T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1158 KARAR NO : 2025/2155 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2024 NUMARASI : 2022/300 Esas - 2024/121 Karar DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜ…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1158 KARAR NO : 2025/2155 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2024 NUMARASI : 2022/300 Esas - 2024/121 Karar DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) - İstirdat DAVA TARİHİ : 07/03/2022 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 15/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekilinin dava dilekçesinde özetle; Sakarya 1. İcra Dairesi'nin 2021/932 sayılı takip dosyasına konu çekin dava dışı ...'ye verildiği, bu şahsın çeki kaybettiği, davalıların çek de hak sahibi olmadığı, ciro silsilesinde kopukluk olduğu, dolayısıyla çek vasfının bulunmadığı ayrıca davalının soruşturma aşamasındaki beyanlarında çek bedelini aldığı yönündeki beyanları nazara alındığında çekin bedelsiz kaldığı bu nedenle çek nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile, davacı ...'nin çek bedelini ödediği nazara alındığında bu davacı yönünden çek bedelinin istirdadına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalının iyi niyetli 3. kişi olduğu ve çekin meşru hamili olduğunu, davacıların dava açmadaki hukuki yararlarının olmadığını, davacının iddiasına göre çekin ... tarafından rıza dahilinde ...'ye verildiği, dolayısıyla davacıların çek üzerindeki mülkiyet haklarının sona erdiği, çekin ciro silsilesinde herhangi bir bozukluk bulunup bulunmadığı ve davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davacılar ... ve ...'un açtığı davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, 2-Davacı ...'nin açtığı davanın reddine, 3-Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; sayın ilk derece mahkemesi gerekçesinde belirtilen ciro silsilesinde kopukluk olmadığı ve diğer gerekçelerine atıf yapılan ... ifadesinin açıkça suçtan kurtulmaya yönelik ifadeler olup hükme esas alınmasınin açıkça hukuka aykırılık oluşturduğunu, davalı dahil dava dışı kişi ya da kişilerin fikir ve eylem birliği içinde davacılardan haksız ve sebepsiz kazanç elde etmeye çalıştıkları ortada olduğunu, uzlaştırma bürosuna gönderme kararı karar verilmezden evvel sayın mahkeme de beyan edilmiş olmasına rağmen bu husus dikkate alınmadığını, tahrifat yapılarak kötü niyetli hareket edilmesi karşısında dava dışı şirketin ticari defter belge ve kayıtları incelendiğinde çekin kayıtlarda görünmediği ve alacak talebinde bulunan sözde çek alacaklısının meşru hamil olamayacağı temel borç ilişkisinin ispatının mümkün olmayacağı ortaya çıkmasının önüne geçilmek istenerek açıkça kötüniyetli hareket edildiği ortaya çıkmış ancak bu talepler yönünden de eksik inceleme yapıldığını, davacı ... yönünden haksız iktisab nedeniyle çekin istirdat şartları oluştuğu gibi keşideci ve ciranta konumunda olan müvekkiller yönünden de menfi tespit talebinde bulunmalarında mevcut talep edilebilir hukuki yararları olduğundan bu yönde dava hakları bulunmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çek, kambiyo senedi niteliğinde olup, üstelik hamiline düzenlenmiş bir çek olduğunu, bu sebeple davacıların bu çek üzerinde hak iddia etmeleri mümkün olmadığını beyan ile; davacıların istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2024 Tarih - 2022/300 Esas - 2024/121 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davacılar ... ve ...'un açtığı davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı ...'nin açtığı davanın ise reddine, karar verilmiş karara karşı davacılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davalı tarafından, davacılar aleyhine Sakarya 1. İcra Dairesi'nin 2021/932 esas sayılı dosyası ile QNB Finansbankası A.Ş. Sakarya Şubesi'ne ait keşidecisi ... olan, 05.06.2020 keşide tarihli, ... seri numaralı 250.000 TL bedelli çeke istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılması üzerine, davacılar tarafından eldeki davanın açıldığı ve açılan davada çek nedeniyle borçlu olmadığına karar verilmesi ile davacı ...'nin takibe konu çeki ödediğinden bahisle bu davacı yönünden çekin istirdatının talep edildiği, davalı tarafından davanın reddine karar verilmesinin istenildiği, ilk derece mahkemesince davacılar ... ve ...'un açtığı davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacı ...'nin açtığı davanın ise reddine karar verildiği, karara karşı davacılar vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Eldeki davanın, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemi ile çek bedelinin ödendiği iddiasına dayalı istirdat talebine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından; davanın üç davacı tarafından birlikte açıldığı, davacılardan ikisinin dava dilekçesinde menfi tespit, bir davacının ise çek bedelini ödediğini ileri sürerek istirdat talebinde bulunduğu, mahkemece menfi tespit talebinde bulunan davacılar yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden ret, istirdat talebinde bulunan davacı yönünden ise esastan ret kararı verildiği anlaşılmıştır. İstirdat davası, borçlu olmadığı bir bedeli ödeyen kişinin, ödediği bedelin iadesini talep ettiği, ödemenin yapılmış olmasını zorunlu unsur olarak içeren bir dav türüdür. Eldeki davada; istirdat talebinde bulunan davacının, çek bedelini ödediği hususu sabit olmakla birlikte davaya konu çekin hamile yazılı çek olması nedeni ile tarafların anlaşması ve zilyetliğin devri ile bir başkasına devredilebileceği, taraf beyanları ve soruşturma dosyasına göre çekin rıza dışı elden çıkmadığı, ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı, çekin arka yüzünde cirantanın silinmesinin tahrifat sayılamayacağı ancak yok hükmünde sayılacağı, dosya kapsamı delilerden ödemenin geçerli bir borcun ifası niteliğinde olduğu anlaşıldığından, istirdat talebinin mahkemece reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Menfi tespit davası, davacının belirli bir hukuki ilişki veya takip konusu alacak yönünden borçlu olmadığının tespitini amaçlayan bir dava olup, bu davanın açılabilmesi için davacının hukuki yararının bulunması zorunludur. Eldeki davada; menfi tespit talebinde bulunan davacıların, dava konusu çek bedelini ödemedikleri, haklarında kesinleşmiş bir icra takibi bulunsa dahi, icra dosyasına diğer davacı tarafından ödeme yapılmış olması nedeniyle bu davacılar yönünden halen mevcut ve güncel bir hukuki tehdidin varlığından söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda, menfi tespit talebinde bulunan davacılar yönünden davanın reddi gerekirse de; bu ret aktf husumet yokluğu nedeniyle değil, hukuki yarar yokluğu sebebine dayanmalıdır. Zira aktif husumet, davanın tarafı olma ehliyetine ilişkin olup; menfi tespit talebinde bulunan davacıların, çek ilişkisi bakımından taraf sıfatlarının bulunduğu açıktır. Ancak mevcut koşullarda, menfi tespit davası açılmasını gerektirir korunmaya değer bir hukuki yarar bulunmamaktadır. Açıklanan tüm bu nedenlerle, menfi tespit talepleri yönünden davanın, hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken aktif husumet yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle esastan reddine, yerel mahkemenin kararının kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacıların İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE; 1-)Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2024 Tarih - 2022/300 Esas - 2024/121 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA, a-Davacılar ... ve ...'un açtığı davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, b-Davacı ...'nin açtığı davanın REDDİNE, c-Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, ç-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 18.108,10-TL'nin yatıran tarafa iadesine, d-Davacı ...'nin açtığı davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 57.020,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalı Şeyhus Süve'den alınarak davalıya verilmesine, e-Davacı ...'un açtığı davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davalıya verilmesine, f-Davacı ...'nın açtığı davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davalıya verilmesine, g-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, ğ-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine, 2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-Bakiye 563,40 TL (187,80 x 3) harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, b-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, c-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, istinaf eden davacılar üzerinde bırakılmasına, ç-İstinaf eden davacılar tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davacılara iadesine, d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, e-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine, İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*