9. Hukuk Dairesi 2025/9112 E. , 2026/130 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1773 E., 2025/1880 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/85 E., 2025/283 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan ra…
9. Hukuk Dairesi 2025/9112 E. , 2026/130 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1773 E., 2025/1880 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/85 E., 2025/283 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.04.2018 tarihli kullandığı araç ile iş kazası geçirdiğini, kazadan 8 ay sonra 20.11.2018 tarihinde baskı altında savunmasının alındığını, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği belirtilmiş ise de gerçek fesih sebebinin geçirdiği iş kazası sonrasında 2018 yılı Ekim ayında maluliyet tespiti için, 04.12.2018 tarihinde de ihtiyari arabuluculuk için başvuruda bulunmuş olmasından kaynaklandığını, haklı fesih için yasal sürenin geçirildiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığını, ayrıca ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak davacının 13.04.2018 tarihinde 34... plakalı müvekkili Şirkete ait araçtan müşteriye ait O km ... marka aracı indirme esnasında bir başka şirkete ait ... marka başka bir araca çarpmak suretiyle hem müşterinin aracına hem de bir başka şirketin aracına hasar verdiğini, ilgili olayın müvekkili Şirket tarafından öğrenilmesini müteakiben davacıdan savunmasının talep edildiğini, davacının kazanın kendi kusuru ile gerçekleştiğini ikrar ettiğini, ilgili aracın sahibi konumunda olan şirketten 23.01.2019 tarihli e-fatura ile ilgili kazaya ilişkin olarak 9.300,32 TL tutarında ve müşterinin aracına ilişkin olarak ise 13.685,38 TL tutarında fatura uyarınca ilgili hasarların davalıdan talep edildiğini, davacının kusuru sebebiyle gerçekleşen bu kaza sebebiyle ilgili tutarların ödendiğini, davacının brüt 30 günlük ücretinin üzerinde davalıyı zarara uğrattığından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, sunulan belgelere göre davacının yıllık ücretli izinlerini kullandığını, bütün hak ve alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 26.12.2014-29.01.2019 tarihleri arasında yük şoförü olarak çalıştığı, feshe konu kazanın 13.04.2018 tarihinde olduğu, işverenin bu kazadan 24.04.2018 tarihinde exper gönderilmesi talebi ile haberdar olduğu, kazada zarar gören ... araca ilişkin davacının brüt ücretini 2 kat aşacak şekilde hasar bedelinin 24.04.2018 tarihinde davalı Şirkete bildirildiği, kazaya ilişkin savunmanın kazadan 7 ay sonra 20.11.2018 tarihinde alındığı, feshin ise 29.01.2019 tarihinde yapıldığı hususları dikkate alındığında, yapılan feshin makul süre içerisinde yapılmadığı, davacının savunmasının kazadan 7 ay sonra alındığı da göz önünde bulundurulduğunda işverence davacının kaza nedeniyle açtığı tazminat davası nedeniyle iş sözleşmesinin feshi yoluna gittiği hususunda ciddi şüphe bulunduğu sebepleriyle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, dosyaya sunulan takograf kayıtlarına göre davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının hesaplandığı, ödenmeyen yıllık ücretli izin alacağının da bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin kendisinin sebep olduğu 13.04.2018 tarihli iş kazasından dolayı ortaya çıkan zararın aylık brüt ücretini aşması nedeniyle feshedildiği, ancak işveren tarafından 6 iş günlük yasal süre içerisinde fesih hakkının kullanılmadığı, bu nedenle Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğu, davacının uzun yol şoförü olarak çalışmış olması nedeniyle ücretine sefer primlerinin eklenmesi ile hesaplamaya esas brüt ücretinin belirlenmesi, takograf kayıtlarından tespit edilen çalışma gün ve saatlerinin dikkate alınarak ve zamanaşımına uğrayan kısımlar da dışlanarak fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplanarak hüküm altına alınmasının da yerinde olduğu, dosyadaki belgelere göre davacının ödenmeyen yıllık ücretli izin alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğundan davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle süresinde feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, 2. Tespit edilen ücretin hatalı olduğunu, 3. Davacının yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığını, yıllık ücretli izin alacağının reddi gerektiğini, 4. Davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazandığını ispat edemediğini, bu alacakların da reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının aylık ücretinin miktarı, iş sözleşmesinin feshi ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacakların hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.