9. Hukuk Dairesi 2026/264 E. , 2026/737 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/220 E., 2025/208 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili da…
9. Hukuk Dairesi 2026/264 E. , 2026/737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/220 E., 2025/208 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; çalışanların ödenmeyen bakiye fazla çalışma ücretlerinin bulunmadığının belirlenmesi amacıyla işbu davanın açıldığını, iptali istenen raporun ... ve ... Bakanlığının hak alanını ilgilendirdiğinden bu Kuruma karşı dava açıldığını, raporda yer alan tespitlerin kendi içerisinde tamamen çelişkili ve hatalı olduğunu, fazla çalışma ücretlerinin çalışanlara ödendiğini ileri sürerek ... İş Teftiş Kurulunun 26.07.2013 tarihli ve 9681-İNC-19 sayılı raporunun iptaline karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmadan işbu davanın açıldığını, davanın usul yönünden reddi gerektiğini, Bakanlık tarafından yapılan işlemlere karşı davalıya husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; ... İş Teftiş Kurulu raporu düzenlenirken yerinde ve işverence sunulan kayıtlar üzerinden, işçilere ait ücret bordroları ile diğer bilgi ve belgelerin iş müfettişleri tarafından tetkik edildiğini ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) ilgili hükümlerine muhalefet edildiğinin ayrıntılar ile ve açıkça ortaya konulduğunu, 4857 sayılı Kanun'un 92/3 hükmünün "Çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri ile işçi şikayetlerini incelemekle görevli bölge müdürlüğü memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir...”şeklinde olduğunu ve bu hüküm gereğince davacının bu tespitlerin aksini ispatla yükümlü olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2023 tarihli kararı ile; somut olayda ... İş Teftiş Kurulu Başkanlığının 26.07.2013 tarihli ve 9681-İNC-19 No.lu inceleme raporunda davacıya ait işyerinde yapılan inceleme neticesinde 4857 sayılı Kanun'un 41. maddesi gereğince içerisinde davalının da bulunduğu işçilerin yapmış oldukları fazla çalışmalar karşılığındaki ücretlerinin ücret bordrolarında düşük gösterilmesi suretiyle eksik gösterildiğinin, işçilerin hak etmiş oldukları fazla çalışma ücretlerinin en kısa sürede ödenmesi gerektiğinin belirtildiği, 4857 sayılı Kanun'un 68. maddeye aykırı olarak cumartesi günleri öğleye kadar yapılan çalışmalarda ara dinlenmesi kullandırılmadığının belirlendiği, bu aykırılıklar nedeniyle davacı işyerine idari para cezası uygulandığı, Mahkeme dosyasında davalı olan N.Ş'nin Bakırköy 32. İş Mahkemesinin 2020/82 Esas, 2022/24 Karar sayılı dosyasında bu dosya davacısı aleyhine açtığı alacak davasında fazla çalışma alacağının bulunduğunun tespit edildiği, kararın 11.01.2023 tarihinde kesinleştiği, dosyada mevcut bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; ... İş Teftiş Kurulu Başkanlığının 26.07.2013 tarihli ve 9681-İNC-19 No.lu inceleme raporunda davacı aleyhine yapılan tespitlerin subuta erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 30.11.2023 tarihli kararı ile; dosya kapsamında yer alan tüm bilgi belgelerden davalının davacı işyerinde işçi olarak çalışırken başvurusu üzerine ... İş Teftiş ve Kurulu Başkanlığınca 26.07.2013 tarihli ve 9681-İNC-19 sayılı rapor düzenlendiği, raporda davalı işçinin fazla çalışma yaptığı ancak karşılığı ücretlerin gerektiği gibi ödenmediğinin tespit edildiği, davalı işçi tarafından açılan alacak davasında da bir kısım fazla çalışma ücreti alacağına hükmedildiği, bu hâlde davalı lehine yapılan tespitin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce; dosyadaki bilgi ve belgelere göre dava konusu teftiş raporunun davalıya ait işyerinde çalışan işçilerden birinin şikâyeti üzerine yapılan teftiş sonucunda düzenlendiğinin anlaşıldığı, bu durumda, şikâyette bulunan işçi ile davalı Bakanlık arasında şekli anlamda zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunun açık olduğu, yargılamanın şekli anlamda zorunlu dava arkadaşları olan şikâyetçi işçi ile birlikte Bakanlık aleyhine sürdürülüp sonuçlandırılması gerektiği, Mahkemece açıklanan maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek hatalı değerlendirme ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının davada taraf olmaktan çıkarılmasının isabetli olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... davaya dâhil edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmış ve davalı N.Ş'nin davacısı olduğu Bakırköy 32. İş Mahkemesinin 2020/82 Esas, 2022/24 Karar sayılı dosyasında fazla çalışma alacağının bulunduğunun tespit edildiği, kararın 11.01.2023 tarihinde kesinleştiği, dosya içeriğine göre ... Başkanlığının 26.07.2013 tarihli ve 9681-İNC-19 sayılı inceleme raporunda davacı aleyhine yapılan tespitlerin sübuta erdiği ve ilgili raporun iptali talebinin reddi gerektiğine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Somut olayda şikâyetçi olan çalışanın, beyanında fazla çalışma ücretinin ödenmediğini değil yapılan ödemelerin kayıtlarda gösterilmediğini ileri sürdüğünü, işçinin belirttiği çalışma şekli, çalışma gün ve saatleri konusundaki beyanlarının kendisini bağlayacağını, bu tutanaktaki beyanlar esas alınarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 2. İnceleme raporundaki beyanlara göre fazla çalışma ücretlerinin çalışanlara ödendiğini, bu itibarla beyanları alınan çalışanların duruşmaya davet edilerek sonuca göre değerlendirme yapılması gerektiğini, 3. Raporun belgeye dayanmadığını bu yönüyle soyut olduğunu, müfettiş tarafından çalışma saatlerinin belirlenmediğini, müfettiş raporunda kaç saat çalışma yapıldığının belli olmadığı gibi ücretin ne kadarının elden ödendiğinin de belli olmadığını, raporda her ay fazla çalışma yapıldığı beyan edilmekle beraber haftanın hangi günleri fazla çalışma yapıldığı, haftalık ya da aylık ne kadar fazla çalışma yapıldığının da belli olmadığını, bu durumda işçilerin beyanlarının müfettiş tarafından yanlış yorumlandığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu ... Kurulu Başkanlığı teftiş raporunun iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.