9. Hukuk Dairesi 2011/38908 E. , 2013/29512 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı vekili, davacının kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatı ile ücret, yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rap…
**9. Hukuk Dairesi 2011/38908 E. , 2013/29512 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı vekili, davacının kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatı ile ücret, yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının davalıya ait .../... iş yerinde çalıştığını, çalışmalarının yaz döneminde 08.00-18.00 kış aylarında ise 07.00-17.00 saatleri arasında gerçekleştiğini, son iki ayda ise 24 saat çalışıp 24 saat dinlendiklerini, asgari ücretle çalıştığını, iş akdinin feshi ile hiçbir yasal haklarının ödenmediği gibi son 7 aylık ücretinin ödenmediğini belirterek, kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatı ile ücret, yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, yetki itirazı ile davanın reddi gerektiğini savunmuştur. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan hesap raporuna itibar edilerek ve yetki itirazının süresinde yapılmadığı kabul edilerek, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin kanıtlanamadığı, ücretinin ödendiğinin, izin kullandırıldığının belgelendirilmediği, fazla mesai ve bayram ve genel tatillerinde çalıştığı, ücretinin ödenmediği, kötüniyet tazminatının koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil ücret alacaklarının davalı işverenden tahsiline karar verilmiştir. D) Temyiz: Davalı vekili kararı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 5. maddesinde iş uyuşmazlıklarında yer itibari ile yetkili iş mahkemelerini belirlemiştir. Buna göre, “iş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmaz.” İş mahkemelerinde yetki kuralı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetki kurallarına uygun olup buna ek olarak işin yapıldığı yer, yani işyeri mahkemelerini de yetkili kılmaktadır. İş mahkemesine açılan dava, dava tarihinde davalının ikametgâhının bulunduğu veya işçinin işini yaptığı yerdeki iş mahkemesi veya iş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesinde açılmalıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca gerçek kişi yönünden “Yerleşim yeri sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir”. Gerçek kişi işverenin başka bir yerde yerleşmek niyetiyle oturduğu kanıtlanmadığı takdirde, kural olarak nüfusta kayıtlı olduğu yerin ikametgâh sayılması gerekir. Aynı kanununun 49. maddesi uyarınca da, “Tüzel kişinin yerleşim yeri, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir. Bu yer de genelde merkezin bulunduğu yerdir. (Dairemizin 23.06.2008 gün ve 2008/17468 Esas, 2008/17262 Karar sayılı ilamı). İş veya toplu iş sözleşmesinin tarafları, davalının yerleşim yeri ve işin yapıldığı yer dışındaki bir mahkemenin yetkili olduğuna dair düzenleme yapmaları, 5521 sayılı kanunun 5. maddesinin son cümlesi gereğince sözkonusu düzenlemeyi geçersiz kılar. Bu düzenleme emredici bir kuraldır. İş mahkemesinin yetkisi kamu düzeni ile ilgili olduğundan davalı tarafça süresinde yapılmasa da hakim tarafından kendiliğinden bu husus göz önünde bulundurmalıdır. Bir başka anlatımla hakim davanın her aşamasında yetki itirazını dikkate alabileceği gibi kendisi de resen yetkisizlik kararı verebilir. (Dairemizin 26.05.2008 gün ve 2008/20378 Esas, 2008/12778 Karar sayılı ilamı). Diğer taraftan temyiz aşamasında yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.’un dava şartlarının düzenleyen 114/ç maddesinde kamu düzenine ilişkin yetkinin dava şartı olduğu kabul edilirken, 115. Maddesinde ise “Mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı, tarafların da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilecekleri ve mahkemenin, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar vereceği” açıkça belirtilmiştir. Keza aynı kanunun 20 ve 331/2 Maddesinde ise yetkisizlik kararı verilmesi halinde ne gibi işlem yapılacağı açıklanmıştır. Dosya içeriğine göre işin yapıldığı yerin .../..., davalı şirketin merkezinin ise ... olduğu tartışma konusu değildir. Somut uyumazlıkta dava kesin yetki kuralında belirtilen yer mahkemelerinde açılmamıştır. Kesin yetki kuralı nedeni ile yetki itirazının süresinde yapılmaması sonuca etkili olmayıp, davanın açıldığı mahkemeyi yetkili hale getirmez. Bu nedenlerle ... İş Mahkemesi yetkisiz olduğundan Mahkemece 6100 sayılı HMK.’un belirtilen maddeleri uyarınca mahkemenin yetkisizliğine karar vermesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girerek karar verilmesi hatalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.