9. Hukuk Dairesi 2017/1963 E. , 2017/5361 K. "" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, şua izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düş…
**9. Hukuk Dairesi 2017/1963 E. , 2017/5361 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, şua izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin 08.03.2004 tarihinden 03.07.2012 tarihine kadar davalı derneğe bağlı Dr. Faik Doğrusöyler dispanseri’ nde “röntgen teknisyeni” olarak çalıştığını, müvekkilinin tüm çalışma süresi boyunca röntgende çalıştığını, müvekkilinin 14.05.2012 tarihinde davalıya hitaben yazdığı dilekçede şua izninin kullandırılmasına ilişkin talepte bulunduğunu, müvekkilinin işten ayrılmasına başlangıç teşkil eden olayın müvekkilinin işbu dilekçeyi vermesi olduğunu, müvekkiline hakaret içeren sözler söylendiğini, alay edildiğini, Dispanser Başhekiminin gelerek müvekkiline" senin burada işin bitti asla çalışamazsın” diye bağırarak işten çıkmasının istendiğini, sonrasında tutanak tutularak savunmasının istendiğini, savunmasından sonra müvekkilinin işten çıkartıldığını, müvekkiline şua izninin hiçbir zaman kullandırılmadığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, şua izni ve yıllık ücretli izin alacağını talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacıya yapılan tüm maaş ve ödemelerin banka aracılığı ile yapıldığını, müvekkili derneği kamu yararına çalıştığını, mesailerin de resmi olarak belirlenen çizelgeye göre yapıldığını, bu nedenle davacının hiçbir şekilde fazla mesai yapmasının söz konusu olmadığını, davacının şua iznini gerektirecek bir teknisyen sıfatı ve yoğun çekim mesaisinin mevcut olmadığını, husumet ve zamanaşımı itirazları bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. C) Bozma İlamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemenin ilk kararı Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2014/11727 E., 2014/20115 K. sayılı ilamı ile; "Cevap dilekçesinin süresinde dosya içerisine girmemesinde davalı vekilinin cevap dilekçesi verirken tarafların isimlerini doğru yazıp, sadece esas numarasını yanlış yazmasında kusuru varsa da; havale eden hakimin ve dilekçeyi tarafları uymayan başka bir dosyaya koyan mahkeme kaleminin de az da olsa kusuru bulunmaktadır. Bu kusurun davalı tarafın savunma hakkını kısıtlayacak şekilde değerlendirilmesi adalete uygun olmamıştır. Bu durumda süresinde verildiği anlaşılan ancak yazım hatası nedeniyle farklı dosyada bekletilen cevap dilekçesi nazara alınarak davalı tarafın delilleri toplanmalı, tanıkları dinlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Davalı tarafın savunma hakkı kısıtlanarak karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.