9. Hukuk Dairesi 2012/5129 E. , 2014/11091 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : MANAVGAT İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2011 NUMARASI : 2008/175-2011/443 DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, ikramiye alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası içi
**9. Hukuk Dairesi 2012/5129 E. , 2014/11091 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : MANAVGAT İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2011 NUMARASI : 2008/175-2011/443 DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, ikramiye alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A)Davacı isteminin özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait otel işletmesinde 1998-16.04.2008 arasında mutfak bölümünde İtalyan Mutfak Kısım Şefi olarak çalıştığını, net ücreti 1.145 TL olmasına rağmen bordroda 680 TL olarak gösterildiğini, davacının iş akdini ücretinin bordrolarda gerçek değerinin altında gösterilmesi, SSK primlerinin miktar ve gün olarak eksik gösterilmesi, kış aylarında hiç izin kullanmadan çalıştığı halde (ki bu durumun işyeri giriş çıkış belgeleri, imza föyleri, puantaj cetvelleri incelendiğinde görüleceğini) baskı altında otelde diğer çalışanlarla birlikte bu tarihlerde ücretsiz izindeymiş gibi belge imzalatılması, bu şekilde SSK prime esas gün sayısının eksik gösterilmesi, yıllık izinlerinin kullandırılmaması, ikramiyelerin ödenmemesi, istifaya zorlanarak işyerinde bu konuda yoğun baskı uygulanması şeklindeki haklı nedenlerle feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, bakiye ücret, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve ikramiye alacaklarının faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B)Davalı cevabının özeti: Davalı vekili, davacının şirkete ait otelde mutfak departmanında 25.08.1998 tarihinde çalışmaya başladığını, 10.04.2008 tarihinde işyerine gelip hasta olduğunu beyan ederek 10.04.2008 ila 16.04.2008 tarihleri arasında sağlık raporu ibraz ederek izin aldığını, davacının raporlu olduğu 10.04.2008 tarihinde Ankara Noterliği kanalı ile ihtarname çekerek bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğinden bahisle iş akdini feshedeceğini ihtar ettiğini, bu ihtarname sonrasında bir daha işe gelmediğini, işverence davacıya işe davet ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnamenin tebliğine rağmen izinsiz ve mazeretsiz olarak işe gelmediğini, buna dair devamsızlık tutanakları tutulduğunu, davacının öncelikle iş akdini 10.04.2008 tarihinde kendisinin feshettiğini, 10 gün sonra işyeri ile ilişiğinin kesildiğini, ileri sürülen gerekçelerin kesin ve inandırıcı olmadığını, kaldı ki davacının 1118667 işyeri sicil numaralı H..P.. isimli otelde daha iyi çalışma koşullarında iş bulduktan sonra işyerinden ayrıldığını ve hemen akabinde 2008 yılı Mayıs ayında yeni işyerinde işbaşı yaptığını, davacı iş akdini haksız ve bildirimsiz feshettiğinden işlerin aksamasına ve şirketin telafisi imkansız zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davacının aylık brüt ücretinin 850 TL olduğunu, ücret dışında ayni ve nakdi sosyal yardım uygulaması bulunmadığını, yemek, ikramiye ve lojman yardımı konusunda iş sözleşmelerinde yazılı bir hüküm ve belge bulunmadığını, iş sözleşmesi, ücret bordroları ve SSK dönem bordrolarında ikramiye uygulamasına dair kayıt ve yazılı belge bulunmadığını, şirket aleyhinde geçmiş yıllarda açılan ve kesinleşen ilamlardan anlaşılacağı üzere ikramiye talebinin yasal dayanağı bulunmadığını, işyerinde ikramiye uygulaması bulunmadığından talebi kabul etmediklerini, davacının ücret alacağı bulunmadığını, bayram ve genel tatillerde çalışmadığını, çalıştığı takdirde ödendiğini, zamanaşımı itirazları bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davacının davalı iş yerinde 25/08/1998-16/04/2008 tarihleri arasında toplam 9 yıl 7 ay 9 gün süre ile çalıştığı, iş akdinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde son bulduğunu ispat külfetinin davalı iş verene ait olduğu, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, dinlenen davacı tanık beyanları ve dosya kapsamında bulunan ihtarnameye göre davacının bir kısım işçilik alacaklarını alamadığından iş akdini kendisinin feshettiği, dosya kapsamına göre davacının fazla çalışma yaptığı, ücretinin ve bir kısım alacaklarının ödenmediği tespit edilmiş olduğu, davacının haklı nedenle iş akdini feshettiği kanaatine varılarak kıdem tazminatına hak kazanacağı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatı, yıllık izin, ikramiye, fazla mesai ve ücret alacaklarının tahsiline, bayram ve hafta tatili ücreti taleplerinin reddine karar verilmiştir. D)Temyiz: Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. E)Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Taraflar arasında uyuşmazlık, ikramiye ödetilmesi noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır. Yasada ücretin ekleri düzenlenmemiş olsa da, 5754 sayılı yasayla değişik 32. madde ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her türlü ödemelerin banka hesabına yatırılması öngörülmüş olmakla ikramiye ücretin eki olarak İş Kanununda ifadesini bulmuştur. İşçinin işyerine olan katkıları sebebiyle işverenin memnuniyetini ifade etmek üzere bir defada veya dönemsel olarak belli zaman dilimlerinde ya da işçiyi ilgilendiren doğum, ölüm, evlenme gibi nedenlere bağlı olarak yapılan ücretin eki niteliğindeki ödemeler ikramiye olarak adlandırılabilir. İşçinin başarısına bağlı olarak ödenen primden farklı olarak ikramiye genel bir nitelik taşır ve uygulamadan işyerinde çalışan tüm işçiler yararlanır. Başka bir anlatımla, işveren tarafından ayrımı haklı kılan geçerli nedenler olmadığı sürece ikramiye uygulaması yönünden eşit davranma borcuna uygun davranmalıdır. İkramiye bireysel ya da toplu iş sözleşmeleri ile de kararlaştırılabilir. İş sözleşmesinde kararlaştırılmamış olsa da işverence tek taraflı olarak düzenli şekilde yapılan ikramiye ödemesi bir işyeri şartını oluşturur. Her durumda ikramiyelerin tek taraflı olarak işverence ortadan kaldırılması ya da azaltılması mümkün olmaz. İkramiyeler yönünden işçi aleyhine çalışma koşullarında değişiklik, 4857 sayılı İş Kanununun 22. maddesi kapsamında gerçekleştirilmelidir(Yargıtay 9. HD. 22.1.2009 gün 2007/ 34717 E, 2009/ 638 K.). Toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ikramiyeler yönünden değişiklik ise, işçinin bireysel feragati ile dahi geçerli değildir. Toplu iş sözleşmesini imzalamaya yetkili olan kişilerce bu yönde yapılabilecek değişiklik, ancak ileriye dönük olarak hüküm ifade eder. İkramiye alacağı, Borçlar Kanununun 126. maddesinin 3. fıkrasına göre 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Somut olayda davalı işyerinde ikramiye ödemesi olduğunu sadece davacı tanık ifadelerinde geçmektedir. Dosya içinde ikramiye uygulaması olduğuna dair yazılı delil bulunmadığı gibi davalı tanık beyanları da aksi yönde anlatımlar içermektedir. Bu nedenle davalı işyerinde ikramiye ödemesi olmadığı anlaşılmakla, anılan isteğin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. İkramiye uygulaması olmadığı kabul edildiğine göre anılan kalem dışlanarak giydirilmiş ücret belirlenip alacaklar yeniden hesaplanmalıdır. F)Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 02.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.