9. Hukuk Dairesi 2015/30925 E. , 2017/16557 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi, davacının duruşma talep etmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılm…
**9. Hukuk Dairesi 2015/30925 E. , 2017/16557 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi, davacının duruşma talep etmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24/10/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait ... Gazetesi’nde 08.08.2007-26.03.2104 tarihleri arasında haber müdürü olarak çalıştığını, ... Gazetesi’nin yayım politikasında son zamanlarda yaşanan ve gazeteci olarak şeref ve şöhreti ile manevi menfaatlerini ihlâl eden esaslı değişiklik nedeniyle iş sözleşmesini 5953 sayılı kanunun 11/1.maddesine göre haklı sebeple sona erdirdiğini ve haklı istifa iradesini yazdığı veda yazısı ile kamuoyuna açıkladığını, yazı işleri müdürü olarak görev yapan müvekkilinin Gazetedeki kesin ve keskin yayın politikası değişikliği sebebiyle işini yapamaz hale geldiğini, ... Gazetesi’nin yayım politikasındaki kesin değişim ve müvekkilinin insani yapısı ile bağdaşmayan yeni yayın politikası, meslek onur ve şerefini, kendi onur ve şerefi sayan müvekkilinin 7 yıldır çalıştığı gazeteden haklı sebeple istifaya mecbur bıraktığını iddia ederek kıdem ve yıllık ücretli izin alacaklarının tahsilini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, zamanaşımı defini ileri sürdüğünü, davacının aldığı ücret ve haklarım bildiğinden HMK. 109/2 maddesi gereğince fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak belirsiz alacak davası açamayacağını, davacının tüm anlatımları gerçek dışı olup, iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, 25.08.2007 tarihinde işe başlayan davacının 28.03.2014 istifa tarihinden önce bir bildirimde bulunmadığından ihbar öneline uymayan davacıdan ihbar tazminatı talep haklarını saklı tuttuklarını, taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesinin 3.maddesinde aylık ücret bordrosunu imzalayan işçinin geçmiş aylara ait bir ücret alacağı bulunmadığım kabul etmiş sayılacağına ilişkin düzenleme nazara alındığında ihtirazı kayıt ileri sürmeden bordroları imzalayan davacının yıllık ücretli izin alacağı talebinin dinlenemeyeceğini, sık sık icra takibine maruz kalan davacının izin ücretlerinin ... 25.îcra Müdürlüğü’nün 2013/23624 E. sayılı dosyasına ödendiğinden bu nedenle de davacının izin alacağı bulunmadığını, bir partinin Cumhuriyetin laik ilkelerine düşen uygulamaları nedeniyle açılan kapatma davasına karşı koyması, savunması davacıyı ilgilendiren ve ona iş akdini haklı fesih hakkı veren bir neden olamayacağını, Anayasa ile korumaya alınan çağdaş hukuk, demokrasi ve cumhuriyetin laik ilkelerini değil de, devrim yazarlarını hiçe sayarak çağdaş hukukun reddettiği bir cemaat yapılanmasını ve başındakini “kanaat önderi”diye lanse ederek akdin feshi için haklı neden olarak nitelemesinin hukuken himaye görmeyeceğini, davacının 2007 yılından itibaren çizgisini güya beğenmediği gazetede yazı işleri müdürü seviyesine ulaşıncaya kadar beğeni ile çalışmış olmasına rağmen gezi olaylarından, gülen hareketi ya da paralel yapı ile ilgili gelişmelerin gerçekleşmesinden yıllar soma geziyi-gülen hareketine nefreti bahane edip, bunları iş akdinin fesih nedeni olarak ileri sürmesinin tuhaf olduğunu, birilerine yaranmak ve haksız zenginleşme amacına ulaşmak için kendisine haklı neden yaratma gayretinden öteye bir hukuki anlam taşımayan, iyi niyet kurallarına aykırı iddiaların kabul edilemeyeceğini, davacının imzaladığı iş sözleşmesinin 5.maddesinde “gazetenin faaliyetlerinin, genel yayın gidişini, veçhe ve karakterini değiştirme hakkının münhasıran işverene ait olduğu” ve 6.maddesinde de “fikir işçisinin işverenin talep ettim genel, siyasi, tutum ve gidişine ve karakterine, yönetimle ilgili diğer kurallara uymak yükümlülüğünde olduğunun “ belirtilmiş olup, Gazete’nin kurulduğu günden itibaren sosyal/politik çizgisini değiştirmeden yayın hayatını sürdürdüğünden üniversite mezunu olan ve attığı imzanın sonuçlarını bilen davacının iş sözleşmesindeki düzenlemeye rağmen, hukuken kabulü mümkün olmayan politik çizgiden cemaatten, kanaat önderine menfaatten söz ederek iş akdini haklı nedenle feshettiği iddiasının dinlenemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak “… davacının davalıya ait işyerinde toplam hizmet süresinin 6 yıl, 7 ay, 2 gün olduğu, davacı tarafından davalı şirketin yayın politikasında son zamanlarda farklılıklar olması nedeniyle şeref ve şöhreti ile manevi menfaatlerini ihlal eden esaslı değişiklik nedeniyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiği iddiasında bulunulduğu, davalı Şirket’in yayın politikasında belirtilen şekilde değişiklik olup olmadığı, söz konusu değişikliğin yerinde olup olmadığı hususlarının yoruma açık bir konu olduğu ancak işçi lehine yorum ilkesi nazara alınarak davacının şeref ve şöhretini, manevi menfaatlerini ihlal eder derecede yayın politikasında değişiklik bulunduğunun ve Basın İş Kanunu’ nun 11. maddesinin 1.fıkrasının koşullarının gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, ayrıca davacının bilirkişi raporunda belirtilen yıllık izin sürelerini kullandığına ilişkin ve ücretlerin ödendiğine ilişkin davalı tarafından belge ibraz edilmediği..” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. D) Temyiz: Kararı taraflar temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Dosya içeriğine göre Basın Kanunu’na tabi çalışan davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedip etmediğinin çözüme kavuşturulması gereklidir. Somut uyuşmazlıkta; 08.08.2007-26.03.2014 tarihleri arasında davalı Şirkete ait gazetede haber müdürü olarak görev yapan davacı, çalıştığı gazetenin yayın politikasındaki son zamanlarda yaşanan ve gazeteci olarak şeref ve şöhreti ile manevi menfaatlerini ihlâl eden esaslı değişiklik nedeniyle iş sözleşmesini 5953 sayılı Kanun’ un 11/1.maddesine göre haklı sebeple sona erdirdiğini ve haklı istifa iradesini yazdığı veda yazısı ile kamuoyuna aynen; “Ağustos 2007'den bu yana çalıştığım ve 4 yıldır yazı işleri müdürü olarak görev yaptığını ... Gazetesi'nden bugün itibarı ile ayrıldım. Bu kararı alma nedenim. AK Parti iktidarının, kapatma davası tehdidi altında askeri vesayete ve darbelere karşı büyük bir mücadele verdiği, AB üyeliği perspektifi ve daha demokratik bir Türkiye idealiyle büyük reformlar yaptığı dönemde kritik bir rol oynadığına inandığım ve görev yapmaktan onur duyduğum gazetemin Gezi Parkı olayları ve son olarak yerel seçim atmosferinde sözünü ettiğim bu çizgisini kaybettiğine olan inancımdır. ...'lerin ve en son ...'ların hayatını kaybettiği Geziolayları sürecinde iktidar partisinin birçok toplum kesimine karşı kullandığı ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı ve kriminalize edici dil dershane tartışması ile birlikte FETÖ Cemaatine karşı açıkça nefret söylemine dönüşmüş, milyonlarca insanın büyük saygı duyduğu bir kanaat önderi ile bağlıları akıl almaz şeylerle suçlanmış ve bu dil seçim meydanlarına taşınmıştır. Türkiye'nin yaşadığı bu cinnet halinden medya fazlasıyla nasibini almış, haber değeri taşımayan ve algı yönetimi daha doğru ifadeyle kara propaganda amacı güden "haberler" gazete ve televizyonların rutini haline gelmiştir. Bu nedenle yıllarca sahiplenerek görev yaptığını gazetelerde benim açımdan sorumlu ve dengeli bir gazetecilik yapma imkanı kalmamıştır. Yıllarca birlikte görev yaptığım ve mesleki birikimlerine saygı duyduğum tüm çalışma arkadaşlarıma veda ediyor, başarılar diliyorum.” şeklinde açıklama yaptığı sabittir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 5953 sayılı Yasa’ nın 11/1. maddesinde amaçlanan şekilde “ Bir mevkutenin veçhe ve karakterinde gazeteci için şeref veya şöhretini veya umumiyetle manevi menfaatlerini ihlal edici bir vaziyet ihdas edecek şekilde bariz bir değişikliğin “ olup, olmadığı, varsa bu değişikliğin davacının istifasına haklılık kazandırıp, kazandırmayacağıdır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı gazetecinin davalı gazetede 24.03.2007 tarihli yazılı sözleşme ile 6 yıl 7 ay 2 gün “ Yazı İşleri Müdürü “ olarak çalışmıştır. Davacı vekili 14.01.2015 tarihli cevaba cevap dilekçesinde; “-Davacının uzun yıllar ... Gazetesinde Haber Müdürü olarak görev yaptığını, Yazı İşleri Müdürünün bir gazetede, hangi haberlerin yayımlanacağına, hangi haberlerin gazetede yer alıp, almayacağına, tüm haberlerin hangi başlıkla yayımlanacağına karar veren, gazetenin yayın politikasını birinci derecede uygulayan kişi olduğunu, dolayısı ile davacı gazetede yayınlanacak olan haberlerin belli bir politik çizgide ilerlemesinin de görevleri arasında olduğunu, bu gün ak diyen, yarın aynı konuya kara diyen bir gazetenin tutarlı ve topluma objektif haber sunmasının imkansız olduğunu, -2013 yılına kadar belli bir çerçevede ve davacının hayata bakışı ve manevi değerleri ile örtüşen davalı gazetenin bu tutarlı tavrından tamamen uzaklaştığını, meslek etiğine uyulmamasının davacı tarafından kabul edilemeyip, gazete yetkililerinin uyarıldığını, -Gazetenin... haberleri, 2013 yılı haziran ayında meydana gelen gezi olaylarına ilişkin haberler ile...ile ilgili haberlerden bahsederek, daha sonrasında bu haberlerin tam tersinin verilmeye başlanıldığını, gazetenin yayın politikasını değiştirdiğini, 5953 sayılı Basın İş Kanunu’ nun 11. Maddesinindoğrudan halkın haber alma hakkı ile ilgili olduğunu, Kanunun bu maddesinin basını 4. Kuvvet haline getiren basın özgürlüğünün temel bir düzenlemesi olduğunu, davacının yayın politikasındaki esaslı değişiklik nedeni ile iş akdini haklı nedenle feshettiğini beyan etmiştir. Yukarıya alınan veda yazısının içeriğinden de anlaşılacağı üzere davacının istifasının asıl nedeni, çalıştığı ... Gazetesi’ nin Ülkemizi 7 Şubatlara, 17-25 Aralıklara ve en son 15 Temmuz hain darbe girişimine taşıyan, silahlı terör örgütü olduğu kesinleşmiş yargı kararları ile de sabit olan FETÖ/PDY ve liderine açıkça karşı açıkça tavır almasıdır. Yayın politikasındaki değişiklik budur. Bu açıklama ve tespitlerden yola çıkarak, davacının 7 yıla yakın bir süre Yazı İşleri Müdürlüğü yaparak “..hangi haberlerin yayınlanacağına, hangi haberlerin gazetede yer alıp, almayacağına, tüm haberlerin hangi başlıkla yayımlanacağına karar veren, gazetenin yayın politikasını birinci derecede uygulayan..” kişi olduğu belirtilen davacının 2007 yılından 2013 yılına kadarki dönemde kendisinin belirlediği gazete politikasının Ülkemizi 7 Şubatlara, 17-25 Aralıklara ve en son 15 Temmuz hain darbe girişimine taşıyan sürecin, kumpasların gün yüzüne çıkması üzerine değişmesinin davacının (…gazeteci için şeref veya şöhretini veya umumiyetle manevi menfaatlerini ) hangi manevi değerlerini, nasıl ihlal ettiği davacı tarafından ortaya konulmamış, kanıtlanamamıştır. Söz konusu oluşumun Milli Güvenlik Kurulu Kararında ifade edildiği şekliyle "Legal görünümlü illegal yapı " olduğunu gösteren emarelerin ortaya çıkması ile birlikte bu yapının aleyhinde konumlanan ve değişen davalı gazetenin yayın politikasının haber müdürü olan davacı işçiye Basın Kanunu'nun 11/1 maddesi anlamında haklı fesih imkanı verdiğinden söz edilemez. Bu nedenle davacının iş akdini feshinin haklı nedene dayandığı ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından kanıtlanamadığından, davacının kıdem tazminatı talebinin reddi yerine “…işçi lehine yorum..” ilkesi gerekçe gösterilerek kabulü hatalıdır. 3-Davacı Basın İş Kanuna tabi olup, yıllık ücretli izin alacağı hesabının açıklığa kavuşturulması gereklidir. 5953 sayılı Basın İş Kanunu’nun 29. maddesine göre; “Gazeteciye bu Kanunun 21 inci maddesinde yazılı yıllık izni vermeyen veya izni vermiş olup da izin müddetine ait ücreti ödemeyen işverene, yıllık izin vermediği veya izin süresine ait ücretleri ödemediği kimsenin izin müddetine tekabül eden ücretler yekununun üç katı kadar idarî para cezası verilir; ayrıca gazeteciye ödenmesi gereken ücret toplamı, iki kat olarak ödenir. Kanunun 21. maddesinde meslekteki kıdemine göre kullanacağı izin süresi belirtilirken son fıkrasında “izin hakkından feragat edilemeyeceği” açıkça vurgulanmıştır. 29. maddeden gazeteci çalışırken uygulanması gereken bir yaptırım düzenlediği, çalışırken izin vermeyen veya izin verildiği halde izin ücreti ödenmeyen işveren hakkında uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Dairemizin kararlılık kazanan dönem ücreti üzerinden ödenmesi gereken izin ücreti, bu kullandırılmayan veya kullandırılmasına rağmen ücreti ödenmeyen ücrettir. Ancak bunun için gazetecinin çalışırken talep etmesine rağmen izin kullandırılmadığını veya izin verilmediğini iddia etmesi gerekir. Çalışırken bu yönde talebi olmayan gazetecinin, fesih nedeni ile son ücret üzerinden hesaplanacak izin ücreti, 21. maddedeki sürelerle sınırlıdır. Başka bir anlatımla fesih nedeni ile son ücret üzerinden hesaplanacak izin ücreti 29. madde gereği 2 kat hesaplanamaz. Dosya içeriğine göre davacının çalışırken yıllık izin talebinde bulunmasına rağmen izin kullandırılmadığını veya izin verilmesine rağmen ücretinin ödenmediğini iddia etmiş değildir. Bu nedenle 21. maddeye göre kullanılmayan izinlerin, 29. madde uyarınca iki katı alınarak, hesaplanması Dairemiz uygulamasına göre hatalıdır. Davacı iş sözleşmesinin feshinden sonra kullandırılmayan yıllık ücretli izinlerin karşılığı ücret alacağını talep ettiğine göre, 21. madde uyarınca kullandırılmayan toplam izin süresi, 29. madde uygulanmadan son ücret üzerinden hesaplanmalıdır. Mahkemece hatalı hesap tarzına itibarla ile yıllık ücretli izin alacağının yazılı şekilde hüküm altına alınması da isabetsizdir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesi ile peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.