TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/12/2023 NUMARASI: 2022/305 Esas, 2023/1341 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 03/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/462 KARAR NO : 2025/1381 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/12/2023 NUMARASI: 2022/305 Esas, 2023/1341 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 03/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, her iki davalı şirketin bir araya gelerek ... Ticaret A.Ş.-... inş. Ltd.Şti. iş ortaklığı kurduklarını, taraflar arasında " Kiraya verene ait olan aşağıda belirtilen asfalt kazıma (trimer) makinenin sözleşme şartlarına uygun olarak kiracı şantiyesinde kullanılmak üzere kiraya verilmesi" konulu makine kiralama sözleşmesi kurulduğunu ve makinenin davalılara teslim edildiğini, ayrıca davalıların talebi ile davalılara ait şantiyede harfiyat çalışması da yapıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılan işler karşılığında faturalar düzenlendiğini, taraflar arasındaki açık hesap çalışmasında davalıların bakiye borcu kaldığını, davalıların müvekkilinin bakiye alacağını ödemediklerini, bunun üzerine davalılar aleyhine Bakırköy 12. İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalıların kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiklerini ve takibin durmasına neden olduklarını, yapılan arabuluculuk görüşmesinin de anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirterek, davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına, borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, söz konusu takip nedeniyle müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasında gerçekleşen tüm ticari ilişkiye ilişkin bedellerin müvekkili şirket tarafından eksiksiz olarak ödendiğini, bu nedenle hukuka aykırı icra takibine itiraz edildiğini, itiraz neticesinde takibin durması nedeniyle takibin devamı için eldeki itirazın iptali davasının açıldığını, müvekkili şirketler tarafından söz konusu ticari ilişkiden kaynaklanan tüm tutarların eksiksiz olarak ödendiğini, ilamsız icra takiplerinde yetkili icra müdürlüğünün, HMK’nın 5-19 maddelerine kıyasen borçlunun ikametgahındaki icra müdürlüğü olduğunu, müvekkili şirketin yerinin Ankara'da olduğunu, bu sebeple müvekkili şirket hakkında başlatılacak icra takiplerinde yetkili İcra Müdürlüğünün Ankara İcra Müdürlükleri olduğundan, takibin yetkisiz icra müdürlüğü olan Bakırköy İcra Müdürlüğü’nde başlatıldığını, müvekkili şirketin davacı ile herhangi bir sözleşme imzalamış bulunmadığından, müvekkili şirket ile davacı arasında hali hazırda gerçekleştirilmiş bir yetki sözleşmesi de bulunmadığını, davacının icra takibinin kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın reddine, kötü niyetli davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın itirazın iptali davası olduğu, itirazın iptali davasının görülebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış, geçerli, ayakta bulunan bir icra takibinin bulunması gerektiği, icra dairesinin yetkisine itiraz edildiği ve bu itirazın olumlu veya olumsuz sonuçlandırılmadığı hallerde geçerli bir takibin bulunamayacağı, bu hususun İİK'nun 67. maddesi uyarınca bir dava şartı olduğu, her ne kadar mahkemece, yukarıda açıklanan sebeplerle davaya konu takibin yetkili icra dairesinde yapılmadığından bahisle dosyanın usulden reddine dair hüküm tesis edilmiş ise de, borçlu hakkında yapılan icra takibine borçlunun icra dairesi yetkisine itiraz etmediği, mahkemece sehven itiraz edilmiş gibi hüküm tesis edildiği hususunun duruşma zabtının katılan taraflara verilmesinden sonra fark edildiği, karar tefhiminden sonra verilen kararda herhangi bir değişiklik yapılamayacağından bu hususun gerekçeli kararda açıklanmakla yetinildiği gerekçeleriyle, itirazın iptaline konu icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.Yerel mahkemece verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dairemizin 23/03/2022 tarih 2022/791 esas 2022/597 karar sayılı ilamı ile " davacı tarafından Bakırköy 12.İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile yapılan ilamsız icra takibinde, borçlu tarafça 23/10/2020 tarihli dilekçe ile borca ve ferilerine itiraz edilmekle birlikte, icra dairesinin yetkisine yapılmış bir itiraz bulunmamaktadır. Şu halde, kesin yetki hali bulunmadığı ve borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edilmediğinden, icra dairesinin yetkisinin benimsenmiş olduğunun kabulü gerektiği, mahkemece, yetkisiz icra dairesinde icra takibi yapıldığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, gerekçeli kararda, davalı borçlunun icra takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmediği, sehven, itiraz etmiş gibi değerlendirildiğinden bu şekilde karar verildiğinin belirtildiği, icra takibinde, yetkisine itiraz edilmeyen icra dairesi yetkili hale geldiğinden, mahkemece tarafların iddia, savunma ve delilleri incelenip varsa usule ilişkin itiraz sebepleri değerlendirilmek ve yargılama aşamaları tamamlanmak suretiyle, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılmıştır. Mahkemece, her iki davalının bir araya gelerek ... Ticaret A.Ş.-... inş. Ltd.Şti. iş ortaklığı kurduğu, taraflar arasında Makine Kiralama Sözleşmesi akdedildiği, davacı tarafından sunulan hizmetler karşılığı davalılara fatura kesildiği, kesilen faturalara ilişkin davalılar tarafından ödeme yapılmadığı, alacağa ilişkin davacı tarafından Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı, davalılar tarafından dava konusu takibe itiraz edildiği, mahkememizce yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu ile tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmekle, takip tarihi itibariyle davacının, adi ortaklıktan 91.805,01 TL alacaklı olduğu, tarafların bildirimlerinin de 1 adet kdv dahil 56.996,76 TL lik fatura bakımından birbirini teyit ettiği anlaşılmış olup, davacının işbu dosya kapsamında davalıya verdiği hizmet karşılığında 93.805,01 TL yönüyle alaklı olduğunu ispat ettiği, davalının ise davacıdan aldığı hizmet karşılığı tüm fatura bedellerini ödediğine dair savunma iddialarını ispat edemediği ve anlaşılmış olup borçlu olan adi ortaklığın ortaklarının da işbu borçtan sorumlu oldukları sonuç ve kanaati ile davanın 93.805,01 TL asıl alacak yönüyle kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine, takip cari hesap alacağına dayalı başlatıldığı ve cari hesap alacağının hesaplama ve yargılama gerektiğinden bahilse icra inkar tazminatı talebinin ise reddi ile davanın kısmen kabulü ile 93.805,01-TL yönünden davalıların Bakırköy 12. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin bu miktar yönünden aynen devamına; fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın cari hesap alacağına dayalı olması, yargılamayı gerektirmesi ve likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, davalı şirketin bahse konu faturaya itiraz etmediğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdi ilişki bulunduğunu, Yargıtay'ın ilgili kararları doğrultusunda söz konusu faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmiş olması sebebiyle müvekkili şirket lehine, davalı şirket aleyhine karine teşkil ettiğini, söz konusu faturanın müvekkili şirket lehine karine teşkil etmesine rağmen yerel mahkemenin sadece davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre tanzim edilen rapora dayanarak hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, ilgili faturanın davalılarca BA formuna ve ticari defterlere işlenmediği, lehlerine karine teşkil eden faturanın, davalı şirket tarafından ticari defter ve kayıtlarına işlenmemiş olması nedeniyle yerel mahkemece hükme esas alınmamasının kabulünün mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davada davacı, taraflar arasında kiraya verene ait olan asflat kazıma makinenin sözleşme şartlarına uygun olarak kiracı şantiyesinde kullanılmak üzere kiraya verilmesi konusunda anlaştıklarını, davalılara ait şantiyede harfiyat yapıldığını, fatura kesildiğini, taraflar arasında açık hesap ilişkisi kapsamında bakiye alacakları kaldığı ancak ödenmediğini, girişilen icra takibine itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiştir. Davalı, taraflar arasındaki sözleşme gereğince tüm ödemeler yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, bilirkişi raporu itibariyle davacının 93.805,01 TL alacaklı olduğu kabul edilerek davanın bu miktar itibariyle kabulüne, icra inkar tazminatının reddine karar vermiştir. Taraflar arasında Makine Kira sözleşmesi imzalanmış olup, sözleşmede davacıya ait Asfalt kazma makinenin sözleşme şartları doğrultusunda davalılara ait şantiyede çalışması kararlaştırılmıştır. Somut olayda, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davacıya ait makine davalı şantiyesinde çalışmış olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından düzenlenen son bilirkişi raporu denetime elverişli olup, tarafların ticari defterleri itibariyle de incelendiğinde davacının 93.805,01 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece yazılı olduğu şekilde verilen hüküm doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2023 tarih ve 2022/305 Esas, 2023/1341 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.