T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1333 KARAR NO : 2025/1125 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .......ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :....... NUMARASI : ....... Esas sayılı derdest dosyadaki ........ tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari Niteliktek…
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1333 KARAR NO : 2025/1125 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .......ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :....... NUMARASI : ....... Esas sayılı derdest dosyadaki ........ tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A) TALEP: Davacı vekili sunduğu ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde; inşaat işleri için davalı şirketle iki farklı proje için sözleşme yapıldığını, davalının yüklendiği edimleri yerine getirmesi için 14 adet çekin davalının resmi yetkilisi .........'a elden imza karşılığında verildiğini, sözleşme ve çek teslim tutanaklarından anlaşılacağı üzere ileriye dönük davalının taahhütlerine karşılık tüm çeklerin davalıya verildiğini, davalının çeklere istinaden üstlendiği edimleri yerine getirmediğini, çeklerin bir kısmının haciz baskısı altında ödendiğini, bunlara ilişkin ayrıca istirdat davası açılacağını, henüz ödenmeyen çekler hakkında bu davanın açıldığını, davalı Şirket yetkilisinin Mahkemeye müracaat ederek "Çeklerin iradesi dışında kaybolduğunu veya çalındığını beyanla bu davaya konu çekler hakkında ihtiyati tedbir" talep ettiğini, Mahkemenin ........ E. sayılı dosyasında bu çekler hakkında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, dolayısı ile bu çeki elinde bulunduran kimsenin iyiniyetli üçüncü kişi sayılamayacağından çeklerin sahte imzalarla veya sahte cirolarla dolaşıma sokulmuş olabileceğini, yine .......'ın .........'de bu çeklerin iradesi dışında elinden çıkıp çalındığından bahisle suç duyurusunda bulunduğunu, suç duyurusu ile birlikte çeklere tedbir konulmasını ve çeki ibraz edenlerin kimlik bilgilerinin alınması için ilgili bankalara talimat yazılmasını talep ettiğini, soruşturmanın devam ettiğini belirterek, çekler bedelsiz kaldığından ve davacı şirketin de davalıya borçlu olmaması nedeni ile davanın kabulü ile çeklerin iptaline karar verilmesini, çeklerden ....... Bankası'nın........ tarihli .... Şubesi'ne ait ....... seri nolu ..... bedelli çekten dolayı ... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyası hakkında, dava şartı arabuluculuka müracaat tarihinin takip tarihinden önce olması da dikkate alınarak İİK'nın 72/2 uyarınca % 15 teminat mukabilinde tedbiren durdurma kararı verilmesini, çeklerden .....adedi hakkında üçüncü kişileri de kapsayacak şekilde ödeme yasağına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. B) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: ........ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... E. sayılı derdest dosyasında ..... tarihli ara kararı ile; davacı vekilinin çekler hakkında üçüncü kişileri de kapsayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. sayılı dosyası hakkında İİK 72/II uyarınca %15 teminat mukabilinde tedbiren durdurma kararı verilmesine ilişkin talepte bulunduğu, yaklaşık ispata henüz kanaat getirilmediği, iddianın yargılamayı gerektirdiği, yasal şartların oluşmadığı, davanın tarafları dışında 3.kişileri bağlayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, davaya konu çekler hakkında 3.kişileri bağlamayacak ve davanın tarafları yönünden sonuç doğuracak şekilde tedbir kararı verilebileceği, bir ödeme aracı olan çekin illetten mücerret olması sebebiyle iyiniyetli üçüncü kişilerin haklarının ihlal edilmemesine gerektiğinden ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, karar verilmiştir. C) DELİLLER: ........Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... E. sayılı dosyası kapsamı. D) İSTİNAF NEDENLERİ: İnceleme konusu ara karara karşı ihtiyati tedbir talebinde bulunan davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde; yukarıda belirtilen dava dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve ilaveten; çeklerin sahte imza ile piyasaya sokulduktan sonra 3-4 kişi tarafından el değiştirildikten sonra ibrazı yapılıp, bu şekilde de aradaki kişilerin imza ve ticari faaliyetlerinin tespiti mümkün olmadığı için en son çeki elinde bulunduran kişinin çekleri takibe koyduğunu, böylece hukuki hile yapılarak (sözde) iyi niyetli üçüncü kişi olarak bu çeklerin bedeli haksız şekilde müvekkilinden tahsil edildiğini, bu işlemlerde üçüncü kişilerden "iyi niyetli" olarak söz edilemeyeceğini, ortaya çıkan çekler için aradaki cirantaların hiçbirinin malvarlığının olmaması ve çek bedelinin müvekkilinden tahsil edilmesinin bu iddiayı kanıtladığını, hukuka karşı hile ile iyiniyet yaratılamayacağını, çeki elinde bulunduran kişi gerçekten iyiniyetli ise teminattan alacağını tahsil edebileceğini, Mahkemenin kötü niyetli üçüncü kişilerin haklarını korurken, iyiniyetli ve teminat karşılığında tedbir talep eden müvekkilini korumadığını, bu husus Mahkemeye sunulan belge ve delillerle ispat edildiği halde, talebin haksız reddedildiğini, kararın hiçbir yönünün hukuka uygun düşmediği gibi, hiçbir yönü ile adil de olmadığını, üçüncü kişilerin haklarının zayi edileceği düşüncesi ile karar verilse de zararın giderilmesi için teminat müessesinin düzenlendiğini, Mahkemenin hukuki süreçleri gözönüne alarak öncelikle % 15 teminat mukabilinde ihtiyati tedbir vermesi, tereddüt hasıl olursa teminat karşılığında tüm çekler hakkında tedbir kararı vermesi gerekirken tüm taleplerin reddinin hukuka uygun düşmediğini, Mahkemenin "husus yargılamayı gerektirdiğine" ilişkin değerlendirmesinin de yerinde olmadığını, mevcut hukuki ve fiili durumun müvekkili yönünden çekilemez bir durumolduğunu, çeklerin ödeme tarihlerinin yıl sonuna denk geldiğini, paraların istirdadının yargılama ile yıllar süreceğini, parayı hile ile tahsil eden kişilerin yıllar içinde malvarlığı kalacağının kesin olmadığını, haksız ödenecek paranın yıllar sonra tahsil edilse de bir değeri kalmayacağının açık olduğunu, kararların kesinleşmeden infazı da mümkün olamayacağından çekler ödenince müvekkilinin iflas riski bulunduğunu, teminat karşılığı ihtiyati tedbir talebinin reddinin hukuka uygun olmayıp kaldırılması gerektiğini, Bu davanın açılması için önce dava şartı olarak arabuluculuk yoluna gidildiğini, arabuluculuk sürecinde müvekkili aleyhine ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. sayılı takibinin açıldığını, bu takibin arabuluculuğa başvurudan sonra açılması da dikkate alınarak % 15 teminat karşılığında durdurulması gerekirken bu talebin de haksız reddedildiğini, her ne kadar yasada "İcra takibinden önce" denilse de dava açma tarihi değil, arabuluculuğa başvuu tarihinin esas alınması gerektiğini, aksi taktirde arabuluculuğa başvurudan sonra iki aylık arabuluculuk süresinde açılan takiplerin bu hükmün dışında kalacağını, bunun ise kanunun ve arabuluculuğun amacına aykırı olacağını, Mahkemenin yaptığı değerlendirmenin de hukuka uygun düşmediğini, Talebe ilişkin belgelerin tamamının dosyaya sunulduğunu, yaklaşık ispatın ötesine geçilip, belgelerle kesin bir şekilde ispat edildiğini, bedelsiz kalacak çeklerden dolayı, kötüniyetli 3. ve 4. kişilere yapılacak ödemelerin müvekkili tarafından istirdadının mümkün olmadığını, bu durumda müvekkili yönünden telafisi imkansız zararlar meydana geleceğini, Mahkemenin tarafların haklarını eşit koruması gerektiğini, müvekkilinin bu çekler hakkında kesin karara dek % 15 teminat ile durdurulmasını, aksi taktirde tüm bedellerin depo edilmesi ile bu çekler hakkında durdurma kararı verilmesinin talep edildiğini, bu yöndeki karar ile kimsenin hakkının zayi olmayacağını, yargılamada davanın reddi halinde, gerçek alacaklının alacağını teminattan alacağını, diğer taraftan kötü niyetli üçüncü kişilerin haksız şekilde bedelleri tahsil ederse müvekkilini koruyacak hukuki kurum bulunmadığını, Takibin bu çekler için kötüniyetli 3.kişiler yönünden de durdurulması gerektiğini, piyasada dolaşıma sokulan çeklerin çalıntı çekler ve cirolarının sahte olduğunu belirterek, yargılamanın duruşmalı yapılmasını, duruşmalı yargılamada çekleri teslim alan ......'ın ve Şirket sahibi .......'ın tanık olarak dinlenmesini, neticede ......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ......... E. sayılı dosyasındaki ara kararın kaldırılmasını, davaya konu tüm çekler hakkında öncelikle çek bedelinin % 15 teminatı mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, teminat yönünden aksi kanaatte çek bedeli kadar teminat karşılığında tüm çekler hakkında tüm üçüncü kişileri de kapsayacak şekilde teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. E)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Talep, eldeki menfi tespit davasında dava konusu çekler hakkında %15 teminat karşılığında olmazsa tüm çek bedeli depo edilerek ödeme yasağı konulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile çeklerden biri hakkında arabuluculuk aşamasında iken açılan icra takibi bakımından takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir verilmesine ilişkindir. Davacı vekilince, tarafların inşaat işi için sözleşme yaptıklarını, davalıya yapacağı iş için davacı Şirketin keşideci, davalı Şirketin lehtar olduğu çeklerin verildiğini, sonrasında davalı tarafça edimlerin yerine getirilmediğini ve çeklerin bedelsiz kaldığını belirterek, buna yönelik çeklerin bedelsizliğine ilişkin eldeki menfi tespit davası açılmış, davada ihtiyati tedbir yolu ile %15 teminat karşılığında yada tüm çek bedeli depo edilerek çekler hakkında ödeme yasağına yönelik ihtiyati tedbir konulması ile işbu dava arabuluculuk aşamasında iken açılan icra takibinin durdurulması yönünde talepte bulunmuştur. Mahkemece, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, Dairemizce 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki; ara karar başlığında; davacı Şirketin ve davacı vekilinin adresinin yazılmaması, HMK'nın 297.maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirmekle yetinilmiştir. Geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan "ihtiyati tedbir" 6100 Sayılı HMK'nın 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK'nın 389.maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391.maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393.maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394.maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usûle yer verilmiştir. HMK’nın 391/3.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı ve HMK'nın 394/5. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında verilen karar karşı kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. HMK'nın "İhtiyati Tedbirin Şartları" başlıklı 389.maddesinde "(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır." hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddede ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390.maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, "yaklaşık ispat" kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez. Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak veya onun ticari hayatını ya da yaşantısını zora sokacak nitelikte verilecek tedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. 2004 sayılı İİK'nın "Menfi tesbit ve istirdat davaları" başlıklı 72.maddesinde;...hükmü mevcuttur. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dosyadaki belgelerin incelenmesinde; çeklerde davacı Şirketin keşideci, davalı Şirketin lehtar olduğu, farklı miktarlarda olup, Mayıs-2025 ile Ekim-2025 tarihleri arasında olduğu, ........Asliye Ticaret Mahkemesi'nin başka bir dosyası olan ...... E. Sayılı zayi nedeniyle çek iptali hasımsız dava dosyasında; dava tarihinin ........ olduğu, davacının eldeki dosya davalısı Şirket yetkilisi ......olduğu,.....'nin lehtar olduğu (eldeki dava dosyasına konu çeklerle bazıları aynı olan) toplamda .... adet çeki elden teslim aldığını, çekleri kaybedip çalınma ihtimalinin de mevcut olduğunu, tüm aramalara rağmen teslim aldıkları çekleri bulamadıklarını, müvekkilinin hamili olduğu çeklerin dava sonuna kadar 3. kişilere ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesinin talep edildiği, Mahkemenin....... tarihli ara kararı ile toplamda .... adet çek üzerine dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren ödeme yasağı konulmasına karar verildiği, yine ......'ın ... CBS'ye ... tarihinde davaya konu çeklerin çalındığından bahisle suç duyurusunda bulunduğu, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin sunulduğu, ayrıca davalı Şirket yetkilileri ...... ve ......... tarafından imzalanan yazılı belgede; "toplamda ....adet çek keşide edilmiş ve bu çekler kurulan sözleşme karşılığında.............. tarafından keşide edilen çekler tarafımızca teslim alınmış olmasına rağmen anlaşmamız doğrultusunda mallar teslim edilmemiş ve herhangi bir hizmet sunulmamıştır. Bununla birlikte, tarafımıza teslim edilen çekler bilgimiz ve haberimiz dışında elimizden çıkmış olup bu nedenle teslim edilememiştir." denildiği görülmüştür. Davadaki nihai talep çeklerin bedelsizlik nedeniyle iptaline ilişkin olup, bu inceleme ve istinafa konu uyuşmazlık dışındadır. İhtiyati tedbirin reddine ilişkin inceleme konusu ara kararda; 3.kişileri kapsar şekilde ödeme yasağı konulmasının reddine karar verilmiş olup, Mahkeme hükmünün isabetli olduğu değerlendirilmiştir. Zira kamu güvenine mazhar olan kambiyo senedi niteliğindeki çekler ibraz edildiğinde ödenmesi gereken (nakit gibi) belgedir. Davacının diğer talebi ise; işbu menfi tespit davasına konu olan çeklerden dava dışı Şirket tarafından takibe konulan ......... tarihli......... nolu ....... TL çeke ilişkin...... İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı takibinin durdurulması talebidir. Davacı bu tedbir talebinin reddinin haksız olduğunu, çünkü takip öncesi açılan menfi tespit davası hükmünde olduğunu ileri sürmüştür. Takibin incelenmesinde ise; .... İcra Müdürlüğü'nün......... E. sayılı takibinde alacaklının dava dışı Şirket olduğu, borçluların ise bu dava tarafları ile dava dışı kişi olduğu, takip dayanağının işbu dava konusu çeklerden biri olduğu, takip tarihinin....../2025 olduğu, takibin borçlu (bu dosya davacısı.........'nin ödemesi ile.......... tarihinde işlemden kaldırıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda durdurulması istenen icra takibinin ödeme nedeniyle işlemden kaldırıldığı görülmekle, bu talep yönünden menfi tespit davası istirdada dönüşecek olup, takibin durdurulmasında davacının hukuki yararı kalmadığından konusuz kalan talep hakkında, bir karar verilmesine gerek bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça sunulan belgelerin yaklaşık ispata elverişli olmadığı, taleplerin yargılamayı gerektirdiği şeklindeki gerekçenin isabetli olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ilk derece mahkemesi ara kararında usûl ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı kanısına ulaşan Dairemiz davacının istinaf itirazlarını yerinde görmemiştir. Bu itibarla, davacı vekilinin inceleme konusu ilk derece mahkemesi ara kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-(b-1) bendi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacı vekilinin ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı derdest dosyadaki ...... tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararına ilişkin istinaf kanun yolu başvurusunun, HMK’nın 353/1-(b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-)İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için sarf edilen masrafların, kendi üzerinde bırakılmasına, 5-)İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmın, HMK'nın 333.maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra İlk Derece Mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-)6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, 8-)Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. ......... Başkan E-imza Üye E-imza Üye E-imza Katip E-imza * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*