TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/03/2026 NUMARASI : 2026/209 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 24/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sını…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/593 KARAR NO : 2026/602 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/03/2026 NUMARASI : 2026/209 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 24/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, eser sözleşmesi kapsamında uğranılan zararın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı şirket alt yüklenici, davalı şirket ise davacının taşeronudur. Davacı şirket; davalı şirketin sözleşmeye aykırı faaliyetleri, sözleşmeden doğan yükümlülükleri yerine getirmemesi, işçilerin maaşlarını ve ... ödemelerini yapmaması nedeniyle sözleşmeyi feshettiklerini belirterek davaya konu takiple bundan dolayı uğranılan zararın tahsilini istemiştir. Mahkemece istinafa konu 12.03.2026 tarihli ara kararla, dava dilekçesi ekinde sunulan faturalar ile sözleşmenin tek başına muayyen bir alacağın varlığını kanıtlar nitelikte olmadığı, dava konusunun yargılamayı gerektirdiği, mutabakat metninde davalı tarafın imzasının bulunmadığı belirtilerek yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığından bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı şirket vekili istinaf talebinde özetle; ihtiyati haciz bakımından yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, sözleşmeler, ödeme dekontları, ihtarnameler ve ticari ilişkiyi ortaya koyan sair deliller ve mutabakata ilişkin gönderilen ihtarnameler birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğini belirterek kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Dosya kapsamı ve davacı beyanına göre taraflar arasında bir kısım inşaat işlerin yapılmasını konu alan eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı alt yüklenici (iş sahibi) şirket, davalı taşeron (yüklenici) şirketin sözleşmeye aykırı davranmış olması nedeniyle sözleşmeyi feshettiklerini ileri sürerek davaya konu taleple uğranılan zararın tahsilini istemiştir. Eser sözleşmesinin feshi halinde kural olarak taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi hiç yapılmamış gibi tasfiye edilir. Taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre verdiklerini geri isteyebilirler. Sözleşmenin feshinde kusursuz olan taraf ispatlaması halinde kusurlu olan taraftan uğradığı zararların tahsilini de talep edebilir. Zararın varlığı ve miktarı ile kusur durumu yapılacak tasfi ile belirli hale gelir. Bu nedenle, bu aşamanında davacı lehine ihtiyati haciz kararı verilmesini gerektirir yaklaşık ispata yeter ölçüde bilgi ve belge bulunmadığının anlaşılmasına göre mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karar usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 12/03/2026 tarih ve 2026/209 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 24/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.