9. Hukuk Dairesi 2026/237 E. , 2026/694 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1695 E., 2025/2064 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/144 E., 2025/226 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan…
9. Hukuk Dairesi 2026/237 E. , 2026/694 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1695 E., 2025/2064 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/144 E., 2025/226 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Bakanlık tespit yazısında davalı Sendikanın işletme toplu iş sözleşmesi imzalamak için gerekli şartları sağladığı, müvekkili Şirkette çalışan 3.608 personelden 1.641'inin sendika üyesi olduğu yönünde tespit yapılmış ise de müvekkili işyerlerinde uygulanan ve ... kararıyla bağıtlanan bir toplu sözleşmenin olduğunu, müvekkili Şirketin sahip olduğu işletmenin kamu ve özel sektöre ait farklı işkolunda birden fazla işyerinden oluştuğunu, yetki tespit yazısında dikkate alındığı belirtilen işyerlerinin bir kısmının faal olmadığını, yetki tespitine konu birimlerin tek bir işyeri niteliğinde olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle ... Çalışma Genel Müdürlüğünün 20.10.2023 tarihli ve 301032 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Belediye ve ... Sen. (Sendika) vekili cevap dilekçesinde; davacı Şirket tarafından dava dilekçesi ve ekinde hiçbir somut delile yer verilmediğinden itirazın inceleme yapılmaksızın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili Sendikanın davacı Şirkete ait işletmede 11.10.2023 yetki tespit başvuru tarihi itibarıyla üye çoğunluğu bulunduğunu, 11.10.2023 yetki tespit başvuru tarihi itibarıyla işletmede çalışan işçi sayısının 3.608, müvekkilinin üye sayısının 1.641 olduğunu, davacı tarafın davanın esasına yönelik beyan ve iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin yetki başvuru tarihi itibarıyla sayısal çoğunluğu sağlandığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, sendika yetki sistemine SGK kayıtlarından yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, sisteme yansıyan bilgilere göre davacı işverene ait davalı Sendika ile aynı işkolunda 196 işyeri bulunduğunu, söz konusu işyerlerinde 3.608 işçinin çalıştığı, 1.641 işçinin adı geçen Sendikaya üye olduğunu, bu doğrultuda davalı Sendikaya olumlu yetki tespiti yazısı verildiğini, dava konusu yetki tespitinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın süresinde açıldığı, sicil numaralı belirtilen yetki tespitine konu 122 işyerinin yetki tespit başvuru tarihinde kapalı olduğu, diğer işyerlerinde yetki tespit başvuru tarihi itibarıyla 3.570 çalışan olduğu, bunlardan 1.641'inin davalı Sendika üyesi olduğu, davacının dava dilekçesinde belirttiği toplu iş sözleşmesinin kapsadığı işyerlerinin eldeki davaya konu yetki tespiti ile ilgisi bulunmadığı, davacının sunduğu hizmetin niteliği uyarınca farklı işyerleri açmak suretiyle işlerini yürüttüğü, bu şekilde yürütülen işlerde, farklı işyerleri arasında bağlı işyeri ilişkisinden söz edilemeyeceği, tespite konu işyerlerinin teknik yönden birbirlerine bağlı olmadığı, dolayısıyla yetki tespitine konu işyerlerinin toplu iş hukuku anlamında işletme niteliği taşıdığı, davalı Sendikanın 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 41. maddesi kapsamında işletme toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmaksızın, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, 2. İşyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi olduğu hususunun dikkate alınmadığını, 3. Müvekkili Şirketin sahip olduğu işletmenin kamu ve özel sektöre ait birden fazla işyerini ve farklı işkoluna sahip işyerlerini bünyesinde barındırdığını, tüm bu işyerlerinde ihale ve hizmet sürelerinin farklı olması, kamunun sorumluluğundan ... üçlü ilişki kurulmaması gibi nedenlerle ayrı birer toplu iş sözleşmesine konu olması gerektiğini, 4. Müvekkili Şirkete ait işyerlerinin hukuken tek bir işyeri olarak kabul edilmesi gerektiğini ve bu durumda Sendikanın yarıdan fazla üye çoğunluğunu sağlaması gerektiğini ve dilekçesinde yazılı diğer sebepleri ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun'un 41. ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.