9. Hukuk Dairesi 2025/8506 E. , 2026/46 K. "" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/840 E., 2025/2173 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi SAYISI: 2022/432 E., 2024/132 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor d…
9. Hukuk Dairesi 2025/8506 E. , 2026/46 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/840 E., 2025/2173 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi SAYISI: 2022/432 E., 2024/132 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.02.2014 tarihinden itibaren davalıdan ihale alan alt işverenler nezdinde ... tesislerinde elektrik bölümünde bakım işçisi olarak çalıştığını, alt işverenler ile davalı asıl işveren arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu, davacının ...Sendikası üyesi olduğunu, işyerinde davalının kadrolu personeli ile birlikte davalı işveren yetkililerinin emir ve talimatı altında çalıştığını, alt işveren Şirketlerin davalı bünyesinde yüklendikleri işin idari ve teknik açıdan yürütülebilmesi için idari ve teknik organizasyonlarının, idari ve teknik yeterliliklerinin bulunmadığını, davacının hak ve alacaklarının eksik ödendiğini, başlangıçtan beri davalının işçisi olduğundan ilave tediye alacağına hak kazandığını ileri sürerek taban ücret yevmiye alacağı, prim, vardiya zammı, ilave tediye, ikramiye, iş riski primi, yemek, sosyal yardım, giyim, kira ve aydınlatma yardımı ile ek ödeme alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, yapılan ihale sözleşmesinin maddeleri incelendiğinde alt işveren işçilerinin yönetim hakkının doğrudan alt işverene ait olduğu, davalının davacı ve diğer yüklenici firma işleri üzerinde yönetim hakkının kullanılmasının söz konusu olmadığını, muvaazalı işlem yapılmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı nezdinde, alt işveren olarak ihbar olunan Şirketlerin işçisi olarak çalıştığı, faaliyet alanı itibarıyla üretim süreci içinde çalıştığı, boşaltma, istifleme, paketleme, sevkiyat işlerinin asıl işten ayrı düşünülemeyeceği, davacının yaptığı işlerin yardımcı iş olarak değerlendirilemeyeceği, asıl iş niteliğinde olduğu gerekçesiyle davacının baştan itibaren asıl işveren işçisi kabul edildiği, davacının davalı işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin tarafı olan sendikaya üyeliği veya dayanışma aidatı ödeyerek faydalanma talebinin bulunmadığı dönem yönünden toplu iş sözleşmesinden faydalanamayacağı, bu nedenle davacının toplu iş sözleşmesinden kaynaklı taban ücret yevmiye alacağı, prim, vardiya zammı, iş riski primi, ikramiye, yemek, iaşe bedeli, sosyal yardım, giyim yardımı, kira ve aydınlatma yardımı alacaklarının reddi gerektiği, davacının sendika üyeliği işverene bildirilmediğinden toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağı, bu durumda davacıya emsal sendikasız işçi de bulunmadığından davacının kendi ücreti üzerinden ilave tediye alacağına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait bor madeninden çıkartılan bor mineralinin paketleme işinin yapıldığı ... İşletmesinde alt işveren Şirket nezdinde elektrik bakım işçisi olarak çalıştığı, sendikaya üye olduğu, ancak üyeliğinin davalıya bildirilmediği, mahallinde yapılan keşifle bilirkişi heyetince düzenlenen rapor dikkate alındığında davacının paketleme işinin yapıldığı tesiste makinelerin çalışır şekilde tutularak üretim sürecinin tamamlanmasında elektrik bakım çalışanı olarak görev yaptığı, yaptığı işin üretim işinin bir parçası olduğu, davalı ile alt işveren Şirketler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu, davacının işe başladığı günden itibaren davalının işçisi olduğu, iş yerinde sendikasız emsal işçi bulunmadığı, sendika üyeliğinin işverene bildirilmemesi sebebiyle davacının kendi ücreti üzerinden hesaplanan ilave tediye alacağına hak kazandığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının çalıştığı hizmet alım işinin müvekkili Kurumun ana iştigal konusuna yardımcı olan ve olmadığı takdirde üretimi aksatmayacak durumda olan bir iş olduğunu, hizmet alım işinde muvazaa bulunduğuna yönelik kabulün isabetsiz olduğunu, kanunen izin verilen bir konuda kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun kabul edilemeyeceğini, davacının müvekkili Kurumun işçisi olmadığını, bu nedenle ilave tediye alacağına hak kazanmasının da mümkün bulunmadığını, 2. Hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda muvazaaya ilişkin değerlendirmeye dayanak sebeplerin yanı sıra hesaplamaların da hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin 4857 sayılı İş Kanunu'na uygun olup olmadığı, muvazaaya dayanıp dayanmadığı ve davacının hüküm altına alınan ilave tediye alacağına hak kazanıp kazanmadığı hususlarındadır. 1. Somut uyuşmazlıkta mahallinde yapılan keşif sonucu bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan raporda; davacının çalıştığı işyerinin faaliyet alanı itibarıyla üretim süreci içerisinde yer aldığı, boşaltma, torbalama, istifleme, paketleme, sevkiyat işlerinin asıl işten ayrı düşünülemeyeceği, alt işverene verilen işin işyerinde asıl işveren tarafından yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin asıl iş niteliğinde olduğu, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olmadığı, yani yardımcı nitelikte bir iş olmayıp asıl iş niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, sözü edilen rapor hükme esas alınmak suretiyle davalı ile alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu kabul edilmiş ve ilave tediye alacağı hüküm altına alınmıştır. Ne var ki varılan sonuç, dosya kapsamına uygun düşmemektedir. İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonrası bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan rapor ve dosya kapsamından; davacının çalıştığı ... tesislerinde, davalı Kuruma ait ...İşletme Müdürlüğü fabrikalarında üretilen ürünlerin, dökme olarak silobaslara/vagonlara/tank konteynerlere, inner tip konteynerlere dolumu, torbalanması, paletlenmesi, şirinklenmesi, gerektiğinde çemberlenmesi, ambalajlı ürünlerin kamyon ve konteynerlere yüklenmesi, konteyner ve kamyonların sevkiyata uygun hâle getirilmesi işlerinin yapıldığı anlaşılmaktadır. 27.09.2008 tarihli ve 27010 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Alt İşverenlik Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 3/1-(c) hükmüne göre mal veya hizmet üretiminin esasını oluşturan iş, asıl iştir. Aynı maddenin 1-(ğ) hükmüne göre ise işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin olmakla beraber doğrudan üretim organizasyonu içerisinde yer almayan, üretimin zorunlu bir unsuru olmayan ancak asıl iş devam ettikçe devam eden ve asıl işe bağımlı olan iş, yardımcı iştir. Yukarıda yapılan açıklamalara göre davalı Kurumda asıl iş olan nihai ürün çıkarıldıktan sonra yapılan paketleme ve depolama işlemlerinin yardımcı iş olduğu ve üretimin esasını oluşturan bir iş olmadığı, davacının da hizmet alım sözleşmesi kapsamında ürünlerin müşteri isteklerine göre paketlenerek sevkiyata hazır hâle getirilmesi işlemlerinin yapıldığı bölümde elektrik bakım işçisi olarak çalıştığı ve ifa ettiği görevin yardımcı iş olduğu anlaşılmıştır. Şu hâlde taraflar arasında geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğundan Mahkemece, davanın tümden reddi yerine asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğunun kabulü ile ilave tediye alacağının hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.