9. Hukuk Dairesi 2026/122 E. , 2026/460 K. "" MAHKEMESİ:İş Mahkemesi SAYISI: 2025/228 E., 2025/613 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava…
9. Hukuk Dairesi 2026/122 E. , 2026/460 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:İş Mahkemesi SAYISI: 2025/228 E., 2025/613 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin forklift operatörü olarak mamul ambar bölümünde çalıştığını, 03.01.2018 tarihi öncesinde muvazaalı şekilde alt işveren işçisi olarak gösterildiğini, kadroya geçtikten sonra da geçici işçi olarak gösterildiğini, sendika üyesi olduğunu, özlük dosyasında geçici işçi olarak tanımlandığını, 26. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 14. maddesinde geçici işçilik konusunun düzenlendiğini, oysa müvekkilinin yaptığı işin niteliği itibarıyla sürekli bir iş olduğunu, 2. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nde çalışanların yaptığı işe göre sınıflandırıldığını ve davacının yaptığı iş gereği (B) grubu kapsamında olup geçici işçi olmadığını; bununla birlikte toplu iş sözleşmesine aykırı şekilde geçici işçi olarak tanımlanıp işçilik haklarının kısıtlandığını belirterek ücret, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti, ikramiye ve sosyal yardım alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının muvazaalı çalışma iddiasının gerçek dışı olduğunu, muvazaa iddiasını kanıtlayacak delillerinin bulunmadığını, davacının belirli süreli sözleşme kapsamında geçici işçi statüsünde çalıştığını, "akıllı ambar" olarak adlandırılan ambar otomasyon sisteminin kurulması işinde görevlendirildiğini, sistemin kurulumunun bitimi ile davacının kapaklı kavanoz işinde görevlendirildiğini, davacının toplu iş sözleşmesi kapsamında bulunmadığını, hak kazandığı tüm alacaklarının davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.06.2023 tarihli kararı ile; toplanan deliller, dinlenen tanık beyanları ve hükme esas alınan Mahkemenin 2021/304 Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek, davalı işyerinde alt işverene verilen işin asıl işveren tarafından yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin asıl iş niteliğinde olduğu, alt işverene verilen işin işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olmadığı, alt işverenin işçilerinin yaptığı işi yapmaması sonucunda asıl işverenin yaptığı işlerin duracağı ve aksayacağı, davacının yaptığı işin üretimin yapılabilmesi için gerekli bir iş olduğu, davalı işyerinde asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 05.06.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 19.09.2024 tarihli kararı ile; somut olayda davacının forklift operatörü olarak işe alındığı, davalı taraf davacının mamul ambar otomasyonu projesi tamamlanıncaya kadar belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığından toplu iş sözleşmesi kapsamında olmadığını ileri sürmekte ise de toplu iş sözleşmesinde tevsi, montaj ve fırın tamiri işlerinde belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçilerin toplu iş sözleşmesi kapsamında olmayacağının belirtildiği, taraf iddia ve savunmaları ve özellikle taraf tanık anlatımları dikkate alındığında davacının forklift operatörü olarak çalıştığı, tevsi, montaj ve fırın tamiri gibi işler yapmadığı, toplu iş sözleşmesinde belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan tüm işçilerin toplu iş sözleşmesi kapsamında olmadığı yönünde bir düzenleme bulunmayıp aksine tevsi, montaj ve fırın tamiri işlerinde belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçilerin toplu iş sözleşmesi kapsamında olmayacağı belirtildiğinden ve davacı toplu iş sözleşmesinin 14. madesinde belirtilen işlerde belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışmadığından davalının savunmasının yerinde olmadığı, ayrıca davalı "mamul ambar otomasyonu projesi" tamamlanana kadar davacının çalıştırılmasının objektif esaslı unsur olduğunu ileri sürmüş ise de bu projeye yönelik dosyaya hiçbir belge sunulmadığından objektif esaslı unsuru somut ve inandırıcı delillerle ortaya koyamadığı, böylece sürekli iş yapan davacının geçici pozisyonda çalışmadığının açık olduğu, hükme esas bilirkişi raporunda hesaplamaların davacının kapsamında olması gereken toplu iş sözleşmesi hükümleri ve ücret bordrolarına göre yapıldığı, dava tarihi, ıslah tarihi ve hesaplama dönemi dikkate alındığında zamanaşımına uğrayan alacak bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 19.09.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Mahkemece hükme esas alınan raporda 26. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 31. maddesi uyarınca (B) grubuna karşılık gelen 2. gruba ait temel saat ücretine (11,82 TL) 4,10 TL ücret zammı eklenerek belirlenen 15,92 TL saat ücreti yerine, davacının iddia ve talebi aşılmak suretiyle (C) grubuna karşılık gelen 3. gruba ait temel saat ücretine (12,30 TL) 4,30 TL ücret zammı eklenerek tespit edilen 16,60 TL saat ücreti üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararına uygun değerlendirme yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının belirli süreli sözleşme ile ve geçici işçi olarak çalışması nedeniyle toplu iş sözleşmesinin uygulanamayacağını, 2. Davacının hak edip de ödenmeyen hiçbir alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hesaba esas ücretin ve ücret zammının belirlenmesine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.