Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 10.08.2015 tarihinde işe başladığını ve en son Bursa Bölge Satış Sorumlusu olarak çalışırken, iş sözleşmesinin, işletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklı sebepler gerekçesiyle 14.03.2019 tarihinde davalı tarafından feshedildiğini, akabinde davacının açtığı işe iade davasında davacının işe iadesine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacının işe başlatılma talebinde bulunduğunu ancak tekrar işe başlatılmadığını,
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 10.08.2015 tarihinde işe başladığını ve en son Bursa Bölge Satış Sorumlusu olarak çalışırken, iş sözleşmesinin, işletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklı sebepler gerekçesiyle 14.03.2019 tarihinde davalı tarafından feshedildiğini, akabinde davacının açtığı işe iade davasında davacının işe iadesine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacının işe başlatılma talebinde bulunduğunu ancak tekrar işe başlatılmadığını, iş sözleşmesi işverence haksız olarak feshedildiği hâlde kıdem ve ihbar tazminatları ile işe iadeye bağlı tazminat ve alacaklarının tam olarak ödenmediğini, davacının çalışma süresi boyunca fazla çalışma yapmasına, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasına rağmen karşılığı ücretlerin ödenmediğini ve yıllık izinlerini kullanamadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, ücret tespiti, davacının dava konusu alacak kalemlerine hak kazanıp kazanmadığı, delillerin değerlendirilmesi noktalarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.