TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/11/2025 NUMARASI : 2025/663 Esas, 2025/673 Karar DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 16/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/78 KARAR NO: 2026/496 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/11/2025 NUMARASI : 2025/663 Esas, 2025/673 Karar DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 16/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Talep; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin ihtiyati haciz talebine ilişkin olup, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı talep eden vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesi ile; taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağın bulunduğunu, faturaya itiraz edilmediğini, borç kesinleşmiş olmasına rağmen talep edene herhangi bir ödeme yapılmadığını, borçlular aleyhine İstanbul 9. İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, alacağın herhangi bir teminata bağlanmadığını, rehin ile güvence altına alınmadığını, herhangi bir mal devri durumunda alacağın tahsilinin imkansız hale geleceğini, bu nedenlerden dolayı; borçluların, icra takip toplamı olan 6.752.653,62 TL tutarında menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının yasadan kaynaklanan bir ödeme olması nedeniyle teminatsız olarak veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığı, İstanbul 9.İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası üzerinden ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmişlerdir.Mahkemece 21.11.2025 tarihli ara karar ile; ihtiyati hacze konu alacak fatura alacağına dayanmakta olup, sözleşme konusu edimlerin yerine getirilip getirilmediği hususu belirsiz olup, sözleşme ve fatura tek başına talep edenin karşı taraftan muayyen bir alacağının bulunduğunu ortaya koymayacağından, bu haliyle talep konusu alacağın varlığı ve muaccel hale geldiği belirsiz olup yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati haciz kararı verilebilmesine ilişkin İİK'nın 257. maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı gerekçesi ile talep eden tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Talep eden vekili istinaf dilekçesi ile; Borcun dayanağı bulunan belgeleri ( cari hesap ekstresi, karşı taraf ile mail yazışmaları vs) ve irsaliyeli faturalarını dava dilekçesi ekinde sunduklarını, faturaya itiraz edilmediğini, borç kesinleşmiş olmasına rağmen dosya borçlularının, ödeme yapmadıklarını, borçlular aleyhine İstanbul 9.İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosya ile icra takibi başlatıklarını, alacağın herhangi bir teminata bağlanmadığını, rehin ile güvence altına alınmadığını, herhangi bir mal devri durumunda alacağın tahsilinin imkansız hale geleceğini, nitekim şirketlerden ... A.Ş.' nin terkin edildiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 19/10/2015T. 2015/685E. 2015/13030K. Sayılı kararında “Faturaların irsaliyeli fatura olması ve cari hesap anlaşmasına ilişkin belgelerin bulunması halinde yaklaşık ispat kuralı uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekmektedir.” denildiğini, sundukları belgelerle yaklaşık ispatın sağlandığını, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalılar ise iş sahibidir. Taraflar aasında; davalıların uhdesinde bulunan ...Gelişim Projesi kapsamında taraflar arasında 15/10/2024 tarihinde 98.000,00 EURO+KDV bedelli ...Panoları satın alma sözlemesi akdedilmiştir. İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. Maddesinde de; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda; ihtiyati haciz talebine konu, daha önce İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/778 E sayılı dosya ile 23.10.2025 tarihinde açılmış asıl davada; davanın özel dava şartı yokluğundan; usulden reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi sonucu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi tarafından 2025/2227 E sayılı dosyasında 15.01.2026 tarihinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, Dairemizce yazılan müzekkereye İstanbul Bam 13. Hukuk Dairesinin verdiği cevapta dosyanın temyiz edildiğinin bildirildiği, sonuç olarak; talep edenin istinaf incelemesine konu D.İş dosyasını açmadan önce asıl davayı zaten açtığı ve dosyanın halen derdest olduğu, derdest asıl davada ihtiyati haciz talep edebilecekken, davanın devamı sırasında 19.11.2025 tarihinde iş bu dosyadan ihtiyati haciz talep ettiği, ancak bu durumda talep edenin hukuki yararı olmadığı, kaldı ki asıl dosyada da henüz delillerin toplanmadığı, talep edenin iş bu dosyada da yaklaşık ispatı sağlayamadığı anlaşıldığından; mahkemece dosya kapsamındaki delillerin doğru değerlendirilmesi suretiyle talep eden vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi anılan maddeye uygun olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı (talep eden) vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/11/2025 tarih ve 2025/663 Esas, 2025/673 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.629,30 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 897,30 TL istinaf karar harcının istek halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.