TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/07/2017 NUMARASI : 2014/1633 Esas, 2017/634 Karar DAVANIN KONUSU: |İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 16/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme s…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/299 KARAR NO: 2026/499 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/07/2017 NUMARASI : 2014/1633 Esas, 2017/634 Karar DAVANIN KONUSU: |İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 16/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı olarak davacı iş sahibi tarafından 5 saat 37 dakikalık duruş ( enerji verilemeyen zaman) bedeline ilişkin olarak kesilen faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine; davalı yüklenici tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup; mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili; davacının 39.766,00 TL'lik alacağının tahsili için İstanbul 1. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını ve davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek davalının itirazın iptali ile davalının %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; takibine konu faturanın davalıya 28.10.2013 tarihli ihtarname ile gönderildiğini, davalı tarafından ilgili faturaya ve içeriğine süresi içerisinde 13.11.2013 tarihli ihtarname ile itiraz edildiğini, dosyaya konu faturanın hiçbir dayanağı olmadığını, davalının ilgili faturaya ilişkin olarak davacıya hiçbir borcu bulunmadığını, belirterek; davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece 12.07.2017 tarihli karar ile; Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede yetkili kişi olarak; İnşaat Mühendisi ... 'nin gösterildiği, sözleşmenin son sayfasında kaşe üzerinde ... 'nin imzasının bulunmamasının diğer sayfaların tümünde imzalarının bulunması nedeniyle sözleşmeyi geçersiz kılmayacağı ve davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, kaldı ki iş ikmal edilip, yeni hattan tesise enerji vermekle davalı tarafından sözleşmenin ve şartlarının kabul edilmiş sayıldığı, sözleşmenin 6. maddesi çerçevesinde 5 saati geçen her duruş saati için davacı tarafça ceza tahakkuk ettirilip; bunun davalıya fatura edilmesinin sözleşmeye ve hukuka uygun olduğu, davalının iddialarını kanıtlayamadığı, takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olduğu, gerekçesi ile davanın kabulü ile davalının İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yönelttiği itirazının iptaline ve takibin aynı şartlarda devamına, asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davanın 1 yıllık itirazın iptali davası açma süresi içerisinde açılmadığı, takibe davalı tarafından 04.12.2013 tarihinde itiraz edildiğini, işbu davanın ise 15.12.2014 tarihinde açıldığını, davalının bu fatura nedeni ile davacıya borcunun bulunmadığını, 28.10.2013 tarihli ihtarname ile gönderilen, dava konusu faturaya ve içeriğine süresi içerisinde 13.11.2013 tarihli ihtarname ile itiraz edildiğini, faturanın hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, davalı şirket yetkilisinin imza, paraf veya kaşesinin bulunmadığı kağıt parçasının sözleşme olarak nitelendirilmesinin hukuken mümkün olmadığını, kaldı ki işbu delilin de süresi içerisinde mahkemeye sunulmadığını, muvafakat edilmemiş olmasına rağmen mahkemece işbu kağıt parçasının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, sözleşme olarak nitelendirilen kağıt parçasında bulunan imzanın davalı şirket yetkilisine ait olmadığını, sözleşmede ismi geçen ...'nin şirket yetkilisi olmadığının yerel mahkeme tarafından da tespit edilmişken; davanın kabulü yönünde hüküm kurulması hatalı olduğunu, sözleşmedeki imzaların yine de eksik olduğunu, iki basiretli tacir arasında bu denli özensiz ve gayri ciddi sözleşme akdedilmeyeceğini, bilirkişilerin hukuki görüş bildirme yasağına aykırı hareket ederek; mahkemenin kararını etkilediklerini, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında; 16/09/2013 tarihli ...İmalatı ve Hattın Taşınması İşleri Sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı iş sahibi, taraflar arasındaki sözleşemeye dayalı olarak; 5 saat 37 dakika enerji kesintisi olan zamana ilişkin olarak kestiği ceza faturasına dayalı, davalı aleyhine başlattığı icra takibine itirazın iptalini talep etmiş, davalı yüklenici ise faturanın hiç bir yasal dayanağı olmadığını ve faturaya süresinde itiraz ettiğini belirterek; davanın reddini istemiş, mahkemece; taraflar arasındaki sözleşmenin davalı şirketin temsilcisi tarafından imzalandığı bu nedenle de geçerli olduğu, kaldı ki iş ikmal edilip, yeni hattan tesise enerji vermekle davalı tarafından sözleşmenin ve şartlarının kabul edilmiş sayıldığı, sözleşmenin 6. maddesi çerçevesinde 5 saati geçen her duruş saati için davacı tarafça ceza tahakkuk ettirilip; bunun davalıya fatura edilmesinin sözleşmeye ve hukuka uygun olduğu, takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olduğu, gerekçesi ile davanın kabulü ile davalının İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasına yönelttiği itirazının iptaline ve takibin aynı şartlarda devamına, asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Somut olayda, taraflar arasında 16/09/2013 tarihli ...İmalatı ve Hattın Taşınması İşleri Sözleşmesi akdedildiği, davalı yan tarafından sözleşme kağıt parçası olarak nitelendirilmiş, ve şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı iddia edilmiş ise de; Dairemizin geri çevirme kararı sonrası dosyaya sunulan sözleşme aslında son sayfada da davalı şirket temsilcisinin imzasının bulunduğu, sözleşmenin 1.2 yüklenici maddesinde yüklenici şirket yetkilisinin ... olarak gösterildiği, bu parafların bu kişiye ait olduğunun yargılama sırasında davalı tarafça inkar edilmediği, T.C Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın 20/06/2013 tarih ... sayılı yazısında, sözleşme konusu iş için, inşaat mühendisi ...’nin şantiye şefi olarak görev yapmasının uygun olduğunun olurunun davalıya bildirildiği, davalı adına sözleşmeyi imzalayan ...'nin sözleşmenin yapıldığı 16/09/2013 tarihi itibarı ile Beyoğlu Kasımpaşa Hasköy Yol Rehabilitasyon İkmal İşi kapsamında davalı şirketin sigortalısı olarak çalıştığı bu nedenle sözleşmenin geçerli olduğu, sözleşmenin 6.8. maddesinde; enerji nakil hattının taşınması esnasında davacının tesisinin üretiminin; enerji kesilmesi nedeni ile duracağı sürenin en fazla 5 saat ile sınırlandırıldığı ve 5 saati geçen her duruş saati için 6.000,00 TL ceza tahakkuk ettirileceğinin kararlaştırıldığı, dosyada mübrez tutanağa göre 5 saatlik durma süresinin ek olarak enerji akışının 10 saat 37 dakika daha durduğu, davacı iş sahibininde sözleşmenin 6. Maddesine dayalı olarak saati 6.000,00 TL den, KDV dahil 23/10/2013 tarih, ... sıra no’lu, 39.766,00 TLlik faturayı düzenlediği ve 28.10.2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı şirkete 07.11.2013 tarihinde tebliğ ettiği, davalı yan bu faturaya itiraz etse de 10 saat 37 dakikalık duruş gerçekleştiğinin tutanak ile sabit olduğu, alınan bilirkişi raporu ile de davacının haklılığının ortaya konulduğu, alacağın sözleşmenin 6. Maddesi hükmü ile duruş saatinin belirli olması sebebi ile likit olduğu anlaşıldığından; mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne ve icra inkar tazminatına hükmetmesi isabetli olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 12/07/2017 tarih ve 2014/1633 Esas, 2017/634 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken nisbi istinaf karar harcının davalı tarafça peşin olarak yatırılmış olması sebebi ile yeniden HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.