T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:26/01/2022 BİRLEŞEN ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI DAVANIN KONUSU:İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması ve İflas (İİK'nın 156. maddesi)) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/12/2025 İlk Derece Mahkemesin…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:26/01/2022 BİRLEŞEN ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS SAYILI DOSYASI DAVANIN KONUSU:İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması ve İflas (İİK'nın 156. maddesi)) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Asıl davada davacı vekili; davacı firmanın Antalya Merkezde inşaat yapımı ve gayrimenkul alım satım işi ile iştigal ettiğini, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil nosunda kayıtlı davalı kooperatif ile 15/08/2014 tarihinde Antalya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ... ada ... parsel nosunda kayıtlı taşınmaz üzerinde proje ve eklerine uygun inşaat yapımı sözleşmesi imzalandığını, ihtiyaca binaen ve tarafların mutabakatı ile anılan sözleşmeye ek sözleşmenin de imzalandığını, davacının sözleşme ve ek sözleşme gereği üzerine düşen edimlerini eksiksiz olarak tamamladığını ve inşaatın kooperatife teslim edildiğini, anılan sözleşme kapsamında yapılan imalat ve inşaata dair 30.12.2016 tarihli 38.467.709,19-TL miktarlı 1 nolu ve 30.03.2017 tarihli 3.869.928,78-TL miktarlı 2 nolu hakkedişler düzenlendiğini, karşılıklı mutabık kalınarak imza altına alındığını, hakkedişlerin bedellerine uygun faturalar tanzim edilerek kooperatife teslim edildiğini, davacı tarafından yapılan iş, imalat ve inşaatın 30.03.2017 tarihinde geçici kabul tutanağı, 30.09.2017 itibar tarihli 04.12.2017 düzenleme tarihli kesin kabul tutanağı kooperatif yetkililerince imzalandığını ve inşaat teslim/kabul işlemlerinin tamamlandığını, davacı şirketin hak ediş ve faturaya bağlanmamış sözleşme dışı imalatlarının da bulunduğunu, bu imalatlar ile ilgili tüm fazlaya dair haklarını saklı tuttuklarını, ancak son hak ediş tarihinden sonra 1 yıldan fazla bir süre geçtiği halde davacı adına ödenen stopaj da dahil olmak üzere hakkedişler karşılığı davacıya toplam 38.809.071,71-TL ödenmiş bakiye 3.528.566,26-TL'nin ödenmediğini, bu sebeple Antalya 7. Noterliği'nin 31.05.2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek sözleşme kapsamında yapılan işlerden doğan alacağın ödenmesinin istendiğini, sözleşme dışı imalatların da hak edişinin hazırlanıp bedelinin isteneceğinin bildirildiğini, davalı kooperatifin Antalya 10.Noterliği'nin 06.06.2018 tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesinde; "Kooperatifimizin ... İnşaatla yapmış olduğu sözleşmeler kapsamında bu güne kadar konut bedelleri de dahil ödeme 40.406.933,36-TL'dir. ... İnşaat'a olan borcu 42.771.510,77-TL'dir. Yani 42.771.510,77-TL- 40.406.933,36-TL = 2.364.577,41-TL ... İnşaat'ın alacağı olup daha önce tarafların karşılıklı anlaştığı üzere KDV davasının kazanılması durumunda ödenecektir" şeklinde beyanda bulunduğunu, davalı tarafından ihtara ve borcu kabule rağmen hiçbir ödeme yapılmadığını ve türlü oyalama taktikleri izlenmesi sebebiyle ihtardan 1 yıl sonra davalı aleyhine Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile önce ilamsız haciz yolu ile takıp yapılarak ödeme emri gönderildiğini, daha sonra ise takip şekli değiştirilerek ilamsız iflas yolu ile takipte ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, davalının ise borca haksız ve kötü niyeti olarak itiraz ettiğini, icra dosyasına konu edilen alacak miktarının tüm fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalının kabulünde olan 2.364.557,29-TL asıl alacak ve bu alacağa ihtarnamenin tebliği ve verilen mehilden sonra işlemiş faize yönelik olduğunu, davacının sözleşme dışı işler ve niza konusu olan üyelik bedellendirmeleri hususu salt ihtilafı uzatmamak adına takipte alacak konusu yapılmadığını ve bu hakları saklı tuttuklarını, davalı kabulünde olan ve miktarı açıkça belli olan borca kötü niyetli olarak itiraz ettiğini beyanla tüm fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla; davalıya ait malvarlığına ilişkin olarak İcra İflas Kanunu'nun 159. maddesi gereği muhafaza tedbirleri alınmasına ve 161. maddesi gereği defter tutulmasına karar verilmesini, neticeten tüm fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalıdan takip tarihi itibariyle 2.777.615,90-TL alacaklı olduklarının tespiti ile davalının Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında vaki borca itirazının kaldırılmasına ve iflasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili; davacı ile davalı kooperatif arasında 15.08.2014 tarihli Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde sözleşme, proje ve eklerine uygun inşaat yapımı sözleşmesi düzenlendiğini, tarafların mutabakatı ile sözleşmeye ek sözleşme imzalandığını, sözleşmeler gereği davacının edimlerini eksiksiz olarak tamamladığını, inşaat ve imalatların kooperatife teslim edildiğini, yapılan iş, imalat ve inşaatın 30.03.2017 tarihinde geçici kabul tutanağı, 30.09.2017 itibar tarihli 04.12.2017 düzenleme tarihli kesin kabul tutanağının kooperatif yetkililerince imzalandığını, inşaat teslim/kabul işlemlerinin tamamlandığını, sözleşme dışı yaptığı imalatların bedellerinin tüm taleplere rağmen davalı kooperatif tarafından ödenmediğini, Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile sözleşme dışı imalatların mahallinde tespitinin yaptırıldığını, davacı şirketin sabit alacağını ödemeyen davalı hakkında alacak herhangi bir rehinle temin edilmemiş bulunduğunu, tüm fazlaya dair hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında vaki borca itirazının kaldırılmasına ve iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; davacının dava konusu etmiş olduğu alacak iddiası kaynağının taraflar arasında düzenlenen 15.08.2014 tarihli Antalya ili, ... ilçesi, ... mahallesi adresinde ve tapulamanın ... mahallesi ... ada ... parselinde kayıtlı taşınmaz üzerine taraflar arasında düzenlenen 15.08.2014 tarihli sözleşme ve ek sözleşme kapsamında inşaatların tam, eksiksiz, kusursuz ve ayıpsız olarak teslim edilmesi ve genel iskanın alınması olduğunu, bu işlemler ile geçici ve kesin kabul sonucunda inşaatların kooperatife teslim edildiğini ve üyelerin konutlarda oturmaya başladığını, ancak sitede yapılması gereken 1 adet kreş ile sitenin ... ve ... konutlarının bulunduğu alanda otoparklar ile inşaatlarda kooperatif tarafından tespit edilen eksik, hatalı ve kusurlu imalatların bulunduğunu, bu eksikliklerin yükleniciye söylenmesine rağmen yapılmadığı gibi yüklenicinin bu bedeli de talep etmediğini, zira kooperatifin dava dışı arsa sahibi ile arasında süren Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davasının kooperatif lehine sonuçlanması durumunda oradan alabileceğini genel kurulda beyan ettiğini, ancak bu beyanın tutanaklara geçirilmediğini, inşaatların tamamlanıp işin teslim edilmesinden yaklaşık 2 yıl sonrasında böyle bir davanın açıldığını ve alacak iddiasında bulunulduğunu, müvekkilinin bu davada haklı olduğunu, ancak bu hususun yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu elde edilecek sonuçlar ile dinlenecek tanık ifadeleri ile ortaya çıkarılmasının mümkün olduğunu, dosyaya ibraz edilen ve sözleşme gereğince yapılacak ve ilave işlerin toplam bedelleri karşılaştırıldığında yükleniciye sözleşme gereği ve ilave işler karşılığı olarak ödenmesi gereken bedelin çok üstünde imalat bedelinin ödendiği ve dolayısıyla kooperatifin yükleniciye herhangi bir borcunun bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekilinin ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı kooperatif arasındaki inşaat sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlık hakkında halen Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası bulunduğunu, halen derdest olduğunu, dava ile iş bu davanın bağlantılı olması nedeniyle HMK'nın 166. maddesi kapsamında davaların birleştirilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından gerek daha önceden açılan Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında gerekse Mahkemede açılan iş bu davada tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı ile davalı arasında 15.08.2014 tarihli birinci sözleşme ve devamında ilk sözleşmeye ek olarak yapılacak imalatları gösteren işe başlama tarihi ......2015 bitiş tarihi 31.12.2016 olan ikinci sözleşme imzalandığını, ilk sözleşmenin bedeli KDV dahil 39.950.000,00-TL, ikinci sözleşmenin bedeli KDV dahil 7.006.436,86-TL olduğunu, iki sözleşmenin konusu incelendiğinde açık bir şekilde işlerin anahtar teslim götürü bedel usulü ile yapılacağının belirtildiğini, sözleşmelerin haricinde taraflarca imzalanmış başka bir sözleşme bulunmadığını, iki sözleşmede de sözleşme kapsamına dahil olmayan veya projelerde yer almayan ilave işler, zorunlu proje değişikliği nedeniyle artan ve azalan işler ile ilgili 14. maddesinin bulunduğunu, davacının tespitini yaptırarak bedelini talep ettiği kalemlerin sözleşme dışı yapıldığına ilişkin bir tespit bulanmadığını, davacı tarafından yaptırılarak bu davanın dayanağını oluşturan ve tarafımızca itiraz edilen Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş. dosyası sadece davacı tarafından beyan edilen kalemlerin hesaplamasını yaptığını, bu kalemlerin sözleşme dışı yapıldığına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, tarafların ilk sözleşmede görmüş olduğu eksikliklere ilişkin olarak ek sözleşme hazırladıklarını, karşılıklı imzalandığını, sözleşme ve proje dışı yapılacak imalatları kararlaştırıldığını, ilk sözleşme 39.950.000,00-TL bedel iken ek sözleşme ile davacıya 7.006.436,86-TL ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu ek sözleşmeden açıkça anlaşıldığı üzere tarafların sözleşme dışı bir imalat durumu olması halinde karşılıklı oturup kalemleri ve fiyatlandırmayı belirleyerek ek bir sözleşme imzaladıklarını, davacının iddia ettiği kalemlerin tamamı anahtar teslim sözleşme ve ek sözleşme içerisinde kalan işler olduğunu, her iki sözleşmenin de 14. maddesinde belirtilen nitelikte bir mutabakat bulunması gerektiğini, yaklaşık 4.000.000,00-TL'lik bir ek imalatın taraflarca mutabakata varılmaksızın ve hiçbir sözleşme imzalanmaksızın yüklenici tarafından yerine getirilmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı tarafça 3 yıl sonra ortaya atılan sözleşme dışı imalatlar iddiasına ilişkin olarak herhangi bir fatura dahi tanzim etmediğini, sözleşmenin toplam bedeli olan 46.956.346,86-TL'nin dışındaki bedeller için kooperatif tarafından yüklenici adına ödemeler yapıldığında bedellerin faturası yüklenici tarafından değil ilgili firmalarca kooperatife kesildiğini, sözleşme bedeli dışında davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ek imalatlar için herhangi bir fatura veya hakediş tanzim edilmediğini, inşaat yapım işlerinde müteahhidin yaptığı işler karşılığı hakediş veya icmal raporunun taraflarca karşılıklı olarak imzalandığını, anahtar teslim götürü bedel sözleşmelerde götürü bedel önceden sabit ve kesin olarak belirlendiğini, kural olarak sonradan artırılmasının istenemeyeceğini, işin yapımı sözleşmede kararlaştırılan bedelden daha fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici bedelin artırılmasını isteyemeyeceğini, maliyetlerin artması riski kural olarak yükleniciye ait olduğunu, yapılıp teslim edilecek inşaatın tamamı için önceden belirlenen tek ve sabit bir bedel söz konusu olduğunu, davacının dilekçesinde dayandığı geçici ve kesin kabul tutanaklarında davacının bu dava ile iddia ettiği alacak kalemlerinin kesinlikle bulunmadığını, davalı adına kesin kabul ve geçici kabul tutanaklarında imzası bulunan ... ve ...den'in davacı ... firması ile iş birliği yapmak suretiyle görevi kötüye kullanma, irtikap, zimmet, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na muhalefet etmek gibi bir takım suçlamalar nedeniyle halen Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davacı şirket temsilcisinin de şüpheli olduğu dosyada yargılamalarına devam edildiğini, geçici ve kesin kabul tutanağında imzası bulunan ...den aynı zamanda davacı ... firmasının sigortalı çalışanı olduğunu, ... ve ...den ile davacı şirket yetkilisi ...'nın iş birliği içerisinde kooperatiften haksız kazanç elde ettiklerine, bunu da yapılmamış imalatları yapılmış gibi göstermek, imalatları olduğundan daha fazla bedele mal etmek gibi yöntemlerle yaptıklarına delil olacak tespitler bulunduğunu, yüklenicinin fazla imalat yapmasının söz konusu olmadığını, yapması gereken işlerde dahi çok sayıda eksik imalat bulunduğunu, davacıya yaptığı işlerin karşılığının fazlasıyla ödendiğini, davacının iddiaları inşaat sözleşmesinden kaynaklı bir uyuşmazlık olmamakla birlikte sebepsiz zenginleşme veya vekaletsiz iş görme hükümlerince değerlendirilebilecek nitelikte olduğunu, iskan tarihinin üzerinden 2 yıldan fazla geçmiş olduğundan sebepsiz zenginleşme nedeniyle bir talepte bulunulmasının da mümkün olmadığını, davacının Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş dosyası ile yaptırmış olduğu tespitteki kalemlerin tamamı anahtar teslim götürü bedel sözleşme içerisinde yüklenici tarafından yapılması gereken işler olduğunu, prestijli bir proje ve böylesine yüksek bedelli bir iş için aksi olmasının mümkün olmadığını belirterek davalı kooperatifin davacıdan olan her türlü hak ve alacağı saklı kalmak kaydı ile Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kaldırılması ve iflas talebinin ve davanın reddine, davanın Mahkemenin ... Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle bilirkişiden rapor aldırılmış, SMMM Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 27/02/2020 tarihli raporda sonuç olarak; Taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve dava konusu alacağın dayanağı olan faturalar ile muhteviyatındaki işlerin davalı kooperatife teslim edildiği, tarafların ticari defterleri ve dava dosyası kapsamına göre, dava konusu alacağın dayanağı olarak sunulan faturalara istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye 2.364.557,29.-TL tutarında davalı taraftan alacağının olduğu, bu alacağa temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş ticari faiz tutarının 408.663,52.-TL olduğu yönünde mütalaada bulunulduğu anlaşılmıştır. Mahallinde keşif yapılmak suretiyle bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış, İnşaat Mühendisi Bilirkişi ..., İnşaat Mühendisi Bilirkişi ..., Mimar Bilirkişi ... ve Elektrik Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 20/05/2021 tarihli raporda sonuç olarak; Ana dava yönünden; Dava konusu, Antalya ili, ... ilçesi, ... mahallesi adresinde ve tapulamanın ... mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazı olduğu, keşif anında parsel üzerinde 222 adet bağımsız bölümden ibaret bir adet bir adet sitenin bulunduğu, sitedeki imalatların tamamlanmış ve oturulmakta olduğu, davalı işverenin, davacı yükleniciye Antalya 10. noterliğinin 06.06.2018 tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarında, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler kapsamında yapılan imalatlara ilişkin ödemeler toplamının 40.406.933,36 TL olduğunun, yükleniciye olan borçlarının ise 42.771.510,77 TL olduğunun ve dolayısıyla yükleniciye olan toplam borçlarının kdv dahil 2.364.577,41 TL olduğunu beyan etmiş olduğu, yüklenicinin talep ettiği bu bedelin ve yüklenicinin yapmış olduğu imalatların taraflar arasında niza konusu olmadığı, davalı işverenin kabulünde olduğu, keşif anında ve sonrasında davaya konu bloklarda yapılan incelemelerde, yüklenicinin sözleşme kapsamında eksik bıraktığı işlerin sözleşme tarihi itibariyle bedelleri toplamının kdv dahil 683.225,62TL olduğu, Mahkemece düzenlenen keşif zaptında gösterilen ve davalı yüklenici tarafından ayıplı yapılan imalatların sözleşme tarihi itibariyle bedelleri toplamının kdv dahil 22.000,00 TL olduğu, ancak dava konusunun yüklenicinin davaya konu bloklarda eksik bıraktığı işlere yönelik olduğu, davalı işverenin ayıp ve kusur konularında cevap dilekçelerinde bir beyanının ve talebinin bulunmadığı, imalatlardaki ayıpların ne zaman ortaya çıktığı bilinmediğinden ayıplara ilişkin bedellerin sözleşme tarihi itibariyle hesaplanmış olduğu, Birleşen dava yönünden; Davacı yüklenicinin davaya konu Antalya ili, ... ilçesi, ... mahallesi adresinde ve tapulamanın ... mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazı üzerinde yapmış olduğu sitede ana sözleşme, ek sözleşme ve proje haricinde yapmış olduğu iş ve imalatların dava tarihi itibariyle bedelleri toplamının kdv dahil 3.594.728,19 TL olduğu, birleşen dava dosyasında, davalı işverenin talepte bulunduğu eksik ve ayıplı iş ve imalatlara ilişkin bedellerin ana dosyada hesaplanması nedeni ile huzurdaki bölümde ele alınmadığı görüş ve kanaatinde bulundukları anlaşılmıştır. Bilirkişi heyetinin 26/07/2021 tarihli ek raporlarında; kök raporlarındaki görüşlerini tekrarladıkları anlaşılmıştır. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde davacının yapılan işlerden dolayı sözleşme gereği ödemelerin tam olarak yapılmadığı, yine davacı vekilince sunulan ve 15/04/2019 tarihli mutabakattan da anlaşılacağı üzere 2.364.557,29.-TL yönünden davacının davalı kooperatife mutabık kalınmadığını kendi defterlerine göre 9.959,18.-TL'lik farkın stopaj ödemelerinin mükerrer yazılmış olmasından kaynaklandığını belirtmesi karşısında davalı kooperatifin, davacı tarafından mutabık kalınan 2.364.557,29.-TL üzerinden takip başlatmasının yerinde olduğu zira, incelenen ticari defterlere göre davacının yapmış olduğu imalatlar gereği ödenmemiş alacağının 2.364.557,29.-TL olduğunu, davacının daha azını kabul ederek takip yaptığı görüldüğünden asıl alacak yönünden davalının itirazının yerinde olmadığı görülmüştür. Bedellerin ödenmemiş olması yüzünden davacı şirket tarafından davalı kooperatife bakiye ödenmeyen 2.568.576,26.-TL'nin ödenmesi yönünde ihtar gönderdiği, söz konusu ihtarnamenin davalıya .../06/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnameyle borcun ödenmesinin tebliğden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesi talep edildiğinden davalının 05/06/2018 tarihinde temerrüte düşmüş olduğu, dolayısıyla davacının icra takibinde takip öncesi faiz talebinin yerinde olduğu anlaşıldığından 408.663,52.-TL faiz alacağının da kabulü gerekmiştir. Birleşen dosya yönünden ise davacı taraf sözleşme dışı yapılan işler yönünden ödenmeyen alacağının tahsili için icra takibine başvurmuş olup, mahkememizce yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda sözleşmede yer almayan ve davacı tarafından yapılan Davacı yüklenicinin davaya konu Antalya ili, ... ilçesi, ... mahallesi adresinde ve tapulamanın ... mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazı üzerinde yapmış olduğu sitede ana sözleşme, ek sözleşme ve proje haricinde yapmış olduğu iş ve imalatların dava tarihi itibariyle bedelleri toplamının kdv dahil 3.594.728,19 TL olduğu belirtilmiş olup, yapılan hesaplamanın sözleşmede açıkça fazla yapılacak imalatlara ilişkin sözleşmedeki teknik şartnameye göre hesaplama yapılacağına ilişkin açık bir hüküm bulunmayıp, bilirkişilerce dava tarihindeki serbest piyasa rayiçlerine göre hesaplama yapılması Yargıtay'ın içtihatlarına göre uygun olduğundan, mahkememizce de rapora itibar edilerek taleple bağlılık ilkesi gereği 3.640.267,41.-TL yönünden davalının itirazının haksız olduğu kabul edilmiştir. Davalı vekili taraflar arasında götürü bedel sözleşme yapıldığı, bu nedenle davacının yapmış olduğu iş bedellerini talep edemeyeceği, dosyaya sunulan geçici ve kesin kabul tutanaklarından davacının herhangi bir itirazi kaydı olmadığı, ayrıca eksik ve ayıplı işler nedeniyle bedelden indirim yapılması gerektiğine ilişkin itirazda bulunmuş ise de, a) Götürü bedele ilişkin itirazın incelenmesinde; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin götürü bedel anahtar teslimi olması, taraflar arasındaki kabul edilen bedelden yapılacak imalatın maliyetinin yüksek ya da düşük olması durumunda sözleşmede yazılı miktara mutabık kalınacağına işaret eder. Ancak sözleşmede kararlaştırılmayan işlerde ise götürü bedel nedeniyle bedel istenemeyeceği hususu Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere götürü bedel içerisinde kabul edilemeyeceğinden yüklenicinin sözleşme dışı fazla işler nedeniyle talepte bulunabileceği anlaşılmıştır. Asıl dava yönünden ise davacı süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını iddia etmiş olup davalı süresinde ayıp ihbarı yaptığına dair ispata elverişli delil ibraz etmemiş olduğundan davalının ayıp savunmasına itibar edilememiştir. b) Davalının ve davacının dosyaya sunmuş olduğu 30/03/2017 tarihli geçici kabul tutanağı ve 04/12/2017 tarihli kesin kabul tutanaklarının incelenmesinde dava konusu yapılan işlerin sözleşmeye ve eklerine uygun olduğu ve kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızalarının bulunmadığı açıkça belirtilerek taraflarca imzalanmıştır. Bunun yanında ayıplı işler bakımından ayıbın sonradan ortaya çıktığı kabul edilse bile bilirkişi raporuyla saptanan söz konusu 22.000,00.-TL ayıplı iş bedeli ile 683.225,62.-TL eksik iş bedellerinin, davacı alacağından mahsup edilmiş olması halinde dahi davacı alacağının bunun çok üzerinde olduğu anlaşılmakla bu yöndeki savunmaların yerinde olmadığı görülmüştür. Yazılı sözleşme kapsamında davalı tarafın itiraz ettiği kalemlerin bedelleri, sözleşmede kararlaştırılan bedelden düşülse dahi davacının bu halde daha fazla alacağının olacağı görülmüş olmakla davalının rapora bu tür itirazlarının sonucu değiştirmeyeceği kanaatine varılmıştır. Varlığı ihtilafsız olan eser sözleşmesi iptal veya fesih edilmediğinden sözleşme kapsamında işlerin davacı tarafça yapıldığı karine olarak kabul edilmektedir. Tarafların gönderdikleri ihtarnamelerin içeriğine bakıldığında 2.364.577,41-TL bakiye borcun davalı tarafça kabul edildiği görülmektedir. Bu miktar ve taraf defterlerinde kayıtlı miktarlar ile yazılı sözleşmede kararlaştırılan götürü bedel karşılaştırıldığında bir kısım yapılmayan iş miktarının hesaba katılmadığı, tarafların kabulünde olduğu değerlendirilmiştir. Davacı taraf her ne kadar daha fazla temerrüt faizi talebinde bulunmuş ise de davacının da 1 yıl kadar süre KDV davasının sonuçlanmasını beklediği, ihtarname ve beyan içeriklerinden bu hususun anlaşıldığı en son ihtarname tebliğ edilerek artık beklenmeyeceği iradesinin açıklandığı ve 3 günlük ödeme süresi sonunda 05/06/2018 tarihi itibari ile davalının temerrüde düşmüş sayılacağı ve bu tarihten 06/05/2019 olan takip tarihine kadar 408.031,89-TL avans faizinin işleyeceği, bu miktarın hükme esas alınması gerektiği anlaşılmıştır. Birleşen dava yönünden de ilave işler yönünden asıl alacağın 3.594.728,19-TL olduğu hesap edilmiş, faiz talebinin olmadığı görülmüştür. Mahkememizce 21/12/2021 tarihli celsede taleple bağlı kalınarak belirlenen asıl alacak ve ferileri belirtilmek suretiyle her iki dava dosyası yönünden yaptırılan kapak hesabı gereğince davalı vekiline borcun ifası veya mahkeme veznesine depo etmek üzere 7 günlük kesin süre verildiği, bu süre içerisinde depo bedeli yatırılmadığı takdirde iflas kararı verilebileceği ihtar edilmiş olup, davalı vekiline verilen süre içerisinde depo kararının gereği yerine getirilmediğinden her iki dava dosyası yönünden itirazın kaldırılması ile ana dava dosyası yönünden davalı kooperatifin iflasına karar verilmiştir. Birleşen dosya yönünden davacı vekili iflas talep etmiş olup, ana dava dosyasında davalının iflasına karar verilmiş olduğundan birleşen dosya yönünden de yeniden iflas kararı verilmesine gerek olmadığına" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yüklenicinin eksik ve ayıplı imalatları nedeniyle bakiye bedele hak kazanmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından yapılan imalatlarda büyük oranda eksikler ve ayıplar bulunduğunu, sözleşme ve teknik şartnamede yapılması kararlaştırılan işlerden pek çok hususun yerine getirilmediğini, yapılması gereken bir binanın dahi yapılmadığını, yapılmayan eksikliklere rağmen yüklenicinin sözleşme bedelinin tamamına hak kazandığına karar vermenin hakkaniyete aykırı olduğunu, belirtilen kalemlerin eksik olduğunun bilirkişilerce de sahada tespit edilmesine rağmen bilirkişilerin yorumlama yoluyla bazılarının projesi olmadığından eksik imalat olamayacağı yönünde bir değerlendirme ile yüklenicinin bu bedellere hak kazandığı değerlendirmesinin yapıldığını, bilirkişi raporlarına yaptıkları ayrıntılı itirazların gözden geçirilmesi halinde müvekkili kooperatifin maruz kaldığı haksızlığın görüleceğini, Mahkemenin cevap dilekçesinde eksik imalatlara ilişkin bir beyanları olmadığı gerekçesinin tamamen yanlış olduğunu, müvekkilinin borcu kabul beyanı bulunduğuna ilişkin gerekçenin ve müvekkilinin eksik işler ve ayıplar yönünden geçerli bir ihbarının bulunmadığına ilişkin gerekçenin hatalı olduğunu, davacı tarafından yapılması gereken imalatların yöneticilerle iş birliği yaparak gizlendiğini, vekil eden kooperatifin hataları ve eksiklikleri bildirme imkanının elinden alındığını, kooperatifin kurucuları ve 2020 yılı Ocak ayına kadar yöneticiliğini yapan ... ve ...den' in kooperatif üyelerinin paralarını kendi zimmetlerine geçirdiği, yöneticilik görevini kötüye kullandığı gibi gerekçelerle bir kısım üyelerce Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru yapıldığı ve başvuru neticesinde iddianame düzenlenerek önceki yöneticiler ile davacı şirket yetkilisinin halen Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyada zimmet, görevi kötüye kullanma vb suçlardan yargılamalarının devam ettiği, müvekkilinin kooperatif eksiklerini bildirme imkanı bulduğunda bu hususun derhal yükleniciye bildirildiğini, eksiklerin bildirilmesinin yüklenici tarafından engellendiğinden müvekkilinin eksikleri bildirmediği yönündeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, eksik ve ayıplı işlerin tamamının sahada tespit edilmiş olmasına rağmen bilirkişilerin yanlı ve yanlış şahsi kanaatlerine dayanarak bu bedellerin alacak bedelin düşülmemesinin hatalı olduğunu, yargılama esnasında eksik ve ayıplı işleri için de bilirkişi görevlendirilmesi yapıldığını, bilirkişilerin sahada çizelgede gösterdikleri kalemlerini tamamını (grobeton kullanılmadığını, bina temellerine drenaj yapılmadığını, kapı dürbünlerinin eksik olduğu, kreş binasının bulunmadığı vb. tüm eksiklikleri) sahada tespit ettiklerini, eksik kalemlerin sözleşme ve teknik şartname ile yapılması kararlaştırılan ve ödemesi yükleniciye yapılmış kalemler olmasına rağmen projeleri yüklenici tarafından çizilmediği gerekçesi ile hatalı biçimde indirime tabi tutulmadığını, bilirkişilerce yapılan değerlendirmelerin hatalı olduğunun bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlarda son derece açık biçimde belirtilmesine rağmen Mahkemece denetime elverişsiz, yanlı hazırlanmış rapora dayanarak karar verildiğini, esas dava yönünden; yüklenicinin eksik ve ayıplı imalatlar yaptığını, bu eksik imalatların da anahtar teslim götürü bedel sözleşme kapsamında bedellendirildiğinin sabit olduğunu, müvekkili kooperatifin 2018 yılından itibaren eksik ve ayıplı işler için ödeme yapmayacağını davacıya bildirdiğini, bu davanın açıldığında da cevap dilekçesi ile de eksikliklerin bildirildiğini, yüklenicinin yapması gereken edimleri yerine getirmeden sözleşme bedelinin tamamını hakettiğine karar vermenin hakkaniyete aykırı olacağını, sahada yüklenicinin eksik yaptığı kalemlerin sözleşme bedelinden düşülerek karar verilmesi gerekirken bu durumu hiçe sayan Yerel Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, birleşen dava yönünden ise; Yerel Mahkemece taraflar arasında imzalanan sözleşmenin amir hükümlerinin hiçe sayıldığını, taraflar arasında imzalanan biri ana diğeri ek sözleşme olmak üzere 2 adet sözleşme bulunduğunu, her iki sözleşmede de işin anahtar teslim götürü bedeli olduğunun açıkça yazıldığını, tarafların bu maddeyi imzalayarak anahtar teslim götürü bedelli işin sınırlarını belirlediklerini, bu madde ile iş sahibi müvekkilinin yüklenicinin sözleşmenin dışında bir iş yapıp yapmadığını öğreneceğini, ona göre planlama yapacağını, fakat davacı tarafça dosyaya iki tarafça imzalanmış fazla imalatlar konusunda anlaşıldığını gösterir bir belge sunulmadığını, davacının fazla yaptığını iddia ettiği kalemler ile ilgili müvekkili kooperatifin hiçbir anlaşma yapmadığını ve bu hususlarda hiçbir talimat vermediğini, davacının sonradan bu kalemleri kötü niyetli şekilde dava konusu yaptığını,sözleşmenin 14 nolu maddesinde sözleşme kapsamına dahil olmayan işlerin bedellerinin karşılıklı anlaşarak belirleneceği ve sonrasında yüklenici tarafından yapılacağının açıkça imza altına alındığını, Mahkeme tarafından bu hususta hiçbir değerlendirme yapılmadan sadece yüklenicinin beyanlarına dayanarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından tespiti yaptırılan imalat kalemlerinin tamamının anahtar teslim götürü bedelinin sözleşme kapsamında yapıldığını, davacının dilekçesinde belirttiği kalemlere ilişkin olarak vekil eden kooperatif ile davacı arasında yapılmış hiçbir mutabakat olmadığı gibi tespiti yapılan işlerin yapılması için vekil eden kooperatif tarafından verilmiş hiçbir talimat bulunmadığını, taraflarca sözleşme ve proje dışı yapılacak işler ve fiyatlandırmalarının karşılıklı kararlaştırılacağı sözleşmede belirtilmişken ve bu anlaşmaya ilişkin hiçbir belge yokken davacının iskandan 3 yıl sonra gelen fazla imalat talebinin anlaşılamadığını, tarafların ilk sözleşmede görmüş olduğu eksikliklere ilişkin olarak ek sözleşme hazırlayarak karşılıklı imzaladıklarını ve sözleşme ve proje dışı yapılacak imalatları kararlaştırdıklarını, ilk sözleşmenin 39.950.000,00-TL gibi bir bedel iken ek sözleşme ile davacıya 7.006.436,86-TL ödenmesinin kararlaştırıldığını, tarafların sözleşme dışı bir imalat durumu olması halinde karşılıklı oturup kalemleri ve fiyatlandırmayı belirleyerek ek bir sözleşme imzaladıklarını, basiretli bir tacir olmanın da bunu gerektirdiğini, davacının iddia ettiği kalemlerin tamamının anahtar teslim sözleşme ve ek sözleşme içerisinde kalan işler olup aksinin ispat külfetinin yüklenicide olduğunu, bu durumun ispatı için her iki sözleşmenin de 14. maddesinde belirtilen nitelikte bir mutabakat bulunması gerektiğini, yaklaşık 4.000.000,00-TL lik bir ek imalatın taraflarca mutabakata varılmaksızın ve hiçbir sözleşme imzalanmaksızın yüklenici tarafından yerine getirilmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dava konusu işlerin fazla imalat olduğuna ilişkin ticari defterlerde hiçbir inceleme yapılmadığı gibi davacı tarafından yapıldığı iddia edilen bu işlere ilişkin sunulan hiçbir fatura vb. belge bulunmadığını, tacir olan davacının bir takım fazla imalatlar yaptığını beyan etmesine rağmen bu imalatları hiçbir şekilde ticari defterleri ile ispat edemediğini, davacının tacir olduğunun sabit olduğunu, müvekkilinin kooperatife yaptığı her iş için fatura tanzim etmesi ve bu işleri ticari defterlerine işlemesinin zaruri olduğunu, Mahkemece davacının ticari defterlerinde hiçbir inceleme yapılmadan karar verildiğini, ticari defterlerde bir inceleme yapılmış olsa davacının sözleşme dışı olduğunu iddia ettiği kalemlerin tamamen sözleşme kapsamında yapıldığının anlaşılacağını, davacının iddiaları doğru olsa tarafların fazla imalat yapılmasına mevcut imalatların bitiminde karar vereceğini ve sonradan yapılan imalatlar için alınan malzemelerin ticari deftere girişinin ileri tarihli olacağını, davacı fazladan yaptığını iddia ettiği yaklaşık 4 milyon liralık imalat için bir fatura dahi ibraz edemediğini, bu hususlarda ticari defterlerinde de hiçbir kayıt olmadığını, taraflar arasında bir mutabakat olmadıktan sonra sahada yaptırılan tespitin hiçbir kıymetinin bulunmadığını, bu duruma rağmen sözleşmenin amir hükümlerini hiçe sayarak gerekli bilgi ve belgeleri incelemeden verilen Yerel Mahkeme kararının hatalı olduğunu, kesin kabul tutanağının davacı tarafından itirazi kayıt konulmaksızın imzalandığını ve tutanakta herhangi bir borç bildiriminde bulunulmadığını, yüklenici iskan sürecinin tamamlanmasından 3 yıl sonra fazla imalat iddiasında bulunduğunu, inşaatın teslimi esnasında bu konunun hiçbir şekilde gündeme gelmediğini, yüklenici inşaatının teslim ettikten sonra tüm alacağını alması veya bu alacağa ilişkin teminat alması gerektiğini, taraflar arasında fazla imalatlara ilişkin hiçbir ödeme belgesi imzalanmadığını, yüklenicinin teslim esnasında bu bedele ilişkin bir bildiriminin olmadığını, inşaatı biten taşınmazın ödeme yönünden hiçbir itirazi kayıt koyulmadan teslim edildiğini, yine kesin kabul tutanağındaki sözleşme bedeline bakıldığında bu bedele hiçbir şekilde fazla imalat bedellerinin dahil olmadığının görüleceğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede anahtar teslim sözleşme konusu imalat kalemleri dışında fazladan yapılacak işlerin karşılıklı anlaşma ile yapılacağı belirtilmesine rağmen sözleşmenin amir hükmünün Yerel Mahkemece görmezden gelindiğini, davacının iddia ettiği imalatlar için hiçbir anlaşma bulunmamasına, tanzim edilmiş fatura bulunmamasına ve bu kalemlerin ticari defterlere işlenmemesine rağmen davacı lehine karar verilmesinin son derece hatalı bir karar olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan iflas yolu ile takibe yapılan itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkin olup, İİK'nın 155. ve devamı maddelerine dayanmaktadır. Mahkemece yazılı gerekçeyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen 15/08/2014 tarihli sözleşme ile Antalya İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel üzerinde projesine uygun olarak ... adet ikiz dubleks, ... bağımsız bölümün dubleks villa, ... katlı 6'şar daireli ... adet blokların toplam ... adet bağımsız bölümü (3+1 daire) ile 10 adet blokların (2+1 dairenin) 60 adet bağımsız bölümün yapılması, onaylı vaziyet planında görülen imalatların tamamı, gerekli projelerin çizdirilmesi, kat irtifakı kurulması vs işlerin yapılması kararlaştırılarak sözleşmenin 5.maddesinde yapılacak işlerin kdv dahil anahtar teslimi 39.950.000,00-TL olarak belirlendiği, bu kez yine taraflar arasında düzenlenen tarihsiz ek sözleşmede ise ana sözleşmede öngörülen işlere ilave olarak anlaşma sağlandığı ve ek sözleşmenin anahtar teslimi KDV dahil 7.006.436,86-TL olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında inşaat yapım sözleşmesi ve ek sözleşmenin varlığı ihtilafsız olup, davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibine sözleşme ile kararlaştırılan işin teslim edildiği hususu davalı yanın da kabulünde olup, dosya kapsamına sunulan geçici ve kesin kabul tutanakları gereğince de ihtilafsızdır. Uyuşmazlık; sözleşme ve ek sözleşme kapsamında davacı yanın, davalı yandan icra takip tarihi itibariyle bakiye alacağının bulunup bulunmadığı, taraflar arasında bu hususta geçerli bir hesap mutabakatının olup olmadığı, eksik ve ayıplı imalatın bulunup bulunmadığı, var ise teslim edilen iş ile ilgili davalı iş sahibi tarafından süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, davacı yüklenici tarafça fazladan imalat yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise bedeli ile davalı tarafça davacıya yapılan ödemelerin tutarı hususlarına ilişkindir. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdidir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser yüklenicinin sermayesi, sanat ve becerisini kullanarak gerçekleştirdiği sonuçtur. İş sahibi ısmarladığı eserin belli nitelikler taşımasını, amacını karşılamasını arzu eder. Şayet ısmarlanan eser iş sahibinin beklentisini karşılamıyorsa sözleşmenin yararlar dengesi iş sahibi aleyhine bozulur. Bu bakımdan eser, fen ve sanat kurallarına uygun ve iş sahibinin amacını karşılar nitelikte imal edilmelidir. Aksi halde eser ayıplıdır ve yüklenicinin ayıba karşı zararlı sonuçtan sorumluluğu ortaya çıkar. Ayıp, eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. İlk bakışta görülebilen veya basit muayene ile anlaşılabilen türden ayıplar açık ayıp; ilk bakışta görünemeyen veya basit muayene ile hemen anlaşılamayan, sonradan kullanılmakla ortaya çıkan ayıplar ise gizli ayıp olarak nitelendirilir. Ayıplı iş ile eksik iş birbirinden farklıdır. Ayıplı iş, vasıf noksanlığını ifade ettiği halde, noksan iş yapılmayan işi ifade eder. Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler 6098 sayılı TBK'nın 474 ila 478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Şayet, imal edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir. Eksik iş ise sözleşme ve eklerine göre yapılması gerektiği halde yapılmayan (noksan bırakılan) işleri ifade eder. Eksik işler bedelinin istenebilmesi için teslim sırasında ihtirazi kayıt konulmasına ya da ihtar çekilmesine gerek bulunmamaktadır. Eksik işler yönünden TBK’nın 474 ve 477. maddesindeki hükümler uygulanmaz. (Bknz. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2016/2999 Esas ve 2017/4504 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/2005 Esas ve 2019/3700 Karar sayılı ilamı) Ayrıca geçici ve kesin kabullerin yapılmış olması ancak açık ayıplar yönünden sorumluluğu sona erdirir. Eksik işler ve sonradan ortaya çıkan gizli ayıplar yönünden yüklenicinin sorumluluğu zamanaşımı süresinin sonuna kadar devam eder. Bu sebeple eksik bırakılan işlerin bedeli ile geçici ve kesin kabulden sonra ortaya çıkan gizli ayıpların giderilme bedelini ve işleri teslim alırken tespit edilen ve davacı yükleniciye gecikmeksizin bildirilen açık ayıpların giderilme bedelini davacı yükleniciden talep edebilir. (Bknz. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2012/5382 Esas ve 2013/4947 Karar sayılı ilamı) Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif sonucunda dosya kapsamına alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında davacı yüklenicinin 22.000,00-TL tutarında ayıplı imalatının bulunduğunun belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davalı yanın ayıba ilişkin ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğinin ispat edilemediğini, ayıplı imalatın sözleşmede kararlaştırılan bedelden düşülse dahi davacının bu halde dahi fazla alacağının bulunduğundan bahisle sonucun değişmeyeceği kanaatine varılarak davalı yanın ayıplı imalatın mahsubu talebinin reddine karar verilmişse de; varılan sonuç dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı gibi ayıplı imalatın niteliğine ilişkin bilirkişi raporunda bir açıklama bulunmadığı, ayıbın açık ya da gizli ayıp olup olmadığı ve bu bağlamda davalı yanın ihbar yükümlülüğünün yerine getirilip getirilmediği belirlenmeksizin geçici ve kesin kabulün imzalanması gerekçe gösterilerek yine davacı yanın daha fazla alacağının olduğuna ilişkin dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile hüküm tesis edilmesi isabetli görülmemiştir. 6098 sayılı TBK'nın 480. maddesinde düzenlenen götürü bedelli sözleşmede, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorundadır. Kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi fazla ödediği bedelin iadesini, fazla ise yüklenici ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebilir. Sözleşme dışı iş ise, sözleşme ve eklerine göre yapılması gerekenler dışında yapılmasında zorunluluk olup davalı yararına yapılan işlerdir. Eser sözleşmelerinde sözleşme dışı ya da ilave iş, sözleşmede kararlaştırılan iş ve imalatlar dışında iş sahibinin talimatıyla ya da talimatı olmaksızın işin gereği olarak yüklenici tarafından gerçekleştirilen iş ve imalatlar olup, bunların bedelinin talep edilebilmesi için sözleşme yapılması ya da asıl sözleşmenin değiştirilmesine gerek bulunmamaktadır. Sözleşme dışı iş ve imalatların yapılmış olup da iş sahibi yararına olması halinde bedelinin ödenmesi gerekmektedir. (Bknz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/169 Esas ve 2022/320 Karar sayılı ilamı) Sözleşme dışı iş kalemlerine ilişkin istemlerde ise, yapıldıkları yıl mahalli piyasa rayiç bedellerine göre hesaplama yapılarak iş bedelinin bulunması gerekir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2020/2407 Esas ve 2020/3033 Karar sayılı ilamı). Eser sözleşmesinde, yüklenicinin iş bedelinin tamamına hak kazanabilmesi için eseri tamamlayarak iş sahibine teslim ettiğini ispat etmesi gerekir. Kural olarak sözleşmenin feshedilmediği veya işten el çektiği kanıtlanmadığı sürece imalatın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmelidir. Bu kabul fiili karine niteliğinde olup, iş sahibi bunun aksini iddia ediyorsa ispat etmesi gerekir. Bir başka anlatımla iş sahibi, eseri kendisinin tamamladığını, yüklenicinin işi terk ettiğini, yani sözleşmenin sona erdiğini kanıtlamakla yükümlüdür. (Bknz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2022/3076 Esas ve 2024/175 Karar sayılı ilamı) Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükme esas alınan bilirkişi heyet raporuna göre, taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi kapsamında işin teslim edildiği, taraflar arasındaki sözleşme ek ve sözleşme gereğince eksik iş bedeli toplamının 683.225,62-TL olduğunun belirlendiği, birleşen dosya ile talep edilen sözleşme dışı işler bedelinin ise dava tarihi itibariyle KDV dahil 3.594.728,19-TL olarak belirlendiği anlaşılmıştır. Davalı iş sahibi sözleşmenin götürü bedelli sözleşme olduğu, fazladan imalatlara ilişkin taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığı, bu sebeple davacı yüklenicinin fazladan iş bedeli isteyemeyeceğini savunmuş ise de, davalının sözleşmenin davacı tarafça feshedildiği veya davacının işten el çektiğini kanıtlayamadığından imalatın davacı yüklenici tarafından yapıldığının kabul edileceği, yine davalı iş sahibi sözleşme dışı yapılan işlerin başkası tarafından yapıldığını ispat etmediği sürece sözkonusu işlerin davacı yüklenici tarafından yapıldığı karine olarak kabul edileceği, bu karinenin aksinin davalı iş sahibince ispatı gerektiği ancak davalı iş sahibi tarafından karinenin aksinin ispat edilemediği dolayısıyla davacı yüklenicinin sözleşme dışı işlerin bedelini talep edebileceği açıktır. Ancak götürü bedelli işlerde iş bedeli tamamen ödenmiş olmasına rağmen teslim alınan işlerde sözleşmesine göre bir kısım eksikler varsa, iş sahibi eksik işlerin bedelini teslim tarihindeki serbest piyasa rayiçleriyle yükleniciden isteyebilir. Eksik işlerin tamamlanması için yükleniciye ilave bir süre verilmiş ve verilen sürede eksikler tamamlanmamış ise, eksik işlerin bedeli verilen sürenin sona erdiği tarihteki serbest piyasa rayiçleriyle hesaplanır. Ancak somut uyuşmazlıkta olduğu gibi (asıl dava ile talep edilen ödenmeyen götürü bedele ilişkin kısım) götürü bedelin tamamı yükleniciye ödenmemişse, iş bedelinin ödenmesinde borçlu temerrüdüne düşmüş ve dolayısıyla yükleniciye karşı öncelikli edimini ifa etmemiş ise iş sahibi eksik bırakılan işler nedeniyle yükleniciden bedel talebinde bulunamaz. Zira yüklenici, bedelini iş sahibinden tahsil etmediği imalatlar için, bu imalatların yapılmamış olması nedeniyle iş sahibine bedel ödemeye zorlanamaz. Bu durumda yapılacak iş, yapılan işin fiziki oranını ve bu orana göre yüklenicinin hakettiği iş bedelini bularak ödemelerle karşılaştırmak, sonucuna göre yüklenicinin alacaklı olup olmadığını ya da yükleniciye fazla ödeme yapılıp yapılmadığını belirlemekten ibarettir. Dava konusu sözleşme dışı fazla işler bedeli ile bu bedelden mahsubu gereken eksik işler bedelinin yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde bilirkişiden alınacak raporla belirlenmesi gerekir. (Bknz. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2013/2651 Esas ve 2014/1453 Karar sayılı ilamı) Ancak İlk Derece Mahkemesince geçici ve kesin kabulün imzalanması gerekçe gösterilerek yine davacı yanın daha fazla alacağının olduğundan eksik işlerin mahsup edilmesi talebinin reddine ilişkin dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile hüküm tesis edilmesi isabetli görülmemiştir. Yine sözleşme dışı işlerin bedelinin yapıldıkları yıl mahalli piyasa rayiç bedellerine göre hesaplanması ve mahalli piyasa rayiçleri içerisinde yüklenici karı ve KDV olacağından bunların ayrıca eklenmemesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda sözleşme dışı işlerin bedelinin dava tarihi itibariyle ve KDV dahil olarak belirlenmesi de isabetli olmamıştır. Açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş; yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda inceleme yapılmak amacıyla dosyaya rapor sunan bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak öncelikle ayıplı imalata ilişkin ayıbın açık ya da gizli ayıp olup olmadığı belirlendikten sonra davalı yanca ihbar yükümlülüğünün yerine getirilip getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesi, sözleşme dışı yapılan fazla işlerin iş sahibinin yararına olup olmadığının açıklığa kavuşturularak iş sahibinin yararına olan işlerin bedelinin yapıldıkları tarihteki serbest piyasa rayiçleriyle hesaplanarak, sözleşmesine göre yapılması gerekip de yapılmayan eksik bırakılan işlerin bedelini de yüklenicinin fazla işler bedelinden mahsup edilmek suretiyle kalan miktar yönünden takip talebindeki asıl alacakla ilgili istemin değerlendirilmesinden ibarettir. İlk Derece Mahkemesince değinilen şekilde bir inceleme yapılmadan eksik inceleme ve hatalı gerekçe ile hüküm tesis edilmesi isabetsiz olup davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya ilişkin istinaf istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece eksik incelemeye ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmiş olması sebebiyle davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi uyarınca ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin olarak yeniden bir karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesince uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16/12/2025 ...