TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 14/01/2020 NUMARASI : 2015/125 Esas, 2020/21 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden) KARAR TARİHİ : 15/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1500 KARAR NO : 2026/41 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 14/01/2020 NUMARASI : 2015/125 Esas, 2020/21 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden) KARAR TARİHİ : 15/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : 1.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... ihale kayıt numaralı TCDD 1. Bölge Müdürlüğü Halkalı Lojistik Müdürlüğü Yükleme Boşaltma Yollarının Yenilenmesi işinin, ... İnşaat tarafından sözleşme kapsamında yapılarak 3 adet hak ediş yapıldığı ve 3 no'lu hak edişe itiraz şerhi konulduğu ve işin kesin kabulünün 07.01.2015 tarihinde itiraz kaydı ile yapıldığını, ancak sözleşme kapsamında yapılacak pozlar içinde ... olarak belirtilen malzemenin bir kısmının hak edişe dahil edildiğini, bir kısmının da dahil edilmediğini, hak ettikleri halde dahil edilmeyen ve bedeli taraflarına ödenmeyen işlerin ve karot alma masrafının ticari faizi ile birlikte tahsili talep ettiklerini, ihale kapsamında 1 ve 2 no'lu hakedişlerin tahsil edildiğini, iş kapsamında söz konusu ... isimli malzemenin 19.286,34 Ton (19.286,34/1,60=12.053,96 m3) olarak iş sahasına getirilerek sahaya usulüne uygun serildiğini ve teslim alındığına dair tutanak düzenlenmiş olduğunu, [12.053,96m3-(6.129,91+2.305,92)] = 3,618,13m3 malzemenin ödemesinin yapılmadığını ve 3 no'lu hakedişe itiraz şerhinin konulduğunu, 3 no'lu hak edişe... miktarının tamamının (3.618,13 m3) dahil edilemeyeceği konusunun idare ile aralarında ihtilaf konusu olması üzerine, firmalarının teklifi ve idarenin de uygun görmesi karşısında proje alanına serilen... miktarının karot alma yöntemi ile tespitine karar verildiğini, 07.10.2013 tarihinde idarenin kontrol teşkilatının nezaretinde iş kapsamındaki tüm demir yollarında (23-24-25-26-27-28-29 no'lu yollar) ... tespiti için karot alma yöntemi ile sahaya serilen... miktarının tespit edilerek rapor altına alındığını ve raporun, kontrol teşkilatına olan Halkalı TCDD Kısım Şefliğine teslim edildiğini, bu raporda proje mahalline serilen... miktarının sahaya serilen malzeme miktarını doğrular mahiyette olduğunu, karot alma işlemi için ödenen KDV dahil 1.180,00-TL bedelin de hakkedişlerine ilaveten taraflarına ödenmesini talep ettiklerini belirtmiş ve belirtilen sebeplerle , sözleşme eki birim fiyat teklifinde belirtilen ... numaralı imalat miktarı 5.197,80 m3 olarak kontrol teşkilatının bilgisi dâhilinde zemine uygulanan malzeme miktar farkına ilişkin şimdilik 4.000,00-TL + KDV ile karot için ödenen 1.000,00-TL + KDV'nin ceman 5.000,00-TL'sinin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili ile davacı ... Ltd. Şti. arasında 14.12.2012 tarihinde “Halkalı Lojistik Müdürlüğü Yükleme Boşaltma Yollarının Yenilenmesi İşine Ait Sözleşmenin " imzalandığını, söz konusu işin 05.12.2013 tarihinde tamamlanarak 05.12.2013 tarihinde geçici, 07.01.2015 tarihinde de kesin kabul işlemlerinin yapıldığını, 16.12.2013 tarihinde hak edişin yüklenicinin herhangi bir itiraz şerhi olmadan imzaladığını, davacı firmanın, müvekkili idare aleyhine haksız olarak açtığı dava ile; sözleşmede yer alan “...Taşından Konkasörle Kırılmış Malzeme ile ... Yapılması ve Nakli" pozu için eksik ödeme yapıldığını, ... olarak adlandırılan ... malzeme miktarının tespiti için sahada karot alınması işlerinin bedelini talep ettiğini, davacının talebinde haksız olduğunu, talebin ihale mevzuatına aykırı olduğunu, zira Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 8.Bölümün 40.maddesi, 9.Kısmında "Kesin hesapların idareye tesliminden sonra idarece incelenmesi sırasında yapılabilecek değişikliklere yüklenicinin bir itirazı olursa itirazlarının yerlerini de açık seçik belirtmek suretiyle bu husustaki karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri 39. maddedeki usuller çerçevesinde dilekçe ile idareye bildirir" denildiğini, yine 39.Maddesinin (e) bendinde "Yüklenici geçici hakkedişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğu ve dayandığı gerçekleri, idareye vereceği ve bir örneğini de hakkediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakkediş raporunun “idareye verilen.... tarihli dilekçemde yazılı ihtirazi kayıtla" cümlesini yazarak imzalaması gerekli olduğunu, eğer yüklenicinin hak ediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hak ediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hak edişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok on gün bu itirazını idareye bildirmek zorunda oluğunu , yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hakkedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır" hükmünün yer aldığını, belirlenen hüküm ve prosedürlere uygun olarak yüklenici firma tarafından geçici ve kesin hakkedişlere ilişkin herhangi bir itiraz kaydı koymadığını, ayrıca, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 8.bölüm 40.1.C maddesinde, "Yapı denetim görevlisi, yüklenici veya vekili ile birlikte işin gidişine paralel olarak daha önce hazırlanıp karşılıklı imzalanmış bulunan kesin metraj ve hesapları ve işin gidişine paralel hazır olmayanları, yine birlikte tamamlayıp imzalayarak geçici kabul tarihinden başlamak üzere en çok altı ay içinde idareye teslim etmek zorunda olduğunu, bu hesapların yapılması sırasında yüklenici veya vekili tarafından yapılmış ve fakat yapı denetim görevlisince çözüme bağlanamamış itirazlar varsa bunlar da incelenmek üzere hesaplarla birlikte idareye verilecektir" denildiğini, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 8. bölüm 40.4 maddesinde ise; “Yüklenicinin kesin hesaplara itirazı varsa altmış günlük inceleme süresi içerisinde idareye yazılı olarak bildirmek zorunda olduğunu, böyle yapılmadığı takdirde kesin hesapla ilgili bütün belgeleri kayıtsız şartsız kabul etmiş sayılır ve bundan sonra bu hususta yapılacak herhangi bir itiraz dikkate alınmaz" denildiğini, söz konusu işin kesin hesabı incelendiği takdirde yapılan imalatlara ait metrajlara yüklenici firmanın herhangi bir itirazının bulunmadığını, karşılıklı olarak mutabakata imzalanmış olduğunun görüleceğini, kesin hesap yapıldıktan ve kesin hakedişe herhangi bir itiraz kaydı olmadan karşılıklı olarak imzalandıktan sonra yapılan itirazın bir hükmü olmadığını, davacının kesin hakediş yapıldıktan ve 60 gün olan yasal itiraz süresi geçtikten sonra 22.04.2014 tarihli Dilekçe ile İdareye başvurarak hak talebinde bulunduğunu, davacının, 3 nolu hakedişe itiraz şerhi koyduğunu belirtmiş ise de durumun böyle olmadığını, davacının Makam onayından sonra Kontrol Teşkilatında kalan nüshaya "İtiraz kaydı ile imzalıyorum" şeklinde şerh düştüğünü, diğer nüshalarda böyle bir şerhin olmadığını beyan ederek , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, taraflar arasında, ... İhale Kayıt Numaralı Halkalı/İstanbul' da; "Halkalı Lojistik Müdürlüğü Yükleme Boşaltma Yollarının Yenilenmesi" adı altında, 14.12.2012 tarihli, 501.097,15TL bedelli "Birim ..." esası ile sözleşme imzalandığı, işin yükleniciye 04.01.2013 tarihinde "İşyeri Teslim Tutanağı" ile teslim edildiği, işin devamı esnasında davalı İdarenin 10.12.2013 tarihli Olur'u ile %9,54 (47.807,83TL) keşif artışı kararı alındığı, 1-2 ve 3 (son) olmak üzere toplam 3 hakediş yapıldığı ve yükleniciye KDV dahil toplam 643.657,33TL hakediş bedeli ödenmiş olduğu, işin Geçici Kabulünün 23.12.2013 tarihinde, Kesin Kabulünün ise 07.01.2015 tarihinde yapılmış olduğu, gerek geçici ve gerekse de kesin kabullerde eksik ve kusurlu imalatların tespit edilmemiş olduğu, davacı dava dilekçesinde ve dilekçe ekindeki kantar tikelerden (kantar fişi) hareketle, sahaya getirmiş olduğu malzeme miktarının iş kapsamında söz konusu ... isimli malzeme 19.286,34 Ton (19.286,34/1,60=12.053,96m3) olarak iş sahasına getirilerek sahaya usulüne uygun serildiğini ve teslim alındığına dair tutanak düzenlenmiş olduğu, 12.053,96m3 malzemenin 2.305,92m3 de 3 nolu hakedişe (103,85m3+2.207,07m3=2.305,92m3) dahil edilerek bakiye [12.053,96m3-(6.129,91+2.305,92)]=3.618,13m3 malzemenin ödemesini talep ettiği, 3 no'lu hak ediş raporunun davalı idarenin Yol Müdürlüğü ve Kontrol Teşkilatında bulunan nüshalarında davacının itiraz kaydı ile imzalıyorum şerhinin bulunduğu, Yük Müdürlüğü ve Mali İşler Müdürlüğünde bulunan nüshalarında ise itiraz şerhinin bulunmadığı; kesin kabul tutanağında da davacının itiraz şerhinin bulunduğu, bilirkişi ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı, 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 24. maddesinde iş artışının ne şekilde olacağı düzenlendiği, söz konusu imalat miktarı taraflar arasındaki sözleşmede 5.194,800m3 olarak öngörüldüğü, davalı idare tarafından %9,54 oranında iş atışına gidildiği, ancak neticede bununla da bağlı kalınmayarak 8.435,830m3 üzerinde son hakediş yapıldığı ve bu çerçevede ödeme yapıldığı, davacı taraf 12.053,96 m3 iş yaptığını ve 3.618,13m3 malzeme üzerinden ödeme yapılması gerektiğini iddia etmekte ise de gerek bu miktar kadar iş artışına gidildiğine ilişkin taraflar arasında bağıtlanan bir anlaşma bulunmaması, gerekse davacının fazla yapılan işin tespitine yönelik olarak tek taraflı olarak yaptığı anlaşılan karot alma yöntemi ile yaptırdığı tespit Mahkemece teknik bilirkişi tespitleri muvacehesinde inandırıcı bulunmadığı, ayrıca davacı tarafça şantiyeye getirilen malzeme miktarının ton ölçüsünden ve yoğunluğundan hareketle hesaplama yapılarak bulunan metreküp hesabı da her iki bilirkişi heyeti tarafından yapılan teknik değerlendirmede uygun bulunmadığı, davalı taraf kamu kurumu olup istisnai durumlar dışında işlerini ihale yoluyla görmesi yasal mevzuat gereği zorunlu bulunduğu , bu kapsamda görülen işlerin ihale şartnamesi ve sözleşmeye uygun bulunması gerekli olduğu, bu çerçevede kurum tarafından iş artışına gidilmesi ve bunun ihaleyi kazanan firmaya gördürülmesi de 4735 sayılı Kanunun belirlediği şekilde olması gerekli olduğu, kaldı ki taraflarca sözleşme ile kararlaştırılan işte artışa gidilmesinin davalı Kurum yetkilileri tarafından Olur'a bağlanması ve bu hususta her iki tarafın anlaşması gerekli bulunduğu, ayrıca kamu kurumu olan davalının bu türden bir iş artışına gittiğinin de resmi kayıt ve belgelerle kayıt altına alınmış olması gerekli olduğu, davacı tarafça bu şekilde bir delil ve kayıt ortaya konulamadığı, Davacı tarafın, fazla yapmış olduğunu iddia ettiği işe ilişkin tespit ve deliller de, hükme esas alınan son bilirkişi raporunda yapılan teknik tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, bu konuda kanaat oluşturmaya yeterli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1-Davalı idarenin kontrol teşkilatı ile birlikte sahaya serilen malzeme miktarına ait tutanak tutulduğunu, 13.12.2013 tarihli malzemenin usulüne uygun serildiğine dair imza ve kabuller olduğunu, 6000 özel pozun 5.194,80 m3 iken, 12053,96 m3 olarak kontrol teşkilatının bilgisi dahilinde zemine uygulandığını , 2-İlk bilirkişi heyeti tarafından dava kapsamında 22.369,72-TL müvekkilinin alacaklı olduğunun hesaplandığını, daha sonraki bilirkişi heyetince 48.017,88-TL hesaplandığını, 3-İş artış oranını ihale makamının yetkisinde olduğunu,%20 iş artışı sınırına kadar artışa yetkili olduğunu, davalı idarenin bu konudaki artış oranını %9,54 oranı ile sınırladığını, kalan malzemenin iş artışına yanaşmadığını,ama malzemeyi teslim alarak işi tamamlattığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olup, davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı, yükleme boşaltma yollarının yenilenmesi işini aldıklarını, ihtirazi kayıt ile kesin kabulün 07.01.2015 tarihinde yapıldığını, 1. ve 2. hak edişi aldıklarını, 3. hak edişe davacının şerh koyduğunu,... olarak belirtilen malzemenin bir kısmını hak edişe dahil edildiğini, bir kısımının hak edişe dahil edilmediğini, bu malzemenin tutanakla teslim edildiğini, karot alma işlemi için ödenen KDV dahil 1.180,00-TL bedelin de hak edişlerine ilaveten taraflarına ödenmesini talep ettiklerini belirtmiş ve belirtilen sebeplerle , sözleşme eki birim fiyat teklifinde belirtilen ... numaralı imalat miktarı 5.197,80 m3 olarak kontrol teşkilatının bilgisi dâhilinde zemine uygulanan malzeme miktar farkına ilişkin şimdilik 4.000,00-TL + KDV ile karot için ödenen 1.000,00-TL + KDV'nin ceman 5.000,00-TL'sinin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davacının Yapım İşleri Genel Şartnamesinde belirtilen hükümlere uygun ihtirazi kayıt koymadığını, davacının kesin hakediş yapıldıktan ve 60 gün olan yasal itiraz süresi geçtikten sonra 22.04.2014 tarihli dilekçe ile İdareye başvurarak hak talebinde bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Yerel mahkeme, davacı taraf 12.053,96 m3 iş yaptığını ve 3.618,13m3 malzeme üzerinden ödeme yapılması gerektiğini iddia etmekte ise de gerek bu miktar kadar iş artışına gidildiğine ilişkin taraflar arasında bağıtlanan bir anlaşma bulunmaması ve davacı tarafın, fazla yapmış olduğunu iddia ettiği işe ilişkin tespit ve deliller de, hükme esas alınan son bilirkişi raporunda yapılan teknik tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, bu konuda kanaat oluşturmaya yeterli bulunmadığı belirterek davanın reddine karar vermiştir. Dosya kapsamında alınan 21.01.2019 tarihli Heyet Bilirkişi Raporunda, teknik yönden karot alımı ile tespit edildiği belirtilen malzeme miktarının, teknik açıdan yeterli veriye incelemeye dayanmadığı, bu nedenle genel nitelikli hesabın sağlıklı sonuç vermeyeceği, sözleşme ve şartname doğrultusunda hazırlanması gereken günlük tutanaklar ve zemin ölçü ve hesapları mevcut olmadığı, fazla imalatların işin tamamlanmasından 3 ay sonra beyan edilmesi ve tek taraflı karot alınarak hesaplama yapılması sözleşme ve eklerine uygun olmadığı, müteahhidin 6.8.2013 tarihli yazısından imalatların tamamlandığının anlaşıldığı, hak edişe dahil edilmediği iddia edilen... Malzeme listesinden ve 210 adet kamyon sevk irsaliye fişlerinden, 200 adedinin 06.08.2013 tarihinden sonrasına ait olduğunun görüldüğü, heyetçe önemli bir çelişki görüldüğü bildirilmiştir. Söz konusu heyet raporu dikkate alındığında, davacının dayandığı deliller fazla imalat bedeli talep etmek için yeterli değildir.Belirttiğimiz sebeplerle yerel mahkeme kararı isabetli olduğundan davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 14/01/2020 tarih ve 2015/125 Esas, 2020/21 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 672,70-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 15/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.