TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2026/755 KARAR NO: 2026/570 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 19/02/2026 tarihli ara karar NUMARASI: 2025/955 Esas DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 21/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi taz…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2026/755 KARAR NO: 2026/570 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 19/02/2026 tarihli ara karar NUMARASI: 2025/955 Esas DAVANIN KONUSU: Tazminat KARAR TARİHİ: 21/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi ile davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğinden teminatsız olarak ihtiyati haciz konulması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesinin 19/01/2026 tarihli ara kararında; davacılar vekilinin İhtiyati haciz talebinin manevi tazminat talebi olan 2.300.000 TL miktarındaki alacağın %15' oranında (345.000 TL) nakit teminatın mahkememiz dosyasına depo edildiği görülmekle dava konusu 2.300.000 TL alacak ile sınırlı olmak kaydıyla davalılar ... ve ...'in alacağa yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının İcra İflas Kanununda gösterilen muayyen tahditler dairesinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir. Davalılar vekilinin itirazı üzerine mahkemenin 19/02/2026 tarihli ara kararında; itirazın reddine karar verilmiştir.Bu karara ilişkin istinaf kanun yoluna başvuran davalılar ... ve ... vekili: davacının alacak taleplerinin yargılamayı gerektirdiğini, kendi beyanından da görüleceği üzere sigorta şirketi tarafından davacılara ödeme yapıldığını, celp edilecek ceza dosyası evraklarından da görüleceği üzere müvekkili yönünden kesin bir hüküm bulunmadığını, dosyanın istinaf aşamasına olduğunu, davalının tüm malvarlığına ihtiyati haciz konmasının kanunen ve olayın niteliği ile ters düştüğünü, müvekkilin dosya kapsamında bilinçli taksirle hareket ettiği iddiasının hatalı olduğunu belirtmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Talep, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemli davada verilen ihtiyati hacze itirazın reddi ara kararının kaldırılmasına ilişkindir. İİK'nin 257. maddesi uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Aynı Kanunun 258. maddesi gereğince alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Buradaki ispat tam ispat değildir. Mahkemede ihtiyati haciz isteyenin hakkının bulunduğuna dair kanı oluşması, diğer bir anlatımla hakkın bulunduğunun kuvvetle muhtemel görülmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta, zarar haksız eylemden kaynaklandığından davacının tazminat talepleri haksız eylemin (trafik kazasının meydana geldiği) gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmiştir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgeler nazara alındığında haksız fiil tarihi itibarıyla davacıların manevi tazminat alacağı muaccel hale gelmiştir. Bu nedenle, dosyada bulunan ceza yargılaması içeriğinde yer alan ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu manevi tazminat istemi bakımından alacağın varlığına ve muaccel olduğuna ilişkin kanı oluşturacak nitelik taşıdığı ve yaklaşık ispat koşulunun bulunduğu gözetilerek davacıların manevi tazminat davası yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi yerindedir. Ancak, tarafların hak ve menfaatleri gözetilmeden dava değerinin tamamı ile ihtiyati hacze karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davalıların mal ve hakları üzerine üzerine İİK'nin 257 ve devamı maddeleri gereğince 1.000.000 TL ile sınırlı olmak üzere -araç üzerine yakalama ve muhafaza tedbiri uygulanmaksızın- takdiren 50.000 TL teminatla ihtiyati haciz konulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A- Davalılar ... ve ... vekilinin 19/02/2026 tarihli ara karara istinaf başvurusunun kabulü ile Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davalılar ... ve ... vekilinin ihtiyati hacze itirazının kabulüne, 2-İlk derece mahkemesinin 19/01/2026 tarihli ara kararı ile davalılar ... ve ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine %15' oranında teminatla 2.300.000 TL alacak ile sınırlı konulan ihtiyati haczin kaldırılmasına, 3- Davalılar ... ve ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İİK'nin 257 ve devamı maddeleri gereğince 1.000.000 TL ile sınırlı olmak üzere -araç üzerine yakalama ve muhafaza tedbiri uygulanmaksızın- takdiren 50.000 TL teminatla ihtiyati haciz konulmasına, 4-Müteakip işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, B-İstinaf İncelemesi Bakımından; 1-Davalılar ... ve ... vekilinin tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istemde bulunulması durumunda ilk derece mahkemesi tarafından geri verilmesine, 2-İstinaf kanun yolu aşamasında davalılar ... ve ... vekilinin tarafından sarf edilen yargılama giderinin esas hakkında verilecek kararda dikkate alınmasına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/04/2026