T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/788 Esas KARAR NO : 2026/323 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/02/2022 NUMARASI : 2021/689 Esas, 2022/128 Karar DAVA: ÜYELİKTEN İHRAÇ KARARININ ve GENEL KURUL KARARININ İPTALİ KARAR TARİHİ: 05/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ve…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/788 Esas KARAR NO : 2026/323 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/02/2022 NUMARASI : 2021/689 Esas, 2022/128 Karar DAVA: ÜYELİKTEN İHRAÇ KARARININ ve GENEL KURUL KARARININ İPTALİ KARAR TARİHİ: 05/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ve bir kısım üyelerin davalı kooperatifin 06.07.2021 tarihli genel kuruluna alınmadığını ve üyelik haklarını kullanmalarının engellendiğini, aynı genel kurul toplantısında mali yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle müvekkilinin ihracına karar verildiğini, davalı kooperatifin herhangi bir bildirimde bulunmadan kanuna ve ana sözleşmeye aykırı bir biçimde müvekkilini ihraç ettiğini, ayrıca genel kurul toplantısının 11. maddesi ile şerefiye ile ilgili karar verildiğini ve bu maddenin kabulü neticesinde aynı gün kura çekimi yapıldığını, anasözleşmeye göre kura çekiminin 30 gün önceden üyelere bildirilmesi gerekiğini, kura çekimi müvekkiline ve diğer üyelere bildirilmeyerek ana sözleşmede belirtilen usule aykırı davranıldığını, yine genel kurul toplantısında karar yeter sayısı bulunmadan yayla caddesinde oturanların oturma hakkı kazandıktan sonra pay başına 250,00 TL kira ödemesine karar verildiğini ileri sürerek ihraç kararının iptali ile müvekkilinin üyeliğinin tespitine, genel kurulun iptaline, şerefiye ve kura çekimi kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı kooperatif vekili cevabında; davacıya mali yükümlülüklerini yerine getirmesi için çıkartılan iki ihtara rağmen borcun ödenmediğini, bunun üzerine yönetim kurulunun 13.11.2020 tarihli kararı ile davacının ihraç edildiğini, ihtarnamelerin ve ihraç kararının davacıya usulüne uygun tebliğ edildiğini, üç aylık hak düşürücü süre içinde ihraç kararına itiraz edilmediğinden ihraç kararının kesinleştiğini, ihraç kararının iptali davasının üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, 06.07.2021 tarihli genel kurul toplantısında davacıya borcu ödenmesi için yeniden süre verilmesinin, üyeliğine devamını sağlamaya yönelik bir süre verilmesi anlamına gelmediğini, üyeliği sona eren davacının genel kurul kararlarına itiraz hakkı bulunmadığını, kesinleşen şerefiye raporunun üyelere 28.05.2021 tarihinde bildirildiğini, ana sözleşmede kuranın yer ve zamanının en az 15 gün önce taahhütlü mektupla veya imza karşılığı üyelere bildirileceği hükmünün yer aldığını, bu doğrultuda kooperatif genel kurulu daveti yapılırken genel kurulda onaylanması halinde noter huzurunda kura ile dağıtım yapılacağı bildiriminin de yapıldığını, genel kurul toplantısına katılan üyelerin bir kısmının toplantıdan ayrılması mümkün olup, genel kurulun 14. maddesinin toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alındığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı kooperatifin borçlarını ödemesi için davacıya iki ayrı ihtarname düzenlemiş ise de, ihtarnamede belirtilen 132.700,00TL ana para borcunun dayanağının ne olduğu, hangi nedenden kaynaklandığı ve ayrıca 72.138,05TL gecikme cezasının hangi oran üzerinden hesaplandığı ve gecikme cezasının hangi tarihten itibaren geçerli olmak üzere uygulandığının açıkça belirtilmediği, ayrıca iki ihtarnamenin bila tebliğ merciiye iade edilmesinden sonra her iki ihtarnamenin birlikte TK 21/2 maddesi gereğince davacının kooperatife bildirmiş olduğu adrese tebliğ edildiği, her iki ihtarnamenin aynı anda tebliğ edilmesi nedeniyle ilk ihtarnamede davacıya verilen 10 günlük sürenin fiilen uygulanmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla ihraca konu her iki ihtarnamenin de hem içerdiği alacak miktarının ve gecikme zammının belirsiz olması, hem de iki ihtarnamenin aynı anda tebliğ edilmesi nedeniyle ana sözleşmeye ve kanuna aykırı olduğu, geçersiz ihtarnamelere istinaden davacının ihraç edilemeyeceği, ayrıca dava konusu yapılan 06/07/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan sair kararların iptali için dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı ve söz konusu kararların iptalini gerektirir herhangi bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının ihracına yönelik yönetim kurulu ve genel kurul kararlarının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; ihraç kararının iptali dışındaki taleplerin değerlendirilmediğini ve bu taleplerin reddine dair gerekçenin açıklanmadığını, Kooperatifler Yasası'nın 16. maddesi ile anasözleşmenin 14. maddesinde yer alan, üyelikten çıkarma kararı kesinleşene kadar, ortakların hak ve yükümlülükleri devam edeceği hükmüne aykırı olarak müvekkilinin kura çekimine katılımının engellendiğini, genel kurulun 14. nolu maddesi ile kura sonucunda oturma hakkı kazananlarından pay başına 250 TL kira bedelinin alınmasına karar verildiğini, üyelerden alınacak kira bedelinin kurumlar vergisi istinasını bozarak üyelerin zararına sebebiyet vereceğini belirterek kararın kaldırılarak genel kurul ile daire dağıtım kurasının iptaline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; ihtarnameyi konu borcun dayanağının davacının konut için sermaye ödememesi yapmaması olduğunu, gecikme cezası oranı ve hangi tarihten geçerli olduğu hususunun genel kurul kararı ile belirlendiğini, bu hususların açıkça ihtarnamede belirtilmesine gerek bulunmadığını, zira kooperatife üye olan üyenin; payının, bu payına ilişkin yapmakla yükümlü olduğu ödemenin ve kendisinin de kabul etmiş olan günlük gecikme cezasının oranının ne olduğunu ve hangi tarihten itibaren gecikme cezasının işleyeceğini bildiğini, her iki ihtarnamenin davacıya aynı tarihte tebliğ edilmediğini, ihraç kararının tebliğinden itibaran üç aylık hak düşürücü süre içinde itiraz edilmediğinden ihraç kararının kesinleştiğini, genel kurulda ihraç edilen üyelere 15 günlük ödeme süresi tanınmasına rağmen davacının borcunu ödemediğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali ile genel kurul kararlarının iptali istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davacının üyelikten ihracına dair yönetim kurulu kararı ile genel kurul kararının iptaline, davacının genel kurul kararlarının iptali isteminin ise reddine karar verilmiştir. Karar yasal süresinde taraf vekillerince istinaf edilmiştir. 1-Genel kurul kararının iptali davasını üye olmayan bir kişi açamaz. Ayrıca üyeliğin hükmen kesinleşmesine kadar devam etmesi de dava koşuludur. Somut davada davacı hem üyelikten ihraç kararının iptalini, hem de genel kurul kararının iptalini talep etmiş olup, davalı kooperatif ise davacının ihraç edildiğini ve kooperatife üye olmadığını savunmuştur. Davacının kooperatif üyesi olmaması halinde genel kurul kararı aleyhine dava açma hakkı bulunmayacağından, davacının kura çekimine dair genel kurulun 11 nolu kararının ana sözleşmeye aykırı olduğu ve ayrıca 14 nolu genel kurul kararının karar yeter sayısı olunmadan alındığı talepleri yönünden dosyanın tefrik edilmesi ve tefrik edilen dosyanın ihraç kararının iptali davasının sonucuna, başka bir deyişle davacının kooperatife üye olup olmadığının tespitine göre incelenmesi gerektiğinden her iki talebin aynı davada görülmesi doğru değildir. 2-Ayrıca davalı vekili, davacının iki ihtarnameye rağmen borcunu ödemediği için yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini, ihraç kararına üç aylık hak düşürücü süre içinde itiraz edilmediğini, genel kurul kararında ihraç edilen üyeleri borcu ödemesi için tanınan 15 günlük sürenin yeni bir üç aylık süre verilmesi anlamına gelmediğini belirterek ihraç kararının iptali davasının hak düşürücü süre içinde açılmadığını savunmuştur. Ancak mahkemece davalının bu savunması ve hangi gerekçe ile davanın hak düşürücü süre içinde açıldığının kabul edildiği tartışılmadan, işin esası incelenerek ihraç kararının iptaline ve üye kabul edilen davacının genel kurul kararlarının iptali isteminin ise reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bu durumda ihraç kararının iptali isteminin üç aylık hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı ve davalının bu husustaki savunmaları tartışılması, ihraç kararının iptali davasının hak düşürücü süre içinde açıldığının kabul edilmesi halinde işin esasının incelenmesi ve davacının kooperatiften ihraç kararının iptal edilmesi gerekip gerekmediğinin tartışılması gerekir. 3-Kabule göre davacının kura çekimine dair genel kurulun 11 nolu kararının ana sözleşmeye aykırı olduğu, ayrıca 14 nolu genel kurul kararının karar yeter sayısı olunmadan alındığı talepleri yönünden yapılan incelemede ise; Anayasa'nın 138. ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık şekilde gerekçelendirmek zorundadır. Eksik, şekli ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma ( hukuki dinlenilme hakkının ), ihlalidir. HMK 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantıda ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde kararların doğruluğunun denetlenmesi mümkün olacaktır. ilişkin yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkin ilişkindir. Somut olayda davacı vekili, kura çekimine dair genel kurulun 11. nolu kararının ana sözleşmeye aykırı olduğunu, ayrıca 14 nolu genel kurul kararının karar yeter sayısı olunmadan alındığını ileri sürerek alınan kararların iptalini talep etmişse de, mahkemece somut olarak gerekçesi açıklanmadan, kararların iptalini gerektirir herhangi bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davacının bu taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bu durumda gerekçeli kararda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 297. maddesi ve yukarıda yer verilen yasal mevzuata uygun bir şekilde yer verildiğinin kabulü mümkün değildir. Sonuç olarak HMK'nın 297. maddesinde belirtilen şekilde gerekçeli karardan söz etmek mümkün olmadığından kararın bu nedenle de kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 355 ve 353/1.a.6 maddeleri gereğince esası incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/689 Esas, 2022/128 Karar sayılı ve 02/02/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 355 ve 353/1.a.6 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/03/2026