T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2155 KARAR NO : 2026/817 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/10/2024 NUMARASI : 2023/538 Esas - 2024/498 Karar DAVACI : ... - ...-... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... - ... VEKİLİ …
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2155 KARAR NO : 2026/817 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/10/2024 NUMARASI : 2023/538 Esas - 2024/498 Karar DAVACI : ... - ...-... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ... - ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/11/2023 KARAR TARİHİ : 29/04/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 13/05/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Sakarya ilinden makine imalatı yapan bir firma olduğunu, davalılardan Makro Çelik Ltd. Şti. İle 2022 yılı 10. Ayından 2023 yılı 7. Ayına kadar birkaç sefer malzeme alımı olduğunu, davacının aldığı malzemeler karşılığında faturalar düzenlendiğini ve tüm bu fatura tutarlarının davacı şirket tarafından ödendiğini, davalılardan Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı Alemdar Vergi Dairesi Müdürlüğünce davacı şirkete 25.09.2023 tarihinde haciz ihbarnamesi e-tebligat ile gönderildiğini, 30.09.2023 tarihinde de okunmuş sayıldığını, davacı şirket bu haciz bildirisine (7) günlük süreyi sehven kaçırdığından itiraz edemediğini belirterek davacı şirketin davalılardan Makro Çelik şirketine borçlu olmadığının tespiti ile davacı şirkete davalı Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından gönderilmiş bulunan 25/09/2023 tarihli haciz bildirisi yazsının teminatlı veya teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1- Davacının açmış olduğu davanın KABULÜ ile; Davacının davalı Makro Çelik şirketine borçlu olmadığının TESPİTİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmasında davalı tarafın kusuru olmadığı gerekçesiyle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini beyan ile; yerel mahkeme kararının yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket davacı ile Alemdar Vergi Dairesi arasında olan usuli haciz ihbarnamelerinin gönderilmesinde bir tasarrufu bulunmadığını, arabuluculuk ücreti de yargılama giderlerinden olmakla gerekçe doğrultusunda davacıya yükletilmesi gerektiğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2024 Tarih - 2023/538 Esas - 2024/498 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı şirketin Sakarya ilinde makine imalatı alanında faaliyet gösterdiğini, davalılardan ... ile 2022 yılı Ekim ayı ile 2023 yılı Temmuz ayı arasında ticari ilişki kapsamında çeşitli malzeme alımları yapıldığını, bu alımlara ilişkin faturaların düzenlendiğini ve fatura bedellerinin tamamının davacı şirket tarafından ödendiğini, dolayısıyla davacı şirketin anılan firmaya herhangi bir borcunun bulunmadığını, buna rağmen davalı (tefrik edildi) Kocaeli Verği Dairesi Müdürlüğü tarafından 25/09/2023 tarihli haciz ihbarının davacı şirkete e tebligat yoluyla gönderildiğini ve 30/09/2023 tarihinde tebliği edilmiş sayıldığını, (7) günlük yasal sürede itiraz edilmemesi nedeniyle mağduriyet oluştuğunu belirterek borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafından cevap dilekçesinin sunulmadığı, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. 1-Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede; Eldeki davanın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 79/IV.maddesine göre 3.kişi tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. 6183 sayılı Kanunun 79. maddesinde; "...haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır. Üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunur. Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır. Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır. Menfi tespit davası açılması halinde mahkemece bu Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan türden teminat karşılığında takip işlemlerinin durdurulmasına karar verilebilir. Teminat, alacaklı tahsil dairesine verilir ve haciz varakasına dayanılarak haczedilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, takip işlemlerinin durdurulması hakkında kararı veren mahkeme tarafından çözümlenir. Davasında haksız çıkan üçüncü şahıs aleyhine, haksız çıktığı tutarın % 10'u tutarında ayrıca inkâr tazminatına hükmedilir. ..." . Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 79.maddesi, kamu alacaklarına ilişkin olmak üzere 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 89.maddesinin özel bir görünümü olup; bu kapsamda kamu idareleri tarafından harç, vergi, sigorta primi ve diğer kamu alacaklarınında dolayı yükümlünün 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının nasıl takip edileceğine ilişkin özel düzenleme içermekte ise de; bu kapsamda açılacak davalarda 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 89/3.maddesine göre açılan menfi tespit davalarına ilişkin yargılama ve ispat usulleri de benzeşmektedir. Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır. 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olup, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisi bulunmamaktadır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/5228 esas 2023/6468 karar sayılı ilamı). Somut olayda; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin “Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi” yönündeki 2023/5228 esas 2023/6468 karar sayılı ilamına göre; uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi gerekmektedir. 6183 sayılı Kanunun 79. maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince 6100 sayılı yasanın 114-(1)-c) ve 115-(2) maddeleri gereği mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken aksine olacak şekilde esasa girilip yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu değerlendirilmiştir. Açıklanan bu nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-3) ve 355. maddesi uyarınca kamu düzeni gereğince kaldırılmasına, taraf vekillerinin istinaf isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a) maddesi gereği Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesine açılan davanın dava şartı (görev) yokluğu nedeniyle HMK'nın 114-(1)-c) ve 115-(2) maddeler gereğince usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Tarafların istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/10/2024 Tarih - 2023/538 Esas - 2024/498 Karar sayılı kararının HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince kamu düzeni gereğince KALDIRILMASINA, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA, a-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılan davanın (görev) dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114-(1)-c) ve 115-(2) maddeler gereğince USULDEN REDDİNE, Dairemiz kararı kesin nitelikte olduğundan, HMK'nın 20. maddesi uyarınca bu kararının tebliğ tarihinden itibaren (2) haftalık kesin süre içinde ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Kocaeli Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde ilk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, b-6100 sayılı HMK'nın 331-(2) maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkemece hükmedilmesine, c-6100 sayılı HMK'nın 331-(2) maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkemece verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunda karar verilmesine 3-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-İstinaf Karar harçlarının, talepleri halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine, b-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, c-İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların, istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, ç-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine, d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, e-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, f-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/04/2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... *Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır. * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*