9. Hukuk Dairesi 2026/468 E. , 2026/804 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/238 E., 2025/410 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili da…
9. Hukuk Dairesi 2026/468 E. , 2026/804 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/238 E., 2025/410 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ile dava dışı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işveren işçisi olarak davalı Bakanlığa ait işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışırken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunu; ayrıca davacının pandemi döneminde davalı Bakanlık tarafından yayımlanan Genelge çerçevesinde 7, 10... 'er günlük nöbetler ile gece gündüz 24 saat kapalı sistem çalıştığını, bu çalışma şeklinde fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde çalıştığını, gece çalışması da yaptığını, ancak bu çalışmalara ilişkin zamlı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacakları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ve gece zammı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ücret politikasının hukuka uygun olduğunu ve davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2023 tarihli kararı ile; davacının ücretinin hatalı belirlendiği iddiasına dayalı fark alacak taleplerinin reddi gerektiği, diğer alacak talepleri yönünden ücret bordroları, puantaj kayıtları ile banka kayıtlarına göre davacının ödenmeyen bir kısım alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 31.10.2023 tarihli kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun miktar itibarıyla kesinlik sebebiyle reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 31.10.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının ücret farkına dayalı talepleri dışındaki alacaklarının hesaplanmasında ... tarafından karara bağlanan söz konusu toplu iş sözleşmesi hükümlerinin dikkate alınmadığının anlaşıldığı, ilgili toplu iş sözleşmesinde fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ile gece zammı ücreti alacakları bakımından taraflar arasındaki bireysel iş sözleşmesinde ve 4857 sayılı İş Kanunu'nda yer alan hükümlerden daha fazla olacak şekilde davacı lehine düzenlemeler bulunduğu hususu da dikkate alındığında ücret farkına dayalı olanlar dışındaki alacak taleplerinin, 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri dikkate alınarak yeniden hesaplanması gerektiği, buna göre eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu ve bu rapor hükme esas alınmak suretiyle verilen kararın hatalı olduğu gerekçesiyle belirtilen şekilde yapılacak hesaplama sonucuna göre ve miktar itibarıyla davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak da gözetilerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2025 tarihli kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2025 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince bozma öncesi verilen kararda 774,03 TL gece zammı alacağının hüküm altına alındığı, kararın sadece davacı tarafça temyiz edildiği, bozma kararında da davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hakların gözetilmesi gerektiğinin belirtildiği, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda ise davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilmeksizin 186,52 TL gece zammı alacağının hüküm altına alınmasının hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Toplu iş sözleşmelerinin uygulanması noktasında hata yapıldığını, 2. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, 3. Davacının 11 saati geçen çalışmaları ile gece 7,5 saati geçen çalışmaların ödenmediğini, yılda 270 saati geçen fazla çalışmaların ödenmediğini, 4. Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı ile gece zammı alacaklarına ilişkin hesaplamalarda alacakların ve ödemelerin sadece ilgili ay özelinde mahsup edilmesi gerektiğini, 5. Davacının ücretinden iradesi dışında yapılan indirimin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; bozma ile oluşan usuli kazanılmış haklara uygun olarak karar verilip verilmediğine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.