TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/09/2024 NUMARASI: 2024/517 Esas, 2024/924 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 28/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/579 KARAR NO : 2026/78 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/09/2024 NUMARASI: 2024/517 Esas, 2024/924 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 28/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen Eser sözleşmesine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının reddine dair verilen karara karşı davacı yanca yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, Dava dışı ... şirketi tarafından yapılmakta olan ... ve ... binalarda yer bağımsız bölümlerin mobilya işlerin yapılması karşılığında bağımsız bölüm verilmesine ilişkin ... şirketi ile 02.10.201 tarihli alt işveren sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye ekli 37 adet daire iş karşılığı olarak verilmesi kararlaştırıldığını, sözleşmenin tarafı olan ....... sözleşmenin diğer tarafı ... şirketin muvafakati ile davacı ...şirketine taşere ettiğini, bu amaçla taraflar arasında 21.10.2019 tarihinde protokol imzalandığını, davacı şirket işin tamamlanması için gerekli hazırlıklar yapılarak gerekli malzeme tedarik edildiğini, davacı şirket almış olduğu işi yapmak için hırdavat, çelik kapı aksesuarları, mobilya aksuarı vb. İhtiyaçları için davalı şirket ile anlaştıklarını, anlaşma gereğince 4 adet bağımsız bölüm davalı şirkete verilmesi kararlaştırıldığını ve bu husus 02.02.2020 tarihli yazılı sözleşme haline getirildiğini, işi bedeli olarak sözleşmede kararlaştırılan 4 daire olarak 151, 153,166,205 nolu bağımsız bölümlerin tapusu davalı şirket sahibi ... adına devir edildiğini, sözleşmenin birinci maddesinde, davacı firma ve sözleşmede isimleri geçzen dava dışı ...ve ... firmalarının davalı firma ile geçmiş dönemden süregelen ticari alacak verecekleri konu yapılan borcun ...tarafından üstlenildiği, yapılan sözleşmeyle mahsuplaştırıldığı, davalı firmaya devir edilen 4 adet daire bedelinden düşülerek 02.02.2020 tarihinden öncesine dayalı mahsup ile herhangi bir borcun kalmadığı belirtildiğini, bu madde kendi içerisinde ayrı yasal sonuçlar hükümler içerdiğini, sözleşmenin 3. Maddesinde ise, sözleşmeye konu ürünlerin çeşitlilik arzmesi kapsamında malzeme listesinin fiyatlandırılmasında karşılıklı anlaşmanın sağlanması gerektiği misalen ihtiyaç duyulacak piyasa değeri 100 Tl olan bir kapı tokmağının 500,00 Tl olarak fiyatlandırılmasının önüne geçilmesi amacıyla karşılıklı bir anlaşmanın sağlanması gerektiğinden bahsedilerek anlaşmanın sağlanamaması durumunda anlaşmaya dayalı olarak verilen malzeme + sözleşmenin birinci maddesindeki mahsup bedeli düşüldükten böylece alacak ve verecek sıfırlandıktan sonra kalan dairelerin iade edileceği karar altına alındığını, davacı şirket taşere aldığı işi gerçekleştirmek amacıyla davalı firmadan malzeme alımı konusunda anlaşmış, malzeme bedeli içerisine bir kısım firmaların ( .......-...) önceye dayalı borçları da etlenerek ayni ifada (daire karşılığı ) bulunulduğunu, buna karşın davalı şirket sözleşmeye uygun ifada bulunmadığını, sözleşme bedeli karşılığı taahhüdünü yerine getirmediğini, sözleşmenin 3. Maddesi kapsamında taraflar arasında anlaşmazlık halinde karşılıklı borçlar sıfırlanarak davalı elinde kalan daireler aynen yada bedeli davacıya iade edilmesi gerektiğini, davalı şirkete verilen dairelerin her biri 2.500.000,00 TL üzerinde olduğunu, sözleşme 3. Maddesine göre alacaklı bulunduklarını, satıcı davalı firma, alıcı davacı firmanın bu yüzden uğradığı zararları gidermesi gerektiğini belirterek şimdilik 100.000,00 TL tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı taraf ile davalı şirket arasında imzalanmış bir alım satım sözleşmesi bulunmadığını, yine davacı ile müvekkili arasında alım satıma dair fatura irsaliye ve benzeri ticari ilişkinin varlığını gösterir delillerde bulunmadığını, dava dışı 5-6 şirketin kayıt ve belgelerinin incelenerek davalı şirketin borçlu olduğunu ispata çalışmakta olduğunu, dava dışı şirketler olan ...... A.Ş., ... ... Şti., ...... Şti. ile ... firmalarının kayıtları ile davalı şirketin kayıtlarının hepsi incelenecek buradan davacının alacaklarının tespitinin istenilmekte olduğunu, davacı şirket ile davalı şirket arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmaması sebebiyle, karşı sorumluluğu ve davada da taraf ehliyeti bulunmadığını, öncelikle davanın husumet yokluğu nedeni ile dava şartı eksikliğinden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının imzalandığını iddia ettiği sözleşmelerin hiçbirisinde davalı şirketin kaşe ve yetkilisinin imzası bulunmadığını, dolayısıyla davalı şirketin davacıya karşı hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davacının tacir olduğunu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğundan basiretli tacir gibi hareket etmesi gerektiğini, davacının dosya tarafı olmayan kişilerin yaptığı sözleşmelerden hareketle davalı şirketten alacaklı olduğunu iddia etmesinin mümkün olmadığını, sözleşmeler sadece taraflar arasında bağlayıcı olup sadece taraflarına borç yüklediğini, dosyaya sunulan tapu fotokopilerinde, ... adına sunulan tapularda davalı şirketi bağlamamakla beraber tapuların üzerindeki satış ibaresinden ... tarafından satın alındığını anlaşıldığını, sözleşmelerde yer almayan yorum ve varsayımlarla taraflar arasında ve müvekkilinin illiyet bağı kurulmaya çalışılmakta olduğunu, davalı şirketin davacıya karşı borcu yada yerine getirmesi gereken bir edim bulunmadığını, sözleşmelerin içeriğinde yer alan taşınmaz sözleşmelerinin taraflar arasında şekle bağlı olarak tapuda satış yada noterde satış vaadi şeklinde yapılmış olmadıkça geçersiz olduğunu, sözleşmelerin orjinal asıllarının dosyaya sunulması gerektiğini, davacının iddialarını belge ile ispatlamak zorunda olduğunu, mahkememizce dava konusu ticari satımdan kaynaklı alacakla ilgili olarak soyut dava dışı iddialar değil sadece taraflar arasındaki ilişki ile sınırlı olarak incelemenin kabul edilmesi gerektiğini, sunulan sözleşmelere davalı şirket taraf olmadığından davanın öncelikle husumet aksi halde esastan reddini, aksi halde ise davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece 30/05/2023 tarihli kararı ile, taraflar arasında sözleşme ilişkisi ispat edilemediğinden davanın reddini karar vermiştir. Yerel mahkeme kararı davacı yanca istinaf edilmiştir. Dairemizin 30/05/2024 tarih 2023/1529 - 2024/437 karar sayılı ilamıyla, mahkemece davacıya yemin delili hatırlatılarak sonucuna göre karar vermesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmediğinden, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılmıştır. Mahkemece, Mahkememiz önceki tarihli kararı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2024 tarih ve 2023/1529 Esas 2024/437 Karar sayılı ilamı ve devam eden yargılama süreci nazara alındığında taraflara arasındaki sözleşme ilişkisinin davacı tarafça ispatlanamadığı, davacı tarafa yemin teklifi hususunda süre verilmiş ise de yemin teklifinde bulunulmadığı, bu nedenle yemin deliline dayanılmamış olduğunun kabulü gerektiği, mahkememiz eski tarihli kanaatinin değiştirir mahiyette delilin dosya arasında yer almadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, İstanbul İli ....İlçesi.... ada .. parselde kayıtlı 26193,22 m2 yüzölçümlü arsa vasıflı taşınmaz üzerinde toplam 4 bloklu yaklaşık 1200 adet daireyi inşa etme ve ... Mah. ......No:........ İstanbul adresinde yine 4 Bloklu yaklaşık 1000 adet daireyi inşa etme işi (.......-A-B-C-D BLOKLAR- .....- 1-2-3-4 BLOKLAR) kapsamında; dairelerin mobilya işlerinin yapılması karşılığı 37 daire verilmek üzere .... ŞTİ. ile 02.10.2019 tarihli alt işveren sözleşmesi yaptığını, işbu sözleşmeye göre verilecek 37 adet daire içerisinde İstanbul İli ..... İlçesi .... ada ... parsel ... Blok..Kat ... nolu ve ... Kat ... nolu bağımsız bölümün bulunduğunu, ....Şti. almış olduğu bu işi çok geçmeden üst işveren ... A.Ş.’nin de muvafakati ile müvekkil şirket ...Ltd. Şti’ye taşere ettiğini, müvekkil şirket ve ....Şti aralarında 21.10.2019 tarihli bir protokol imzaladıklarını, ... firması bu iş için davacı firmaya ... A.Ş’den hakkedişi olacak 37 adet dairenin tapusunu iş karşılığı verme taahhüdü altına girdiğini, kendisine taşere edilen işi alan müvekkil ...Ltd. Şti. işin yapılması için hammadde (hırdavat, çelik kapı aksesuarları, mobilya aksesuarı vb.) ihtiyacını karşılamak amacıyla davalı ......... Şti. ile anlaşmaya varıldığını, bu anlaşma kapsamında davacı firma davalı firma sahibi olan ...’a iş karşılığı verilen 4 adet daireyi 31.10.2019 tarihinde devrettirdiğini, akabinde ........... Şti. yapılan anlaşma bu firmanın yetkili temsilcisi olan ... ile 02.02.2020 tarihinde yazılı sözleşmeye döküldüğünü, işbu sözleşmeyi davacı şirket adına şirket yetkilisi ......, davalı şirket adına ise bağlı veya bağımsız tacir yardımcısı sıfatında bulunan aynı zamanda şirket yetkilisi ...'ın Babası ...'ın imzaladığını, sözleşme konusu bu taşınmazların ... A.Ş. adına kayıtlı iken 31.09.2019 tarihi itibariyle ...'a satışlarının yapıldığı ve taşınmazların halen başka kişiler adına kayıtlı olduğunu, yerel mahkeme kararının eksik ve yetersiz incelemeye dayalı olarak alındığını, müvekkil ...şirketi .....'da kurulan ve faaliyet yürüten bir şirket olduğunu, bu kapsamda .... Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılması tarafımızca talep edilmiş olmasına yerel mahkeme tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını, ayrıca dava konusu sözleşmeyi davalı şirket adına ...'ın imzaladığını, yerel mahkemenin bu konudaki değerlendirmesi de eksik ve hatalı olduğunu, imza atan ...'ın İstanbul'da birçok inşaat firması ile benzer sözleşmeler imzalamakta ve davalı firma adına mal ve hizmet anlaşmaları yaptığını, bu kişi yukarıda ifade edildiği üzere ticari vekil yada pazarlamacı niteliğindeki tacir yardımcılarından olduğunu, yapmış olduğu işlemlerin davalı firmayı bağladığını, yerel mahkeme değerlendirme yaparken bu hususları da göz önünde bulundurmadığını, istinaf mahkemesince dosya delil dilekçesi içerisinde yemin delilinin de sayılması nedeniyle ilk derece mahkemesince tarafımıza yemin delili hatırlatılmış ise de uyumaşlığın hukuki niteliği ve miktari göz önüne alındığında davalı tarafın doğruyu söylemeyeceği hususunda kanaat hasıl olması aleyhimize kesin delil niteliğinde bir hususun oluşmaması ve kanun yolu haklarını etkili bir şekilde kullanmamız adına yemin deliline başvurulmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen Eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı, dava dışı ... Şirketi ile dava dışı ... Şirketi arasında, Hayatpark şirketine ait inşaata bağımsız bölümlerin mobilya işlerinin yapılması ve bu işin bedeli olarak 37 adet bağımsız bölümün verilmesi karşılığı sözleşme imzaladıklarını, ........ı şirketinin edimini 21.10.2019 tarihli protokol ile davacı .... şirketine taşere ettiğini, davacı şirketin 02.02.2020 tarihli davalı ........ şirketi ile yapılan sözleşme ile bir kısım işlerin yapılması konusunda anlaştıklarını, davalı şirketin edimini yerine getirmediğini ancak sözleşme gereğince 4 adet bağımsız bölümün davalı şirket sahibi ...’a devredildiğini belirterek, uğradıkları zararlar sebebiyle şimdilik 100.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını ileri sürerek davanın husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin ispat edilemediği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Somut olay değerlendirildiğinde; davalı tarafça akdi ilişkinin varlığı inkâr edilmiştir. Sözleşme ilişkisini ispat yükü davacıya ait olup, davacı HMK’nın 200/1. maddesi uyarınca akdi ilişkinin varlığını yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. Her ne kadar davacı tarafından taraflar arasında sözleşme ilişkisi kanıtlanamamış ise de davalının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı görülmektedir. Mahkemece, dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda tensip zaptı ile taraflara yemin deliline başvurup başvurmayacaklarını bildirmeleri, yemin deliline başvurmaları hâlinde yemin metnini ibraz etmeleri için süre verilmiş; ancak davacı vekili tarafından yemin deliline ilişkin herhangi bir beyanda bulunulmadığı gibi yemin metni de mahkemeye ibraz edilmemiştir. Bu durumda taraflar arasındaki akdi ilişkinin davacı tarafından ispat edilemediği anlaşıldığından, mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 24/09/2024 tarih ve 2024/517 Esas, 2024/924 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.707,75 TL'nin mahsubu ile fazla yatan 975,75 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 28/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.