Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/580 E. , 2024/7812 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/580 Karar No : 2024/7812 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Tarımsal Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kocaeli ili
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/580 E. , 2024/7812 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/580 Karar No : 2024/7812 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Tarımsal Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kocaeli ili, Kartepe ilçesi, ... OSB'nin alt kısmında ... Deresi yanında yer alan kollektor hattında oluşan tıkanıklığın açılması için yapılan çalışmalar neticesinde davacıya ait işletmenin atık sularının kirliliğe sebebiyet verdiğinin teknik incelemeler sonucunda anlaşıldığından bahisle Abone İşleri Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazıları doğrultusunda kanal tahrip ve analiz ücreti adı altında davacı şirket adına düzenlenen 02/01/2023 son ödeme tarihli, ... tarihli, ... numaralı, 3.396.922,90-TL bedelli faturaya yapılan itirazın reddine ilişkin Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kocaeli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı (Tahakkuk İtiraz Cevap konulu) işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idarece Büyükşehir Belediye Kanunu'nun, Kocaeli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Tarifeler ve Abone Hizmetleri Yönetmeliği'nin ve Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliğinin kararda yer verilen hükümlerine göre kanalizasyon şebekesinde yapılan onarım, tamirat ve yapılan analiz ve testlere dair ücretlerin; şebekede sisteminde oluşan zararlarda kusuru olduğundan bahisle davacı şirketten istenildiği, istenilen tutarın, nihai olarak kanalizasyon şebekesine verilmesi sakıncalı maddelerin verilmesinden kaynaklandığının iddia edildiği, istenilen bu ücretin davalı ile davacı arasındaki abonelik sözleşmesinden kaynaklanmadığı, dayanılan mevzuat hükümlerine göre davacıya borç tahakkuk ettirileceğinin bildirildiği, bu borca ilişkin (Ticaret Hukuku hükümlerine göre) fatura düzenlendiği, bu faturanın davacı şirketçe noter marifetiyle iade edildiği ve iptali istemiyle yapılan başvurunun da dava konusu işlemle reddedildiğinin görüldüğü, yine Kararda aktarılan mevzuat uyarınca davacıdan istenilen ücretin, davalı idare hakkında da hüküm ifade eden 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 20. maddesine göre hazırlanan Kocaeli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Atıksuların Kanalizasyona Deşarj Yönetmeliğinin 20 ve 26. maddesine göre istenildiği, bu Yönetmelikle ilgili olarak da 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 20. maddesinin 2. fıkrasında "Bu yönetmelik hükümlerine aykırı davranışta bulunanların meydana getirdiği zarar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun uyarınca sebep olanlara ödettirilir." hükmünün bulunduğu, ancak davalı idarece öncelikle davacıya hitaben yazı yazıldığı, bu ... tarih ve ... sayılı yazıda davacıya bakım, onarım ve analiz ücreti olarak 2.878.748,22 TL tahakkuk yapılacağının bildirildiği, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığınca 15.12.2022 tarihli yazıyla bu bedelin tahakkukunun yapılmasının Abone İşleri Dairesi Başkanlığından istenildiği, sonrasında da herhangi bir tahakkuk işlemi yapılmadan doğrudan 19/12/2022 tarihli faturanın tanzim edildiğinin görüldüğü, bu durumda; davacı şirkete ait işletmenin atık sularının kirliliğe sebebiyet vermek suretiyle oluştuğu tespit ve iddia olunan zarar bedeliyle ilgili olarak davalı idarece 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun'un 37. maddesi ile anılan Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri kapsamında öncelikle tahakkuk işlemi yapılarak, bir "ihbarname" altında borcun kaynağı, sebepleri ve yasal dayanakları ile itiraz ve/veya dava yolu, merci ve süresi açıkça gösterilmek suretiyle ilgili ücretin davacı şirketten kanuni süre verilmek şartıyla açıkça istenilmesi, süresi içerisinde de bu borcun ödenmemesi üzerine yine aynı Kanun hükümleri uyarınca amme alacağına dair bir ödeme emri düzenlenmesi gerekirken, teknik ve hukuki anlamda bir tahakkuk işlemi yapılmadan ve ihbarname gönderilmeden borcun doğrudan genel hükümlere göre tesis edilen faturayla istenilmesi nedeniyle, söz konusu faturaya yapılan itiraz başvurusunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi, ... İdare Dava Dairesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı Kararında; davanın; Kocaeli ili, Kartepe ilçesi, Arslanbey OSB'nin alt kısmında Çuhane Deresi yanında yer alan kollektor hattında oluşan tıkanıklığın açılması için yapılan çalışmalar neticesinde davacıya ait işletmenin atık sularının kirliliğe sebebiyet verdiğinin teknik incelemeler sonucunda anlaşıldığından bahisle Abone İşleri Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazıları doğrultusunda kanal tahrip ve analiz ücreti adı altında davacı adına düzenlenen 02.01.2023 son ödeme tarihli, ... tarihli, ... nolu, 3.396.922,90-TL bedelli faturaya yapılan itirazın reddine ilişkin Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kocaeli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı (Tahakkuk İtiraz Cevap konulu) işlemin iptali istemiyle açıldığı, 5393 sayılı Belediye Kanununun "belediyenin yetkileri ve imtiyazları" başlıklı 15/d maddesinde; "Özel kanunları gereğince belediyeye ait vergi, resim, harç, katkı ve katılma paylarının tarh, tahakkuk ve tahsilini yapmak; vergi, resim ve harç dışındaki özel hukuk hükümlerine göre tahsili gereken doğal gaz, su, atık su ve hizmet karşılığı alacakların tahsilini yapmak veya yaptırmak." belediyenin yetki ve imtiyazları arasında sayıldığı, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer'i kamu alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve kamu hizmetleri tatbikatından doğan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümlerinin uygulanacağı; 55. maddesinde amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları gerektiğinin “ödeme emri” ile tebliğ olunacağının hükme bağlandığı, bu mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 6183 sayılı Kanunun 1. maddesi kapsamında yer alan amme alacaklarının takip ve tahsili için 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre ödeme emri düzenlenebileceği, özel hukuk hükümlerine tabi alacakların ise genel hükümlere göre adli yargıda açılacak alacak davası veya icra takibi yoluyla takip ve tahsilinin gerektiğinin görüldüğü, bu durumda; davacı ile davalı idare arasında abonelik ilişkisi olmadığından, haksız fiil niteliğinde olan amme alacağı niteliği taşımayan ve özel hukuk hükümlerine tabi olan dava konusu faturaya konu gelirlerden kaynaklanan dava konusu alacağın, amme alacaklarının takip ve tahsili için öngörülen bir yöntem olan 6183 sayılı Kanun kapsamında istenilmesine hukuken olanak bulunmamakta olup davalı idarece söz konusu alacağın ancak adli yargıda açılacak alacak davası veya icra takibi yoluyla takip ve tahsilinin mümkün olduğu sonucuna varıldığı belirtilerek, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik istinaf talebinin kararda açıklanan gerekçe ile reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bölge İdare Mahkemesi, İdare Dava Dairesince istinaf talepleri reddedilirken, gerekçenin lehlerine değiştirildiği, hükmün aleyhlerine olduğu, görev itirazında bulunduklarını, bu davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, idarelerinin tacir sayıldığı, davacının işbu dosyada taraf sıfatının kalmadığı, şirketin infisah olduğu, davacı şirketin tüzel kişiliği son bulduğundan davada taraf ve dava ehliyetinin bulunmadığı, diğer şirketin bu davaya devam etmediği, tahakkuka ilişkin tüm belgelerin dosyaya sunulduğu, Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Kararın Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü ve Sekizinci Dairelerince, müşterek yapılan toplantıda Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik'' başlıklı 26. maddesinin, 1. fıkrasında; dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği düzenlemesine yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 136. maddesinde; şirketlerin; bir şirketin diğerini devralması, teknik terimle “devralma şeklinde birleşme” veya; yeni bir şirket içinde bir araya gelmeleri, teknik terimle “yeni kuruluş şeklinde birleşme” yoluyla birleşebileceği; 136 ila 158. maddelerin uygulamasında, kabul eden şirketin “devralan”, katılan şirketin “devrolunan” diye adlandırılacağı, birleşmenin, devrolunan şirketin mal varlığı karşılığında, bir değişim oranına göre devralan şirketin paylarının, devrolunan şirketin ortaklarınca kendiliğinden iktisap edilmesiyle gerçekleşeceği, birleşme sözleşmesinin 141. maddenin ikinci fıkrası anlamında ayrılma akçesini de öngörebileceği, birleşmeyle, devralan şirketin devrolunan şirketin mal varlığını bir bütün hâlinde devralacağı, birleşmeyle devrolunan şirketin sona ereceği ve ticaret sicilinden silineceği düzenlemesine, Kanunun 152. maddesinin 3. fıkrasında ise; devrolunan şirketin, birleşmenin ticaret siciline tescili ile infisah edeceği düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan mevzuat hükümlerine göre tüzel kişiliğe sahip şirketlerin tüzel kişilikleri birleşmeyle devrolunmak suretiyle sona ereceğinden, birleşmeyle devrolunan şirketin medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve taraf ehliyeti de son bulmaktadır. Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirketin tüm aktif ve pasifiyle ... Bitkisel Atık Yağ Toplama Geri Kazanım Biodizel Üretimi Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine birleşme nedeniyle devrolduğu ve bu hususun 08/02/2023 tarih ve 10765 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'yle ilan edildiği görülmektedir. Bu durumda, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Bölge İdare Mahkemesi, İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerekmektedir KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.