T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/116 KARAR NO : 2026/571 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ............. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ...../...... Esas - ...../...... Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : VEKİLİ : DAVA KONUSU : DAVA TARİHİ : 14/10/2025 KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf incelemesi için Dairemize gönde…
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/116 KARAR NO : 2026/571 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ............. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ...../...... Esas - ...../...... Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : VEKİLİ : DAVA KONUSU : DAVA TARİHİ : 14/10/2025 KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalılar arasında çeşitli kredi ve kredi kartı sözleşmeleri imzalandığını, ancak davalıların sözleşme hükümlerine aykırı davranıp taahhütlerini yerine getirmediğini, bunun üzerine davacı banka tarafından davalılara ihtarnameler gönderildiğini, borcun muaccel hale geldiğini, bedelin tahsili için icra takibine girişildiğini, davalıların haksız itirazı sonucu takibin durdurulduğunu belirterek ......... İcra Dairesinin ....../...... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Usulüne uygun tebliğe rağmen sunulmamıştır. B-)MAHKEMENİN KARAR ÖZETİ: "...davacının tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk başvurusunun ticari dava şartı olan ticari uyuşmazlıklarda görevli ve yetkili ara buluculuk dava şartını karşılamadığı ve ya görevsilik kararı akabinde dava dosyası mahkememize tevzi edilmeden evvel ticari arabuluculuk yoluna başvurulmadığı, davacının zorunlu ticari arabuluculuk sürecini tamamlamadan eldeki davanın mahkememize tevzi olunduğu anlaşılmakla; Mahkememizce, re'sen gözetilmesi gereken ve sonradan tamamlanabilir nitelikte olmayan dava şartına ilişkin 6102 sayılı TTK m. 5/A(1) ve 6325 sayılı HUAK m. 18/A(2) hükümleri gözetilerek; davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine..." karar verildiği görülmüştür. C-)İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu ipoteğin ............. firmasının ticari nitelikteki kredi borçları ile ......... ve ...................'nun bireysel nitelikteki borçlarının teminatını oluşturduğu, ipoteğin bölünmezliği ilkesi gereğince tek ipotek hakkında birden fazla takip başlatılamayacağından hem ............'un ticari nitelikteki borçları hem de şahısların bireysel nitelikte borçları hakkında tek bir ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibe konulacak borçlar arasında davalılardan bir kısmının tüketici niteliğindeki borçlarını da kapsadığından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi yolu seçildiğini, tüketici dava arabulucuk başvuru yapılarak tüketici arabuluculuk anlaşamama tutanağı tutulup akabinde tüketici mahkemesinde dava açıldığını, Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın sitesindeki görüşler bölümünde arabuluculuk sürecinin anlaşamama hali ile yani olumsuz sonuçlandığı hallerde seçilen arabuluculuk türünün bir önemi bulunmadığına işaret edildiğini, davalı borçluların borcu ödemek veya anlaşmak niyetinde olmadıklarının en baştan belli olduğunu, ticari arabuluculuk tutanağı tutulsaydı da anlaşma olmayacağı, anlaşamama olarak biten sürecin adı nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesinin hakkaniyete ve usul ekonomisine aykırı olduğunu belirterek, hükmün kaldırılmasını talep etmiştir. D-)DELİLLER: ........... Asliye Ticaret Mahkemesi .......... T. ......./...... E. ....../....... K. sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. E-)İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava; banka alacağının tahsili için girişilen takibe itirazın iptali talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın ilk olarak ............ ASHM'de (Tüketici Mahkemesi) sıfatı ile açıldığı, davalıların cevap sunmadığı, Mahkemece davacının ve davalıların TTK kapsamında tacir olması ve tacirlerin yaptıkları işin ticari iş olduğu kanaati ile ............ ASTCM'ye görevsizlik kararı verildiği, .......... ASTCM'nin ise uyuşmazlıkta daha önce tüketici arabuluculuğuna gidilse de bunun ticari arabuluculuk şartını yerine getirmediğinden bahisle usulden ret kararı verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Uyuşmazlık, davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu zannı ile önce tüketici arabuluculuğuna akabinde tüketici mahkemesine açılan davada, sonrasında ticaret mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmesi halinde önceki arabuluculuğun dava şartını sağlamaya yetip yetmeyeceği ile arabuluculuğun nitelik farkının önemli olup olmadığı hususlarındadır. 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinde; "1-İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır... (4) Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır. (5) Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro tarafından belirlenir. Ancak tarafların listede yer alan herhangi bir arabulucu üzerinde anlaşmaları hâlinde bu arabulucu görevlendirilir... (8) Arabulucu, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamaz. Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yetkiye ilişkin belgeleri sunmak suretiyle arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz edebilir. Bu durumda arabulucu, dosyayı derhâl ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslim eder. Mahkeme, harç alınmaksızın dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda en geç bir hafta içinde yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar ve dosyayı büroya iade eder. Mahkeme kararı büro tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca taraflara tebliğ edilir. Yetki itirazının reddi durumunda aynı arabulucu yeniden görevlendirilir ve dokuzuncu fıkrada belirtilen süreler yeni görevlendirme tarihinden başlar. Yetki itirazının kabulü durumunda ise kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir. Bu takdirde yetkisiz büroya başvurma tarihi yetkili büroya başvurma tarihi olarak kabul edilir. Yetkili büro, beşinci fıkra uyarınca arabulucu görevlendirir. (9) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren üç hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla bir hafta uzatılabilir. (10) Arabulucu; taraflara ulaşılamaması veya taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması ya da tarafların anlaşması yahut tarafların anlaşamaması hâllerinde arabuluculuk faaliyetini sona erdirir ve son tutanağı düzenleyerek durumu derhâl arabuluculuk bürosuna bildirir...." hükmü mevcuttur. Yine Arabuluculuk Yönetmeliğinde de aynı yönde hükümler mevcuttur. Tüm bu mevzuat hükümlerine göre; yukarıda açıklandığı şekilde usule tabi arabuluculuğun dava şartı olarak düzenlendiği hallerde bu yola gidildikten sonra, yargılama aşamasında başka bir Mahkemenin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi halinde, dava şartı arabuluculuğun türünün değiştiğinden bahisle usulden ret kararı verilmesinin usul ekonomisi ve HUAK'ın temel ilkelerine aykırı olacağı, özellikle somut olayda arabuluculuk görüşmelerine katılmayan ve arabulucunun yetkisine de itiraz hakkı olduğu halde bunu ileri sürmeyen davalıların yerine geçecek şekilde yorumlanmasının mümkün olmadığı kanaatine varılarak, davacı vekilinin istinafı yerinde bulunmuştur. Bu durumda yapılacak iş; dava şartı zorunlu arabuluculuğun yerine getirildiği kabul edilerek işin esasına girerek davayı sonuçlandırmak olmalıdır. Bu nedenlerle, Mahkeme kararı isabetli olmadığından, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-(a-4) ve (a-6) bentleri uyarınca kararın kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacının ........... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .......... T. ......./...... E. ......./....... K. sayılı; ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-(a-4) ve (a-6) bentleri gereğince KABULÜ ile anılan kararın KALDIRILMASINA, 2-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye irat kaydına, 3-)İstinaf eden tarafından peşin yatırılan istinaf karar harcının, talep halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 4-)İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte İlk Derece Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, 5-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-)Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a ve 362/1-g maddeleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 14/05/2026 Başkan E-imza Üye E-imza Üye E-imza Katip E-imza * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*