TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/12/2020 NUMARASI : 2019/636 Esas, 2020/822 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 31/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı ol…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/933 KARAR NO : 2025/1068 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/12/2020 NUMARASI : 2019/636 Esas, 2020/822 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 31/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : 1.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle , taraflar arasında ticari ilişki olduğunu ,bu ilişki soncunda davalının müvekkiline 401.044,92 TL. Borçlu bulunduğunu , bu borcun ödenmemesinden dolayı davalıya karşı Bakırköy 16. İcra Müdürlüğü'nün 2019/12625 Esas sayılı icra takibi açıldığını ,davalının haksız olarak itirazda bulunduğunu belirterek davalının itirazının iptaline ve takibin devamına , %20 icra tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle , taraflar arasında 2016 yılından beri ticari ilişki olduğunu , davacının kemer ,zincir ve aksesuar yaparak teslim ettiğini , davalının da bu ürünleri ihraç ettiğini ,taraflar arasında eser sözleşmesi olduğunu , ihracat yapılan şirketlerden olan Persentili Internacıonal ....'ya davacının ürettiği ürünlerin gönderildiğini , davacının ürettiği ürünlerin Ekim 2018 de adı geçen firmaya gönderildiğini, ayıplı çıktığı için bu firma taarfından , müvekkilinin de bilgisi dahilinde ayıp ihbarı yapıldığını ,davacının ayıbı kabul ederek yeni ürünlen gönderdiğini ,bu ürünlerinde ayıplı çıktığını ,16.10.2019 tarihide müvekkili tarafından kontrol kuruluşu SGS'den gelen mailin derhal davacıya iletildiğini ,bu şekilde müvekkilinin ihracat firmasından eksik ödeme almak zorunda kaldığını , davacının ayıplı ürün teslim ettiğini ve gerekli bildirimlerin davacıya yapıldığını , icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini , davanın reddine karar verilerek , davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ,Dava, ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu , taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu konusunda uyuşmazlık olmadığı , davalı tarafça teslim edilen malların ayıplı olduğunun iddia edildiği, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşmenin mahiyeti itibariyle ayıp ihbarının usulüne uygun olarak ve süresinde yapılıp yapılmadığı, malların ayıplı olup olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında toplandığı , bilirkişi raporunda, taraf ticari defterlerinin birbiriyle uyumlu olduğu, davacı ticari defterlerinde davalı yandan 401.044,92 TL alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerinde ise davacıya 401.045,08 TL borçlu olduğunun kayıtlı olduğunun tespit edildiği , davalı tarafça malların ayıplı olduğu, ihraç edilen ürünler için kendilerine reklamasyon faturası kesildiğini belirttiği, mahkemece ayıplı olduğu iddia edilen mallara ilişkin davacı tarafa kesilmiş reklamasyon faturası bulunup bulunmadığı, mallara ilişkin alınan tespit raporu olup olmadığı, malların davalı uhdesinde bulunup bulunmadığı hususlarında beyanda bulunmak üzere kesin süre verildiği , davalı tarafça ihraç edilen ürünlere ilişkin davalı tarafa kesildiği belirtilen reklamasyon faturaları sunulduğu, davacı tarafa kesilmiş reklamasyon faturası ya da mallara ilişkin tespit raporu sunulmamış olduğunun anlaşıldığı , ayıplı olduğu iddia edilen mallar davalı uhdesinde bulunmadığı , tamamı üzerinde mahkemece teknik bilirkişi incelemesi yapılması imkanı bulunmadığı , davalı tarafça ayıp iddiasının ispatına ilişkin olarak mail yazışmaları sunulduğu , ayıplı olduğu iddia edilen mallar üzerinde teknik inceleme yapılmadan malların ayıplı olduğunun kabulüne imkan olmadığı , taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu üzere davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş olduğu gerekçesiyle açılan davanın kabulüne, Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün 2019/12625 E sayılı dosyasında davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'si oranında 80.208,98 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1-Yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulduğunu , rapora itirazlarının değerlendirilmediğini , yeniden rapor alınması gerektiğini ,2-Hatalı gerekçe ile davanın kabul edildiğini , malların ayıplı olduğuna dair raporların cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu , 3-Ayıplı mallar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini , alacağın likit olmadığı ve icra inkar tazminatı verilemeyeceğini , yargılamaya muhtaç bir alacak bulunduğunu , 4-Yerel mahkemenin davacı tarafa kesilmiş reklamasyon faturası ya da mallar ilişkin tespit raporu sunulmamış olduğu anlaşılmıştır , şeklindeki gerekçesinin dosya kapsamı ile örtüşmediğini , 5-Sadece mali müşavir bilirkişi atanmasının hatalı olduğunu ,tekstil mühendisi de bilirkişinin de atanması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinen kaynaklanan alacak davasıdır. Davacı yüklenici , davalı şirket iş sahibidir. Davacı vekili , davalı ile müvekkilinin ticari ilişkileri sonucu müvekkilinin 401.044,92 TL. cari hesap alacağı olduğunu belirterek davalının itirazının iptalini talep etmiştir. Davalı vekili , davacının kemer, zincir ve aksesuar yaparak davalıya teslim ettiğini , davalının bu ürünleri ihraç ettiğini , ihraç ettiği firmaya gönderilen ürünlerin ayıplı olduğunu, maille davacıya ihbar yapıldığını belirtilerek davanın reddini talep etmiştir.Yerel mahkemece; tarafların örtüşen ticari defterler kayıtlarına göre davacının alacaklı olduğunu, davalı tarafça ayıp iddiasının ispatına ilişkin olarak mail yazışmaları sunulduğunu , ayıplı malların davalı elinde olmadığını, ayıplı olduğu iddia edilen mallar üzerinde teknik inceleme yapılmadan malların ayıplı olduğunun kabulüne imkan olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, tarafların ticari defterlerinin uyumlu olduğu, davacının 401.044,92 TL. alacaklı olduğu , SGS raporlarının hangi model numarasına, hangi ihracat faturasına ilişkin numune olduğunun işbu belge üzerinden anlaşılamadığı, 2. cevap dilekçesi ekinde sunulmuş SGS raporlarının 11.07.2019 ve 05.08.2019 tarihinde alındığı, hangi model numarasına, hangi modele ilişkin numune olduğunun anlaşılamadığı bildirilmiştir.Davalı iş sahibi ayıp ihbarının süresinde ve usulüne uygun yapıldığını iddia etmektedir. Eser sözleşmesinde iş sahibi eseri teslim alır almaz işlerin olağan akışına uygun olarak eseri gözden geçirip açık ayıplarda derhal, gizli aylarda ise ayıp ortaya çıkar çıkmaz makul sürede yükleniciye bildirmek zorundadır, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Ayrıca iş sahibi ayıbın varlığını, niteliğini, derecesini, miktar ve bedelini ile ayıp ihbarının süresinde yapıldığını da ispat etmekle yükümlüdür.Mahkemece davalı tarafa ayıplı olduğunu iddia ettiği mallara ilişkin davacı tarafça kesilen reklamasyon faturası bulunup bulunmadığı bu mallara ilişkin olarak alınmış tespit raporu olup olmadığı malların davalı uhdesinde bulunup bulunmadığı hususlarında beyanda bulunmak üzere süre vermiş, davalı vekili 02.01.2020 tarihli dilekçesinde, ayıplı ürünlerin ihraç edildiğini, Persentili Interacıonal ,.... tarafından müvekkili şirkete sunulan reklamasyon faturalarını sunduğunu, ayıbın tespiti için gerektiğinde tüm mail yazışmaları üzerinde inceleme yapılması gerektiğini beyan etmiştir.Dosya kapsamında ayıplı olduğu iddia edilen mallar davalının elinde değildir. Dosya kapsamındaki SGS raporlarının içeriği ile ya da mailler ile veyahut kesilen reklamasyon faturaları ile ayıbın varlığı, türü ve miktarını kabul etmek mümkün değildir. Bu nedenle davalı yanca ayıp ve ayıbın türü miktarı ispatlanmış durumda değildir.Taraf ticari defterlerinde alacak kayıtlı olduğu için, eldeki davada söz konusu alacak likid durumdadır. İlk derece mahkemesinin icra inkar tazminatına hükmetmesi bu sebeple yerindedir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 02/12/2020 tarih ve 2019/636 Esas, 2020/822 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 27.395,37-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan (54,40+6.794,45=)6.848,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.546,52-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 31/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.