formu aynı kalmak üzere, ortada bir yenilik varmış gibi, tasarım müracaatında bulunulduğunu, 8x6 dizim içeren bu tasarımın, alt tarafında, üzerine konulacak çakmağın taban şekline göre, o çakmağın düşmeden tabana yerleşmesini sağlayacak derin yuva, doğal olarak bu tabanlığın durmasını sağlayacak tasarımsal bir özelliği olmayan düz taban, ile üst üste konulduklarında birbirlerinin üstünde devrilmeden durmasını sağlayacak, taban ile paralel kapak içeren alelade bir çoklu görsel olduğunu, Teşhir standı olarak anılan bu ürün, çakmak gibi küçük olan ancak toplu satışa sunulan ürünlerin, bir arada muhafazası ve sunumu için oluşturulmuş standart bildik bir kutu olduğundan hükümsüz kılınması gerektiğini, başvuru anı itibariyle, bu şekildeki kullanımların yeni olamayacağını, davalı da dahil olmak üzere, piyasada pek çok çakmak üreticileri tarafından öteden beri kullanılmakta olduğunu beyanla 2007/61737 sayılı markanın tescil kapsamında bulunan tüm mallar yönünden 34. sınıfa ilişkin (Lighters For Smokers/sigara tüketicileri için çakmaklar) hükümsüzlüğüne, 2011/03137 sayılı çoklu Tasarımın Hükümsüzlüğü ile sicilden terkine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının 1959 tarihinde ... ailesi tarafından İspanya Barselona'da 1970'li yıllardan bu yana üretilmekte olan “..." çakmaklarıyla dünya lideri olduğunu ve aynı yıllarda Türkiye piyasası ile üretim tesisleri kurduğunu, satış ve dağıtım faaliyetleri ile piyasadaki varlığını sürdürdüğünü, üç boyutlu marka olarak 140 ülkede tescil edildiğini, 05/08/1997 tarihli 91/011343 sayılı, 02/07/2007 tarihli 2007/61737 sayılı, 26108/1999 tarihli 99/013944 sayılı, 19/02/2007 tarihli 2007/08075 sayılı,83- 076792, 2007/08075, 97/011343, 99/013944, 2011/21783, 2016/68901, 2014/94506, 2014- 94434, 2014/46336 marka tescilleri olduğunu, 2011/00905 sayılı, 28/07/2010 tarihli 2010/04152 sayılı, 28/04/2006 tarihinde 2006/01798 sayılı, 19/02/2007 tarihli 2007/00629 sayılı, 28/09/2006 tarihli 2006/04385 sayılı tasarım tescil belgelerine sahip olduklarını, İspanya Tanınmış Markalar Birliğinin 17 Ekim 2005 tarihli kararıyla "..." markası ve üç boyutlu şekil markaları tanınmış marka statüsü kazandığını , davalı firmanın WIPO ve TPE nezdinde tescillenmiş marka ve tasarımları olduğunu, Müvekkili şirketin 02.07.2007 koruma tarihli 2007/61737 sayılı 3 boyutlu şekil markasını TPE nezdinde 34. Sınıfta bulunan çakmak emtiaları için, Ayrıca ilgili marka WIPO nezdinde 939848 sayısı ile 02.07.2007 tarihinden itibaren tescilli uluslararası bir marka olduğunu, Müvekkil şirketin 04.05.2011 tarihinde 2011/03137 sayılı çoklu ETTB TPE nezdinde çakmak sınıfı için tescil ettirdiklerini, Ayrıca ilgili tasarım EUIJPO nezdinde 001843723-0001, 0002, 0003 sayısı ile 31.03.2011 tarihinden itibaren tescilli uluslararası bir tasarım olduğunu, Müvekkilinin şekil markası, ayırt edici nitelik kriterini sağlamış olduğundan hem WIPO hem TPE nezdinde tescil edildiğini, ... markası ticari faaliyetine başladığı andan itibaren müşteri nezdinde diğer çakmak ve çakmak standı ürünlerinden sarı renkli ... ibareli marka işareti, sarı renkli teşhir standları, sarı renkli çakmak aksesuarları ve silindirik formdaki çakmak yapılarıyla ayırt edici nitelik kazandığını ve dünya piyasasında bu özellikleriyle tanınır hale geldiğini, Ortalama seviyedeki tüketici, sarı renkli yuvarlak çakmaklı teşhir standını tereddütsüz biçimde ... markasıyla ilişkilendirdiklerini , hem İspanya Tanınmış Markalar Birliği hem TPE nezdinde tanınmış marka statüsüne layık görüldüğünü, tüketicilerin sarı rengi ve yuvarlak çakmak formunu doğrudan ... markasıyla özdeşleştirdiklerini, ... markasının baskın nitelikteki sarı renk kullanımıyla ve silindirik formdaki çakmak yapılarıyla piyasadaki standart uygulama ve tasarımların dışına çıkmış olduğunu, dava konusu 3 boyutlu şekil markası ve çoklu tasarımı, orta düzeydeki tüketici tarafından tereddütsüz bir şekilde tanınmakta olduğunu, dava konusu sarı stand şekil markası ve çoklu tasarımı orta düzeydeki tüketicinin dikkatini ilk görüşte çekebilecek nitelikle ayırt edici bir fonksiyona sahip olduğunu, tasarımcıya seçenek özgürlüğü bırakan tasarımlar olduğunu, çakmak stantlarına ilişkin tasarımlarda hiçbir seçenek özgürlüğü bırakmayan, belirli biçim ve boyutlarda üretilmesini zorunlu kılan bir görünüm özelliği bulunmadığını, dava konusu çoklu tasarımın “ayırt edicilik kriterini" sağlamakta olduğunu, dava konusu sarı stand şekil markası ve çoklu tasarımı orta düzeydeki tüketicinin dikkatini ilk görüşte çekebilecek nitelikle ayırt edicilik taşıdığını, Pazarda çok sayıda farklı paketleme şekillerine sahip çakmaklar bulunsa da "Sarı" ambalajlı paketlemesiyle tanınan tek markanın ... çakmakları olduğunu marka ve tasarımın hükümsüzlüğü taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; 1-Davalı adına 2007/61737 nolu markanın hükümsüzlüğüne,2-Davalı adına 2011/03137 nolu çoklu ETB’nin 1-2-ve 3 tasarımlarının hükümsüzlüğüne, 3-Karar kesinleştiğinde ilamın sicile işlenmesi için kararın TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU’na bildirilmesine, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece alınan 4 bilirkişi raporunda çelişki giderilmeden karar verildiğini, bilirkişi raporlarının üç tanesinde marka hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, tasarım için üç raporda hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı sonucuna varıldığı halde, mahkemenin bizzat yeni bir bilirkişi raporu aldırarak çelişki yarattığını, bu yaratılan çelişkiyi giderme talebini reddetmesine rağmen hüküm kurduğunu, özellikle marka yönünden bir çelişki olmadığını (6. Celse kararıyla) belirttiğini, ancak daha sonra aleyhe bir sonuç gelmesi beklentisiyle yeni raporlar aldırdığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuki nitelendirmeler yaparak (HMK m. 279/4'e aykırı olarak) mahkemenin yetkisini aştığını, dosya içerisinde bilirkişi raporlarından kaynaklı bir çelişkinin mevcut olması halinde bizzat mahkemece çelişkinin giderilmesi ve çelişki giderildikten sonra karar verilmesi yönünden emsal Yargıtay kararları bulunduğunu, dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporları ve uzman görüşleri göz ardı edilerek aleyhlerine gelen raporun hükme esas alındığını, müvekkiline ait 02.07.20217 tarihli 2007/61737 sayılı marka; 6x8 şeklinde dizili silindirik formda çakmaklar, bu çakmakların yerleştirildiği sarı renkli bir taban, belirgin sarı renkli ve dörtgen formda bir arka panel, bu panel üzerinde yer alan aynı zamanda müvekkiline ait ... markasının görüntüsünden oluşan çakmak resmi ve diğer resim, yazı unsurlarından oluştuğunu, dava konusu markada yer alan belirgin sarı renk ve silindirik çakmak formu doğrudan müvekkiline ait ... markası ile özdeşleştirildiğini, tüketici nezdinde ise doğrudan müvekkiline ait ... markasını çağrıştırır hale geldiğini, markada dizili şekilde bulunan çakmaklar arka panelde kullanılan çakmak görselinin silindir formu, müvekkilinin uzun yıllardır kullandığı çakmak formundan ibaret olması sebebiyle, mahkeme kararı aksine tüketicilerin söz konusu işareti belirli bir teşebbüs ile ilişkilendirmesi de son derece mümkün olduğunu, markaların ayırt ediciliği incelenirken yalnızca münferit unsurların değil markanın bıraktığı genel izlenimin dikkate alınması gerektiğinin uzman görüşüyle desteklendiğini, Müvekkile ait 2011/03137 tescil numaralı çakmak teşhir standı tasarımı belirli bir çakmak formunun bu forma özgün bir taban üzerine oturtulması, tabanın kullanıcıya bakan yüzünde bir çakmak şekline yer verilmesi, bu tabanın üzerine çakmakların dizilimi ve bu dizilimin üzerine üst kapak kapatılmasından ibaret olduğunu, kararda belirtilenlerin aksine müvekkili tasarımında bulunan çakmakların diziliş biçim ve sayısının teknik bir fonksiyon ifa ettiği söylenemeyeceğini, dosya içerisinde yer alan dilekçelerde ve raporlarda bulunan diğer firmalara ait çakmak standı örneklerinden de görüldüğü üzere, piyasada aynı mekan ve alanlarda sergilenmek amacıyla tasarlanarak kullanılan birçok farklı dizilişte çakmak standı bulunduğunu, müvekkili tasarımındaki çakmak diziliş ve sayısı, söz konusu stantların teknik açıdan fonksiyon göstermeleri için tek ve zorunlu bir içerik olmadığı gibi yalnız teknik fonksiyona hizmet eden bir unsur olarak da algılanması gerektiğini, çakmakların müvekkiline ait tasarımda olduğu gibi dizilmiş olmaları, piyasada yer alan diğer çakmak stantları da dikkate alındığında, hiçbir teknik fonksiyona hizmet etmediğini, 2007/61737 sayılı markanın tanınmışlık ve ayırt edicilik unsurlarının göz ardı edildiğini, 2011/03137 sayılı tasarımın ise teknik zorunluluktan kaynaklanmadığını ve başka bir mahkemede hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı sonucuna varıldığını ileri sürerek, kararın müvekkilinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, dosyadaki çelişki giderilmeden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava 2007/61737 sayılı şekil markasının ve 2011/03137 nolu çoklu tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.Davacı vekili; müvekkili ... Sportif’in çakmak üretimi yaptığını, çeşitli marka ve tasarım tescillerine sahip bulunduğunu, davalının ... markalı ürünleriyle haksız iddialarda bulunarak müvekkilinin üretimlerine engel olmaya çalıştığını, dava konusu dizim formunun teknik zorunluluktan kaynaklandığını, ayırt edici nitelik taşımadığını, TPE tarafından da benzer başvuruların reddedildiğini, çakmakların dizim şeklinin ticari kaynak gösterme işlevi olmadığını, teknik zorunluluk ve yaygın kullanım sebebiyle tekelleştirilemeyeceğini belirterek, davalıya ait 2007/61737 sayılı şekil markası ile 2011/03137 sayılı çoklu tasarımın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiştir. Davalı vekili ; ... markasının dünya çapında tanınan bir marka olduğunu, çok sayıda ulusal ve uluslararası marka ile tasarım tesciline sahip bulunduğunu, WIPO ve TPE nezdinde 3 boyutlu şekil markasının tescilli olduğunu, sarı renkli, silindirik formdaki çakmakları ve sarı stand tasarımının uzun yıllardır ayırt edici nitelik kazandığını, tüketicilerin bu unsurları doğrudan ... markasıyla özdeşleştirdiğini, dava konusu markanın ve çoklu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşıdığını, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde farklı bir genel izlenim bıraktığını, ...’ın pazarda “sarı” ambalajlı tasarımıyla tanınan tek marka olduğunu, bu nedenle davacının hükümsüzlük taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. 24/07/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda ; davalı tarafa ait hükümsüzlük konusu 2011/03137 numaralı “teşhir standı” endüstriyel tasarım tescilinin teknik inceleme ve değerlendirmesi sonucunda “yenilik ve ayırt edicilik” özelliklerini taşıdığının anlaşıldığı, davalının 2007/61737 tescil numaralı şekil markasının uzun yıllardır kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı, bu nedenle SMK m.5/1 ve m.25/1 uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı belirtilmiştir. 08/02/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda da kök rapordaki görüşlerinin aynen muhafaza edildiği belirtilmiştir. 15/09/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise ; 2011/03137-1 numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olduğu, ancak 2011/03137-2 ve 3 numaralı tasarımların bu özellikleri taşımadığı, davalının 2007/61737 numaralı şekil markası bakımından SMK m.5/1 ve m.25/1 gereği hükümsüzlük şartlarının bulunmadığı bildirilmiştir.11/11/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dosyada mevcut tüm görsel veriler değerlendirildiğinde, 2011/03137-1 numaralı tasarımın başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik özelliğine sahip olmadığı, 2011/03137-2 ve 3 numaralı tasarımların yenilik özelliği bulunmadığı, 2007/61737 numaralı ... yazısız üç boyutlu şekil markasının piyasadaki benzer tasarımlar karşısında ayırt edici olmadığı, bu nedenle SMK m.5/1 ve m.25/1 gereği hükümsüzlük şartlarının mevcut olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.... tarafından hazırlanan 23/02/2021 tarihli uzman görüşünde; davalı markasının ayırt edici nitelikte olduğu, markadaki görselin teknik zorunluluk sonucu ortaya çıkmadığı, piyasadaki diğer çakmak stantlarının da bu durumu desteklediği, sarı renkli standın ... markasıyla ilişkilendirilmesinin ayırt ediciliği artırdığı, davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik taşıdığı, teknik fonksiyonun dikte ettiği bir form bulunmadığı, renk ve görsel unsurların da ayırt ediciliğe katkı sağladığı, bu nedenle hükümsüzlük iddialarının yerinde olmadığı belirtilmiştir.... tarafından düzenlenen 04/11/2021 tarihli uzman görüşünde; 2011/03137 tescil numaralı tasarımın başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olduğu, 2007/61737 numaralı markanın ayırt edici olduğu, tescil anında ayırt edici olmasa dahi uzun süreli kullanım sonucu bu niteliği kazandığı, dolayısıyla hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı bildirilmiştir....tarafından düzenlenen 24/05/2021 tarihli uzman görüşünde; SMK m.25/6’da düzenlenen sessiz kalma yoluyla hak kaybı hükmünün mutlak red nedenleriyle ilgili olmadığı, marka hükümsüzlüğü talebinin süresinde yapıldığı, tasarım hükümsüzlüğü davasının da süresi içinde açıldığı, 2007/61737 sayılı markanın kaynak gösterebilme niteliği taşımadığı, tescil anında ayırt edicilikten yoksun olduğu, dosyadaki delillerin sonradan kazanılmış ayırt ediciliği ispatlamadığı, dolayısıyla markanın SMK m.25/1 kapsamında hükümsüzlük koşullarını taşıdığı, markanın SMK m.5/1-e anlamında teknik zorunluluk içermediği, kötü niyet iddiasının kanıtlanamadığı, 2011/03137 numaralı çoklu tasarım tesciline konu tasarımların tamamının yeni olduğu, ancak bazı tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde aynı genel izlenimi bıraktığı ve ayırt edicilik taşımadığı, bu nedenle belirli tasarımlar yönünden hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, 1.1–1.4 numaralı tasarımların teknik zorunluluk nedeniyle hükümsüzlük koşullarını taşıdığı sonucuna varıldığı bildirilmiştir. 6769 sayılı SMK'nın 4. Maddesinde, marka olabilecek işaretler "Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla kişi adları dâhil sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir." şeklindeki hüküm ile düzenlenmiştir. Markalarda mutlak ret nedenleri 6769 sayılı SMK'nın 5. Maddesinde düzenlenmiştir. SMK 5/1 - b maddesi uyarınca "Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler" ile aynı yasanın 5/1- e bendi uyarınca " Malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini ya da başka bir özelliğini veya teknik bir sonucu elde etmek için zorunlu olan veya mala asli değerini veren şeklî ya da başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. SMK 5/2 maddesinde " Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez." hükmünü haizdir. Marka hükümsüzlüğüne ilişkin sessiz kalma yolu ile hak düşürücü süre itirazı yönünden; SMK m.25/6 " Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez." Sessiz kalma yoluyla hak kaybı, temelini TMK 2. Maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralından alan , önceki hak sahibinin, hakka konu ticari ad ve işareti iyi niyetli bir şekilde kullanan kişiye karşı dava açma hakkını uzun süre kullanmaması ve ihlallere sessiz kalarak ticari ad ve işareti koruma hakkını yitirmesi demektir. Eldeki hükümsüzlük talebinin mutlak ret nedenlerine dayandığı, eldeki davada davacının marka sahibi olarak belli bir süre sessiz kaldıktan sonra dürüstlük kurallarına aykırı ve hakkın kötüye kullanımı niteliğinde dava açtığından söz edilemeyeceğinden, mutlak ret nedenlerinde rekabet olanağı, tüketicilerin korunması gibi kamusal yararı içeren bir temele dayanması sebebiyle hak düşürücü sürenin somut olayda uygulama yerinin bulunmadığı açıktır. Davalının hükümsüzlüğü talep edilen 02.07.2007 başvuru tarihli 2007/61737numaralı şekil markasının 34 sınıfta (Lighters for smokers.) çakmak emtiası için davalı adına 13.07.2009 tarihinde tescil edilmiştir. Markanın çakmakların dizili olduğu arkalıklı çakmak standı görselini içerdiği, çakmak standı arkalığında ayrıca bir adet çakmak görseli bulunduğu , markanın bütününde bu görsel dışında her hangi bir ayırt edici ibare barındırmadığı, satandın tabanı ve arkalığında sarı renk zemin kullanıldığı görülmektedir. Bir İşaretin marka olarak tescil edilebilmesi için öncelikle soyut ayırt ediciliğe ve tescili talep edilen mal veya hizmetler bakımından somut ayırt edici güce sahip olması gereklidir. Bu kapsamda renkler tek başına ayırt edicilik ve kaynak gösterme fonksiyonuna sahip değildir. SMK 4 ve 5/1-b. maddesi gereği somut bir ayırt ediciliği bulunmayan işaretlerin marka olarak tescili mümkün değildir. Zira Ayırt edicilik markanın bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini ayırt edilmesi fonksiyonuna sahip olmalıdır. İşaretin ilgili mal ve hizmet yönünden ayırt ediciliği bulunmuyor dolayısıyla kaynak gösterme marka algısı oluşturma fonksiyonlarını yerine getirmiyorsa hükümsüz kılınması gerekir. Ancak ilgili mal ve hizmet yönünden ayırt edici olmayan işaretlerin kullanım yolu ile ayırt edicilik kazanması, marka işlevine uygun bir hale gelmesi halinde hükümsüzlük yaptırımı uygulanmayacaktır. SMK 25/4 "Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz." Kullanımla ayırt edicilik iddiasında ispat yükü marka sahibi üzerindedir. Somut olayda , davalının tescil edilen şekil markasının tescil kapsamındaki mallar yönünden bir ayırt ediciliğinin bulunmadığı, kullanım yolu ile toplumun önemli bir kesimince işaretin “marka” olarak algılandığı ve ayırt edicilik kazandığının somut delilerle ispatlanamadığı, davalı markasındaki sarı renk iddiası yönünden ; sarı rengin tek başına ayırt edici olmadığı , davalı ile özdeşleştiğinden ve marka algısı oluşturduğundan söz edilemeyeceği, bu hususun davalıya ait " içi sarı rengi dolgulu, kenarları siyah doğrusal çizgilerden oluşturulmuş dikdörtgen şeklindeki markasının reddi ile ilgili yargısal süreçte Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin, 28.11.2018 tarih ve 2017/1883 E, 2018/7460 K sayılı kararı ile kesinleştiği, çakmak görseli ve stand kompozisyonunun piyasadaki benzerlerinden farklı bir kaynak gösterme ve marka etkisi yaratmadığı, 2007/61737 no’lu üç boyutlu şekil markasının tescil anında SMK m.5/1-b anlamında ayırt edicilikten yoksun olduğu ve kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığı iddiasının ispatı yönünden sunulan katalog, tanıtım materyali ve anket niteliğindeki belgelerin işaretin soyut şekil hâlindeki üç boyutlu görünümünün, sözcük/figuratif başka bir işaret olmaksızın tek başına ticari kaynak gösterdiğini, ilgili tüketici kesiminin önemli bir bölümünce bu şeklin marka olarak algılandığını, somut olarak ortaya koyamadığı , SMK m.5/2 ve m.25/4 anlamında sonradan kazanılmış ayırt ediciliğin ispatlanamadığı bu nedenlerle SMK m.5/1-b ve m.25/1 uyarınca marka hükümsüzlüğü şartlarının gerçekleştiğini, buna karşın kötüniyet iddiasının somut delilinin bulunmadığı, yine hükümsüzlüğü talep olunan markanın ürünün doğal şekli veya teknik zorunluluktan kaynaklı bir özelliğini işaret etmediği, çakmak ürününün çok farklı şekilde tasarlanabileceği somut olayda SMK m.5/1-e maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Tasarım hükümsüzlüğü yönünden ise; tasarım koruması devam ettiği müddetçe dava açılabileceği, hak düşürücü süre itirazının yerinde olmadığı ,SMK m.56 uyarınca tasarım, ürünün tamamının veya bir parçasının, çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümü olup bir tasarımın yeni sayılabilmesi için, tescil veya rüçhan tarihinden önce kamuya sunulmuş olmaması, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenimin, önceki tasarımlardan farklı olması gerekir. Bu koşulları karşılamayan tasarımın SMK m.77 hükmüne göre, hükümsüzlüğüne karar verilir. Dosya kapsamına göre, dava konusu 2011/03137 sayılı çoklu tasarım tescil belgesi, “çakmak teşhir standı” ürününe ilişkindir. başvuru tarihi ise 04.05.2011 olup, bu tarih itibarıyla Türkiye ve yurt dışı pazarlarında BIC, CRICKET, TOKAI, KOKO gibi firmaların benzer nitelikte çoklu çakmak standı tasarımlarını kamuya sundukları bilirkişi raporlarıyla sabittir. Bu örneklerde çakmakların belirli ölçüde oyuklu taban üzerinde 6x8, 8x8 veya 8x10 düzeninde dikey dizilimle sunulduğu, standın arka kısmında karton ya da plastik arkalık bulunduğu ve bu formun pazarda yaygın biçimde kullanıldığı tespit edilmiştir. Davalıya ait 2011/03137-1, 2 ve 3 numaralı tasarımların genel kompozisyonu, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde önceki stantlarla aynı genel izlenimi bırakmakta olup çakmak taban yuvasının derinliği, kenar yuvarlatmaları veya renk tonları gibi küçük ayrıntı farklılıkların ayırt edicilik sağlamaya yeterli olmadığı, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde, davalı tasarımının daha önce kamuya sunulmuş tasarımlardan farklı bir genel izlenim bırakmadığı, hükme esas alınan 11.11.2022 tarihli raporunun teknik inceleme, karşılaştırmalı görseller ve kamuya sunumlar bakımından ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak, 2011/03137 sayılı çoklu tasarım tescil belgesinde yer alan 1 numaralı tasarımların, ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı biçimden ibaret olması nedeniyle koruma kapsamında olmadığı, 2 ve 3 numaralı tasarımların, başvuru tarihi itibarıyla yeni ve ayırt edici nitelik taşımadığı, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde farklı bir genel izlenim bırakmadığı, bu nedenle davalının 2011/03137 sayılı çoklu tasarım tescil belgesinin hükümsüz kılınması gerektiği kanaatine varılmıştır.Tüm bu açıklamalara göre ilk derece mahkemesince yasal ve yeterli gerekçeye dayalı olarak davanın kabulü yönündeki kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/04/2023 tarih ve 2018/558 E., 2023/99 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025