9. Hukuk Dairesi 2025/7989 E. , 2026/768 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/52 E., 2025/220 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma i…
9. Hukuk Dairesi 2025/7989 E. , 2026/768 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/52 E., 2025/220 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03.02.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili ... ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız şekilde feshedildiğini iddia ederek ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, ücret iddiasının yerinde olmadığını, davacı tarafın ihbar tazminatının ödenmiş olduğunu, bakiye alacağı bulunmadığını, hak ettiği tüm alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2024 tarihli kararı ile; davacının 3.540,00 Amerikan doları (USD) ücretle çalıştığı, ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının haftalık 20,5 saat fazla çalışma yaptığı, bir kısım hafta tatillerini kullanamadığı, bir kısım millî ve dinî bayramlarda çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 06.02.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesinin 29.05.2024 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlık konusu hukuki ilişkiyi ve hususları nitelemesi, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri, delilleri takdir ve değerlendirmesi, uyuşmazlığın çözümü için gereken hukuk kurallarını uygulaması ve uyuşmazlık konusu hususları gerekçelendirmesinin isabetli olduğu, kamu düzenine aykırı bir husus da tespit edilmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 29.05.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacıya yatırılan toplam ücret ve davacı tanıklarının elden ödeme miktarına ilişkin beyanları dikkate alındığında davacının son ücretinin 5.000,00 USD olduğunun kabul edilmesi ve hesaplamaların bu ücrete göre yeniden yapılması gerektiği ayrıca fazla çalışma ücretinin ücrete dâhil olduğunun kararlaştırıldığı hâllerde çıplak ücret belirlenirken fazla çalışma ücretinin ücrete dâhil olan kısmının ücretten ayrıştırılması kabul edilmediğinden belirtilen şekilde yapılan hesaplamanın da hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 5.000,00 USD ücretle çalıştığı, ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının fazla çalışma yaptığı, bir kısım hafta tatillerini kullanamadığı, bir kısım millî ve dinî bayramlarda çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Alacakların USD cinsinden hüküm altına alınması gerektiğini, b. Aleyhlerine hükmedilen vekâlet ücretinin fahiş olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının dava dilekçesinde taleplerini TL talep ettiğini, ıslah suretiyle alacakların USD cinsinden yeniden talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının davasını ıslah etmemiş sayılması gerektiğini, b. Aylık ücret miktarını hatalı belirlendiğini, davacının ücretinin fazla çalışmaları da kapsadığını, c. Davacının önceki dönem ücreti hesaplanırken son ücretinin geriye doğru asgari ücrete oranlanarak hesaplama yapılması gerektiğini, d. Davacının ihbar tazminatının ve hak kazandığı alacakların eksiksiz ödendiğini, e. Fazla çalışma ücreti alacağı hesabında davacının izinli olduğu günler ile hafta tatilleri ve ulusal bayram ve genel tatiller dışlanmadan hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, f. Davacı tanıklarının davacı ile menfaat birliği içinde olduklarını, tanıkların davacı ile aynı birimde çalışmamaları nedeni ile birbirlerinin çalışma düzenini görmelerinin mümkün olmadığını, tanıklıklarına itibar etmenin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının aylık ücretinin miktarı, fazla çalışma ücreti alacağının hesaplanma yöntemi ile davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin miktarına ilişkindir. 1.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta davacının dava dilekçesinde dava konusu alacakların TL cinsinden ödenmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı taraf ıslah dilekçesi ile dava konusu alacaklarının tamamını USD olarak talep etmiş ise de davacının dava dilekçesi ile tercih hakkını kullandığı ve davacının bu tercihten dönmesinin mümkün olmadığından alacakların TL cinsinden hüküm altına alınması isabetli ise de davacı aleyhine hükmedilen vekâlet ücreti belirlenirken davada reddedilen miktarın hesaplanmasında ıslah tarihindeki kur yerine son karar tarihindeki kur dikkate alınarak sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı tarafın tüm, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan “Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 228.361,88 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,” ibaresinin çıkartılarak yerine "Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 34.062,11 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.