T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1271 KARAR NO : 2025/2195 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/04/2024 NUMARASI : 2020/410 Esas - 2024/179 Karar DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Me…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1271 KARAR NO : 2025/2195 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/04/2024 NUMARASI : 2020/410 Esas - 2024/179 Karar DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/10/2020 KARAR TARİHİ : 22/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 05/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, müvekkili aleyhine bono alacağına ilişkin olarak Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü 2019/39235 Esas ve Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/39236 Esas sayılı dosyalarıyla icra takibi başlattığını, icra takiplerinin halen derdest olduğunu, müvekkilinini icra takibine konulmuş olan bonoların bedellerini ödemek amacıyla Ziraat Bankası Başiskele Şubesi'nde hesap açtığı, bu hesaba yatırılan paraları çekmesi ve kendi banka hesabına aktarması için banka kartlarını davalıya verdiğini, davalının hesaptaki paraların büyük bir kısmını müvekkilinin icra takibindeki borcuna karşılık olarak kendi hesabına aktardığını, geri kalan kısmını ise bankamatik kartı ile çektiğini, müvekkilinin davalıya olan icra takibindeki borcunun ödemek amacıyla ME-PAR Nakliyat ve Ticaret A.Ş.'den alacağına karşılık alması gereken çekleri alması için davalıya Başiskele Noterliği'nin 08/09/2017 Tarih ve ... Yevmiye numaralı vekaletname verdiğini, müvekkilinin hak etmiş olduğu çekleri alarak tahsil ettiğini, müvekkilinini icra takiplerindeki borcunun tamamının davalıya haricen ödendiğini, müvekkilinin icra takibindeki borçlarını davalıya fazlasıyla ödemiş olmasına rağmen davalı kendisine yapılan harici ödemeleri icra dosyalarına bildirmeyerek müvekkilinin icra dosyalarında borçlu olarak gözükmesine sebebiyet verdiğini, icra takibini açık olmasını bir tehdit aracı olarak kullandığını ve müvekkilinin ticari araçlarını bağlatma tehdidi ile müvekkilinden haksız paralar talep ederek icra takibine devam ettiğini, müvekkilinin haksız olarak talep edilen paraları davalıya ödemekten imtina ettiğini bu yüzden müvekkilinin araçlarına davalı tarafından yakalama kararı çıkarttığını belirterek Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/39235 Esas ve Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/39236 Esas sayılı dosyalarından davalıya borçlu olmadığının tespit edilmesine, davalı icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak devam ettiğinden müvekkili lehine %20 tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline 1.100.000,00 TL civarında borcu olduğunu, bu borç 62 ay vadeli olarak 15/08/2014 tarihinde yapılandırılarak senede bağlandığını, davacının ilk 14 senet bedelini ödedikten sonra içine düştüğü mali sıkıntı nedeniyle uzun bir süre ödeme yapmadığını, bu yüzden Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2019/39235 Esas ve Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/39236 Esas sayılı icra dosyalarında vadesi geçmiş bir kısım senetler için icra takibi başlatıldığını, icra dosyalarında işlem gören ana para alacağı 300.000,00 TL civarında olduğunu, bu rakama faiz, vekalet ücreti ve masrafların dahil olmadığını, bununla birlikte vadesi geçmiş ancak icra takibine henüz konu edilmemiş 34 adet senet bedeline karşılık 661.000,00 TL muaccel alacaklarının olduğunu belirterek davacının açmış olduğu haksız davanın reddi ile %20'den aşağıda olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın REDDİNE, Şartlar oluşmadığından kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme müvekkilin davalıya yapmış olduğu ödemeleri -banka dökümleriyle vs. yazılı delillerle ispat edilen ödemeleri- dikkate almayarak usule ve esasa aykırı bir şekilde davanın reddine karar verdiğini, mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuka ve dosya kapsamındaki delillerle, bilirkişi raporlarıyla da çeliştiğini, dosyaya celbedilen banka hesap dökümlerinden; müvekkilin davalının banka hesabına her iki bilirkişinin hesaplamaları farklı olsa da tespitlerinden; MEPAR şirketinden alınan çek ödemeleri ile tahsilat makbuzlarına göre davalıya 245.980,90 TL ödendiğini ayrıca bonoların düzenlenme tarihinden sonra davalının banka hesabına yapılan havale ödemelerinin 156.803,00 TL olduğunu yazılı delillerle ispatlandığını, mahkeme dosya kapsamındaki delillere göre karar vermediğini, davalı tarafından takibe konu edilen icra dosya borcu dışında müvekkili borçlu olduğu gerekçesi ile dosyaya sunmuş olduğu borç protokolu ile icra takibine konu edilmeyen senetler üzerinde imza incelemesi yapmadan bunlardan dolayı müvekkilini borçlu çıkarttığını, basit bir inceleme ile 06.12.2016 tarihli "Borç Tasfiye Protokolü" ile protokolde zikredilen ve dilekçe ekinde sunulan icra takibine konu dahi edilmemiş senetlerdeki imzaların müvekkile ait olmadığı çok açık bir şekilde anlaşılıyor olmasına rağmen, mahkemenin imza incelemesi yapmadan müvekkilin imzalamadığı borç protokolünden ve icra takibine konulmamış senetlerden dolayı müvekkilinin sorumlu tutulmasına dair verilen hüküm hukuka, usule ve yasaya aykırı bulunduğunu beyan ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 18/04/2024 Tarih - 2020/410 Esas - 2024/179 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, müvekkili aleyhine bono alacağına ilişkin olarak Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/39235 Esas ve Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/39236 Esas sayılı dosyalarıyla icra takibi başlattığını, icra takiplerinin halen derdest olduğunu, müvekkilinini icra takibine konulmuş olan bonoların bedellerini ödemek amacıyla Ziraat Bankası Başiskele Şubesi'nde hesap açtığı, bu hesaba yatırılan paraları çekmesi ve kendi banka hesabına aktarması için banka kartlarını davalıya verdiğini, davalının hesaptaki paraların büyük bir kısmını müvekkilinin icra takibindeki borcuna karşılık olarak kendi hesabına aktardığını, geri kalan kısmını ise bankamatik kartı ile çektiğini, müvekkilinin davalıya olan icra takibindeki borcunun ödemek amacıyla ME-PAR Nakliyat ve Ticaret A.Ş.'den alacağına karşılık alması gereken çekleri alması için davalıya Başiskele Noterliği'nin 08/09/2017 Tarih ve ... Yevmiye numaralı vekaletname ile verdiğini, müvekkilinin hak etmiş olduğu çekleri alarak tahsil ettiğini, müvekkilinin icra takiplerindeki borcunun tamamının davalıya haricen ödendiğini belirterek Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/39235 Esas ve Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/39236 Esas sayılı dosyalarından davalıya borçlu olmadığının tespit edilmesine, davalı icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak devam ettiğinden müvekkili lehine %20 tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline 1.100.000,00 TL civarında borcu olduğunu, bu borç 62 ay vadeli olarak 15/08/2014 tarihinde yapılandırılarak senede bağlandığını, davacının ilk 14 senet bedelini ödedikten sonra içine düştüğü mali sıkıntı nedeniyle uzun bir süre ödeme yapmadığını, bu yüzden Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2019/39235 Esas ve Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2019/39236 Esas sayılı icra dosyalarında vadesi geçmiş bir kısım senetler için icra takibi başlatıldığını, icra dosyalarında işlem gören ana para alacağı 300.000,00 TL civarında olduğunu, bu rakama faiz, vekalet ücreti ve masrafların dahil olmadığını, bununla birlikte vadesi geçmiş ancak icra takibine henüz konu edilmemiş 34 adet senet bedeline karşılık 661.000,00 TL muaccel alacaklarının olduğunu belirterek davacının açmış olduğu haksız davanın reddi ile %20'den aşağıda olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ettiği, Mahkemece davanın reddine karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Menfi tespit davasında kural olarak; hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır. Takip kambiyo senedine dayandığı zaman, ispat yükü yer değiştirir ve ispat yükü davacı/borçluda olur. Eldeki dava, kambiyo senedi olan çekten kaynaklanmaktadır. Bu durumda ispat yükü borçlu olmadığını iddia eden davacıdadır. Davacı, borçlu olmadığını ispat eder ise artık davalının alacaklı olduğunu ispat etmesi gerekmektedir. İlk Derece Mahkemesince; taraflar arasında ispatlanmış başka bir ticari ilişki bulunmadığı da gözetildiğinde ortaya çıkarılan tüm alacak ve ödeme kayıtlarının dava konusu aynı ticari ilişkiye ait olduğu kabul edilerek, bu durumda her iki bilirkişinin hesaplamaları farklı olsa da tespitlerinden yola çıkılarak MEPAR'dan alınan çek ödemeleri ile tahsilat makbuzlarına göre davalıya 245.980,90 TL ödendiği, bonoların düzenlenme tarihinden sonra yapılan havale ödemelerin 156.803,00 TL olduğu, raporda dosyada bulunmaması nedeniyle hesaba katılmayan 18.750,00 TL bedelli 15/07/2015 vadeli bono da hesaba dahil edildiğinde (ilgili bononun vade tarihi ile takip tarihi olan 14/10/2016 tarihi arasındaki süre hesaplanıp F=AxNxT/36000 formülünden 18.750,00x435x9/36000=2.039,00 TL işlemiş faiz ve %0,3 komisyon olan 56,25 TL alacak mahkemece yapılan hesaplama nedeniyle dahil edilmiştir.) davalıya 402.783,90 TL ödeme yapıldığı sonucuna ulaşılması isabetli olmuştur. Ancak her ne kadar davacı 06/12/2012 tarihli borç tasfiye protokolünü ve protokoldeki imzasını kabul etmese de ilgili protokolde yapılan ödemelerin hesabının yapıldığı, bakiye borcun vadelendirildiği, sair masraflarla birlikte davalının alacağının 1.119,500,00 TL'sinin 20/12/2021 tarihine kadar ödemeyi davacının kabul ettiği, bunun karşılığında dava konusu takip dosyalarından (eski esas ve daire bilgileri verilerek-Kocaeli 7. İcra Müdürlüğünün 2016/10343 ve 2016/10342 esas sayılı takip dosyaları) takip alacaklısına feragat edeceği ve bonoları borçlulara teslim edeceği taahhüdünde bulunduğu, ilgili protokolün MEPAR ödemelerinden ve banka havalelerinden sonra yapıldığı, davacının MEPAR'dan tahsilat yapılması maksadıyla vermiş olduğu vekaletnamenin tarihi 08/09/2017 olmakla protokolden sonraya ait olduğu dolayısıyla davacının protokolü inkarını dürüstlük kuralına uygun olmadığı, itfa edilen borç nedeniyle tahsilat maksatlı olarak vekaletname verilmemesi gerektiğinden davacının protokolü inkarının samimi olmadığı gerekçesiyle imza inkarının incelenmemesi hatalı olmuştur. Davalının imza inkarında bulunduğu söz konusu protokolün 16/12/2016 tarihli olduğu, MEPAR'dan tahsilat yapılması maksadıyla vermiş olduğu vekaletnamenin tarihi 08/09/2017 olsa da taraflar arasında 2014 yılından itibaren başlayan ve senetlere bağlanmış borç-alacak ilişkisi varken MEPAR'dan tahsilat yapılması maksadıyla vermiş olduğu vekaletnamenin tarihi 08/09/2017 olmakla protokolden sonraya ait olduğu dolayısıyla davacının protokolü inkarını dürüstlük kuralına uygun olmadığı gerekçesiyle imza inkarının incelenmemesi hatalı olduğu gibi, sonuç itibariyle davayı reddederken de bu protokol nedeniyle davacının toplam borcundan yapılan 402.783,90 TL ödemesinin takip dosyasına konu bonolara özgülenmemesi nedeniyle (herhangi bir ihtirazi kayıt, dosya numarası, bono bilgisi, tahsilat belgelerinden ve banka havalelerinden anlaşılmadığından) ödemelerin takip dosyalarına konu bonolara istinaden yapıldığının kabul edilemeyeceği, dolayısıyla davanın ispatlanamaması nedeniyle reddine karar verilmesi de hatalı olmuştur. Mahkemece yapılması gereken iş; 1-İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. 16/12/2016 tarihli protokol altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığının bu usule göre incelenmesi gerekir. 2-İmza davacıya ait ise protokolün temerrüde ilişkin 6 nolu maddesine göre protokolün geçerli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. 3- 6098 sayılı TBK'nın 100. maddesinde; ''borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz'' hükmü yer almaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 100. maddesi gereğince; ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması zorunludur. Buna göre; borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe, kısmi ödemeler ana paradan mahsup edilemez. Başka bir anlatımla; kısmi ödemelerin öncelikle fer'i alacaklardan mahsup edileceği kuralı bulunmaktadır ("... İcra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler ile ilgili davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Ancak bakiye kalan alacak ve fer'ileri ile ilgili dava açılabilir. Dava açıldıktan sonra yapılan ödemeler ise icra müdürü tarafından infaz sırasında dikkate alınır. (TBK. m.100) Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak davacının alacaklı olduğu miktar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken infazda tereddüte ve talep aşımına yol açacak şekilde itirazın iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir," Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 28.01.2016 tarih, 2015/9735 Esas - 2016/1063 Karar). Her ne kadar Mahkemece davacının toplam borcundan yapılan 402.783,90 TL ödemesinin takip dosyasına konu bonolara özgülenmemesi nedeniyle ödemelerin takip dosyalarına konu bonolara istinaden yapıldığı kabul edilmese de; yukarıda 1 nolu bentte yapılan açıklamalar gereğince imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilirse ya da davacıya ait olduğu tespit edilip de 2 nolu bentte yapılan açıklamalar gereğince protokolün temerrüde ilişkin 6 nolu maddesine göre protokolün geçerli olmadığı tespit edilirse davacının toplam borcu göz önüne alınarak bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere MEPAR'dan alınan çek ödemeleri ile tahsilat makbuzlarına göre davalıya ödenen 245.980,90 TL ve bonoların düzenlenme tarihinden sonra yapılan havale ödemeleri olan 156.803,00 TL'nin gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak TBK.'nun 100, 101 ve 102. maddelerine göre hesaplama yapılarak davacının dava konusu takip dosyalarından borçlu olup olmadığının tespit edilmesi, bundan sonra oluşacak duruma uygun hüküm kurulması gerekmektedir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE, a-Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 18/04/2024 Tarih - 2020/410 Esas - 2024/179 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, 4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/12/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... *Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*