16. Hukuk Dairesi 2014/9567 E. , 2014/13998 K. "" MAHKEMESİ : BOYABAT SULH HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/02/2013 NUMARASI : 2011/755-2013/158 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı H.. O.. kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ,1955 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tepe niteliği ile tespit haric…
**16. Hukuk Dairesi 2014/9567 E. , 2014/13998 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BOYABAT SULH HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/02/2013 NUMARASI : 2011/755-2013/158 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı H.. O.. kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ,1955 yılında yapılan kadastro çalışmalarında tepe niteliği ile tespit harici bırakılan taşınmazın murisi H.. O.. mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmış; yargılama sırasında diğer mirasçılar da davaya muvafakat vermişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 473,59 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın belirtilen payları oranında H.. O.. mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddesinde öngörülen koşulların oluştuğu gerekçesi ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın 30-40 yıldır davacılar tarafından kullanıldığını beyan etmişlerse de mahkeme gözlemine taşınmazın ekili biçili olmadığı, üzerinde bir adet çam ağacının bulunduğu geçirilmiş, keşif sonucu düzenlenen zirai bilirkişi raporunda da taşınmazın keşif tarihi itibariyle ekili olmadığı, üzerinde 25 yaşında bir adet çam ağacı ile aynı yaşta iki adet akasya ağacının bulunduğu açıklanmış, 1959 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın beyaz alanda kaldığı bildirilmiş, ancak taşınmazın imar-ihya durumu yönünden bir açıklamaya yer verilmemiştir. Bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Hava fotoğraflarının dosya arasına konulması ve bu fotoğrafların uzman fen bilirkişilerince stereoskopla incelenmesi gerekir. Stereoskopik çift hava fotoğrafı, bir stereoskop altında incelendiğinde arazinin üç boyutlu görülmesi, taşınmazın çekim tarihindeki sınırlarının ve niteliğinin belirlenebilmesi, bu yolla ekilmeyen alanların net bir biçimde tespitinin yapılabilmesi mümkündür. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, öncelikle, dava tarihi olan 2011 yılından geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait 3 ayrı dönemde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı'ndan tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulmalıdır. Bundan sonra, 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ile jeodezi veya fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığıyla yapılacak keşifte, belirtilen tarihlerde çekilmiş