İSTİNAF KARAR TARİHİ : 26/09/2025 KARARIN YAZIM TARİHİ : 26/09/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2021 tarihli, 2018/128 Esas-2021/400 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede; DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili şirketin, davalı kurum tarafından açılan ... ili, ... İlçesi, tarihi Ticaret Merkezi Çevre Düzenleme ve Sağlıklaştırma Projesi Yağmursuyu-İçmesuyu-Kanalizasyon yapım işi i…
T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2021/1389 KARAR NO : 2025/1128 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/06/2021 NUMARASI : 2018/128 Esas - 2021/400 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat İSTİNAF TALEP TARİHİ : 09/07/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ : 26/09/2025 KARARIN YAZIM TARİHİ : 26/09/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2021 tarihli, 2018/128 Esas-2021/400 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede; DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili şirketin, davalı kurum tarafından açılan ... ili, ... İlçesi, tarihi Ticaret Merkezi Çevre Düzenleme ve Sağlıklaştırma Projesi Yağmursuyu-İçmesuyu-Kanalizasyon yapım işi ihalesine iştirak ettiğini, ihalenin 03.11.2015 tarihinde yapıldığını ve müvekkili şirketin üzerinde kaldığını, işin bedelinin 433.316,40-TL olduğunu, iş süresinin yer tesliminden itibaren 150 gün olarak belirlendiğini, ihaleden sonra gerekli işlemlerin yapıldığını, tarafların 27.11.2015 tarihinde ihale sözleşmesini imzaladıklarını, yer tesliminin 04.12.2015 tarihinde yapıldığını, işin 3. derece Arkeolojik Sit Alanı içinde yer almasından dolayı Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ... Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünden izin alınması gerektiğini, anılan Kurulun 30.12.2015 tarih ve ... sayılı kararı gereğince yapılacak kazı çalışmalarının ... Müzesi ve ... denetiminde yapılacağının ... Belediyesi tarafından müvekkili şirkete bildirildiğini, ... Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü'nün izin yazısının ihale tarihinden 77 gün sonra tebliğ edildiğini, ihale yapıldığında herhangi bir iznin mevcut olmadığını, bu aşamadan sonra davalı idarenin yaptığı ihalenin fizibilitesinin ve yasal alt yapısının hazırlanmadığının ortaya çıktığını, müvekkili şirketin işe başlamak için ... Müze Müdürlüğüne başvuru yaptığını ve gözetmen istediğini, Müze Müdürlüğünün bunun için öncelikle Kazı-Temizlik-Sondaj Çalışmalarına ilişkin Protokol yapılması gerektiğini bildirdiğini, idarenin ihale yaparken işin başlangıç, bitiş tarihlerini hesaplarken usulü bilmediği için bunların hiçbirini hesaba katmadığını, davacı şirketin öğrenip davalı idareye bildirmesi üzerine protokolün 25.02.2016 tarihinde yapıldığını, yer teslimiyle işe başlama arasında 83 gün geçtiğini, davacı şirketin süre uzatım talebinde bulunduğunu, 38 gün süre verildiğini, gecikme ve ortaya çıkan sorunların hiçbirinde davacı şirketin kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, protokol imzalandıktan sonra ... Müze Müdürlüğünün denetiminde 03.03.2016 tarihinde çalışmalara başlandığını, işe başlandıktan sonra kazı çalışmaları sırasında hafriyat alanında tarihi eser çıkması nedeniyle Müze Müdürlüğü tarafından çalışmanın durdurulduğunu, devamında Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ... Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 24.03.2016 tarih ve ... sayılı yazısıyla altyapı çalışmalarının iptaline karar verildiğini, sonrasında bir daha işe başlanılması için talimat verilmediğini, müvekkili şirketin ihaleyi alıp sözleşmeyi imzaladıktan sonra işe başlamak için gerekli hazırlıklara başladığını, bunun için 95.559,92-TL'lik malzeme aldığını, yine şantiyede ve diğer işlerde çalıştırılmak üzere mühendis ve işçilerle anlaştığını, bunlar için toplam 46.419,00-TL (ücret, SGK primi vs.) harcama yaptığını, alınan malzemelerin davalı idare tarafından genel kabullerinin yapıldığını, yine genel kabul olarak maliyetin %15'inin müteahhit kârı olarak hesaplandığını, alınan işin maliyetinin 376.796,87-TL, dolayısıyla bu miktarın %15'i olan 56.519,53-TL'nin fesih nedeniyle müvekkilinin kâr kayıp miktarı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacı şirketin Yapım İşleri Genel Şartnamesi madde 22 ve 48 uyarınca davalı idarece kabulü yapılan ve şantiyeye sevk edilen malzemelerin ve faturalı, makbuzlu, banka dekontlu harcamalar ile kâr kaybının tespit ve ödenmesi için davalı kuruma 03.05.2016, 25.08.2016, 05.09.2016 ve 28.04.2017 tarihlerinde müracaat ettiğini, davalı kurumun başvuruların tamamını reddettiğini, müvekkilinin sözleşmenin feshinde kusurunun olmadığını, davalının ayıplı mal teslimi nedeniyle feshe neden olduğunun tartışmasız olduğunu, borcun ifa edilememesinden doğan zarardan ve yapılan harcamalardan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı olmak üzere temerrüt tarihi olan 03.05.2016 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davacının yaptığı harcamalar için şimdilik 5.000,00-TL, elde edemediği muhtemel kârın tazmini için şimdilik 5.000,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini istemiş, yargılamanın devamı esnasında talebini 149.586,05 TL'ye yükseltmiştir. Davacı vekili 16/05/2018 tarihli cevaba cevap dilekçesinde; taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunduğunu, iş sahibi idarenin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, müvekkili yüklenicinin yaptığı harcamalardan ve elde edemediği kardan sorumlu olduğunu, yargılamanın adli yargının görev alının içerisinde bulunduğunu beyan etmiştir. DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili davalı idarenin sözleşmenin feshinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, taraflar arasında imzalanmış bulunan sözleşmenin feshinin idari bir işlem olduğunu, işbu sözleşmenin feshine ilişkin idari işlemle ilgili tüm dava ve talepler yönünden idari yargının görevli bulunduğunu, idari yargıda öngörülen dava açma süresinin geçtiğini, davanın süresi içerisinde açılmadığını, bu nedenle süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, ... ili, ... İlçesi, Tarihi Ticaret Merkezi Çevre Düzenleme ve Sağlıklaştırma Projesi Yağmursuyu-İçmesuyu Kanalizasyon Yapım İşi sözleşmesinin idarece yapılan ihale sonucu davacı şirket ile 27.11.2015 tarihinde imzalandığını, müvekkili idare ile ... Müze Müdürlüğü arasında "Kazı-Temlik-Sondaj" çalışmalarına ilişkin protokol yapıldığını, bu protokol sonrası yüklenici firma tarafından kazı çalışmalarına başlandığını, 03.03.2016 tarihinde hendek kazısından eski dönemlere ait duvar ve kolonlar çıkması nedeniyle ... Müze Müdürlüğünce kazı çalışmalarının durdurulduğunu, bu durumun müvekkili idareye bildirildiğini, ... Belediye Başkanlığının 18.04.2016 tarih ve ... sayılı yazısı ekinde bulunan ve ... Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından alınan 24.03.2016 tarih ve ... sayılı kurul kararı ile ... ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, 3. derece Arkeolojik Sit Alanı içinde, tarihi ticaret merkezinde içme suyu, kanalizasyon ve yağmur suyu hattı döşenmesi amacıyla yapılan altyapı çalışmalarında arkeolojik verilerin ortaya çıktığı, altyapı çalışmalarının devam etmesi halinde söz konusu kalıntılara zarar verileceği gerekçesiyle altyapı çalışmalarının iptaline, ortaya çıkan arkeolojik verilerin üstünün ... Müze Müdürlüğü ve ... uzmanlarının denetiminde, kendi toprağı ile kapatılmasına karar verildiğinin müvekkili idareye bildirildiğini, davacı yüklenici firma tarafından çalışmalara başlandıktan sonra ve müvekkili idarenin elinde olmayan beklenmedik bir durumun ortaya çıktığını, işin iptaline ... Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından karar verildiğini, işin iptali üzerine müvekkili idarece 18.05.2016 tarih ve 8877 sayılı yazıyla Kamu İhale Kurumuna görüş sorulduğunu, Kamu İhale Kurumu Düzenleme Dairesi Başkanlığının 01.07.2016 tarih ve 12611 sayılı yazısı ile durumun 4735 sayılı kanunun 10. maddesi 1. fıkrası "e" bendi çerçevesinde mücbir sebep olarak kabul edilebileceği hususunda karar verildiğinin bildirildiğini, işin yapılmasına engel durumun mücbir sebep olması nedeniyle müvekkili idarece 22.07.2016 tarih ve 250 sayılı karar ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshine karar verildiğini, bu hususun davacı şirkete 05.08.2016 tarihli ... sayılı yazı ile bildirildiğini, davacı tarafın tüm taleplerinin haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı şirketin taleplerine bakıldığında yaptığı harcamalar ile elde edemediği muhtemel kârı talep ettiğini, davacı şirketin faaliyet alanının sözleşme kapsamında işler olduğunu, ihale ile yaptığı tek işin sözleşme konusu iş olmadığını, dava konusu sözleşmenin yapıldığı dönemde bir tek müvekkili idare bünyesinde dahi devam eden birden fazla işinin bulunduğunu, dolayısıyla davacı şirketin yaptığı harcamaların münhasıran dava konusu işe ilişkin olmadığını, davacının talebinin kabulü halinde sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, davacının elde edemediği muhtemel kâr talebinin de reddedilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin mücbir sebebe dayandığını, müvekkili idarenin öngörmediği ve öngöremeyeceği bir mücbir sebepten sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacı şirketin uzun yıllardan bu yana aynı faaliyet alanında olduğunu, pek çok defalar ihale ile pek çok idareye ait iş yaptığını ve yapmaya devam ettiğini, müvekkili idarenin öngörmesini beklediği mücbir sebebi kendilerinin de öngörebileceğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Davalı vekili 05/06/2018 tarihli 2. cevap dilekçesinde; feshin haklı olduğunu, mücbir sebebe dayandığını, talebin hukuka uygun olmadığını, zarardan iş sahibi müvekkili idarenin sorumluluğunun bulunmadığını beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: Mahkemece, davanın sözleşmenin feshinden kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının davalının açtığı ihaleyi kazanarak sözleşme imzaladığı, çalışmalara başladığı, işe başlandıktan sonra kazı çalışmaları esnasında hafriyat alanında tarihi eser çıktığı, çalışmaların durdurulduğu, ... Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü tarafından çalışmaların iptaline karar verildiği, davacının sözleşme imzalandıktan sonra işe başlamak için gerekli hazırlıkları yaptığı, talebin sözleşmenin feshine bağlı zarar ve kar kaybına istemine ilişkin olduğu, mahkemenin görevli bulunduğu, sözleşmenin feshinde davalının bir kusurunun bulunmadığı, kazı alanında tarihi eser çıkmasının mücbir sebep sayılması gerektiği, TBK'nın 136.maddesi uyarınca borcun sona erdiği, davacının sözleşmeye güvenerek yaptığı zorunlu giderleri isteyebileceği, iş için alındığı iddia edilen malzemelerin benzer işlerde kullanılabileceği, davacının sadece SGK, işçilik gideri ve iş konusunda yapılan zorunlu masrafları isteyebileceği, konuya ilişkin bilirkişi raporu alındığı, bilirkişi raporunda 58.485,82 TL'nin istenebileceğinin belirtildiği, davalı kurumun 05/08/2016 tarihinde sözleşmeyi feshettiği, bilirkişi raporunda 2016 yılı Mart ayına kadar hesaplama yapıldığı, ancak Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin işçilik ücretleri ve SGK prim giderlerinin davalıdan istenebileceği, bilirkişi raporunda mevcut değerler esas alınarak reseen yapılan hesaplamada davacının 63.840,81 TL alacağın bulunduğu, davalının sözleşmeyi 05/08/2016 tarihinde feshettiği, davacının 25/08/2016 tarihinde davalıya başvurarak zararının talep ettiği, temerrüt şartının bu tarih itibariyle sağlandığı, faizin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının sözleşme kapsamında yaptığı masraf toplamı olan 63.840,81 TL'nin 25/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili 09/07/2021 tarihinde UYAP üzerinde sunduğu istinaf dilekçesinde; kararın usul, yasa ve toplanana delillere uygun olmadığını, müvekkili idarenin kamu tüzel kişiliğine sahip olduğunu, davacı ile imzalanan sözleşmenin feshinin idari bir işlem niteliğini taşıdığını, idari yargının görevli olduğunu, görev itirazlarının kabulünün gerektiğini, davacı ile 27/11/2015 tarihli sözleşmenin imzalandığını, 03/06/2016 tarihinde yapılan kazıda eski dönemlere ait eser çıkması nedeniyle kazı çalışmalarının ... Müze Müdürlüğün'ce durdurulduğunu, devamında ... Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 24/03/2016 tarihli ... sayılı yazısı ile çalışmanın devam etmesi halinde kalıntılara zarar verileceği gerekçesiyle çalışmanın iptalinin gerektiğinin bildirildiğini, bu hususta Kamu İhale Kurumundan görüş istendiğinin, Kamu İhale Kurumu'nun konunun mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerektiğinin beyan edildiğini, açıklanan nedenle 02/07/2016 tarihinde sözleşmenin feshine karar verilerek durumun davacıya bildirildiğini, idari bir işlem olan yazıya karşı süresinde idari yargı yoluna başvurulmadığını, sözleşmenin mücbir sebeple feshedildiğinin bilirkişi raporları ile de teyit edildiğini, mücbir sebeple ifanın imkansız hale geldiğini, müvekkili idarenin kusurunun bulunmadığını, bu nedenle maddi olarak sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin mali sonuçlara katlanmak zorunda bırakılmasının hukuki olmadığını beyan ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili 09/08/2021 tarihinde UYAP üzerinden sunduğu istinaf dilekçesinde; davanın tazminat istemine ilişkin olduğunu, hukuki yarar gözetilerek ihalenin feshi yönünde dava yoluna başvurulmadığını, taraflar arasında eser sözleşmesi olduğunu, edimin yerine getirilmesi için iş sahibi olan davalının üzerinde düşen edimleri tam olarak yerine getirmek zorunda bulunduğunu, ancak davalının üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, bu nedenle yapılan masraflardan davalının sorumlu olduğunu, somut olayda bulunan mücbir sebebe ilişkin olarak masrafların ne olacağına ilişkin sözleşmede açıklık olmadığını, bu durumda Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, harcamaların mevcut sözleşmeye güvenilerek yapıldığını, bu hususta emsal Yargıtay kararı olduğunu, istinaf gerekçesinin hukuki dayanaktan yoksul bulunduğu beyan ederek istinaf başvurusunu reddini talep etmiştir. DELİLLER : İstinaf incelemesine esas; Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 27/11/2015 tarihli ... ili, ... İlçesi, Tarihi Ticaret Merkezi Çevre Düzenleme ve Sağlıklaştırma Projesi Yağmursuyu-İçmesuyu-Kanalizasyon yapım işine ait sözleşmede; sözleşmenin ... Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü ile ... ... Ltd. Şti. arasında yapıldığı, sözleşme ile ... ili, ... ilçesinde iş yapılması konusunda anlaşıldığı, sözleşmenin birim fiyatlı olduğu, sözleşmede mücbir sebebe ilişkin açıklama bulunmadığı, sözleşme öncesinde Koruma Kurulundan onay alındığı, denetim altında belirlenen güzergahta çalışma yapılabileceği hususunda izin alındığı, ... Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 24/03/2016 tarihli, ... nolu kararında; 3. derece Arkeolojik Sit Alanı içinde yer alan alt yapı çalışmaları esnasında arkeolojik verilerin ortaya çıktığı, alt yapı çalışmalarının devamı halinde söz konusu kalıntıların zarar göreceği, alt yapı çalışmalarının iptaline, arkeolojik verilerin üstünün uzman denetiminde kendi toprağı ile kapatılmasına karar verildiği, ...'nün 05/08/2016 tarihli, ... sayılı yazısında; ... ... Ltd. Şti. İle aralarında 27/11/2015 tarihli sözleşme yapıldığı, 04/12/2015 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başlandığı, 02/03/2016 tarihinde nezaretçi eleman görevlendirildiği, 03/03/2016 tarihinde yapılan kazıda eski dönemlere ait duvar ve kolonlara rastlandığı, Müze Müdürlüğü'nün 04/03/2016 tarihli yazısı ile kazı çalışmaların durdurulduğu, Koruma Kurulu'nun 24/03/2016 tarihli kararı ile alt yapı çalışmalarının iptaline karar verildiği, konuya ilişkin Kamu İhale Kurumundan görüş sunulduğu, arkeolojik kalıntıların ortaya çıkmasının 4735 sayılı kanunun 10/1-e maddesi uyarınca mücbir sebep olarak kabul edilebileceğinin açıklandığı, açıklanan nedenlerle feshi kararının alındığı yükleniciye firmaya bildirildiği, Dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yapıldığı, SMMM bilirkişi ..., İnşaat Mühendisi ..., Makine Yüksek Mühendisi ... tarafından sunulan 25/06/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda; ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2015-2016 yılları yasal defterlerinin yasal süresi içerisinde onaylatıldığını, ... ilçesi Tarihi Ticaret Merkezi, Çevre Düzenleme ve Sağlıklaştırma Projesi Yağmursuyu - İçme Suyu Kanalizasyon Yapım işi sözleşmesinin 27.11.2015 tarihinde imzalandığını, 24.12.2015 tarihinde yer tesliminin yapıldığını, işbu ihalenin 3. derece arkeolojik sit alanı içerisinde yer almasından dolayı Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, ... Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından alınan kurul kararının 19.01.2016 tarihinden tebliğ edilmesinden sonra ... Müze Müdürlüğünün denetiminde işe başlanılmasının gerektiğini, 25.02.2016 tarihinde taraflarca ek süre protokolünün imzalandığını, 01.05.2016 iş bitim tarihi olarak belirlendiğini, 02.03.2016 tarihinde işe başlandığını, işe başlandıktan bir gün sonra 03.03.2016 tarihinde tarihi eser çıkması nedeniyle (mücbir sebepten dolayı) işin ... Müze Müdürlüğü tarafından durdurulduğunu ve işe tekrar başlamak için izin ve talimat verilmediğinin anlaşıldığını, ... İnş. San. ve Tİc. Ltd. Şti.'nin 12/2015 döneminde SSK dosyası açtırdığını, işin mücbir sebeple 03.03.2016 tarihinde durdurulmasına rağmen 06/2016 tarihine kadar SSK dosyasında işçi çalıştırdığının tespit edildiğini, Aralık ve Mart ayı 3 günlük SSK + ücret maliyetlerinin toplam 25.155,39-TL olduğunu, ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin, yevmiye kayıtlarında toplam 6.790,07-TL'lik damga vergisi, karar pulu ve masraflarının olduğunu, yevmiye kayıtlarında toplam 11.288,60-TL nakliye araç kiralama ve kamyon çalışması olduğunu, Yevmiye kayıtlarında toplam 159.570,33-TL mal alışları yapıldığını, 49.869,24-TL iade ve ticari mal alışlarına aktarım yapıldığını, 109.701,09-TL'lik mal alışı olduğunu, ancak bu malların şantiyeye inip inmediğinin tespitinin taraflarınca yapılamadığını, şirket bünyesinde olup olmadığının belli olmadığını, ticari malların gelir unsuru olmasından sebeple ...'den talep edilemeyeceğini, bu malların alındığı firmalara iadesinin yapılabileceğini, yapılamadığı durumlarda ...'ye rücu edileceğini, 18.078,67-TL (nakliye, araç kiralama, kamyon çalışması ve damga vergileri, harçlar karar pulu masrafları) + 25.155,39-TL (işçilik maliyeti) = 43.234,06-TL davacının davalı taraftan talep edebileceğini, söz konusu ihalede kazı çalışmaları esnasında arkeolojik kalıntıların ortaya çıkmasının 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunun 10. maddesi Mücbir sebepler "mücbir sebep olarak kabul edilebilecek hallerin aşağıda belirtilmiştir" (e) bendi çerçevesinde "Gerektiğinde Kurum tarafından belirlenecek benzeri diğer haller" kapsamında değerlendirilmesinin gerektiğini, Yapım işleri Genel Şartnamesinin 47. maddesinin (sözleşmenin feshi ve tasfiye durumları) 9. bendi gereğince "idare fesih işleminden sonra işi ihale usullerinden herhangi biri ile ihale etmekte serbesttir. Geri kalan işlerin başka bir yükleniciye ihalesinden dolayı yüklenici hiçbir hak iddiasında bulunamaz. Bundan başka işin durmaması için, idare yüklenicinin tesisleri, malzeme ocakları, ihzaratı, araç ve makinelerinden gerekli gördüklerine el koymak yetkisine de sahiptir. Bu durumda 48. madde hükümleri uygulanır." mücbir sebepten dolayı feshinin yapılarak sonrasında yine aynı Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 48. maddesinin "Sözleşmenin feshi halinde yüklenicinin mallarının satın alınması" hükümleri doğrultusunda işlem yapılması gerektiğinin sonuç olarak defter kayıtlarında 6.790,07 TL damga vergisi, karar pulu ve masrafları ile 11.288,60 TL nakliye, araç kiralama ve kamyon çalışması olduğu, yine defter kayıtlarında 159.570,33 TL mal alışı yapıldığı, 49.869,24 TL aktarım yapıldığı, 109.701,09 TL mal alışı olduğu, bu malların şantiyeye inip inmediğinin belli olmadığı, bu nedenle bu miktarın rücu edilemeyeceğinin, davacı şirketin 12/2015 döneminden işin durdurulduğu 03/03/2016 tarihine kadar işçi çalıştırdığı, bu dönemde işçilik maliyetinin 25.155,39 TL olduğu, sonuç olarak davacının davalıdan 43.234,06 TL talep edebileceğinin bildirildiği, Taraflarca bilirkişi raporuna itiraz edildiği, Davalı tarafından sunulan 28/10/2019 tarihli cevabi yazıda; davacının dava konusu iş dahil olmak üzere davalı idareden toplam 11 adet ihale aldığının bildirildiği, SGK'nın 17/10/2019 tarihli cevabi yazısında; dava konusu işe ilişkin çalışan sayısını gösterir belgelerin dosyaya sunulduğu, SMMM bilirkişi ..., İnşaat Mühendisi ..., Makine Yüksek Mühendisi ... tarafından sunulan 18/03/2020 havale tarihli ek bilirkişi heyet raporunda; toplam işçilik maliyetinin 04.12.2015 tarihinde ...-... sicil numarasında kayıtlı Tarihi Ticaret Merkezi Çevre Düzenleme ve Sağlıklaştırma Projesi olarak 04.12.2015- 27.06.2016 tarihleri arasında açılmış SGK dosyasında işçilerin maliyetlerinin işin bitim tarihi 08.06.2016 tarihi itibariyle 44.884,96-TL olduğunu, davacı şirket uhdesinde kalan 109.701,09-TL'lik malların iadesinin mümkün olmadığından ...'ye rücu edilebileceğini, söz konusu ihalede kazı çalışmaları esnasında arkeolojik kalıntıların ortaya çıkmasının 4735 sayılı kanunun 10. maddesi, 1. fıkrası (e) bendi çerçevesinde mücbir sebep olarak kabul edilebileceğini, ancak davacı tarafın esasen kusurlu olmadığından dolayı maddi külfetten sorumlu tutulamayacağını, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 48. maddesi gereği sözleşmenin feshi halinde yüklenicinin mallarını satın alınması hükümleri doğrultusunda işlem yapılması gerektiğinin bildirildiği, Davacı vekilinin 24/06/2020 tarihli dilekçesinde; talebini 149.586,05 TL'ye yükseltiği, Davalı vekilinin 17/06/2020 tarihinde UYAP üzerinden sunduğu dilekçesinde ek ve kök bilirkişi raporuna itiraz ettiği, Mahallinde 04/09/2020 tarihinde bilirkişi refakatinde keşif yapıldığı, Hesap Bilirkişisi Av...., İnşaat Mühendisi ... ve Makine Mühendisi ... tarafından sunulan 19/10/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu, taraflar arasında 27/11/2015 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşme bedelinin 433.316,40 TL olduğu, sözleşmeye göre işe imza tarihinden 10 gün içinde iş teslimi yapılarak başlanacağı, işin tesliminden itibaren 150 gün içinde bitirileceğinin belirtildiği, yapılan keşifte malzemelerin görüldüğü, burada bulunan boru ve kapakların değerinin 2016 yılı itibariyle 9.150,00 TL olduğu, bu malzemelerin benzer işlerde her zaman kullanılabileceği, malzeme zararının bulunmadığının bildirildiği, Davacı vekilinini keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna malzemelerin toplam değerinin 14.474,52 TL olduğundan bahisle itiraz ettiği, Davalı vekilinin 26/04/2021 tarihinden UYAP üzerinden sunduğu dilekçesi ile bilirkişi raporuna itirazda bulunduğu, Makine Mühendisi ..., SMMM ..., İnşaat Mühendisi ... ve Hukukçu bilirkişi ... tarafından sunulan 12/04/2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; tespit edilen malzeme değerinin 9.150,00 TL olduğu, bu rakamın talep edilemeyeceğinin önceki bilirkişi raporlarında belirtildiği, davacının 2015 yılı defterlerinin incelendiği, defterde dava konusu işe ilişkin maliyetin hatalı olarak 39.492,87 TL olarak tespit edildiği, maliyete dahil edilen malzemelerin kullanılmadığı, 2016 yılı defter kayıtlarında söz konusu rakamın kayıtlı olduğu, davacının kayıtlarında 2015 yılında 39.492,87 TL, 2016 yılında 118.128,50 TL olmak üzere toplam 157.675,37 TL harcama yapıldığının belirtildiği, ancak hesaplamanın hatalı yapıldığı, hesaba dahil edilen malzemelerin kullanılmadığı, keşifte tespit edilen malzemelerin alınan başka bir ihale kapsamında depoda olduğu, davacının dava konusu iş nedeniyle 2015/12 döneminde 4, 2016/1 döneminde 10, 2016/2 döneminde 5, 2016/3 döneminde 9, 2016/4 döneminde 3, 2016/5 döneminde , 2016/6 döneminde 3 işçi çalıştırdığı, işçiler için 14.374,41 TL SSK işçilik maliyetine katlandığı, bu dönemde 30.510,38 TL maaş ödendiği, davacının işin 03/03/2016 tarihinde durdurulmasına karşın 06/2016 tarihine kadar işçi çalıştırdığı, 2015 yılı 12 ve 2016 yılı 3. ay kapsamında toplam işçilik maliyetinin 18.956,02 TL olduğu, sonuç olarak davacının kar talep edemeyeceği, ancak zorunlu olarak yaptığı 14.374,41 TL SGK işçilik gideri, 25.155,39 TL maaş ve ihale konusu iş ile ilgili yapılan 58.485,82 TL'yi istenebileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır. "...Davacı -karşı davalılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Yer teslimi yapılmadığını, işe başlama için gerekli şartların idare tarafından sağlanmadığını, iş programının hazırlanarak davalı idareye teslim edildiğini, kamulaştırılacak alanın işlemlerinin tamamlanmadığını, akdin feshi isteminde bulunmadıklarını, işin ifasını durdurmadıklarını beyan etmektedir. Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Yüklenici firmanın işi yapmamasının gerçek sebebinin, firmanın ekonomik acze düşmesi sebebiyle taahhütlerini yerine getiremediklerini, sözleşmeyi feshetme gerekçelerinin 4735 sayılı Kanun'un 20. maddesinin b bendindeki hüküm olup bu bent gereğince ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın işin feshedilmesi olarak kanunda açıkça ifade edildiğini, davacı yüklenicinin idareye verdiği dilekçesinde mali acz içinde olduğunu kendisinin itiraf ettiğini ve protesto gerektirmeksizin fesih sebebi sayılan yasak fiil ve davranışlar içinde olduğunu kabul ettiğini beyan etmektedir. Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan asıl davada; maddi ve manevi tazminat, karşı davada alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ortak kusurla fesih halinde kâr kaybı, iki ihale arasındaki değer farkının istenemeyeceğine ve teminat mektubunun iadesine karar verilmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun, taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir (Yargıtay 6. HD'nin 10.02.2025 tarihli, 2024/757 Esas, 2025/411 Karar sayılı kararı). " "...Uyuşmazlık, eser sözleşmesinin haksız feshi nedeni ile uğranılan müspet ve menfi zararlarının tazminini istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Menfi zarar uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar (Tandoğan, age., s. 427). Bu husus Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesindeki (BK'nın 108) maddesindeki düzenlemeden kaynaklanmaktadır. Burada alacaklının sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararının tazmini söz konusudur. Menfi zarar kavramına, sözleşmenin yapılmasına ilişkin giderler, sözleşmenin yerine getirilmesi ve karşılık edanın kabulü için yapılan masraflar, sözleşmenin yerine getirilmesi dolayısıyla (gönderilen şeyin kaybolması gibi) uğranılan zarar, sözleşmenin geçerliğine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolayısıyla uğranılan zarar, başka bir sözleşmenin yerine getirilmemesi dolayısıyla uğranılan zarar ve dava masrafları, noter masrafı, karar pulu, KİK payı, gerçekleştirilen imalat bedeli, personel gideri vb. kalemler örnek olarak verilebilir. Müspet zarar (olumlu zarar) ise, sözleşme tam olarak ifa edilmiş olsa idi alacaklının mal varlığının oluşacağı durum ile sözleşmeden dönülmüş olması nedeniyle mevcut durum arasındaki farktır. Dönme ve fesihte kusursuz olan yüklenicinin, kusurlu olan iş sahibinden olumlu zarar isteyebileceği kabul edilmekte ve yerleşik içtihat ve uygulamalarında kâr kaybının TBK'nın 480. maddesinin ikinci cümlesi (BK 325) kıyasen kesinti yöntemine göre hesaplanacağı kabul edilmektedir. (Örnek: Yargıtay 15. HD. 11.04.2007 T. 2006/4955 E. 2007/2372 K. ve Yargıtay 15. HD. 09.05.2013 T. 2012/7521 E. 2013/3029 K. ile Yargıtay 15. HD. 20.07.2011 T. 2011/864 E. 2011/4787 K. ) Davaya konu olayda, taraflara arasındaki eser sözleşmesine göre sözleşmenin imzalanmasından 15 gün sonra yer tesliminin yapılması ve teslimden itibaren 600 gün içinde de işin tamamlanmasının kararlaştırıldığı, 05.05.2015 tarihinde yer tesliminin yapıldığı, ancak inşaat alanındaki taşınmazların hukuki problemlerinin çözülemediği, davacının çalışma alanında bulunan evlerin boşaltılmadığı, davacı tarafça bu hususun davalıya bildirildiği, mülkiyet sorunları ile ilgili bu problemin davalı tarafça çözülmediği, bu nedenle davacı yüklenicinin işe başlayamadığı ve buna bağlı olarak işin süresinin dolduğu, davalı tarafça 4735 sayılı Kanun'un 10. maddesi ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi 47/9 maddesinde belirtilen mücbir sebep gerekçe gösterilerek sözleşme feshedilmiş ise de, davacı yüklenici tarafından bu eksikliklerin giderilmesi yönünde ifanın beklenildiği, bu hususlar dikkate alındığında davalı iş sahibinin sözleşmenin feshedilmesinde haksız olduğu anlaşılmaktadır. TBK'nın 112. maddesi hükmünce borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. TBK’nın 125/2. maddesi gereğince borçlunun temerrüdü halinde alacaklının aynen ifadan vazgeçerek müspet zararı isteyebilir. Yine bu talebini sözleşmenin karşı tarafça haksız feshi halinde de ileri sürebilir. Borçlunun temerrüdü halinde alacaklı seçim hakkını kullanarak TBK’nın 125. maddesinde yer alan seçimlik haklarından birisini talep edebilir. Dolayısıyla seçimlik haklar arasında bulunan müspet zarar ve menfi zararı birlikte isteyemez. Yine müspet zarar sözleşmenin ifası halinde elde edilecek kazanç olduğundan içerisinde kısmen menfi zararı da barındırır. Somut olayda, iş sahibinin sözleşmeyi haksız feshetmesi nedeniyle yüklenici müspet zararı istediğinden artık menfi zararı isteyemez. Bölge Adliye Mahkemesince davacının kar kaybı olarak talep edebileceği bedelin 205.926,66 TL olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin mahrum kalınan kar talebi yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle, davanın kısmen kabulü ile 141.394,84 TL menfi zarar ile 205.926,66 TL kâr kaybı olmak üzere toplam 347.321,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ise de, müspet zarar ve menfi zararın birlikte istenmesi mümkün değildir. Müspet zarar, akdin ifası sonucu elde edilecek olumlu zarar olup, bunu etmek için diğer maliyet girdilerinin, kısaca menfi zararın da, yapılması zorunlu olduğundan, müspet zararla birlikte menfi zararın istenemeyeceği tabidir. Bu durumda menfi zarara ilişkin talebin reddi gerekirken müspet zararla birlikte menfi zararın da kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir (Yargıtay 6. HD'nin 04.12.2024 tarihli, 2023/3206 Esas- 2024/4563 Karar sayılı kararı)." Dava, mücbir sebep ile feshedilen sözleşmeye dayalı tazminat isteğine ilişkindir. Davacı, yüklenici olduğunu, davalı idare ile ihaleye dayalı olarak sözleşme yaptığını, ancak çalışma alanında arkeolojik kalıntılara rastlanması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, iş için 91.559,92 TL değerinde malzeme alındığını, ayrıca 46.419,00 TL işçilik gideri yapıldığını, sözleşme bedeli olan 376.796,87 TL'nin %15'i olan 56.519,53 TL'nin yüklenici karı olduğunu, bu miktarlar yönünde zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere yaptığı harcamalar için 5.000,00-TL, elde edemediği muhtemel kâr için 5.000,00-TL'nin temerrüt tarihi olan 03/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, yargılamanın devamı esnasında yaptığı harcamalar yönünden talebini 149.586,05 TL'ye yükseltmiştir. Davalı, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, işin iptaline Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından karar verildiğini, muhtemel kar talebinin reddinin gerektiğini, mücbir sebepten dolayı sorumlu sayılamayacağını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasında bulunan sözleşmenin mücbir sebeple reddedildiği, davacının sözleşme gereği yaptığı masrafları talep edebileceği, sözleşme gereği davacının masraflarının isteyebileceği, 12/04/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda davacının 14.374,41 TL SGK gideri, 30.510,38 TL maaş ödemesi, 18.956,02 TL masraf yaptığının belirtildiği, bilirkişi raporuna itibar edilebeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 63.840,81 TL'nin 25/08/2016 tarihinde itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu, taraflar arasında 27/11/2015 tarihli sözleşmenin bulunduğu, 04/12/2015 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başlandığı, ancak 03/03/2016 tarihlinde iş esnasında yapılan kazıda eski döneme ait duvar ve kolon bulunduğu, Müze Müdürlüğü tarafından kazı çalışmalarının durdurulduğu, devamında Koruma Kurulu tarafından işin iptali edildiği, davacı yüklenicinin kar kaybı yanında yaptığı masrafları talep ettiği, mahkemece dosya üzerinde bilirkişi raporu alındığı, yapılan itiraz üzerine keşfe gidildiği, farklı heyetlerden bilirkişi raporu alındığı, karara esas 12/04/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda; malzeme bedeli ve kar kaybının talep edilemeyeceğini, ancak davacının mücbir sebeple feshedilen sözleşme gereği 14.374,41 TL SGK harcaması yaptığı, 30.510,38 TL maaş ödediği ayrıca ihale ile ilgili olarak 18.956,02 TL masraf yaptığının belirtildiği, anılan bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısman kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda: Uyuşmazlık konusu sözleşmenin mücbir sebep nedeniyle haklı olarak feshedildiği, yüklenicinin iş nedeniyle yaptığı masrafları (menfi zararını) talep edebileceği gözetilmek suretiyle davanın kısmen kabulünde isabetsizlik yoktur. Sonuç itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 maddesi uyarınca davalı vekili istinaf başvurusunun reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 md.si gereğince davalı vekili İstinaf Başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf talep eden davalıdan alınması gereken 4.360,96 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.090,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.270,72 TL'nin davalıdan alınarak hazineye GELİR KAYDINA, 3-İstinaf talep eden davalıdan peşin alınan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye GELİR KAYDINA, 4-İstinaf masraflarının, başvuran davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın, Dairemizce TARAFLARA TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1, 361/1 ve 365/1 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Dairemize veya hükmü veren ilk derece Mahkemesine veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.26/09/2025 ... Başkan ... *e-imzalıdır.* ... Üye ... *e-imzalıdır.* ... Üye ... *e-imzalıdır.* ... Katip ... *e-imzalıdır.* " Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır."