TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2026/535 KARAR NO : 2026/296 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 01/07/2025 NUMARASI : 2024/975 Esas- 2025/547 Karar DAVANIN KONUSU:TRAMER kaydının düzeltilmesi KARAR TARİHİ: 17/03/2026 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesin…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2026/535 KARAR NO : 2026/296 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 01/07/2025 NUMARASI : 2024/975 Esas- 2025/547 Karar DAVANIN KONUSU:TRAMER kaydının düzeltilmesi KARAR TARİHİ: 17/03/2026 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından sigortalı ... plakalı aracın 18/09/2023 tarihinde geçirmiş olduğu çift taraflı kaza nedeniyle 30.666,07 TL olan hasar tutarının Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne 37.167,18 TL olarak işlenmiş olduğunu beyanla, davalı tarafça ...'e hatalı olarak bildirilen hasar kaydının 30.666,07 TL olduğunun tespitini ve karar kesinleştiğinde, kaydın düzeltilmesi amacıyla Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne gönderilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumetin yönetilmesi gereken kurumun Sigorta Bilgi Merkezi olduğunu, dava talep konusunun, HMK 106. maddesine dayalı tespit davası olarak açılmasının kanuna aykırı olduğunu, eda davası olarak açılması gerekirken sonuç ve istemden tespit davası olarak açıldığı açık ve net şekilde anlaşıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 18/09/2023 tarihinde davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plaka sayılı aracın karıştıkları kazada davacıya ait ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar miktarının 30.666,07 TL olduğunun tespitine ve karar kesinleştiğinde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne bildirilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili; söz konusu uyuşmazlığın eda davası veya inşai dava açmak suretiyle çözümlenebileceği sabit iken, tespit davası yönünden davacının korunmaya değer güncel hukuki yararının bulunmadığının tüm dosya kapsamı ile kesin olduğundan yerel mahkeme kararının kaldırılması ile husumetin araştırılmasını davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, ... kaydının düzeltilmesi ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne bildirilmesi istemine ilişkin olup niteliği itibarıyla bir inşaî davadır. Bilindiği üzere inşaî dava ile davacı, var olan bir hukukî durumun değiştirilmesini veya kaldırılmasını veya yeni bir hukukî durumun yaratılmasını ister. Somut uyuşmazlıkta da davacı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’ne davalı tarafından bildirilen kaydın değiştirilmesini talep etmektedir. Davacı, değiştirilmesini/düzeltilmesini talep ettiği kayıt ile gerçekte kayıt edilmesi gereken kaydın örtüşmediğini, kayıt edilmesi gereken tutarın, Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasında belirlenen tutar olduğunu ileri sürmektedir. Bu durumda, davanın değeri (uyuşmazlık konusu değer), var olan (ve düzeltilmesi istenilen) kayıttaki tutar ile olması gerektiği ileri sürülen kayıttaki tutar arasındaki fark olan 6.501,11 TL'dir. HMK'nin 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. HMK'nin 341/4. maddesine göre ise alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. Ayrıca HMK'nin ek 1. maddesinin 1. fıkrasında; "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır. Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu ilk derece mahkemesinde davanın açıldığı 2024 yılı için HMK'nin 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 28.250 TL'dir. Somut uyuşmazlıkta, dava değeri (yukarıda açıklandığı üzere 6.501,11 TL), davanın açıldığı 2024 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından, davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesince verilen karar için HMK'nin 341/4. maddesi gereğince istinaf hakkı yoktur. Yerel Mahkemece, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nin 352/1-b maddesi gereğince reddine, 2.İstinaf incelemesi esastan yapılmadığından, istinaf başvurusu sırasında yatırılan istinaf karar harcının istek halinde mahkemesince yatırana iadesine, 3.İstinaf aşamasında yapılan masrafların istinaf eden üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunana iadesine, 4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/03/2026