T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/498 - 2026/849 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/498 KARAR NO : 2026/849 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2025 NUMARASI : 2024/325 E. - 2025/158 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai H…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/498 - 2026/849 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/498 KARAR NO : 2026/849 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2025 NUMARASI : 2024/325 E. - 2025/158 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/04/2025 tarih ve 2024/325 E. - 2025/158 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2015/109458 sayılı ve “... ŞERKETLER GRUBU şekil” ibareli marka başvurusunun davalı şirketin itirazı üzerine kısmen Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazının da, dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, müvekkilinin grup şirketlerinin kurucusu olan ...’un 2014 yılında vefatı üzerine mirasçıları tarafından, kurucularının adını yaşatmak için ... isminin baş harfleri olan “A, O ve U” harflerinin bir araya getirilerek sonsuzluk işareti anlamına gelen bir logo oluşturulduğunu ve tescilli "... Şirketler Grub+Şekil" markasının yeniden şekillendirildiğini, dava konusu başvurunun önceki markalarının serisi mahiyetinde bulunduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibas bulunmadığını ileri sürerek, YİDK'nın 2017-M-7475 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Asıl davada diğer davalı davaya cevap vermemiş, birleşen davada davalı davaya cevap vermemiş, ancak vekil tayin ederek davanın reddini talep ettikleri görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının marka başvurusunun lacivert renkte yazılmış “... ŞİRKETLER GRUBU” ibaresi ile bu ibarenin üzerinde yer alan lacivert daire zemin üzerine beyaz renkte çizilmiş sonsuzluk işareti biçimindeki şekil unsurundan oluştuğu, marka bütünü içinde oldukça büyük puntolarla vurgulu şekilde yazılmış olan ... kelimesi ayırt edici esaslı unsur konumunda olduğu, redde mesnet alınan davalı markalarının ise lacivert renkte yazılmış ... kelimesi ile bu kelimenin başında yer alan yuvarlak lacivert zemin üzerindeki beyaz (yanlamasına) ters U figüründen oluştuğu, markalardan ilkinin altında turuncu kurdele şeklindeki bir zemin üzerine yazılmış “...” (seyehat merkezi) ibaresi, diğerinin altında ise “...” (logi sistemi) ibaresi yer aldığı, davalı markalarının da ayırt edici esaslı unsuru ... kelimesi olduğu, taraf markalarnda ortak unsur olan ... kelimesinin “Soyu yüce ve saygın olan kimse” anlamına geldiği, çekişme konusu 35, 36, 37 ve 39. Sınıflardaki hizmetler bakımından herhangi bir çağrışımsal bir yanı bulunmadığı, dolayısıyla da somut olayda ... ibaresinin yüksek düzeyde ayırt ediciliği haiz bir marka işaret olduğu, davalı markalarının münhasıran esaslı unsuru olan ... kelimesinin davacı markasında aynen ve kül halinde yer aldığı, davalının seri markalarının esaslı unsuru olan ... ibaresinin, davacı markasında aynen ve vurgulu olarak esaslı unsur şeklinde kullanılmasının markalar arasında yoğun bir benzerliğe ve dolayısıyla ilişkilendirme ihtimaline yol açtığı, 2015/109458 sayılı davacı marka başvurusu ile davalının redde mesnet alınan markaları arasında davacı marka başvurusunun kapsadığı “35.sınıf: 35/01 Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (12. sınıf) Motorlu kara taşıtları (motosikletler. mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları. şasiler. kaportalar, süspansiyonlar. darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları. çamurlukları. Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları. Taşt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler. Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları, Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları. taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar. Taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar. Patinaj zincirleri. Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler. Lastik şişirme pompaları. Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar. Yolcular için emniyet kemerleri, havali yastıklar. Bebek arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler. El arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli taşıyıcılar. Raylı taşıtlar; Lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, teleferikler, telesiyejler, Deniz taşıtları ve parçaları (motorları hariç). Hava taşıtları ve parçaları (motorları hariç). mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) 36.sınıf: 36/01 Sigorta hizmetleri. 37.sınıf: 37/03 Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). 37/04 Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. 37/05 Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. 39.sınıf: 39/01 Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. 39/02 Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. 39/03 Tekne barındırma hizmetleri.” bakımından 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi uyarınca iltibas tehlikesi bulunduğu, davacı marka başvurusu kapsamında reddedilen “36.sınıf: 36/02 Finansal ve parasal hizmetler. 36/03 Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. 36/04 Gümrük müşavirliği hizmetleri.” bakımından ise, taraf markalarının hizmet listeleri farklı ve ilişkisiz hizmetlerden oluştuğundan 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi uyarınca iltibas tehlikesi bulunmadığı, davacı yan her ne kadar ... Şirketler Grubu+şekil ibareli önceki markasından kaynaklı müktesep hakkı bulunduğunu iddia etmiş ise de, davacının önceki tarihli ... Şirketler Grubu+şekil markasının ayırt edici esaslı unsurunun, hiçbir kelimesi vurgulanarak ön plana çıkartılmamış olan ... ibaresi olduğu, bu duruma markada tasarım ve vurgu itibariyle esaslı unsur değişikliği olduğu, davacının dava konusu marka başvurusunda ... ismi neredeyse okunamayacak kadar küçük boyutta yazılarak geri plana itildiği, ... kelimesi davalı markalarına yaklaşacak bir vurguyla ön plana çıkartıldığı, dava konusu başvuru mevcut hali ile davacının önceki tarihli markasından uzaklaşan ve davalı markalarına yaklaşıp onun serisi imajı taşıyan bir marka olduğu, bu koşullarda davacının önceki markasından kaynaklı müktesep hakkından bahsedilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile YİDK'nın 2017-M-7475 sayılı kararının 36. Sınıfın 02 alt grubunda yer alan "finansal ve parasal hizmetler" 03 alt grubunda yer alan "gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" 04 alt grubunda yer alan "Gümrük müşavirliği hizmetleri" mal ve hizmet sınıfları yönünden iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markalarda, marka algılamasına konu asli ayırt edici unsurun "..." ibaresi olduğunu, davacı şirkete ait başvuru markası ile diğer davalı şirkete ait kısmen redde gerekçe olarak gösterilen markaların, bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzer markalar olduğunu, ayrıca, başvuru markasının kapsamındaki mal ve hizmetler ile kısmen redde gerekçe olarak gösterilen diğer davalı şirkete ait markalar aynı/aynı tür hizmetleri kapsadığını, bu nedenlerle, mezkur mahkeme kararındaki gerekçede yer alan, davacı marka başvurusu kapsamında reddedilen “36.sınıf: 36/02 Finansal ve parasal hizmetler. 36/03 Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. 36/04 Gümrük müşavirliği hizmetleri.” bakımından ise, taraf markalarının hizmet listeleri farklı ve ilişkisiz hizmetlerden oluştuğundan 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi uyarınca iltibas tehlikesi bulunmadığı yönündeki hükmün hukuka aykırı bulunduğunu, mahkeme kararındaki gerekçenin aksine, “36.sınıf: 36/02 Finansal ve parasal hizmetler. 36/03 Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. 36/04 Gümrük müşavirliği hizmetleri” dava konusu markaların hizmet listeleri açısından farklı ve ilişkisiz hizmetlerden oluşmadığını, dava konusu markalar açısından bu mal ve hizmetler yönünden de 556 s. KHK'nın 8/1. maddesi hükmü anlamında iltibas tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili katılma yolu ile sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde, gerekçeli kararda hem ... firması ve hem de ... Kolektif firması davacı olarak gösterilmiş ise de davada sadece ... Motorlu Vasıtalar Tic. San. A.Ş. davacı olarak yer aldığını, eldeki dava ... Kolektif Şirketi ... ve Ortakları adına açılmış olup, yargılama sürecinde markanın müvekkili ... Motorlu Vasıtalar Tic. San. A.Ş.'ye devir edildiğini, taraf markalarının benzer olmadığını, taraf markalarında “...” ibaresi ortak olsa da markalar arasındaki farkın, orta seviyedeki tüketicinin rahatlıkla ayırt edebileceği ölçüde olduğunu, dava konusu YİDK kararında iptale konu olmayan emtia bakımından, taraf markalarının kapsadıkları mal/hizmet sınıfı bakımından benzerlik olduğu tespit edilmişse de bu tespitin kabulünün mümkün olmadığını, müktesep hak iddiasının yerinde olmadığına yönelik gerekçenin dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre, davacı ... Koll. Şti.'nin dava konusu marka başvurusunda bulunduğu, bu başvurunun ilanı üzerine marka başvurusuna ... Seyehat AŞ'nin T/02456, 97/836, 97/835 sayılı markaları mesnet göstererek; ... Tic. Yat. Holding AŞ'nin ise, T/02456, 00/3908, 99/14171, 98/9060, 97/836, 97/835 sayılı markaları mesnet göstererek ayrı ayrı itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığının 09/12/2016 tarihli kararı ile ... Tic. Yat. AŞ'nin itirazını kısmen haklı bulduğu ve başvuruyu 180188, 177661, 00/03908, 99/14171, 196415, 180188, 177661 sayılı markaları mesnet alarak kısmen reddettiği, dava konusu YİDK kararının da itiraz eden ... Seyehat AŞ'nin itirazına yönelik tarafların itirazlarına ilişkin verildiği, YİDK kararında ... Tic. Yat. AŞ'nin 180188, 177661 sayılı markalarının incelendiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ise 196415 ve 00/039908 sayılı mesnet markaların incelendiği, mahkeme kararının da bu bilirkişi raporu doğrultusunda verildiği görülmektedir. Ancak mahkemece yapılan bu incelemenin dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı anlaşılmaktadır. Zira az önce ifade edildiği üzere, marka başvurusuna yapılan itirazlar sonucu alınan, dosyada bulunan Markalar Dairesi Başkanlığı kararının sadece bir itiraz edene yönelik olduğu, mesnet alınan markaların davalı itiraz edene ait olup olmadığı anlaşılamadığı gibi itirazda bulunulan markaların incelenip incelenmediğinin de anlaşılamadığı, bunun yanında dava konusu YİDK kararının da ... Seyehat AŞ hakkında verildiği, mesnet alınan markaların bu itiraz edene ait olmadığı, mahkemenin esas aldığı bilirkişi raporunda ise bu hususlar hiç tartışılmadan itirazlarda mesnet gösterilen markalar incelenmeksizin düzenlendiği, mahkeme kararının ise bu eksik inceleme üzerine inşa edildiği, mahkemece bu hususların gerekçeli kararda tartışılmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece; davaya konu başvuru, itiraz, Markalar Dairesi ve YİDK kararlarının tümü ve eklerinin eksiksiz biçimde dosya kapsamına kazandırılması, diğer yandan davalıların itirazlarında bildirdikleri markaların marka tescil belgelerinin getirtilmesinin ardından, marka tescil belgelerindeki hak sahiplikleri dikkate alınarak ve her itirazda mesnet gösterilen markalar tek tek incelenerek yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucunda dosya kapsamında verilen ve dava konusu edilen YİDK kararının hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, belirtilen hususlarda yapılan eksik ve özensiz inceleme sonucunda karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de somut olayda, hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca, davanın yeniden görülüp yeni bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesine ait kararın esası incelenmeden kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı ve davalı ... ... vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Ayrıca, mahkemece, "Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına" karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira, harçlar, özel ve tüzel kişilerin, özel çıkarlarına ilişkin olarak kamu kuruluşlarının hizmetlerinden yararlanmaları karşılığında yaptıkları ödemelerdir (07.12.1964 gün ve 3/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı, RG.12.12.1964, sayı:11880, Kuru, Baki, s:5305). Bir davada alınacak harçlar ve oranları (yargı harçları), 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda ve bu Kanun'a bağlı 1 sayılı Tarife'de gösterilmiştir. Her davanın başlangıcında taraflardan, başvurma harcı ve karar ve ilam harcı olmak üzere iki tür harç alınır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun "Maktu harçlarda ödeme zamanı" başlıklı 27. maddesinde; "(1) sayılı tarifede yazılı maktu harçlar ilgili bulunduğu işlemin yapılmasından önce peşin olarak ödenir. Mahiyetleri icabı işin sonunda hesap edilip alınması gerekenler, harç alacağının doğması tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenir. Harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise, mütaakıp muamelelere ancak harç ödendikten sonra devam olunur". hükmü, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun Mükerrer Madde 138/2. maddesinde de; "Her takvim yılı başından geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan maktu harçlar (Maktu ve nispi harçların asgari ve azami miktarlarını belirleyen hadler dahil), o yıl için tespit ve ilan olunan yeniden değerleme oranında artırılır". hükmü bulunmaktadır. Başvurma harcı, dava açılırken peşin olarak ödenmesi gereken maktu bir harç olup, dava açılırken başlangıçta ödenen bu harcın, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27/1. maddesi uyarınca, başvuru işleminin yapılmasına ilişkin bulunması, diğer bir deyişle ilgili bulunduğu işlemin, dava açarken başvuru işleminin yapılması ile tamamlanmış olması nedeniyle sonradan yeniden değerleme oranına göre arttırılamayacağı tabiidir. Karar ve ilam harcı, nispi ve maktu karar ve ilam harcı olmak üzere iki çeşit olup, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde, hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden nispi olarak karar ve ilam harcı alınır. Nispi harçlarda ödeme zamanını düzenleyen Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi uyarınca, karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Peşin olarak ödenecek bu dörtte bir karar ve ilam harcı, dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden hesaplanır. Yargılama sırasında dava değerinin daha fazla olduğu tespit edilirse eksik karar ve ilam harcı tamamlattırılır (Harçlar Kanunu m.16/4, 30). İlk derece mahkemesince mülkiyet hakkının ihlali görülen harç ise, davanın başlangıcında davacıdan alınan maktu karar ve ilam harcıdır. Nispi karar ve ilam harcına tabi davalar dışındaki hallerde veya davanın reddine karar verilmesi halinde, alınması gereken karar ve ilam harcı, maktudur. Maktu harca tabi davalarda karar ve ilam harcının tamamı, dava açarken peşin olarak ödenir. Ancak başvuru harcından farklı olarak maktu karar ve ilam harcında, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27/1. maddesi uyarınca, "ilgili bulunduğu işlem", diğer bir deyişle dış dünyada değişiklik yaratan, taraflarca infaza konulabilecek şey, mahkemece verilen "karardır". Dolayısıyla maktu karar ve ilam harcının alınma zamanı da esasen mahkemece verilen karar tarihidir. Zira maktu harcın hangi taraftan alınacağı ya da başlangıçta nispi harca tabi bir davada, sonradan davanın reddine karar verilip verilmeyeceği de ancak karar tarihi itibariyle belli olmaktadır. O halde maktu karar ve ilam harcı, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27/1. maddesinde belirtilen "mahiyetleri icabı işin sonunda hesap edilip alınması gerekenler" türünden bir harçtır. Nitekim 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı 1 sayılı Tarife'nin, maktu karar ve ilam harcını düzenleyen A/III-2. maddesinde, her bir karar türüne göre alınması gereken harç miktarı ayrı ayrı belirtilirken, her bir karar türü için maddede yer alan "kararlar" ibarelerinden, yukarıda açıklandığı üzere, bir davada verilecek kararın ne olacağının, ancak karar tarihi itibariyle ortaya çıkabileceği, yine tarafların ellerinde ancak mahkemece bir karar verilmesi halinde yararlanabilecekleri, infazı mümkün bir belge bulunabileceği maddi gerçeğinden hareketle, maktu karar ve ilam harçlarının da karar tarihi itibariyle hesap edilip alınması gerektiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, dava açarken başlangıçta ödenen maktu karar ve ilam harcının, sonradan yürürlüğe giren tarife ile artırılması halinde, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27/1. maddesi ve Mükerrer Madde 138/2 hükümleri uyarınca, eksik tutarın ilgilisine tamamlattırılması gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru değildir. Kaldı ki kamu düzenine ilişkin olan karar ve ilam harcının, karar tarihine göre belirlenmesi gerektiği, aynı mahkeme tarafından aynı yönde verilen bir kararın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/11/2024 tarih ve 2024/3186 Esas, 2024/8189 Karar sayılı kararı ile "yargılama harçlarının kamu alacağı niteliğinde ve re'sen dikkate alınacak hususlardan olduğu" gerekçesiyle doğru görülmeyip, düzeltilerek onanması suretiyle de tespit edilmiş olup, Dairemizin uygulaması da bu yöndedir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı ile davalı ... ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/04/2025 gün ve 2024/325 E. - 2025/158 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı ile davalı ... ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı ile davalı ... ... tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya ve davalı ... ... ayrı ayrı iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/04/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/05/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.