9. Hukuk Dairesi 2026/704 E. , 2026/1039 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/94 E., 2025/332 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dil…
9. Hukuk Dairesi 2026/704 E. , 2026/1039 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/94 E., 2025/332 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 17.03.2015-11.04.2018 tarihleri arasında davalı Şirketin ..., ... Elektrik Santrali İnşaatında güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, aylık net 1.800,00 USD ücret aldığını, ücretinin kayıtlarda düşük gösterildiğini, yılda 2 net ücret tutarında sadakat primi ödendiğini, davacının yazın 05.30-06.30'da işbaşı yaptığını, akşam çalışmasının 18.00-19.00'a kadar sürdüğünü, günlük çalışma süresinin 10 saat olduğunu, 2 haftada 1 gün hafta tatili izni kullandığını, dinî bayramların ilk günü hariç diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ileri sürerek fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının son ücretin 1.200,00 USD olduğunu, çalışma süresi ve ücretlerinin ücret bordroları ve ibranamelerle sabit olduğunu, davacının fazla çalışma yapmadığını, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadığını, eğer çalışırsa karşılığı ücretlerin bordrolara yansıtılarak ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli kararı ile; taraflar arasında imzalanan yurt dışı iş sözleşmesinde uyuşmazlık hâlinde Irak hukukunun uygulanacağı, hüküm bulunmayan hâllerde Türk hukuku uygulanacağının düzenlendiği, Mahkemece bu hususta uzman bilirkişiden rapor alındığı, Irak mevzuatında işçilerin hak ve tazminat taleplerini içeren davaların 3 yıl içerisinde açılması gerektiği, davacının iş sözleşmesinin 11.04.2018 tarihinde sonlandığı, davanın ise 29.07.2019 tarihinde zamanaşımı süresi içinde açıldığı, tanık beyanları ve davacının çalışma şekline göre, günlük 8 saat üzerinde çalıştığı, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili günlerinde de çalıştığı ve bu çalışmalarına yönelik zamlı bir ödeme yapılmadığı, belirsiz alacak davası olarak açılan davada zamanaşımına uğrayan alacak olmadığından talep edilen alacakların tamamı yönünden kabul kararı verildiği, davada talep edilen alacakların ibraname konusu olmadığı anlaşıldığından bu belgeye itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 27.06.2024 tarihli kararı ile; davalının istinaf dilekçesinde uyuşmazlığa Irak hukuku uygulanması gerektiğini savunduğu, ancak uyuşmazlığa zaten Irak hukuku uygulandığından davalının bu itirazının yersiz olduğu, Irak Çalışma Kanunu'nun 145. maddesinde yer alan 3 yıllık sürenin zamanaşımı değil dava açma süresini belirleyen hak düşürücü süre olduğu, bu kapsamda davanın 3 yıllık hak düşürücü sürede açıldığı, dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından, alacakların ıslah zamanaşımına uğramadığı, dosya arasında bulunan ibraname tarihsiz olduğundan geçerli olmadığı, davacının son aylık ücretinin 1.800,00 USD olduğu, ücretin bir kısmı bordrolarda fazla çalışma ve hafta tatili ücreti olarak tahakkuk ettirilmiş ise de bordro hilesi yapıldığından ücret bordrolarda yer alan fazla çalışma ve hafta tatili ücreti tahakkuklarının aylık ücretin bir parçası kabul edilmesinde hata görülmediği, davacının fazla çalışma yaptığını, bir kısım hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını tanık beyanlarıyla ispatladığı, bilirkişi raporunda yapılan hesapların yerinde olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 27.06.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, tanık beyanları esas alınarak hesaplanan fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinden uygun oranda indirim yapılmamasının hatalı olduğu, davacının ıslah talebinin dayanağı olan bilirkişi raporunda alacakların brüt ücret üzerinden hesaplandığı, İlk Derece Mahkemesince fazla çalışma ücretine ilişkin hüküm fıkrasında brüt tutarın net olarak hüküm altına alınmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılamada, bozma kararı doğrultusunda hesaplama yapılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Uyuşmazlığın çözümünde Irak mevzuatının uygulanması gerektiğini, 2. Alacakların zamanaşımına uğradığını, 3. İndirim oranının en az %50 oranında olması gerektiğini, 4. Dinlenen tanıkların davalıya karşı aynı mahiyette davaları bulunduğundan beyanlarının esas alınamayacağını, tanıkların çalışma dönemlerinin davacı ile birebir örtüşmediğini, esas alınan mesai saatleri ve diğer hesapların olağan duruma aykırı olduğunu, 5. İbranamenin dikkate alınmadığını, yapılan ödemelerin hatalı düşüldüğünü, 6. Ücret tespitinin hatalı olduğunu, davacının tüm ücret alacaklarının ödendiğini, 7. Mahkemece usuli kazanılmış haklarının gözetilmediğini, 8. Yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve harçların hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; alacaklardan yapılan indirim oranı, yargılama giderleri ile vekâlet ücreti hususlarına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.