TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1652 KARAR NO: 2026/47 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 30/03/2022 NUMARASI: 2016/971 (E) - 2022/270 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 15/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'y…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/1652 KARAR NO: 2026/47 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 30/03/2022 NUMARASI: 2016/971 (E) - 2022/270 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 15/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye ........ poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araca kusurlu olarak çarpması sonucu müvekkilinin %8 oranında malul kaldığını, davalı ... şirketi nezdinde açılan hasar dosyasından müvekkiline 48.285 TL ödeme yapıldığını, ancak yapılan ödemenin gerçek zararı karşılamadığını, eksik ödenen miktarın davalı ... şirketince ödenmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL işgücü kaybı ve maluliyet nedeni ile oluşan ve eksik ödenen tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 10.000 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 22/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte bulunan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğinde öngörülen esaslara uygun şekilde tespit edilmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumu (ATK) maluliyet raporuna itirazlarının değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla raporda belirtilen 49.659,23 TL dikkate alınacak olsa dahi zararın %97,23'ü karşılanmış olmakla davacı tarafından verilen ibranamenin geçerli olup talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan genel şartlara aykırı şekilde fazla hesaplama yapıldığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) “sorumluluğa ilişkin anlaşmalar” başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, “Karayolları Trafik Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir”. Bu madde hükmü gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilirler.Öncelikle ödemenin yapıldığı tarih itibariyle zarar tespit edilip ondan sonra bu ödemenin, KTK'nin 111/2. maddesi gereği yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Bunun için de ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılması ve karşılaştırma sonucunda eğer ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekir. Şayet, ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince davalı tarafından yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir. Eldeki davada hükme esas alınan 11/01/2022 tarihli tazminat hesap raporu usulüne uygun olarak tanzim edilmiş olup davacıya ödeme yapıldığı tarih itibariyle yapılan hesaplamada yeterli ödemenin yapıldığı tespit edilmiştir. Bu haliyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A-Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 34,16 TL'nin mahsubu ile bakiye 697,84 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 10.000 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davalı ... AŞ tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/01/2026