T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/547 Esas KARAR NO : 2026/580 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/12/2025 NUMARASI : 2024/627 Esas, 2025/914 Karar DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 16/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/547 Esas KARAR NO : 2026/580 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/12/2025 NUMARASI : 2024/627 Esas, 2025/914 Karar DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 16/04/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili nezdinde ...Poliçesi kapsamında sigortalanmış olan dava dışı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın, davalı nezdinde ...Poliçesi kapsamında sigortalanan ...'un yetkilisi olduğu .... Ltd. Şti. isimli iş yerine rutin bakım için bırakıldığı esnada ...'un sevk ve idaresinde iken yanarak ağır hasarlanması sebebiyle pert bedeli kapsamında hesaplanan 1.100.000,00 TL'den sovtaj bedeli olan 33.000,00 TL'nin düşümü akabinde sigortalıya ödenen 1.067.000,00 TL'nin davalı sigorta şirketinden rücuen tahsili için başlatılan Bakırköy 16. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın dava açmadan önce müvekkili şirkete hasar ve zararlara dair gerekli bilgi ve belgeleri teslim etmediğini, dava konusu hasarın poliçe teminatı kapsamında olmadığından müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, yangının kaynağı ve nedeni belirlenemediğinden ispatlanamayan davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın dava dışı sigortalısının kusurunun bulunması halinde kendi kusurundan yararlanamayacağını, davacı sigorta şirketinin, TTK hükümleri gereği halefiyet hakkının olmadığını, talep edilen hasar miktarının fahiş olduğunu, müvekkili şirketin poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, bu yüzden faiz taleplerine itiraz ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 5.680,00 Euro üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir. Dava, itirazın iptali davasıdır. 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile HMK'nun 341. maddesinin 2. fıkrası değiştirilmek suretiyle 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesin hale getirilmiş ve aynı yasanın 44. maddesi ile HMK'ya eklenen ek madde 1 ile de kesinlik sınırı olan 3.000,00 TL'nin her yıl yeniden değerleme oranında artışa tabi olduğu kabul edilmiştir. HMK'nun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." şeklinde düzenlenmişken 04/06/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanunun 20. maddesi ile "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir. Somut davada, yürürlükte olan 7550 sayılı Kanunun 20. Maddesi ile getirilen değişiklik gereği parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınması gerekir. Buna göre dava, 2024 yılında açılmış olup yeniden değerleme sonucunda 2024 yılı için kesinlik sınırı 28.250,00 TL olmuştur. HMK'nun 352. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonunda karar verilecek haller sayılmış olup bu hallerden birisi de kararın kesin olması olarak gösterilmiştir. İstinaf kanun yoluna başvuru olanağı bulunmayan kesin nitelikteki kararlara ilişkin olarak HMK'nun 346/1 maddesi uyarınca mahkemesince bir karar verilebileceği gibi Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceği belirtilmiştir. Bu açıklamalar ve yasal düzenlemelere göre somut olayda, davada davalı aleyhine kabul edilen dava değerinin 15.826,57 TL olduğu dikkate alındığında, mahkemece verilen kararın, dava tarihi itibariyle HMK'nun 341. maddesinde belirtilen kesinlik sınırının (28.250,00 TL) altında kalması sebebiyle kesin nitelikte olduğundan ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığı ve davacının istinaf hakkının olmadığı anlaşılmakla karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nun 341. ve 352. maddeleri uyarınca miktar yönünden reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Dava vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2 ve 352/1-b bentleri gereğince miktar yönünden REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davalı tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352 ve 362/1a Maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/04/2026