9. Hukuk Dairesi 2017/13985 E. , 2019/20452 K. "" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin 15.09.1997-04.11.2013 tarihleri arasında İngi…
**9. Hukuk Dairesi 2017/13985 E. , 2019/20452 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin 15.09.1997-04.11.2013 tarihleri arasında İngilizce Öğretim Görevlisi olarak çalıştığını, son ücretinin 2.535,18 TL olduğunu, 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinin 1. fıkrasının 5 nolu bendi gereğince yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim ödeme gün sayısını tamamladığını SGK'dan aldığı yazı ile belgeleyerek emeklilik işlemlerini başlattığını, çalıştığı kuruma 04.11.2013 tarihli dilekçe ile başvurarak İş Kanunun yukarıda anılan hükmü gereğince iş akdini feshettiğini ve kıdem tazminatı ödenmesini talep ettiğini, ancak davalı kurumun 21.11.2013 tarihli yazı ile müvekkiline kıdem tazminatı ödemeyeceğini bildirdiğini, davalı kurumun aynı statüdeki çalışanlara da kıdem tazminatı ödemediğini, ancak açılan davaların çalışanlar lehine sonuçlandığını, Antalya 6. İş Mahkemesinin 2013/562 esas, 2014/370 karar sayılı dosyasının buna örnek olduğunu iddia ederek kıdem tazminatının iş akdinin sona erdiği tarihten itibaren yasal faizden aşağı olmamak üzere en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili; davacı ile imzalanan sözleşmenin İş Kanunu hükümleri uyarınca yapılmış bir sözleşme olmadığını, T.C. Maliye Bakanlığının cevap dilekçesinde ayrıntılarına yer verilen 28.12.2012 tarihli yazısından da anlaşılacağı üzere davacının sözleşmesinin idari sözleşme niteliğinde olup, 2547 sayılı Kanun'un 31. maddesine göre görev yaptığını tüm bu nedenlerle işçi olmayan davacının davadaki talebinin hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, davacının ders saati karşılığı çalışması nedeniyle kıdem tazminatı hesabında 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinin ‘’kıdem tazminatının hesaplanması son ücret üzerinden yapılır. Parça basma, akort, götürü veya yüzde usulü gibi ücretin sabit olmadığı hallerde son bir yıllık süre içinde ödenen ücretin o süre içinde çalışılan günlere bölünmesi suretiyle bulunacak ortalama ücret bu tazminatın hesabına esas tutulur" hükmü çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemekle birlikte, sözleşmenin davacı tarafından feshedilmesi nedeniyle de kıdem tazminatına hak kazanamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Öncelikle çözümlenmesi gereken husus, uyuşmazlığın çözüm yerinin adli yargı mı yoksa idari yargı mı olduğudur.