T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:04/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:15/03/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:04/11/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:04/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:15/03/2022 DAVANIN KONUSU:Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:04/11/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkiline ait iş yerinin davalı tarafından yapılan ... ve ... poliçe numarasıyla ... Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğunu, müvekkilinin yaptırmış olduğu sigorta poliçesinde yangın, deprem, sel-su, kar ağırlığı, yer kayması ve fırtına rizikoları başta olmak üzere her bir kalem için 800.000,00-TL kadar limitli olduğunu, 05/02/2020 tarihinde fırtına nedeniyle müvekkilinin iş yerinde birçok hasarın meydana geldiğini, davalının hasar ödemesi yaptırmak amacıyla yaptırdığı ekspertiz raporuna göre teminat dahilinde kabul edilen toplam hasar bedelinin KDV hariç 188.865,00-TL olduğunu, teminat dışında değerlendirilen hasar toplamının ise KDV hariç 21.304,00-TL olduğunu, müvekkilinin meydana gelen hasar nedeniyle ekspertiz tarafından yapılan tespite göre toplamda KDV hariç 210.169,00-TL hasarının olduğunun tespit edildiğini, müvekkiline parça parça kısmi ödemeler yapıldığını, toplam hasar bedelini karşılar bir ödemenin davalı tarafından yapılmadığını, meydana gelen hasarın doğa olayı nedeniyle gerçekleştiğini, müvekkilinin sadece rizikonun gerçekleştiğini ispat etmekle mükellef olduğunu, müvekkilinin tüm zararlarının karşılamasının gerektiğini, davalı sigorta tarafından müvekkiline ödemenin tümünün yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili tarafından yaptırılan zorunlu bir sigorta olmadığını, ekstra ücret ödenerek rizikolardan en az zarar görmek maksadıyla yaptırıldığını beyanla müvekkilinin iş yerinde fırtına nedeniyle meydana gelen şimdilik 100,00-TL hasar ve zarar bedelinin rizikonun gerçekleştiği tarih olan 05/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme ile tüm sorumluluğun eksiksiz olarak yerine getirildiğini, davacı tarafından huzurdaki davanın ikamesinden önce müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine hasar dosyası açılmak ve eksper atanmak suretiyle incelemelere başlandığını, yapılan incelemeler neticesinde müvekkili şirket tarafından davacı yana 22.05.2020 tarihinde 98.560.00-TL tazminat ve 05.06.2020 tarihinde 17.740.80-TL olmak üzere toplam 116.300.80-TL ödeme yapıldığını ve tüm sorumlulukların eksiksiz olarak yerine getirildiğini, müvekkili şirketin olay tarihinden işleyecek olan faizden sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamındaki delillerden ve dinlenen tanık beyanlarından dava konusu iş yerindeki zararın 05/02/2020 tarihinde meydana gelen fırtına ve yağmur nedeniyle oluştuğu kanaatine varılmıştır. Toplanan deliller, hükme esas alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu, davacıya ait ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada/ ... Nolu parselde yer alan iş yerinin son katında, fırtınadan kaynaklı oluşan zararın, olay tarihi olan 05.02.2020 tarihindeki değerinin 161.890,37 TL edeceği, davalı sigorta şirketince yapılan ödeme tenzil edildiğinde, bakiye tazminat miktarının 45.589,57 TL olduğu, davacının ıslah talebi de dikkate alınarak davacının davasının bu miktar yönünden kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketince ilk ödeme yapılan tarih olan 22/05/2020 tarihinde temerrüde düşüldüğü anlaşıldığından, bu tarihten itibaren, taraflar tacir olduğundan, talep gibi ticari reeskont faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça, poliçenin teminat dışında kalacak hasara ilişkin maddeleri gereğince çatı katı duvar tamiratı ve PVC doğrama hasarları yönünden, bu yerlerin hasar sonrası yapıldığı ve iyileştirme olduğu, bu nedenle davalı sigorta şirketinden talep edilebilecek tazminat kapsamında olmadığı iddia edilmiş ise de; yapmış oldukları değerlendirmelerde geçen imalatlarla ilgili herhangi bir kapsam dışılık olmadığı, hepsinin sigorta konularının içinde kaldığı yönündeki bilirkişi görüşü mahkememizce de makul görülmüş olup, teminat kapsamında olduğu değerlendirilerek aşağıdaki gibi hüküm verilmiştir." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hasar öncesinde var olmayan PVC ve çatı katı duvarlarının hasar sonrasında iyileştirme kapsamında yapılarak müvekkili şirketten talep edilmesinin davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönde bir ayrım yapılmadığını, rapora itiraz ettiklerini, bilirkişi tarafından savunmaları anlaşılmadan rapor düzenlendiğini, müvekkili şirketin iddiasının "hasarın poliçede teminat dışı hal olarak düzenlendiği" iddiası değil, hasar öncesinde konutta mevcut olmayan yani poliçe ile teminat altına alınmamış olan bir kısım unsurların da müvekkil şirketten tahsilinin talep edildiğine ilişkin olduğunu, yani çatı katı duvar tamirat hasarı ve PVC doğrama hasarı bakımından fırtına kaynaklı bir hasar bulunmadığını, poliçenin yapıldığı sırada konutta PVC bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından hasardan sonra yapılan ekspertizde yıkılan duvar ve PVC görülmediğini, davacının ilgili alanda hasar sonrası bölmeler yapılarak konutu ofis alanına çevirdiğini ve yapmış olduğu duvar ile PVC işlemlerine ilişkin bedelleri talep ettiğini, ancak bilirkişinin sanki muafiyet savunmaları varmış gibi bu hasarların teminat dışında bırakıldığına dair kloz bulunmadığından bahisle itirazlarının yerinde olmadığını belirttiğini, bu hali ile hükme esas alınan raporun hatalı tespit ve hesaplamalar içerdiğini, hasar sonrası fotoğrafların yeterince irdelenmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava, ... sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafın istinaf dilekçesinde de ileri sürdüğü üzere, cevap dilekçesinde, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ve davanın İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılaması sırasındaki beyanlarında, dava konusu hasar tarihi öncesinde sigortalı iş yerinde var olmayan PVC ve çatı katı duvarlarının hasar sonrasında iyileştirme kapsamında yapılarak müvekkili şirketten talep edildiğini, hasar öncesinde var olmayan yapıların poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu ve kendilerinden talep edilemeyeceğini savunduğu görülmüştür. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ve ek raporda bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı gibi, Yerel Mahkemece de gerekçeli kararda talep edilen imalatların sigorta konularının içinde kaldığı yönündeki bilirkişi görüşünün benimsendiği yönündeki yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak eksik inceleme ve araştırma ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Bu durumda Mahkemece; davalının dosya kapsamındaki savunmaları ve bilirkişi raporuna itirazları gözetilerek davacının çatı katı duvar tamirat hasarı ve PVC doğrama hasarı talepleri bakımından hasar tarihi öncesinde bu yapıların iş yerinde bulunup bulunmadığının, iyileştirme kapsamında yapılan imalatlar olup olmadığının tespit edilmesi hususunda önceki raporu hazırlayan bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre bahsi geçen hasarların teminat kapsamında olup olmadığı değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafça peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde İlk Derece Mahkemesi'nce davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgili tarafa İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 04/11/2025 ...