T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/93 Esas KARAR NO: 2026/334 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/09/2025 NUMARASI : 2024/281 Esas, 2025/670 Karar TALEP: KONKORDATO TASDİKİ (İİK 285-308) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Konkordato talep edenler vekili tal…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/93 Esas KARAR NO: 2026/334 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/09/2025 NUMARASI : 2024/281 Esas, 2025/670 Karar TALEP: KONKORDATO TASDİKİ (İİK 285-308) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Konkordato talep edenler vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketlerin ülkemizin ve dünyanın ekonomik daralmasından kaynaklanan darboğaz neticesinde bir konkordato ön projesi çerçevesinde faaliyetlerini değişen şartlara göre uyarlama ve yeni koşullara uyum sağlayarak daha sağlıklı bir şekilde faaliyetlerine devam etme kararı aldığını, bu sayede aktif pasif dengesini düzeltmek suretiyle mevcut borçlarını, şu an içinde bulunduğu ödeme güçlüğünden kurtularak ödeme imkânına kavuşacağını, şirketin mali durumunun düzeltilerek alacaklıların alacaklarına kavuşması açısından konkordato ön projesi hazırlandığını, konkordato ön projesinde belirtilen imkân ve alternatiflerin gerçekleşmesi halinde, eğer müvekkili şirketlere imkân tanınır ise Kanunda belirlenen süreler içinde içerisinde aktif ve pasif dengesinin düzeleceği ve borçlarını ödeyebilir bir yapıya kavuşacağını belirterek yargılama sonucu konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; konkordato talep eden borçlu şirketlerin konkordato projesinde en önemli konkordato kaynağının faaliyet kârı olarak gösterildiği, ... Anonim Şirketinin konkordato projesinin başarıya ulaşmasının ... Anonim Şirketinin konkordato projesinin başarıya ulaşmasına bağlı olduğu, borçlu şirketlerin konkordato projelerinin gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı dosya kapsamı, konkordato komiser heyeti raporları ile borçlu şirketler vekillerinin yazılı beyanlarından anlaşıldığından İİK 292/1-b maddesi uyarınca kesin mühletin kaldırılmasına, Anayasa Mahkemesi'nin 2024/27 E-2025/38 K. sayılı 11.02.2025 tarihli kararında da belirtildiği üzere kesin mühletten faydalanan borçlunun konkordato projesinin başarıya ulaşamayacağının anlaşılması durumunda İİK 292/1-b maddesi uyarınca borçlu şirketlerin iflasına karar verilmesi gerektiği, borca batık durumda olup olmadıklarının araştırılmasına gerek bulunmadığı gerekçesi ile davacı borçlu şirketlerin iflasına,... Anonim Şirketinin mevcut stok durumu ve mal varlıklarının miktarı, ... Anonim Şirketi'nin grup şirketi oluşu dikkate alınarak her iki şirketin iflas tasfiyesinin İİK'nın 308/2 maddesi uyarınca adi usulde yapılmasına karar verilmiştir. Karar, konkordato talep eden borçlu şirketler vekili tarafından müvekkilleri hakkında verilen iflas kararının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle kararın kaldırılması istemiyle 02/12/2025 tarihinde istinaf edilmiştir. Mahkemenin 15.12.2025 tarihli ek kararı ile; davacılar vekilinin 24/09/2025 tarihli dilekçesinde ve 25/09/2025 tarihli duruşmada borçlu şirketlerin iflasına karar verilmesini talep etmiş olduğu gerekçesiyle 02/12/2025 tarihli istinaf başvurusunun hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Ek Karar yasal süresinde konkordato talep eden şirketler vekili tarafından istinaf edilmiştir. Konkordato talep edenler vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkili şirketler hakkında verilen iflas kararına karşı yasal süresi içinde gerekli harçlar yatırılarak istinaf yoluna başvurulduğunu, ancak ilk derece Mahkemesinin yasaya ve hukuka aykırı bir şekilde 15.12.2025 tarihli kararı ile istinaf isteminin reddine dair ek karar verdiğini, ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan istinaf kanun yoluna başvurma zorunlululuğu doğduğunu, HMK 346. Maddesine göre ilk derece Mahkemesinin yalnızca şekli nedenlerle istinaf dilekçesini reddedebileceğini, Mahkemenin iflas kararının tüm taraflar yönünden istinaf kanun yolu açık bir şekilde verildiğini, Mahkemelerce tesis edilecek olası bir karara muvafakat vermenin muvafakat edilen hususa ilişkin istinaf yoluna başvurma hakkını ortadan kaldırmayacağını, her ne kadar olası bir karara karşı muvafakat verilmiş olsa dahi gelişen ve değişen şartlar neticesinde tesis edilen karara karşı itirazda bulunmak gerekebileceğini ve bu takdir hakkının yalnızca istinaf kanun yoluna başvurana ait olduğunu, ilk derece Mahkemesinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle istinaf istemini reddedemeyeceğini bu değerlendirmenin ancak Bölge Adliye Mahkemesine ait olduğunu, ilk istinaf dilekçesinde bahsi geçen hususlara tekrar değinmek gerekirse, müvekkili şirketlerin gerek üretim gücü, gerek sermaye yapısı ve gerekse çalışan ve müşteri kalitesiyle içerisine düştüğü likitide sıkıntısı ve ödeme aczini ancak konkordato yoluna başvurmak suretiyle bertaraf edebileceği düşünüldüğünden konkordato davası açıldığını, müvekkili şirketin yeni koşullara uyum sağlayarak sağlıklı şekilde faaliyetine devam edebilmesi ve şirketin mali durumunun düzeltilerek alacaklıların alacaklarına kavuşmasının iflas yoluyla gerçekleşecek tasfiye sürecinden ziyade konkordatonun tasdiki yoluyla gerçekleşeceğini, müvekkili şirketlerin hem yurt içi hem yurt dışına gömlek üretimi yapan sektörde uzun yıllardır faaliyet gösteren köklü firmalar olduğunu, iflas kararı nedeniyle müvekkili şirketlerin çalıştığı yabancı şirketlerle ticari ilişkilerinin kesintiye uğradığını, hatta durma noktasına geldiğini, bu durumun müvekkili şirketlerin yıllarca çalışarak elde ettikleri ticari itibari ve güvenilirliklerini olumsuz etkilediğini, iflas kararının, Türkiye'nin önde gelen firmalarının müvekkili şirketlerle yaptıkları iş anlaşmasının feshine sebep olduğunu ve tekstil piyasasını alt üst ettiğini, iş bu sebepler ile her ne kadar iflas kararına muvafakat verilmiş olsa dahi gelişen ve değişen şartlar neticesinde yukarıda sayılan sebepler ışığında yerel Mahkemece tesis edilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru zorunluluğu doğduğunu, müvekkili şirketlerin alacaklı bankalarla yürütülen müzakere süreçlerine büyük önem verdiğini ve kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdiğini, ancak borç tutarının yüksekliği nedeniyle bu müzakerelerde somut ve olumlu sonuçlara ulaşılabilmesi için daha fazla süreye ihtiyaç duyulduğunu, tesis edilen iflas kararının bu yolun önünü kapattığını, konkordato tasdik kararı verilmesi gerekirken iflas kararıyla sürecin kesintiye uğratılmasının, hem alacaklıların alacaklarına kavuşmalarını, hem de ülke ekonomisinde oluşacak kayıp yönünden hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek ek kararın kaldırılarak esasa dair inceleme yapılarak ilk derece Mahkemesinin iflas kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Öncelikle, ilk derece mahkemesinin 15/12/2025 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirmesi yönündeki ek kararının incelenmesinde; İlk derece Mahkemesi 15.12.2025 tarihli ek kararı ile; davacılar vekilinin 24/09/2025 tarihli dilekçesinde ve 25/09/2025 tarihli duruşmada borçlu şirketlerin iflasına karar verilmesini talep etmiş olduğundan 02/12/2025 tarihli istinaf başvurusunun hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun ''istinaf dilekçesinin reddi'' başlıklı 346. Maddesinde, istinaf dilekçesinin, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olması hallerinde, kararı veren mahkemenin istinaf dilekçesinin reddine karar vereceği ve 344. Madde uyarınca yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararının kendiliğinden ilgiliye tebliğ edeceği belirtilmiştir. Somut olayda, konkordato talep edenler vekili tarafından sunulan 02/12/2025 tarihli istinaf yasa yolu başvuru dilekçesi sunulmuş ise de, ilk derece mahkemesi tarafından 6100 sayılı HMK nun 346. Maddesinde belirtilen haller dışına çıkılarak istinaf başvurusunun hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Yasanın açık hükmünden de anlaşılacağı üzere, ilk derece mahkemesinin kanuni süre geçtikten sonra verilen veya kesin olan bir karara yönelik istinaf yasa yoluna başvurulması hallerinde istinaf dilekçesinin reddine karar verebileceği düzenlenmiş olup, bunun dışındaki sebepler yönünden ise, inceleme ve değerlendirme görevi ilgili istinaf dairesine aittir. Bu nedenlerle konkordato talep eden vekillerin ek kararın kaldırılması talebi yerinde görülmüş ve ilk derece Mahkemesinin 15.12.2025 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Ek Kararın kaldırılmasından sonra işin esasının incelenmesine geçildiğinde;Talep, İİK 285 vd. maddelerinde düzenlenen konkordatonun tasdiki istemidir.2004 sayılı İİK‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, İflasa tabi olan borçlu için İİK‘nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkrasında yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, dava tarihi itibariyle yetkili ve görevli asliye ticaret mahkemesinde açıldığı, yargılamanın yetkili mahkemece gerçekleştirildiği sabittir. Diğer yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde, vekaletnamede konkordatoya ait özel yetkinin mevcut olduğuda anlaşılmıştır. İlk derece Mahkemesince, borçlu şirketlerin konkordato projelerinin gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı dosya kapsamı, konkordato komiser heyeti raporları ile borçlu şirketler vekillerinin yazılı beyanlarından anlaşılmakla İİK 292/1-b maddesi uyarınca kesin mühletin kaldırılmasına, Anayasa Mahkemesi'nin 2024/27 E-2025/38 K. sayılı 11.02.2025 tarihli kararında da belirtildiği üzere kesin mühletten faydalanan borçlunun konkordato projesinin başarıya ulaşamayacağının anlaşılması durumunda İİK 292/1-b maddesi uyarınca borçlu şirketlerin iflasına karar verilmesi gerektiği, borca batık durumda olup olmadıklarının araştırılmasına gerek bulunmadığı gerekçesi konkordato talep eden şirketlerin iflasına karar verilmiş, karar, konkordato talep eden şirketler vekili tarafından istinaf edilmiştir. Uyuşmazlık, konkordato talep eden her iki şirket hakkında verilen iflas kararının yerinde olup olmadığına ilişkindir. Somut olayda, konkordato talep edenlerin başvurusu üzerine Mahkemece konkordato talep eden her iki şirket yönünden 30/04/2024 tarihinden itibaren 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiği, 18/07/2024 tarihli duruşmada geçici mühletin 30/07/2024 tarihi itibariyle 2 ay uzatılmasına karar verildiği, 26/09/2024 tarihli duruşmada konkordato talep eden her iki şirkete 26/09/2024 tarihinde itibaren 1 yıl süre ile konkordato kesin mühleti verilmesine karar verildiği, 25/09/2025 tarihli duruşmada da, konkordatonun tasdiki talebinin reddine ve konkordato talep eden her iki şirketinde iflasına karar verildiği anlaşılmıştır. Konkordato komiser heyetince kesin mühlet içinde sunulan 26.07.2025 havale tarihli kesin mühlet 10. Raporunda; raporda özetlenen mali incelemeler sonucunda borçlu şirketlerin konkordatolarının ancak banka alacaklarında ciddi indirim ve ertelemeler içeren anlaşmalar yapılarak bu borç yükünün yükün hafifletilmesi suretiyle başarıya ulaşabileceği kanaatine varıldığı; borçlu şirketlerin bankalarla müzakerelere başladığı, Komiser heyeti tarafından Borçlu ... Konfeksiyon ve ...yetkililerinden banka görüşmelerinin gidişatı hakkında bilgi talep edilmesi üzerine 21.07.2025 tarihinde gerçekleştirilen toplantıda; Şirket Yetkililerinin, en büyük borcun bulunduğu ... ... Bankası A.Ş.'nin (...) borçlunun yapmış olduğu indirimli ödeme tekliflerine olumsuz yanıt verdiğini belirttikleri, şirket yetkililerinin ayrıca konkordato projesinin sürdürülmesinde önemli ağırlığı olan ...'ün, kendisine yöneltilen teklifi kabul etmediği durumda toplantı nisabını sağlamalarının mümkün olmadığı gibi borçların ödenmesinin de mümkün olamayacağını beyan ettikleri, borçlu Şirket yetkilileri nihayet, grup Şirketlerine olan kefaletten kaynaklı 502.896.821,38 TL'lik bilanço dışı borçları ile birlikte bilançoda kayıtlı borçlarından oluşan 2.038.909.818,00 TL tutarındaki toplam borcun; bankalarla anlaşılmadığı sürece hem mevcut projedeki kaynaklarla hem de planlandığı ifade edilen revize projede gösterilen kaynaklarla ödenmesinin mümkün olmadığını beyan ettikleri, aynı şekilde Şirket yetkililerince harici bir kaynak yaratılmasının da mümkün olmadığının ifade edildiği,borçlu şirket yetkililerinin dosyada mevcut mali bilgilerle de uyuşan bu beyanlarını dikkate alan Komiser Heyetinin her iki Borçlu şirket bakımından da İİK madde 292/b bendi anlamında konkordatonun başarıya ulaşamayacağı kanaatine vardığı belirtilmiştir. Konkordato komiser heyetince kesin mühlet içinde sunulan 25.08.2025 havale tarihli kesin mühlet 11. raporunda; Heyetlerinin 26/07/2025 tarihli raporundan sonraki süreçte Bankalarla görüşmelerde olumlu sayılabilecek bir gelişme yaşanmadığı, 26/07/2025 tarihli raporumuzdaki tespit ve kanaatlerin aynen geçerliliğini koruduğu, borçlu şirket yetkililerinin dosyada mevcut mali bilgilerle de uyuşan bu beyanlarını dikkate alan Komiser Heyetinin her iki borçlu şirket bakımından da İİK madde 292/b bendi anlamında konkordatonun başarıya ulaşamayacağı kanaatine vardığı belirtilmiştir. Konkordato komiser heyeti tarafından sunulan 19/09/2025 havale tarihli 12. kesin mühlet raporunda; '' 31.08.2025 mali tablolarının incelenmesi neticesinde; ... Konfeksiyon Yönünden: Şirket’in konkordato süreci içerisinde çalışma kabiliyetini kaybetmediği, 31.08.2025 tarihi itibariyle çalışan sayısının 289 olduğu, Firmanın ticari faaliyetine devam ettiği, personel, demirbaş ve mevcut çalışma düzenini koruduğu, Şirket’in 31.08.2025 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (+) 216.410.493,38 TL tutarında pozitif öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosunda borca batık olmadığı, Şirketin faaliyetlerine devam ettiğinin yerinde tespit edildiği, - merkez adresi haricinde ayrı bir şube dükkan, depo gibi işyerinin bulunmadığı, - beyanname verme yükümlülüklerinin yerine getirildiği, - Vergi Müfettişi tarafından işyeri adresinde yapılan son işyeri Yoklama Tutanağı 14.08.2025 tarihli olduğu, ...Yönünden: Konkordato sürecinin yarattığı etki nedeniyle şirketin faaliyetinin bulunmadığı, çalışan personelinin olmadığı, şirketin 31.08.2025 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (-) 190.498.721,02 TL tutarında negatif öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosunda borca batık olduğu, ara kararda yapılan görevlendirme kapsamında; şirketin faaliyetlerine Konkordato sürecinin yarattığı etki nedeniyle devam edemediğinin yerinde tespit edildiği, merkez adresi haricinde ayrı bir şube dükkan, depo gibi işyerinin bulunmadığı, Beyanname verme yükümlülüklerinin yerine getirildiği, Topkapı Uygulama Grup Müdürlüğü tarafından işyeri adresinde yapılan son işyeri Yoklama Tutanağı 08.07.2020 tarihli olduğu'' yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır. İİK madde 292/1'de a, b ve c bendinde sayılan hallerde, iflasa tabi borçlu hakkında borca batıklık söz konusu olmasa dahi konkordato talebinin reddi ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesi zorunludur.(Konkordato ve İflas,Mahmut Coşkun 2024, 3. Baskı, sayfa 123) Somut davada, konkordato talep eden şirketlerden ...Tic A.Ş' nin konkordato projesinin başarıya ulaşmasının ... A.Ş.'nin konkordatosuna bağlı olduğu, ... Konfeksiyonun revize projesinde borçların ödenmesinde en önemli kaynak olarak şirket faaliyetlerinden elde edilecek karın gösterildiği, 01.08.2024-31.07.2025 dönemi için projedeki hedeflediği karın yaklaşık olarak % 40 gerisinde kaldığı, borçlu şirketlerin ancak banka alacaklarında ciddi indirim ve ertelemeler içeren anlaşmalar yapılarak bu borç yükünün hafifletilmesi suretiyle konkordatonun başarıya ulaşabileceğinin komiser raporunda belirtildiği, ancak borçlu şirket yetkililerinin bankalarla yaptıkları müzakereler sonucunda en büyük borcun bulunduğu bankanın(...) borçlunun yaptığı indirimli ödeme teklifine olumsuz yanıt verdiğinin şirket yetkililerince belirtildiği mevcut durum itibariyle konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin kalmadığı tespit edilmekle, bu tespitlere göre davacı şirketler hakkında " İİK'nın 292. maddesindeki; b) konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa," şartının somut olayda gerçekleştiği anlaşılmakla konkordato talep eden şirketlerin konkordato taleplerinin reddi ile iflaslarına karar verilmesi yerinde olmuştur. İİK'nın 292. maddesinin son fıkrası; "Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder, diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmünü düzenlemektedir. İlk derece Mahkemesince, konkordato talep eden şirket yetkilisinin İİK'nın 292. maddesi uyarınca duruşmaya davet edilmesine rağmen duruşmaya katılmamıştır. Buna göre Mahkemece İİK 292/ son maddesi kapsamında kanunun amir hükmünün yerine getirildiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak, İİK'nın 292. maddesi gereği konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması halinde kesin mühletin kaldırılarak iflas kararı verilmesi gerektiği ve İİK'nın 292. maddesi gereği şirketin iflasına karar verilmesi için şirketin borca batık bulunmasının da zaruri olmadığı gözetildiğinde, mahkemece konkordato talep eden her iki şirketin de iflasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararı esas ve usul yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Konkordato talep eden şirketler vekilinin 15/12/2025 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA, 2-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/281 Esas, 2025/670 Karar sayılı ve 25/09/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan konkordato talep eden şirketler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan konkordato talep eden şirketler tarafından ayrı ayrı yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın konkordato talep eden şirketlerden ayrı ayrı tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince ek karara istinaden alınması gereken 732,00 TL istinaf harçları konkordato talep eden şirketler tarafından ayrı ayrı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Konkordato talep eden şirketler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK'nun 308/a maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/03/2026