9. Hukuk Dairesi 2025/9688 E. , 2026/836 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/950 E., 2025/2918 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 35. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/197 E., 2025/61 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinl…
9. Hukuk Dairesi 2025/9688 E. , 2026/836 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/950 E., 2025/2918 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 35. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/197 E., 2025/61 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 06.09.2024-05.04.2024 tarihleri arasında müşteri temsilcisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedilmesine rağmen işten çıkış kodunun Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) "İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması" ilişkin olan Kod (46) olarak bildirildiğini iddia ederek işten çıkış kodunun düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının işyeri kurallarını hiçe sayarak etik dışı hareket ettiğini, kendisine yapılan tüm sözlü uyarılara rağmen hâl ve hareketlerinde en ufak bir değişme dahi göstermediğini, bu nedenle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin çalışma ortamındaki hâl ve hareketlerinin iş ahlakına yakışmayacak şekilde olması, işyeri kurallarının hiçe sayılarak etik dışı hareket etmesi ve başından beri kendisine yapılan tüm sözlü uyarılara rağmen hâl ve hareketlerinde en ufak bir gelişme olmaması sebebiyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-(e) hükmü gereğince davalı işveren tarafından sonlandırıldığı, tanıkların davacının işyerinde kadın personele karşı samimi hareketlerde bulunduğunu beyan ettiği, ancak onları rahatsız ettiği hususunun davalı tarafından ispat edilemediği, nitekim davalı işyeri çalışanları tarafından davacı hakkında bu hususa ilişkin şikâyetinin olmadığı, 04.04.2024 tarihli tutanakta davacının tavır ve davranışlarının iş ahlakına yakışmayacak şekilde olduğunun gözlemlendiği, özellikle kadın personel ile çalışma süresinde yapılan gözlemler sonucunda daha yakın durup kadın personelde rahatsızlık oluşturacak şekilde çalıştığının fark edildiği, süreçle ilgili kendisine daha önce yapılan sözlü uyarılara rağmen konu hakkında bir düzelme olmadığının tespit edildiğinin yazılı olduğu, salt davalı Şirket tarafından tutulan bu tutanak ile Kod (46) -işçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması- nedeniyle fesih yapılamayacağı gerekçesiyle davacının çıkış kodunun (04) kodu olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının işyeri kurallarını hiçe sayarak etik dışı hareket ettiğini, başından itibaren kendisine yapılan tüm sözlü uyarılara rağmen hâl ve hareketlerinde en ufak bir değişme dahi göstermediğini, bu nedenle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, SGK işten ayrılış bildirgesinde yer alan işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Eldeki dava tespit davası olup tespit davalarının niteliği dikkate alındığında bu davalarda verilecek kararların icrai nitelikte olamayacağı muhakkaktır. Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda hüküm kurulurken "düzeltilmesine" yönünde bir karar verilemeyeceği, kodun "düzeltilmesi gerektiğinin tespiti" ile yetinilmesi gerektiği gözden kaçırılarak hüküm kurulması hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "düzeltilmesine" ibaresinin çıkartılarak yerine "düzeltilmesi gerektiğinin tespitine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.