T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:20/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:05/02/2026 DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:20/04/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP EDENİN İDD…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:20/04/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:05/02/2026 DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:20/04/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP EDENİN İDDİALARININ ÖZETİ: Talep eden vekili; müvekkili şirketin ... plastik tarım malzemeleri sattığını, borçlu ...'nun müvekkili şirketten 08/12/2025 tarihinde 250.029,00 TL tutarında ürün satın aldığını, bu satın almış olduğu ürünlere binaen 08/12/2025 tarihli mal teslim fişi ve 13/12/2025 tarihli faturanın ekte sunulduğunu, müvekkili şirket tarafından borçluya alınan ürünlerin parasının ödenmesi için defalarca sözlü ikazda bulunulduğunu, tüm bunlara rağmen borçlunun borcunu ödemeye yanaşmadığını, haricen edinilen bilgilere göre borçlunun işlerinin belirsiz olduğu, maddi sıkıntı içerisinde bulunduğu ve mal kaçırma yöneliminde olduğunun öğrenildiğini, müvekkili şirketin alacağına bir halel gelmemesi, ticari faaliyetin akamete uğramaması adına telafisi mümkün olmayan veya zorlaşan bir durumla karşılaşmaması için borçlunun menkul, gayrimenkul malları, banka hesapları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarına öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise teminatlı olarak ihtiyati haciz konulmasına kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 08/01/2026 tarih, ... D.İş sayılı kararı ile; "... talep edilen 250.029,00 TL miktarlı borcun muaccel olmasına rağmen ödenmediği ve rehin ile de temin edilmemiş bulunduğu anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebi İİK’nın 257. maddesine uygun olmakla, borçlunun kendisine ait menkul ve gayrimenkulleri ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının borca ve ferilerine yetecek kadarına ihtiyati haciz konulmasına, ihtiyati haciz talebinin %15'sine isabet eden 37.504,35-TL nakdi teminatın mahkeme veznesine yatırılması veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu getirilmesi halinde Kumluca İcra Müdürlüğü'nce ihtiyati haciz kararının yerine getirilmesine" karar verilmiştir. KARŞI TARAFIN İTİRAZLARININ ÖZETİ; Karşı taraf vekili; dosyaya sunulan ve ihtiyati hacze dayanak yapılan 08/12/2025 tarihli mal teslim fişi ile 13/12/2025 tarihli faturadaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkili ile karşı taraf arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını söz konusu tarihte ilgili iş yerinde herhangi bir alışveriş ya da mal teslimi gerçekleşmediğini, müvekkilinin dayanak belgedeki imzaları ve borcu kesin olarak reddetmesi karşısında alacağın varlığı yargılamayı gerektirmekte olup yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığını, müvekkilinin mal teslim fişindeki imzayı açıkça inkar etmekte olup sahte imzaya dayalı bir belge ile müvekkilinin malvarlığına el konulmasının hukuka aykırılığını, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığının yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde ortaya konulması gerektiğini, huzurdaki dosyada alacaklı yanın kendi düzenlediği ve müvekkili tarafından kabul edilmemiş, tebliğ dahi edilmemiş fatura ve sahte imzalı teslim fişi dışında hiçbir delilin olmadığını, müvekkilinin faturada imzası olmadığı gibi mal teslim fişindeki imzanın da sahte olduğunu, dolayısıyla karşı taraftan sadır olmuş geçerli bir kayıt bulunmadığını, müvekkili nezdinde alacaklının sunduğu belgelerin "yaklaşık ispat" gücüne sahip olmadığını, müvekkilinin ekonomik durumunun son derece güçlü, yerleşik ve ticari itibarı olan bir kimse olduğunu, karşı tarafın iddialarının aksine, müvekkilinin mal kaçırma amacı taşıdığına dair dosyada en ufak bir somut delil bulunmadığını, ihtiyati haczin uygulanması neticesinde müvekkilinin birçok malvarlığının olduğu zaten ortaya çıktığını, bu durumun müvekkilinin ödeme gücüne sahip olduğunu ve kaçma niyeti taşımadığını gösterdiğini, müvekkili hakkında mal kaçırma iddiasının tamamen soyut ve dayanaksız olduğunu, talep eden tarafın daha önce de benzer eylemlerle sahte evrak düzenleme, evrakta tahrifat ve tefecilik gibi suçlamalarla soruşturmalara muhatap olduğunun bilindiğini, dosyaya sunulan belgelerin sıhhati konusundaki şüphelerini haklı çıkardığını, müvekkili adına bu sahtecilik eylemleri nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunma haklarının saklı tutulduğunu, haksız ve hukuka aykırı olarak verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece 05/02/2026 tarihli ara kararı ile,"... İcra ve İflâs Kanunu’nun 258. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat getirmesinden” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukukî himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasanın 2’nci maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukukî himaye sağlamaktır. İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukukî himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce gelir. Maddi hukuka göre kimin haklı kimin haksız olduğu, İİK'nın 264. maddesi çerçevesinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası çerçevesinde ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davası sırasında incelenerek sonuçlandırılacaktır. İİK'nun 265/1 maddesinde ihtiyati haciz kararına itiraz sebepleri sınırlı sayıda düzenlenmiş olup, itiraz sebeplerinin ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminat miktarına ilişkin olarak yapılabileceği anlaşılmıştır. Borçlu vekilince yapılan imzaya itiraz ve senetteki tahrifat iddiası ihtiyati hacze engel teşkil edecek nitelikte olmayıp, ancak açılacak bir davada iddia veya açılan bir davada savunma olarak ileri sürülebilecek nedenlerden bulunması, dolayısıyla ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığının tespitinde dikkate alınamayacağı ve ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin tahdidi olarak sayılması da dikkate alınmak suretiyle ihtiyati hacze itirazın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Ara karara karşı, karşı taraf vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan ve ihtiyati hacze dayanak yapılan 08/12/2025 tarihli mal teslim fişi ile 13/12/2025 tarihli faturadaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkili ile karşı taraf arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını ve söz konusu tarihte ilgili iş yerinde herhangi bir alışveriş ya da mal tesliminin gerçekleşmediğini, müvekkilinin dayanak belgedeki imzaları ve borcu kesin olarak reddetmesi karşısında alacağın varlığının yargılamayı gerektirmekte olup yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığını, müvekkilinin mal teslim fişindeki imzayı açıkça inkar etmekte olup sahte imzaya dayalı bir belge ile müvekkilinin malvarılığına el konulmasının hukuka aykırı olduğunu, alacaklı tarafın dayandığı tek delil olan "mal teslim fişi" altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ve borcun açıkça inkar edildiğini, belgenin sıhhati üzerine sahtelik iddiası olduğunda belgenin " yaklaşık ispat" aracı olma vasfını yitirdiğini, Mahkemenin bu durumu göz ardı ederek geçerli bir belge varmış gibi itirazı reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, tek taraflı düzenlenen fatura ve teslim fişinin ihtiyati haciz için yetersiz olduğunu, müvekkilinin imzası bulunmayan bir teslim fişi ve tek taraflı faturaya dayalı olarak yaklaşık ispatın sağlandığını kabul etmenin İİK m. 257'nin amacına aykırı olduğunu, HMK m. 209 gereğince belgenin işleme esas alınamayacağını, mahkemece imza incelemesi yapılmadan, sahtelik iddiası ve imza inkarının yok sayılarak hüküm kurulduğunu, müvekkilinin yerleşik bir tacir olup mal kaçırma niyeti veya hazırlığı içinde olmadığını, karşı tarafça bu yönde sunulmuş hiçbir somut delil bulunmadığını, ihtiyati haciz kararının uygulanması neticesinde müvekkiline ait birden fazla taşınmaz ve araç üzerine haciz tatbik edildiğini, müvekkilinin borca batık olduğu yahut mal kaçırma niyeti içerisinde olmadığının açıkça görüldüğünü, ihtiyati haciz kararına konu edilen alacak için yapılan icra takibinin itiraz neticesinde durdurulduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Talep, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine ilişkin verilen ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Talep dayanağının 13/12/2025 tarihli fatura ve 08/12/2025 tarihli mal teslim fişi olduğu, mal teslim fişinde karşı tarafın isim ve imzasının olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda; ihtiyati haciz kararı, 13/12/2025 tarihli fatura ve 08/12/2025 tarihli mal teslim fişine istinaden verilmiştir. İtiraz eden vekili; dayanak teslim fişi altındaki imzasın müvekkiline ait olmadığını ileri sürmüştür. İtiraz eden vekilince ileri sürülen itiraz sebebi İİK'nun 265 maddesinde sınırlı olarak gösterilen itiraz sebeplerinden birini teşkil etmediği gibi, ihtiyati hacze itiraz yargılamasında değerlendirilebilecek hususlardan da olmayıp, ancak esas yargılamanın konusunu teşkil edebilir. Dosyaya mübrez ve talep dayanağı fatura ve teslim fişi kapsamından; İİK'nın 257/1 fıkrasında fıkrası ile İİK'nun 258 fıkrasında aranan şartların mevcut olduğu ve yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine yönelik verilen karar usul ve yasaya uygun olup, itiraz eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi ara kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, ara kararın hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; karşı taraf vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Karşı taraf vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Karşı tarafın istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından talep eden lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.20/04/2026 ...