9. Hukuk Dairesi 2007/39440 E., 2008/16363 K. 9. Hukuk Dairesi 2007/39440 E., 2008/16363 K. - EKSİK İNCELEME - FESHİN GEÇERLİ SEBEBE DAYANDIRILMASI - FESHİN GEÇERSİZLİĞİ - İŞE İADE- 4857 S. İŞ KANUNU [ Madde 18 ] davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi s.göktaş tarafından düzenlenen rapor …
9. Hukuk Dairesi 2007/39440 E., 2008/16363 K. **9. Hukuk Dairesi 2007/39440 E., 2008/16363 K.** **- EKSİK İNCELEME - FESHİN GEÇERLİ SEBEBE DAYANDIRILMASI - FESHİN GEÇERSİZLİĞİ - İŞE İADE**- 4857 S. İŞ KANUNU [ Madde 18 ] **"İçtihat Metni"** davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için tetkik hakimi s.göktaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir. davalı işveren, davacının işveren vekili olması nedeniyle iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını, fesih işleminin işin, işyerinin ve işletmenin gereklerinden kaynaklandığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davacının iş yaşamının ve yayıncılığın bilinen koşul ve hükümleri gözetildiğinde, bu görevin işletmenin bütününü sevk ve idare yetkisi ve görevinin bulunmasını gerekli kılan işveren vekili veya yardımcısı olarak kabul edilmesini gerektiren bir görev olmadığı, fesih bildiriminde belirtilen nedenin geçerli neden kabul edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı iş kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir. İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekilleri herşeyden önce, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile yardımcıları olduğuna göre, işletmenin tümünü yöneten genel müdürler ile yardımcıları iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır. ancak belirtelim ki, işyerinde genel müdür veya genel müdür yardımcısı unvanının kullanılması tek başına iş güvencesi kapsamı dışında bulunma sonucunu doğurmaz. önemli olan, kendisine temsil yetkisi verilip verilmediği ve işletmenin bütününü yönetip yönetmediğidir; bu hususta görev tanımı ve konumuna bakmak gerekir. İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekillerinin ikinci grubunu, işletmenin değil de işyerinin bütününü yöneten ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleridir. buna göre, işletmenin bütününü sevk ve idare edenler, başka bir şart aranmaksızın işveren vekili sayılırken; işletmenin değil de işyerinin bütününü sevk ve idare edenlerin 18’nci madde anlamında işveren vekili sayılabilmesi için ilave olarak, işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisini haiz olması şartı aranır. işyerinin tümünü sevk ve idare ile işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi katlanmış olarak, birlikte aranır. dolayısıyla bir banka şubesi müdürü ile fabrika müdürü, işyerini sevk ve idare etmekle beraber, tek başına işçi alma ve işten çıkarma yetkisi yoksa iş kanunu’nun 18’nci maddesi anlamında işveren vekili sayılmaz. iş güvencesinden yararlanır. aynı şekilde, işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan insan kaynakları müdürü ile personel müdürü, işyerinin tümünü yönetmediğinden iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilecektir Somut olayda davacının işveren vekili olup olmadığı ve feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusudur. yukarıda belirtilen düzenlemede işçinin işletmenin veya işyerinin bütününü sevk ve idare etmesine göre bir ayırım yapıldığından öncelikle davacının çalıştığı gazetenin işletme veya işyeri düzeyinde olup olmadığı belirlenmelidir. Gazete işletme düzeyinde ise davacının işletmenin bütününü sevk ve idare edip etmediği yahut işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili yardımcısı olup olmadığı tespit edilmelidir. Gazetenin işyeri düzeyinde olması durumunda ise davacının işyerinin bütününü sevk ve idare edip etmediğinden başka işçi alma ve çıkarma yetkisinin bulunup bulunmadığı kesin ve açık bir şekilde ortaya konulmalıdır. Belirtilen hususların tespiti için şirketin organizasyon şeması ile davacının işçi alma ve çıkarma yetkisini bulunup bulunmadığını gösteren işyeri kayıtları getirilmeli, dosya içeriği ile birlikte değerlendirme yapılarak davacının iş güvencesi kapsamına girip girmediği belirlendikten sonra, sonucuna göre işin esasına girilerek bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.6.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.