T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/397 KARAR NO : 2026/962 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/01/2026 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2025/1219 Esas İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN/DAVACI : ... - ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... İHTİYATİ…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/397 KARAR NO : 2026/962 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/01/2026 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2025/1219 Esas İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN/DAVACI : ... - ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... İHTİYATİ HACZE İTİRAZ EDEN/DAVALI : ... - ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA TÜRÜ : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) TALEP : İhtiyati Haciz DAVA TARİHİ : 25/11/2025 KARAR TARİHİ : 18/05/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 20/05/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının, davacı olan şirkete ait depodan almış olduğu hizmete ilişkin 10.06.2025 tarihli, 11.06.2025 ödeme tarihli, KCP2025... numaralı fatura düzenlenmiş olduğunu ve davalı firmaya iletildiğini, davalı tarafın fatura tarihinin üzerinden uzun bir zaman geçmiş olmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacı firma yetkilisi ile davalı firma yetkilisinin faturanın ödenmesine ilişkin yazışmalarında, davalı firmanın borcu kabul ettiğini, yalnızca ödemek için süre talep ettiği, Whatsapp konuşmalarının ekte sunulduğunu, davalıya Kocaeli 6. Noterliği 04.08.2025 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname çekildiğini, ihtarnamede 7 gün içerisinde ödeme yapılması talep edilmiş olsa da, herhangi bir cevap verilmemiş veya ödemede bulunulmadığını, Gebze İcra Dairesi'nin 2025/27362 Esas Numaralı dosyası ile takibe geçildiğini, davalıların borcu olmadığı iddiasıyla takibe haksız itiraz ettiğini, davalının borcu kabul ettiğini, yalnızca ödeme güçlüğü olduğundan bahisle süre istediğini, takibe yapılan itirazın yalnızca alacağı geciktirmek ve zaman kazanmak amacıyla yapıldığını, İcra ve İflas Kanunu m. 257 ve devamı maddeleri uyarınca, karşı tarafın malvarlığı üzerine ihtiyaten haciz uygulanmasına karar verilmesini, İİK madde 257 vd. hükümleri gereği ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalıya ait taşınır, taşınmaz mallar ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız, uygun görülmediği takdirde mahkemenin takdir edeceği teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince 02/12/2025 tarihli ara karar ile; " ... 1-Davacının ihtiyati haciz talebinin, dava konusu edilen 300.000,00.-TL alacak üzerinden %15'i teminat mukabilinde KABULÜNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davalının yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının borca yetecek miktarının Gebze İcra Dairesinin 2025/27362 Esas sayılı dosyasından İHTİYATİ HACZİNE, ..." karar verilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden davalı itiraz dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından, dava ikame edilirken dosyaya sunulan fatura gerekçe gösterilerek vadesi geldiği iddia edilerek ihtiyati haciz talep edildiğini, İİK m. 257/1 uyarınca vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının talebi doğrultusunda ihtiyati hacze karar verilebileceği belirtilmişse de takibe konu miktarın ve dayanak belge olarak sunulan faturanın vadesine ilişkin taraflar arasında herhangi bir sözleşme veya mutabakat bulunmadığını, sadece davacı yan tarafından tek taraflı olarak hazırlanmış olan faturada yazan vade tarihi kabul edilemeyeceğini, ancak mahkeme tarafından ihtiyati haciz kararı verilirken hatalı bir şekilde, davacı yan tarafından tek taraflı olarak belirlenen bu vade tarihi kabul edildiğini, haciz talebinde bulunan alacaklının, alacağın ödenmeme durumunun veya alacağının tehlike altında olduğunun somut delillerle mahkemeye kanıtlanması gerektiğini, bu durumun, alacaklının alacağını tahsil etme imkanının zorlaşması veya alacaklı lehine bir değişikliğin gerçekleşmemesi durumunda ortaya çıkabilecek zararları içerebileceğini, davacı yan tarafından herhangi bir şekilde bir tehlike olup olmadığı ortaya konmadığını, davacı yanın ihtiyati haciz talebinin gerekliliğine dair herhangi somut bir delil ortaya koymaması ve de ihtiyati haciz kararının gerekliliğini yaklaşık olarak bile ispat edememesi sebebiyle, mahkeme tarafından verilen 02.12.2025 tarihli ihtiyati hacze ilişkin itirazlarının kabulüyle verilen kararın kaldırılmasına talep etmiştir. Mahkemece 08/01/2026 tarihli ara karar ile; " ... 1-Mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın REDDİNE, ..." karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yan tarafından haksız bir şekilde ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş olup herhangi bir şekilde alacağını alamama tehlikesi veya alacağı olduğunu dahi yaklaşık olarak ortaya koyamamışken hatalı bir şekilde yerel mahkeme tarafından ihtiyati haciz talebi kabul edildiğini, öncelikle belirtmek gerekir ki fatura tek başına akdi ilişkinin ispatına elverişli olmadığını, davacı yan tarafından herhangi bir şekilde bir tehlike olup olmadığı ortaya konamadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1219 Esas sayılı 08/01/2026 Tarihli Ara Kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; faturadan kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 02/12/2025 tarihli ara karar ile davacının ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine 08/01/2026 tarihli ara karar ile ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verildiği, karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından, davacı şirkete ait depodan alınan hizmet karşılığında 10/06/2025 tarihli ve 11/06/2025 ödeme vadeli KCP2025... numaralı faturanın düzenlenerek davalı tarafa iletildiğini, fatura tarihinin üzerinden uzun süre geçmiş olmasına rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, ayrıca, davacı şirket yetkilisi ile davalı şirket yetkilisi arasında gerçekleştirilen yazışmalarda davalı tarafın borcu kabul ettiğini, yalnızca ödeme yapmak için süre talep ettiğini, bu hususun wtsup yazışmaları ile sabit olduğunu, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, açılan davada ihtiyati haciz talep edildiğinin belirtildiği, talep üzerine ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararı verildiği, davalı tarafından, verilen ihtiyati hacze itiraz edilmesi üzerine itirazın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık; ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2004 sayılı İİK'nın 257-(1) maddesi "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." 2004 sayılı İİK'nın 257-(2) maddesi "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." 2004 sayılı İİK'nın 258-(1) maddesi" ...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur..." hükmü düzenlenmiştir. İhtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için durumun gerektirdiği hallerde karşı taraf dinlenmeden (İİK m.258) ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görülerek de verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şartı olmayıp, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir. Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Ancak; kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde; tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak; yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Geçici hukuki korumalarda; bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından HMK'da bir yenilik getirilmemekle birlikte; “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir Eldeki davada, davacı vekilince ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, mahkemece talebin kabulü ile ihtiyati haciz kararı verildiği, verilen karara karşı davalı tarafça itiraz edildiği, mahkemece itirazın reddine karar verildiği, işbu karara karşı davalı vekilince kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmaktadır. Az yukarıda da değinildiği gibi, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığının yaklaşık ispat seviyesinde ortaya konulması ve alacağın muaccel olduğuna ilişkin kuvvetli emarelerin bulunması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça dayanılan faturanın tek başına alacağın varlığını kesin olarak ortaya koymadığı, dosya kapsamında sunulan Whatsapp yazışmalarının ise içerik ve aidiyet yönünden yargılamayı gerektirdiği, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin kapsamı ile alacağın miktarının ancak yapılacak tahkikat sonucunda netlik kazanabileceği anlaşılmaktadır. Bu aşamada mevcut delil durumu itibarıyla davacının alacağını yaklaşık ispat ölçüsünde ortaya koyabildiğinin kabulü mümkün görülmemektedir. Açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle, ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin mahkeme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ile davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir. Bu nedenlerle; ihtiyati hacze itiraz eden/ davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)İhtiyati hacze itiraz eden davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1219 Esas sayılı 08/01/2026 Tarihli Ara Kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353. maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, a-Davalının ihtiyati hacze itirazının kabulü ile davalı yönünden 02/12/2025 tarihli ara kararının KALDIRILMASINA, ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, 2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına, b-İstinaf Karar Harcının talebi halinde ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, c-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, d-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, e-İstinaf edenin yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince istinaf edene iadesine, f-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/05/2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... *Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır. * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*