TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/01/2026 NUMARASI : 2024/219 Esas, 2026/89 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 24/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/587 KARAR NO : 2026/600 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/01/2026 NUMARASI : 2024/219 Esas, 2026/89 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 24/04/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı şirket yüklenici, davalı şirket iş sahibidir. Mahkemece, davacı tarafça kur farkı alacak talebi yönünden USD üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı hakkında Türk Lirası olarak usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunmadığı belirtilerek davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Davacı şirket vekili istinaf talebinde, davaya konu takip alacağının kar farkından değil döviz üzerinden düzenlenen sözleşmelere dayalı bakiye alacağından kaynaklandığını ileri sürmüştür. Uyuşmazlık, davaya konu takip alacağının kur farkı alacağı mı yoksa bakiye iş bedeli alacağı mı olduğuna ilişkindir. Davaya konu icra takip talebinde ve ödeme emrinde borcun dayanağı olarak asansör satış ve montaj sözleşmesi ile ek protokol ve asansör bakım sözleşmesi olarak gösterildiği, asansör satış ve montaj sözleşmesi ile ek protokol kapsamında 15.234,94 USD, asansör bakım sözleşmesi kapsamında ise 22.320,00 TL nin talep edildiği, USD alacağının takip talebindeki kur karşılığı hesaplanarak harca esas takip tutarının toplam 468.814,95 TL olarak belirtildiği görülmüştür. Davacı şirket vekili dava dilekçesinde ve tüm aşamalardaki beyanlarında, dayanak sözleşme ve ek protokoller ile faturaların döviz (Amerikan Doları) üzerinden düzenlendiğini, sözleşme konusu işlerin tamamlanarak teslim edildiğini, sözleşme bedeli kadar düzenlenen faturaların davalı kayıtlarında yer aldığını, davalı tarafından yapılan ödemelerin fiili ödeme tarihindeki kur karşılığı esas alınarak yapılacak döviz alacağı hesabına göre davacı şirketin bakiye 15.234,94 USD alacağı olduğunu ileri sürerek tahsili için takip talebinde bulunmuş; davalı şirket ise, tüm borcun ödendiğini, takip konusu alacağın kur farkı alacağı olduğunu, kur farkı alacağının döviz cinsinden istenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Sözleşmelerin ve faturaların döviz (Amerikan Doları) üzerinden düzenlendiği, ödemelerin Türk Lirası olarak yapıldığı, davacı tarafından sözleşme kapsamında kesilen tüm faturaların davalı defter kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafından yapılan bazı ödemelerin davalının kendi defterlerine işlenmediği, davalı tarafından düzenlenen iade faturasının davacı defterine kaydedilmediği, takip dayanağı asansör bakım sözleşmesinden doğan 22.300,00 TL'nin takipten sonra davadan önce ödendiği anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut 15.12.2025 tarihli son bilirkişi heyet raporunun 3.sayfasında davacı alacağının fatura alacağı olduğu, kur farkından kaynaklanmadığı belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların beyanları, takip ve dava dayanağı sözleşme hükümleri ve ilgili yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; davacının, asıl alacaktan ayrı bir alacak kalemi olarak kur değişiminden doğan bağımsız bir ek zarar (veya fark) talebi olmadığı, davalı tarafından yapılan ödemelerin fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden dövize çevrilmemesi nedeniyle bakiye alacağının bulunduğunu ileri sürerek bunun tespiti ve tahsilini istediği anlaşılmaktadır. Yani, davacı hesap yöntemine itiraz etmiştir. O halde; mahkemece, işin esasına girilerek yapılacak yargılama sonucuna göre esas hakkında karar verilmesi gerekirken, davacının açık talebine rağmen hatalı nitelendirme yapılarak davacının talebinin kur farkı alacağı olduğu, kur farkı alacağının döviz cinsinden talep edilemeyeceğinden bahisle davanın dava şartı yokluğunda verilen red kararı hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 27/01/2026 tarih, 2024/219 Esas, 2026/89 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.