9. Hukuk Dairesi 2008/25323 E. , 2010/1325 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem ve ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, izin, fazla çalışma ücreti, bayram, genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi davacı avukatınca d…
**9. Hukuk Dairesi 2008/25323 E. , 2010/1325 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem ve ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı, izin, fazla çalışma ücreti, bayram, genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi davacı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.01.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat ..... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I 1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazları ile davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davalı işveren tarafından bu davadan önce mahkemece tevdi mahalli tayin edilerek belirlenen banka hesabına kıdem ve ihbar tazminatı adı altında bir miktar ödeme yapılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ödemenin hangi tazminata yapıldığı belli olmamakla hesaplanan her iki tazminattan eşit olarak mahsubu ile yapılarak bakiye tazminatlar hesaplanmıştır. Davacı vekili, yapılan ödemenin öncelikle faize sayılması gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. Uyuşmazlığın normatif dayanağı Borçlar Kanununun 84–86.maddeleridir. Borçlar Kanununun 84.maddesinde “Borçlu faiz veya masrafları tediyede gecikmiş değil ise kısmen icra eylediği tediyeyi resülmale mahsup edebilir. Alacaklı alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya sair teminat almış ise borçlu kısmen icra eylediği tediyeyi temin edilen veya teminatı daha iyi olan kısma mahsup etmek hakkını haiz değildir” kuralına yer verilmiş; 85.maddesinde “birden fazla borçları bulunan borçlu, borçları ödemek zamanında bu borçlardan hangisini tediye etmek istediğini alacaklıya beyan etmek hakkını haizdir. Borçlu beyanatta bulunmadığı surette vukubulan tediye kendisi tarafından derhal itiraz edilmiş olmadıkça alacaklının makbuzda irae ettiği borca mahsup edilmiş olur” hükmü öngörülmüş;