9. Hukuk Dairesi 2026/236 E. , 2026/691 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/10 E., 2025/303 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dav…
9. Hukuk Dairesi 2026/236 E. , 2026/691 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/10 E., 2025/303 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının (Bakanlık) 22.02.2023 tarihli yetki tespit yazısında davacı Şirketin "İstanbul/Şişli" adresinde bulunan Genel ... birimi (...) ile ".../..." adresinde bulunan ... Üretim Tesisi (...) biriminde davalı Sendikanın işletme toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olduğunun belirtildiğini, ancak olumlu yetki tespiti yazısının davalı Bakanlıkça fiili duruma ve hukuka aykırı şekilde tanzim edilmiş olduğunu, davalı Sendikanın davacı işyerinde toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkili olmadığını, davalı Bakanlığın yazısında davacı Şirketin iki ayrı işyerinden oluşan bir işletmesi bulunduğunun kabulü ile işletme toplu iş sözleşmesi yetkisinin verildiğini, davacı Şirketin birbiri ile bağlantı içinde tek bir işyeri oluşturan ikiden çok biriminin bulunduğunu, bu birimlerin bağımsız birer işyeri niteliğinde olmadığını, (...) Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sicil No.lu birimin (...) SGK sicil No.lu birime bağlı ve bu birimden yönetildiğini, (...) SGK sicil No.lu birimin bağlı yer niteliğini taşıdığını, müvekkilinin tek bir işyerinin söz konusu olduğunu ileri sürerek davalı Bakanlığın 22.02.2023 tarihli ve 227934 sayılı olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; davalı Sendika tarafından 14.02.2023 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, yapılan inceleme sonucu davacı işyerlerinde başvuru tarihi itibarıyla 131 işçinin çalıştığı ve 62 işçinin davalı Sendikaya üye olduğunun tespit edildiğini, yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından SGK'ya yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, sendika yetki sistemine SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, ilgili Sendikanın adı geçen işyerinde işletme toplu iş sözleşmesi imzalamak için gerekli olan yüzde kırk üye şartını sağladığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... (Sendika) vekili cevap dilekçesinde; davacı Şirketçe işletme düzeyinde yetki tespiti yapılmasının hukuka aykırı olduğu ve sendika üye ve çalışan sayılarının hatalı tespit edildiği iddia edilerek davalı Sendika adına düzenlenen yetki tespitine itiraz edildiğini, ancak davalı Sendikanın Bakanlığa başvuruda bulunduğu 14.02.2023 tarihinde Bakanlık ve SGK kayıtlarında davacı Şirkete ait metal işkolunda iki işyerinin kayıtlı görüldüğünü, kanun gereği yetki tespitinin bu iki işyeri dikkate alınarak yapıldığını, anılan işyerlerinin bağlı yer olarak kabul edilebilecek nitelikte olmadığını, işletme düzeyinde yetki tespiti yapılmasının hukuka uygun olduğunu, davacı Şirketin somut bir itirazda bulunmaksızın iddialarına dayanak herhangi bir delil sunmaksızın soyut bir şekilde itiraz ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2024 tarihli kararı ile; yetki tespitine konu (...) SGK sicil No.lu birim ile (...) SGK sicil No.lu birim arasında hukuki ve fiili bağlılık olup olmadığı noktasında inceleme yapıldığı, buna göre davacı vekilince dosyaya ibraz edilen 14.02.2023 tarihli organizasyon şemasında (...) SGK sicil No.lu fabrika biriminin sadece davacı Şirketin Genel Müdürlüğüne bağlı bir üretim birimi olduğu, diğer grup şirketlerine bağlı olmadığının tespit edildiği, ısıtma, soğutma, klima ve havalandırma sektörlerinde faaliyet göstermekte olan davacı Şirketin (...) SGK sicil No.lu Genel ... birimi ile (...) SGK sicil No.lu Gebze'deki üretim biriminin bir bütünlük oluşturduğu ve amaçta birlik unsurunun gerçekleştiği, davacı Şirkete ait organizasyon şemalarından anlaşıldığı üzere somut uyuşmazlıkta tek elden örgütlenmenin gerçekleşmiş olduğu, dosya genelinden yönetimde birlik unsurlarının gerçekleştiği, davacıya ait yetki tespitine konu iki birimin işyeri-bağlı yer ilişkisi kapsamında tek bir işyeri olduğu, bu yerler arasında nitelik yönünden bağlılık ve yönetimde birlik koşulunun gerçekleştiği, bu nedenle yetki tespitinin işyeri düzeyinde yapılması gerektiği, davalı Sendikanın işyeri düzeyinde yetki tespiti yapabilmek için kanunda aranan yarıdan fazla üye çoğunluğunu sağlayamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 12.09.2024 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 12.09.2024 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, tespit konusu birimlerde yürütülen faaliyet konusunda uzman bilirkişilerin yer aldığı bir bilirkişi kurulu tarafından söz konusu birimlerde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi incelemesi icra edilerek tespit konusu birimlerin bağımsız şekilde faaliyetinin bulunup bulunmadığı, tüm birimlerin tek bir merkezden yönetilip yönetilmediği, tespit konusu birimlerin iş organizasyonu kapsamında tek bir işyeri niteliğinde bulunup bulunmadığı hususunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacıya ait Gebze ve İstanbul işyerlerinin aynı yönetime bağlı olduğu, bağlı yer sayılmak için yalnızca aynı yönetim altında örgütlenmenin yeterli olmadığı, mal üretimi bakımından da bağlılık gerektiği, davacının dava dilekçesindeki beyanına göre işyerinde yalnızca kendi ürettiği ürünlerin satışını yapmadığı, Bakanlıkça yapılan yetki tespitinin hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bozma kararına uygun olarak işyerlerinde keşif icra edilmek suretiyle rapor tanzim edilmesi gerektiğini, dosyada bulunan raporlar arasındaki çelişkinin ancak üçüncü bir raporla giderilebileceğini, 2. İki birimin tek bir işyeri niteliğinde olduğu, 3. Üye sayısının denetlenemediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 41. ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, mahkeme yönünden; bozma kararında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, kararda açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama usuli kazanılmış hak olarak adlandırılır (09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Bu hukuki kurum mahkemeye; hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esaslar ve yerine getirilmesi istenilen hususlar kapsamında, yargılama usulünün, davanın sürüncemede kalmaması ve en az maliyetle bir an önce bitirilmesi amacına yönelik usul ekonomisi ilkesi çerçevesindeki hükümleri ışığında, uyulan bozma kararı gereğinin yerine, tam olarak getirilmemesi gerekçesiyle ikinci kez bozulmasına sebebiyet vermeyecek şekilde, özenle işlem yapmak ve hüküm kurmak zorunluluğunu getirir. Somut olayda; Dairemizin 02.12.2024 tarihli bozma kararı uyarınca; yetki tespitine konu birimlerde yürütülen faaliyet konusunda uzman bilirkişilerin yer aldığı bir bilirkişi kurulu tarafından söz konusu birimlerde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi incelemesi icra edilerek tespit konusu birimlerin bağımsız şekilde faaliyetinin bulunup bulunmadığı, tespit konusu birimlerin iş organizasyonu kapsamında tek bir işyeri niteliğinde bulunup bulunmadığı hususunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulduğu, İlk Derece Mahkemesince de bozmaya uyularak bila tarihli bilirkişi raporu alındığı anlaşılmaktadır. Ne var ki söz konusu raporun dosya üzerinden hazırlandığı anlaşılmış olup bozma kararında açık bir şekilde keşif icrası gerektiğinin ifade edilmesine karşın dosya üzerinden inceleme gerçekleştirilmek suretiyle tanzim olunan bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. Aynı işkolunda yer alan tespite konu birimlerin tek bir işyeri niteliğinde olup olmadığı yahut işletme niteliğinde olup olmadığı hususunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti gerekmektedir. Yetki tespitine konu işyerlerinde keşif icra edilmediğinden, bilirkişi raporu da hükme esas alınabilecek nitelikte değildir. İlk Derece Mahkemesince hükmüne uyulan bozma gereklerinin yerine getirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup tekrar bozmayı gerektirmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.